T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ..... - .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 26/02/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: HASIMSIZ
MÜDAHİLLER: 1- .....
VEKİLİ: Av......
: 2-.....
3-.....
VEKİLİ: Av......
: 4-.....
VEKİLİ: Av.....
: 5-.....
VEKİLİ:Av......
: 6-.....
VEKİLİ: Av.....
: 7-.....
VEKİLİ: Av.....
: 8-.....
VEKİLİ: Av.....
: 9-.....
VEKİLİ: Av.....
: 10-.....
VEKİLİ: Av......
: 11-.....
VEKİLİ: Av.....
: 12-v
VEKİLİ: Av.....
: 13-v
VEKİLİ: Av......
: 14-.....
VEKİLİ: Av......
: 15-.....
VEKİLİ: Av.....
: 16-.....
VEKİLİ: Av......
: 17-.....
VEKİLİ: Av......
: 18-.....
VEKİLİ: Av. .....
: 19-.....
VEKİLİ: Av......
: 20-.....
VEKİLİ: Av......
: 21-.....
VEKİLİ: Av.....
: 22-.....
VEKİLİ: Av.....
: 23-.....
VEKİLİ: Av......
: 24-.....
VEKİLİ: Av......
İLGİLİLER: 1-.....
VEKİLİ: Av.....
: 2-.....
VEKİLİ: Av. .....
: 3-.....
VEKİLİ: Av......
: 4-.....
VEKİLİ: Av......
KONKORDATO
KOMİSERİ: ........
DAVA: Konkordato (Adi Konkordatodan Kaynaklanan (İİK 285 İla 308/h))
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/06/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/06/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 01/07/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin yemek fabrikasının olup toplu yemek, yerinde yemek, taşımalı yemek, catering hizmetleri alanında hizmet verdiğini, ayrıca günlük 250.000 adet ekmek üretim kapasitesinin de olduğunu, kendi alanında Konya ilinin en büyük yemek organizasyonu yapan şirketi olduğunu, şirketin 68 çalışanı olduğunu, kamuda ve özel sektörde birçok kurum ve firmalara yemek tedariki verildiğini, şirketin 31/05/2024 tarihi itibariyle sermayesinin 10.000.000,00TL olup tamamının ödendiğini, şirket sahibinin tam hisse ile ........ olduğunu, pandemi dönemi ile işlerdeki artış nedeniyle kapasite arttırımı yapıldığını ve yatırım yapılarak şuanki fabrika binası olan 5200 m2 alana sahip fabrika binasına taşındığını, yeni fabrika binası ile fabrikaya ihtiyaç makine ve yeni demirbaşlar alındığını, borçlanmaya gidildiğini ancak kısa sürede banka kredileri kullanılamadığından tedarikçi ve alınan makine ve demirbaş bedellerinin ödenmesinde zorluklar yaşanıldığını, kredi oranlarındaki ani artışlar ile borcun ödenemediğini ve şirketin büyük bir borç yükü altına girdiğini, önlem alınmadığı takdirde verilen çeklerin ve kredi taksitlerinin ödenmesinde güçlükler yaşanılabileceğini, şirketin kısa döneme sıkışan borçlarının önlem alınarak uzun vadeye çevrilmesi halinde şirketin potansiyel işleyişiyle borçlarını uzun vadede ödeyebileceğini, bunun için şirket faaliyetinin devam etmesi gerektiğini, aksi durumda icra takipleri neticesinde haciz tehdidi altına kalacağını ve şirket faaliyetinin devam edememesi durumunun ortaya çıkabileceğini, günlük yemek çıkaran şirket faaliyetini durması durumunda müvekkili şirketin telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kalabileceğini, şirketin anlaşmalarının bulunduğu kamu kurum ve özel şirketlere yemek verememesi durumunda anlaşma sağlanan kurum ve şirketlerin de zarar görebileceğini ve anlaşmalar gereği şirketin zarar göreceğini, mevcut durumda şirket mallarının icra tehdidi ile satılması halinde değerinin çok altında satışlar yapılarak şirket mal varlığının değerini kaybedeceğini ve şirket mal varlığının borçları kapatmaya yetmeyebileceğini, alacaklılarında alacaklarına kavuşmasının zorlaşabileceğini, İİK'nun 285.maddesi uyarınca konkordato şartlarının oluştuğunu, bu kapsamda ön proje hazırlandığını, kanun uyarınca hazırlanan ön proje kapsamında şirket faaliyetine devam ederek içinde bulunduğu durumdan çıkabileceğini beyanla müvekkil şirket hakkında ivedi olarak geçici mühlet kararı verilmesini, müvekkil şirket hakkında konkordatonun tasdikine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Netice itibariyle; konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak sadece ticari faaliyetlerden elde edilecek kazancın gösterildiği, buna karşılık hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının çok gerisinde kalındığı, sadece üretim faaliyetleri sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edeceği kar ile projede belirtilen borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişinin yeterli düzeyde öngörülmediği, geçici mühlet sürecindeki işletme faaliyeti için yapılan masrafların dahi ödenemediği, bu haliyle teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının teklifinin soyut vaatler içerdiği, bu vaadlerin gerçekleşebileceğine dair ileriye dönük somut ve inandırıcı hiç bir verinin dosyaya sunulmadığı, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, projenin uygulanabilir olmadığı, kesin mühletin devam etmesinin alacaklıları daha da mağdur edeceği sonuç ve kanaatine varılarak, davacı şirkete verilen geçici ve kesin mühletin ve bütün tedbirlerin kaldırılmasına ve davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davanın reddi karşısında iflas kararının da verilmesinin gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesinde ise ;
İİK'nun 292 maddesinde kesin mühlet içinde konkordato talebinin reddi ile iflasın açılması ve aynı kanunun 287/5 maddesinde aynı hükümlerin geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanabileceği hususları düzenlenmiştir.
İİK.nun Geçici Mühlet başlıklı 287/5.maddesi: "291 inci ve 292 nci maddeler, geçici mühlet hakkında kıyasen uygulanır." hükmünü içermektedir.
Yine Aynı Yasanın Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması başlıklı 292.maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa.
b)-Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa.
c)-Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa.
d)-Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse.
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine resen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmüne yer verilmiştir.
Geçici konkordato komiserinin nihai raporunda tespit ettiği üzere davacının 16.000.214,08TL tutarında borca batıklık durumu söz konusudur. Davacı vekili tarafından sözü edilen yaklaşık 6 milyon TL tutarındaki müşteri çekleri dahi aktif varlık olarak değerlendirilecek olsa bile davacının borca batıklık durumunun devam ettiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla davacının borca batık olması ve mal varlığının korunması için gerekmesi dikkate alınarak davacının iflasına da karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur.
2004 s. İİK.nin 288/1 yollamasıyla, 2004 s. İİK'nin 292/1-a, b ve c maddesi gereğince, ..... ŞİRKETİ -(Mersis No :..... - Selçuk VD. ..... -Konya Ticaret Sicili No : .....)'nin KONKORDATO DAVASININ REDDİNE,
Mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ile verilen GEÇİCİ MÜHLET KARARININ ve 25/09/2024 tarihli KESİN MÜHLET kararının kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
Mahkememizin 01/07/2024 tarihli ara kararı ve 25/09/2024 tarihli duruşmada verilen BÜTÜN İHTİYATİ TEDBİRLERİN ve KONKORDATO ŞERHLERİNİN kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal KALDIRILMASINA,
Davacı ..... ŞİRKETİ'nin İFLASINA, 26/02/2025 günü saat 13:30 itibariyle İFLASININ AÇILMASINA,
İflas tasfiyesinin ADİ TASFİYE şeklinde yapılmasına, Mahkememizce konkordato komiserinin tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine yer olmadığına,
İflasa ilişkin hüküm özetinin iflas müdürlüğüne derhal bildirilmesine, müzekkere, tebligat ve ilan masrafları ile geçici komiserin ücretinin ödenmesinden sonra artan gider avansının (ilk aşamada 100.000 TL. olmak üzere) tamamının iflas müdürlüğüne gönderilmesine,
Konkordato komiseri ........'nın görevinin bugün (26/02/2025 tarihi) itibariyle son bulmasına ve kendisine bu tarihe kadar olan hizmetine yönelik olarak takdir edilen ücretin gün hesabıyla ödenmesine,
Konkordato davasının reddedilip, bütün ihtiyati tedbirlerin ve konkordato şerhlerinin de derhal kaldırıldığının, davacının iflasına karar verildiğinin ve konkordato komiseri ........'nın görevinin 26/02/2025 tarihi itibariyle son bulduğunun daha önce müzekkere yazılan ilgili yerlere müzekkereyle bildirilmesine ve ayrıca gerekli ilanların yapılmasına" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davacının mali tablolarının gerçeği yansıtmadığı yönündeki değerlendirmesinin soyut, dayanaksız ve gerçeğe aykırı olduğunu, gerekçeli kararda davacı şirketin hangi mali verilerinin gerçeğe aykırı olduğu yönünde somut bir açıklama yapılmadığını, denetime elverişli hiçbir veri olmadan 3-5 sayfalık rapor ile günlük 5.000 kişiye yemek veren ve birçok kamu kurumuna ihale usulü yemek veren müvekkili şirketin çalışmalarının iflas ile sonuçlandırılmasının, sözleşmeden doğan birçok tazminatın ödenmesine ve müvekkili açısından telafisi imkansız zararlara yol açacağını, şirket hakkında tekrar tedbir kararları verilerek telafisi imkansız zararların ortaya çıkmasının önüne geçilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılarak konkordato tedbirlerinin devamına karar verilmesini, davacı şirket hakkında kesin mühlet kararı verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran tarafların dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda re’sen gözetilerek yapılmıştır.
Dava, borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ileri süren davacının İİK'nun 285 vd. maddeleri gereğince geçici ve kesin mühlet kararı verdikten sonra ileri sürdüğü vade konkordatosunun tasdiki istemine ilişkindir.
Konkordato bir borçlunun alacaklılarının kanunda öngörülen çoğunluğunun kabulüyle borçlarını belirli bir oranda ve/veya vadelerle ödemesini öngören, borçların yapılandırılmasını sağlayan bir cebri icra türüdür. Borçlu ile alacaklılar arasındaki bir çeşit sulh sözleşmesi niteliğinde olan konkordato, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen ve mali durumu bozulmuş olan, dürüst borçluları korumak amacıyla getirilmiş bir müessesedir. Bu durumdaki bir borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olur. Borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu vade verilmek veya indirim yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebilir. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran veya vadeyle ödeme imkânı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Alacaklılar arasında eşitlik esasına dayalı bir ödeme sağlanır ve borçlu iktisadi faaliyetlerine devam eder. Böylece borçlu piyasadaki varlığını sürdürürken, piyasadaki istikrar ve istihdam imkânları da korunmuş olur.
Konkordatonun tasdikinin şartları, talep tarihinde yürürlükte bulunan İİK'nın mülga 297 ve 298. maddesi hükümlerinde sayılmış olup, buna göre yasada açıkça belirtilmese de öncelikle borçlunun dürüst olması, daha sonra, teklif olunan meblağın borçlunun kaynakları ile orantılı olması, konkordatonun 297/1. maddesi uyarınca alacaklıların yarısı ve alacakların üçte ikisini aşan çoğunlukla kabul edilmesi, borçlunun konkordato işlemlerinin yerine getirilmesi, alacakları kabul edilmiş olan imtiyazlı alacakların tamamen ödenmesi ve mühlet sırasında komiserin onayı ile akdedilmiş borçların ifasını sağlamak için yeterli teminatı göstermesi, konkordatonun tasdikinin gerektirdiği, yargılama masrafları ve ilam harçlarının tasdik kararından önce, borçlu tarafından mahkeme veznesine depo edilmiş olması gerekir. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/3021 ESAS, 2020/292 KARAR SAYILI İLAMI)
Konkordato, belli (nitelikli) bir alacaklı çoğunluğunun muvafakat etmesi halinde borçlunun ekonomik faaliyetine devam etmesine imkan vererek mallarının cüz’i veya külli icra yoluyla paraya çevrilmesine engel olan özel bir cebri icra alternatifi teşkil etmektedir. Öyle ki, bu cebri icra aracı, konkordatoya muvafakat etmeyen alacaklıları da bağlamakta ve resmi organların katılımıyla cereyan etmektedir. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği kombine/karma konkordato şeklinde olabilir. Borçlu bu seçenekleri değerlendirirken alacaklılar arasındaki eşitliği ya da en azından denkliği sağlayacak ve onların kabul oyunu alacak uygun bir kombinasyona ulaşmaya çalışacaktır.
Somut dosyamızda; 01/07/2024 tarihinde istemde bulunulduğu, mahkemece 01/07/2024 tarihinde 3 ay geçici mühlet kararı verildiği, Yine 01/10/2024 tarihinden başlamak üzere 1 yıl süreyle Kesin mühlet kararı verildiği görülmüştür.
Mahkemece: konkordato ön projesinde borç ödeme kaynağı olarak sadece ticari faaliyetlerden elde edilecek kazancın gösterildiği, buna karşılık hedeflenen hasılat ve nakit fazlasının çok gerisinde kalındığı, sadece üretim faaliyetleri sonucu üretilen ürünlerin satışından elde edeceği kar ile projede belirtilen borçların ödenmesinin mümkün olmadığı, mülk satışı, ortak alma, sermaye arttırımı vb. kaynak girişinin yeterli düzeyde öngörülmediği, geçici mühlet sürecindeki işletme faaliyeti için yapılan masrafların dahi ödenemediği, bu haliyle teklif edilen konkordato ön projesinin uygulama imkânın bulunmadığı, davacının teklifinin soyut vaatler içerdiği, bu vaadlerin gerçekleşebileceğine dair ileriye dönük somut ve inandırıcı hiç bir verinin dosyaya sunulmadığı, geçici mühletin amacına uygun kullanılamadığı, projenin uygulanabilir olmadığı,davacı şirketin 2004 s. İİK.nin 292/1-a, ve 292/1-b,c maddeleri gereğince davacı şirketin konkordato isteminin REDDİNE, ŞİRKETİN İFLASINA karar verilmiştir. Gerekçeli karar Borçlu vekiline 02/04/2025 tarihinde tebliğ edilmiş olup İİK 308/a maddesi gereğince iki haftalık süre içinde16/04/2025 tarihinde istinaf edildiğinden istinafın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda anılan Yasa'nın "Kesin Mühlet İçinde Konkordato Talebinin Reddi ile İflâsın Açılması" başlıklı 292. maddesi gereğince:
"İflâsa tabi borçlu bakımından, kesin mühletin verilmesinden sonra aşağıdaki durumların gerçekleşmesi hâlinde komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine ve borçlunun iflâsına resen karar verir:
a)Borçlunun malvarlığının korunması için iflâsın açılması gerekiyorsa,
b)Konkordatonun başarıya ulaşamayacağı anlaşılıyorsa,
c)Borçlu, 297 nci maddeye aykırı davranır veya komiserin talimatlarına uymazsa,(Ek:06/12/2018-7155/m.16) ya da borçlunun alacaklıları zarara uğratma amacıyla hareket ettiği anlaşılıyorsa.
d)Borca batık olduğu anlaşılan bir sermaye şirketi veya kooperatif, konkordato talebinden feragat ederse,
İflâsa tabi olmayan borçlu bakımından ise birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerindeki hâllerin kesin mühletin verilmesinden sonra gerçekleşmesi durumunda, komiserin yazılı raporu üzerine mahkeme kesin mühleti kaldırarak konkordato talebinin reddine re'sen karar verir.
Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder." hükmü emredicidir.
Diğer bir anlatımla borçlunun konkordatoda DÜRÜSTLÜK koşulunun arandığı aşikardır. Aslında borçlunun alacaklılarını zarara uğratma amaçlarına yönelik hareketleri esasen kanunun amacı dikkate alındığında konkordatonun başarıya ulaşmasını engelleyecektir. İİK m. 292. madde gereğince konkordato mühleti içerisinde maddede öngörülen şartların gerçekleşmesi halinde mühlet kararı kaldırılarak iflasa tabi borçlunun iflasına karar verilecektir. Yani İİK’nın 292. Maddesi1,b,c bendi uyarınca, iflas kararı verilebilmesi için şirketin borca batıklık şartının aranmasına gerek yoktur. Konkordatonun tasdik edilmemesi ile birlikte derhal borçlunun iflasına karar verecek ve bu karar ile birlikte iflasa bağlanan sonuçlar ortaya çıkacaktır. (AYNI YÖNDE BAKINIZ YARGITAY 23 HK DAİRESİNİN 2019/2690 ESAS, 2021/117 KARAR SAYILI İLAMI)
Yine İİK 292/ son fıkrası “Mahkeme, bu madde uyarınca karar vermeden önce borçlu ve varsa konkordato talep eden alacaklı ve alacaklılar kurulunu duruşmaya davet eder; diğer alacaklıları ise gerekli görürse davet eder.” Hükmü gereğince . konkordato talep eden borçlu şirketin tek yetkili temsilcisi ........ in katıldığı 26/02/2025 tarihli son oturumda beyanı alınmıştır.
Bu açıklamalara ve dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesindeki hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine aykırılığın da tespit edilmemesine göre, HMK.'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca itirazın esastan reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan harçlar yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf yargılaması aşamasında duruşma açılmadığından istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, İİK m. 308/a gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA İÇİNDE, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 11/06/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.