T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 29/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/01/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : ...
VEKİLİ: Av......
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 29/05/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 29/03/2024 tarihli dilekçesiyle; Müvekkili aleyhine Konya.... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, başlatılan takibin kötü niyetli olduğunu, davalı sigorta şirketinin icra takip ödeme emrinde ... plakalı araç ile ... plakalı aracın kazası neticesinde müvekkilinin olay yerini terk etmesinden kaynaklı sorumlu olduğunu iddia ettiğini, davalı şirketin öncelikle rücu şartlarının mevcut olduğunu bilgilendirme veya ihtarname göndermesi gerektiğini, nitekim kazadan sonra sürücünün olay yerini terk etmesi sigorta şirketinin rücu etmesi için tek başına yeterli neden olmayıp, kazanın sürücüsünün ağır kusuru ile meydana geldiğinin, sürücünün ehliyetsiz veya alkollü olduğunun ispatlanması gerektiğini, müvekkilinin meydana gelen kazada hiç bir kusurunun bulunmadığını, ... plakalı aracın hızının oldukça fazla olduğunu, müvekkilinin kazaya karışmamış olduğu olayda olay yerine terk sebebine dayanarak rücu edilmesinin hakkaniyet kurallarına aykırı olduğunu, meydana gelen kazada araç sürücüsünün kendi kusurundan kaynaklı kaza olduğunu, izah edilen nedenlerle müvekkili aleyhine başlatılan Konya.... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasında müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davalı kötü niyetli hareket ederek müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğundan %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili 22/04/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının, davalı müvekkili şirketin sigortalısı olduğunu, 03/09/2023 tarihinde Konya ili Selçuklu ilçesinde meydana gelen trafik kazasında davacının maliki olduğu ... plakalı aracın soldan sağa manevra yapması neticesinde sigortalı ... plakalı aracın davacının aracına çarpmamak sağa doğru manevra yapıp yaya kaldırımına çıkıp aracının ön kısımlarıyla inşaat tahtalarına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle zarar gören ... plakalı araç malikine müvekkil şirket tarafından 89.999.94 TL ödeme yapıldığını, müvekkil sigorta şirketinin, aracın kazaya karışması sırasında sürücünün olay yerini terk etmesi sonucunda meydana gelen zararları sigortalıdan rücuen tahsil ve talep etme hakkı bulunduğunu, Davacıy 05/01/2024 tarihli rücu mektubunun 09/01/2024 tarihinde kapıya haber kağıdı bırakıldığını, ancak bekleme süresi içerisinde postayı almadığı için mektubun iade geldiğini, ayrıca müvekkili şirket tarafından öncesinde bildirimde bulunulma zorunluluğu bulunmadığını, bunun üzerine olay yeri terk nedeniyle rücu sebebine dayanılarak Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibine geçildiğini, izah edilen nedenlerle, öncelikle davanın usulden reddini mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda; davalı tarafa sigortalı bulunan aracın 03/09/2023 tarihinde ... plakalı araca çarptığı, sigorta şirketi tarafında ... plakalı aracın maddi hasara uğraması nedeniyle dava dışı araç sahibine maddi hasar nedeniyle ödenen bedel nedeniyle rücu alacağına bağlı Konya....icra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibin haksız olduğundan bahisle mahkememizde menfi tespit davası açıldığı, Yargıtay 17.H.D 2016/5264 E. 2019/1876 K. nolu ilamında belirtildiği üzere "...Somut olayda rücu hakkının dayanağı olarak zararı oluşturan olay tamamen sigortalının kusuru nedeniyle oluşmuştur. Davacı sigorta şirketi, sigortalının olay yerini terk etmesi nedeniyle, sigortalının yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüş ise de, dosya içeriğine göre davalının olay sonrasında kolluk güçlerine ifade verdiği ve kaza tutanağına uyan beyanı ile de kusurun tamamının kendisinde olduğunu belirtmiştir. Salt olay yerinde bulunmamak sigortacının kendi sigortalısına rücu hakkını vermez." Kaza esnasında yaralanma bulunmaması nedeniyle ZMSS Genel Şartları B.4/f. Maddesi uyarınca rücu hakkının doğmadığı, ayrıca davacının aracını kullanan kişinin kasıtlı olarak veya ağır kusurlu olarak dava dışı araca çarptığına ilişkin bir delilin bulunmaması nedeniyle, ZMSS Genel Şartlar B.4 maddesince sigorta şirketinin kendi sigortalısına rücu şartları oluşmadığından, davalının dava dışı araç sahibine ödediği bedeli davacıdan talep edemeyeceği kanaatine varılmış, icra müdürlüğünden gelen yazı cevabı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiş ve;
1-Davacının davasının kabulü ile;
a. Konya....icra müdürlüğünün ... esas nolu dosyasında yapılan takip nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
b. 116.051,62 TL’nin davalıdan tahsili davacıya ödenmesine,
2-Şartları oluşmadığından davacı vekilinin tazminat talebinin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; trafik kazasında olay yeri terki ile ilgili kanun maddesinde rücu sebepleri arasında sayılmış olup özellikle bedeni hasara sebep olma şartı aranmadığını, müvekkili sigorta şirketinin aracın kazaya karışması sırasında sürücünün olay yerini terk etmesinin KTT tutma yükümlülüğüne aykırılık ve alkol raporunun yokluğu nedenlerine dayalı olarak meydana gelen zararları sigortalıdan rücuen tahsil ve talep hakkı bulunduğunu, mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Uyuşmazlık, 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre salt maddi hasarlı trafik kazalarında olay yerini terkin içe rücu nedeni olup olamayacağına ilişkindir.
Sigortacı, KTK 95/2. maddesi ve ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına dair halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye dair kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir. Sigortacının kendi sigorta ettirenine karşı açtığı içe rücu davası ile sigortacının sözleşme ve kanun gereği sigorta sözleşmesinin diğer tarafını oluşturan sigorta ettirene karşı defi hakkına dayanarak kendi âkidine dönmesi sağlanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı kaynağını sigorta sözleşmesinden almaktadır.
Zarar görene ödeme yapan sigortacının daha sonra işletenine rücu edebileceği haller, işletenin sigorta korumasından yararlanmasının uygun görülmediği, başka bir deyişle bu korumanın dışında bırakılmış olan hallerdir. 01.06.2015 tarihinden önce düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçelerine ilişkin olarak meydana gelen trafik kazalarında o dönem yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4 maddesinde sigortacının işletene rücu nedenleri arasında sigortalı aracın sürücüsünün kaza sonrası olay yerinden ayrılması sayılmadığından sigorta şirketi bu nedene dayalı olarak kendi akidine rücu edemeyecektir.
01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4-f maddesinde ise ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde'' sigortalıya rücu edilebileceği düzenlenmiştir.
Sürücünün olay yerinden haklı neden olmamasına rağmen ayrılması, sigortacının durumunu ağırlaştırmaya elverişlidir. ZMSS Genel Şartları m.B.4-(b) ve (c) sürücü belgesi olmayan bir kişinin veya uyuşturucu ya da alkol etkisi altında bulunan bir sürücünün kazaya yol açması hallerinde de işletene rücu edilebileceğini belirtmektedir. Kaza yerinin terk edilmesi olasılığında bu rücu hakkını kullanma şartlarını kanıtlama imkanı sigortacının elinden alınmış olabilir. Bu açıdan bir kaza söz konusu olduğunda, sürücünün olay yerinde kalmasının istenmesi makul bir beklenti sayılabilir. (Ünan, Samim, "Motorlu araç sigortalarında sürücünün kaza yerinden ayrılması-II",https://sigortacigazetesi.com.tr/motorlu-arac sigortalarinda-surucunun-kaza-yerinden-ayrilmasi-ii/) Olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğünü yerine getiremeyeceği açıktır. Sürücünün yokluğunda kaza tutanağının resen kolluk kuvvetlerince tutulması mümkün ise de, alkol raporu düzenlenemez. (Misili, Sinan: Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları Uyarınca Sigortacının Sigorta Ettirene Rücu Davası, TBB Dergisi 2017 (133), s. 638)
Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında
Sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin yukarıda (b) bendinde belirtilen zorunlu hallerden olmadığı anlaşılmış ise de; yukarıda (a) bendinde belirtilen ve rücu şartlarından bir olan ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında meydana gelen trafik kazasının bedeni hasara neden olmaması, kazanın maddi hasarlı olması ve davacı sigorta şirketinin rücu hakkı veren başka bir sebebin varlığı kanıtlanamadığından, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebi nedeniyle davacı sigorta şirketinin, dava dışı araç malikine ödediği maddi hasar bedelini sigortalısına rücu hakkının bulunmadığı kabul edilmekte idi ise de ;
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 13/02/2025 TARİH 2024/11202 ESAS 2025/2473 KARAR sayılı, "Bölge Adliye Mahkemesi Kesin Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair", bölge adliye mahkemeleri arasındaki farklı uygulamaların giderilmesine yönelik bu yöndeki kararları kapsamında oluşan uyuşmazlıkların giderilmesine ilişkin yeni tarihli kararına göre
" 01.06.2015 tarihinden sonra düzenlenen zorunlu trafik sigorta poliçeleri bakımından uygulanmakta olan Karayolları Motorlu Araçlar ZMMS Genel Şartlarının B.4-f maddesi metni çok iyi kaleme alınmamış olmakla birlikte, madde metninden anlaşılması gereken, maddi ya da bedeni hasara neden olan tüm trafik kazalarında olay yerini terk ile kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması hallerinde sigortacının üçüncü kişilere yaptığı ödeme nedeniyle sigortalısına rücu edebilecek olduğudur. İstisnai durumlar ise "hariç" denilerek gösterilmiştir. Buna göre bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitmesi, can güvenliği nedeniyle uzaklaşması gibi zorunlu hallerde sigortalı bu maddeden kaynaklanan rücu sebebinden kurtulacaktır. Olay yerini terkin zorunlu olduğu haller ve kazanın oluş koşullarına ilişkin gerekli belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranılması halleri sınırlı sayıda olmayıp örnek olarak sayılmıştır. Ancak istisnai haller madde metninin başına yazıldığı için sanki olay yerini terk etme hali sadece bedeni hasara neden olan kazalarda uygulanacakmış, maddi hasarlı kazalarda uygulama alanı yokmuş gibi bir anlama yol açmıştır. Oysaki bedensel hasarlı kaza olmasa dahi olay yerinin terk edilmesi halinde sigorta şirketinin belirtilen istisnalar haricinde sigortalısına rücu edebileceği kabul edilmiştir. Olay yerini terk ile içe rücu sebebi gerçekleşmiş olup olay yerini Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan haller ile benzer zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini, dolayısıyla rücu sebebinin oluşmadığını ispat yükü ise sigortalıdadır. Sigortalı kaza yerini ancak Genel Şartların B.4-f maddesinde sayılan zorunlu nedenlerden biri nedeniyle terk ettiğini ispatlar ise rücu durumundan kurtulacaktır. Açıklanan nedenlerle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu açıktır. " şeklinde BAM hukuk daireleri arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi karşısında önceki verilen kararlardan dönülmesi şeklinde uygulama birliğinin sağlanmasının hak ve nesafete uygun olacağı değerlendirilmiştir.
Bu durumda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarının B.4/f bendine göre kaza yerinin terk edilmesi halinin salt maddi hasarlı trafik kazalarında da içe rücu sebebi olduğu KABUL EDİLMİŞTİR.
01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMMS) Genel Şartlarının " ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI" başlıklı B.4/f bendinde düzenlenen "f) Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde," hükmü yer almaktadır.
Buna göre, "bedeni hasar"a neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde sigorta şirketinin zarar gören 3. kişilere ödediği tazminatı sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır.
Rücu için gerekli olan sebep ise, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden birine dayanması gerekmektedir.
Elimizdeki dosyaya yönelik
Somut olayda; sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk sebebinin ZMMS genel şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olmadığı anlaşılmıştır. Hattı zatında bu amaçlarla terk edildiği de davacı tarafça ileri sürülmemiştir. Bu halde B.4.f maddesi gereği rücu imkanı olduğu açık olmakla itiraz yerindedir.
Rücu davaları; gerçek zararının giderilmesi amacına yönelik olup, zenginleşmeye bir vesile teşkil etmemelidir. Dolayısıyla zarar sorumlusundan halefiyet ilkelerine dayalı olarak talepte bulunan davalı da, ödediği meblağın tamamını değil, ancak zarar görenin uğradığı gerçek zararı, zarar sorumlusu bulunanlardan isteyebilir.
Bu halde mahkemece yapılacak iş ;
Davacı, davalı sigortanın ödediği miktardan değil, kaza nedeni ile ortaya çıkan gerçek zarardan kusurları oranında sorumludurlar. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, öncelikle meydana gelen kazada kusur durumunu tespit eden kusur raporu aldırılıp , bilirkişisinden ödeme tarihi itibari ile zarar görenin uğradığı gerçek zarar miktarının belirlenmesi yönünde tazminat raporu alınarak davacının kusuruna denk gelen kısımdan sorumluluğuna karar vermekten ibarettir.
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın sadece davalı tarafça istinaf edildiği gözetilerek kazanılmış haklara halel gelmemek suretiyle davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının HMK.nın 353/1-a.6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan, başvurma harcı dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde yatırana iadesine,
4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.29/05/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
........
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.