T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .......
KARAR NO: .......
KARAR TARİHİ: 14/02/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ....... (..........)
ÜYE: ....... (..........)
ÜYE: ....... (..........)
KATİP: ....... (..........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: ........... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
NUMARASI: .......... Esas .......... Karar
DAVACI: ..........
VEKİLLERİ: Av. .......- Av........
DAVALI: 1- ..........
VEKİLİ: Av. .......
DAVALILAR: 2- ..........
3- ..........
VEKİLİ: Av........
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/02/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 14/02/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 01/11/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı ..........'in sevk ve idaresindeki .......... plakalı araç 21/05/2022 tarihinde müvekkile ait .......... plakalı araca çarparak maddi hasarlı trafik kazasına sebebiyet vermiştir. Kaza sonucunda müvekkilin aracı 75.244,93 TL hasar kaydına uğramıştır. Kazada tam kusurlu bulunan davalı .........., müvekkilin aracının ön kısmına çarpmış ve bu esnada kırmızı ışıkta geçmiştir. Davalı .......... Şirketi ise, .......... plakalı aracın sigorta şirketi olarak sorumludur. Müvekkil 90 gün boyunca aracından mahrum kalmış ve bu süreçte araç mahrumiyet bedeli talep etme hakkı doğmuştur. Kaza tarihinden itibaren nakliye ve araç mahrumiyeti bedelleri de dahil olmak üzere müvekkilin uğradığı zararlar için toplamda 1.655,00 TL (100 TL değer kaybı, 100 TL hasar, 100 araç mahrumiyeti, 1.355,00 TL nakliye ücreti) talep edilmektedir. Ayrıca, dava şartı olan arabuluculuk süreci de başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Müvekkilin aracında meydana gelen değer kaybı, hasar farkı bedeli, araç mahrumiyeti bedeli ve nakliye ücretinin, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep edilmektedir.
Davalı .......... Şirketi vekili 24/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı ..........’in müvekkil sigorta şirketine karşı açtığı davada 25.244,93 TL maddi hasar tazminatı ve 16.517,00 TL değer kaybı ödemesi yapılmış olup, başkaca bir sorumluluğumuz bulunmamaktadır. Davaya konu kazada sigortalı araç .......... numaralı poliçe ile sigortalıdır ve zamanaşımı def'i ileri sürülmektedir. Davacının tüm talepleri poliçe teminat limitiyle sınırlıdır ve belirsiz alacak olarak açılmasında hukuki menfaat bulunmamaktadır. Müvekkil şirketin sorumluluğu, araçta yapılan onarım ve değişimlerin orijinal parça veya eşdeğer parça ile değiştirilmesi ve bildirimlerin yapılması suretiyle yerine getirilmiştir. Değer kaybı talepleri 04/12/2021 tarihli genel şartlar doğrultusunda hesaplanmış olup, piyasa değeri, kullanılmışlık düzeyi ve hasar tutarı dikkate alınmıştır. Sigorta şirketinin talep edilen KDV yönünden sorumluluğu bulunmamaktadır. Araç mahrumiyet bedeli ve nakliye ücreti talepleri ZMMS teminatı dışında olduğundan reddi gerekmektedir. Talep edilen faiz türü yönünden temerrüt tarihinden itibaren yasal faize karar verilmelidir. Davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ederiz.
Davalılar .......... ve .......... vekili 09/08/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; yetkili yer İscehisar mahkemeleridir, bu nedenle yetkiye itiraz ediyoruz. Zamanaşımı itirazında bulunuyoruz. Davacı, HMK 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini tebliğ etmelidir. Davacının talebi fahiştir ve aracı .......... plakalı araç daha önce dört kazaya karışmıştır, bu nedenle araç değer kaybına uğramıştır. Davacının zararının usulen ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın kusuru oranında tazminattan indirim yapılması gerekmektedir. Davacının zararı sigorta şirketi tarafından karşılanmıştır ve dava konusu araç daha önce de kazaya karıştığı için emsal değer araştırması yapılırken bu husus dikkate alınmalıdır. Bu nedenlerle davanın reddini talep ediyoruz
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğ aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, ayrıca davacının çekici kullanmak zorunda kaldığı meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü davalı .........., işleteni .......... ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının davasının KABULÜ İLE;
107.647,00 TL araç hasar bedeli, 18.483,00 TL değer kaybı bedeli ve 1.355,00 TL nakliye ücreti olmak üzere toplam 127.485,00 TL'nin davalı .......... Şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 08/09/2022 tarihinden itibaren davalılar .......... ve .......... yönünden ise kaza tarihi olan 21/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3.165,00 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihi olan 21/05/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılar .......... ve ..........'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı .......... Şirketi vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sigortalı aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, dolayısıyla sorumluluğun ZMMS poliçesinin limitinin tükenmesi halinde gündeme geleceğini, ZMMS limiti tenzil edilmeksizin hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesi taraflarına tebliğ edilmemiş olup hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, bilirkişi raporu hesaplama yönünden de hatalı olup hesaplanan maddi hasar tazminatına iskonto uygulanması gerektiğini, nakliye ücretinin müvekkili şirket yönünden teminat dışı olduğunu, yansıma bir zarar olduğu için Genel Şartlara göre teminat dışı olduğunu, yansıma bir zarar olduğu için Genel Şartlara göre teminat dışı olduğunu, poliçe de ayrıca teminatlara dahil edilmediğinden nakliye ücreti talebinin reddinin gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren avans faize hükmedilmesi hatalı olup ıslah edilen tutarlar yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar .......... ve .......... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bedel artırım dilekçesi-ıslah dilekçesinin mahkemece taraflarına tebliğ edilmediğini, dosya kapsamında taraflarına yalnızca yasal faiz oranı uygulanabileceğini, taraflarına ticari avans faizi uygulanmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yasal sebep bulunmadıkça gösterilen tanığın dinlenilmemiş olmasının savunma hakkını kısıtlayan bir usul hatası olduğunu, bilirkişi raporunun eksik ve incelenmesi gereken hususlar göz ardı edilerek hazırlandığını, bilirkişi raporu hesaplama yönünden de hatalı olup hesaplanan maddi hasar tazminatına iskonto uygulanması gerektiğini, nakliye ücretinin belgelendirilmediğini ve fahiş olduğunu, davacı tarafın, sigortalı aracın ZMMS sigortacısı olan .......... tarafından maddi hasar taleplerinin giderildiğini beyan ettiğini, buna rağmen bilirkişi tarafından hesaplama yapılırken ZMMS limitinin düşülmemiş olması, bu hesaba göre ıslah yapılması ve bu doğrultuda karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle istinaf taleplerinin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasıdan kaynaklı maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
21.05.2022 tarihinde, davalı ..........'in sürücüsü, davalı ..........'in işleteni olduğu, .......... plakalı araç ile davacıya ait .......... plakalı araçların çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı aracında hasar oluştuğu, davacı tarafça hasar farkı bedeli, değer kaybı tazminatı, araç mahrumiyet bedeli ve nakliye ücreti taleplerinde bulunulduğu, mahkemece yazılı şekilde karar verildiği, karara karşı davalılar .......... ve .......... vekili ile davalı .......... Şirketi vekilince istinaf başvurusunda bulunulduğu görülmüştür.
1-Davalıların, bedel artırım dilekçesinin tebliğ edilmediğine ilişkin itirazında;
HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup, 107/2.fıkrada "Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir." esası kabul edilmiştir. Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı tarafından 09.07.2024 tarihli karar duruşmasından önce 08/07/2024 tarihli bedel artırım dilekçesi sunulduğu, davalı sigorta vekilinin duruşmaya katılmadığı, diğer davalılar vekilinin mesleki mazeret dilekçesi sunduğu, mazeret talebinde bulunan davalılar vekilinin mazeretinin mahkemece kabul edildiği, mazeret talebinde yokluklarında karar verilmesi istemine yönelik de bir beyan bulunmadığı, anlaşılmıştır.
Talep artırım dilekçesinin tebliği konusundaki düzenleme, adil yargılanma hakkının kapsamında yer alan savunma haklarının etkin biçimde kullanılmasını teminen konulmuş olup hassasiyetle üzerinde durulmalıdır. Anılan bu yasal düzenlemede, davada taraf olanların haklarının korunması amaçlanmış olup tarafların yargılama süreçlerine etkin katılımının sağlanması ise, yapılan tüm tebligatların usulüne uygun olması ile sağlanabilecektir. Davalılara sadece bilirkişi raporu tebliğ edildiği ancak talep artırım dilekçesi tebliğ edilmediğinden, bedeli tam olarak bilmeyen davalıların hukuki dinlenilme ve savunma hakkı ihlal edilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; belirtilen ihlalin giderilmesi için davacı tarafça hazırlanan talep artırım dilekçesinin davalılara tebliğ edilmek üzere usul ve yasaya uygun düşmeyen kararın kaldırılması gerekmiştir. (bkz. aynı yönde YARGITAY 4. Hukuk Dairesi 2021/24653 ESAS, 2022/6020 KARAR sayılı ilamı)
2-Sıralı sorumluluk yönünden yapılan değerlendirme:
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.”; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.” şeklinde ifade edilmiştir.
Motorlu Kara Taşıt Araçları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre ise, sigortacı, zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçe limitinin dışında (üstünde) kalan miktardan başlayıp, ihtiyari mali sorumluluk sigortası teminat limitine kadar sorumludur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu trafik sigortacısı ve ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Somut olayda, davalı ..........A.Ş, kazaya neden olan aracın ihtiyari mali mesuliyet (İMSS) sigortacısı olup, olay tarihi itibariyle bu davalının, ZMSS limitini aşan kısımdan (ve temin ettiği İMSS poliçe limiti dahilinde sınırlı olarak) sorumlu olacağı açıktır.
Yukarıda izah edilen sıralı sorumluluk esasına göre, davalı ihtiyari mali mesuliyet sigortacısına, ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası limitinin üzerinde bir zararın tespiti halinde, limitin üzerinde kalan kısım yönünden başvurulabileceği, başka bir anlatımla, davalının uğradığı bedeni zararlar, kazaya karışan aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamında ise, bu aracın ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğunun doğmayacağı gözetilerek zmms limininin garameten paylaştırılması sonrasında imms şirketinin ödemeleri düşülerek kalan limitten garameten sorumluluk yoluna gidilmesi gerekir.
Bu çerçevede, davalı ..........'e ait .......... plakalı aracın ZMMS ile .......... A.Ş. nezdinde sigortalı olduğu ve dava dışı sigorta şirketince davacının bir kısım zararlarının karşılandığı anlaşılmakla, dava dışı .......... A.Ş.den, dava konusu kaza nedeniyle davacı aracının hasarı nedeniyle yapılan ödemeler sorularak ve buna ilişkin belgeler getirtilerek, yukarıda ifade edildiği şekilde İMMS sigortacısı olan davalı sigortanın sorumluluğunun tespiti gerekmektedir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, kararın bu sebeple de kaldırılması gerekmiştir.
3-KDV'den sorumlu olunmadığı itirazının incelenmesinde;
Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Davacı, davalıdan aracında oluşan hasar bedeli ve değer kaybı nedeniyle zararını talep etmiştir.
Sigorta eksperi bilirkişince 17.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve önceki ağır hasarını dikkate alarak kaza tarihini dikkate alarak hesaplamıştır.
Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hesaplama yapılması doğrudur. İtirazın yerinde değildir.
4-Hasar tazminatına İskonto uygulanması gerektiği itirazının değerlendirilmesinde;
TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği yapılacak iskonto esas alınmadan, gerçek zarar hesabıyla ve yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur. İtirazların reddi gerekmiştir.
5-Değer kaybı hesabına itirazın değerlendirilmesinde;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasınına göre, itiraz yerinde değildir.
6-Kusura İtirazın incelenmesinde;
Mahkemece ATK Ankara Trafik İhtisas dairesinden alınan 06.09.2023 tarihli raporda, davalı sürücü ..........'in sevk ve idaresindeki .......... plakalı çekici ile meskun mahaldeki geliği olay yeri ışık kontrollü kavşakta solundan yeşil ışıkta kavşağa giriş yapan otomobile ilk geçiş hakkını vermeyip, kendisine hitaben yeşil ışığın yanmasını beklemeden kavşağa kırımızı ışıkta girdiği, gidiş istikametine göre solundan giriş yapan otomobil ile tedbirsiz şekilde çarpıştığı olayda %100 kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, ATK raporunun, 25.03.2023 tarihli adli trafik bilirkişi raporu ve olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir.
Belirtilen sebeple davalıların istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a-6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen eksikliklerin ikmalinden sonra delillerin esastan değerlendirilip hüküm tesis etmek üzere dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı .......... Şirketi vekilinin ve davalı .......... ve .......... vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf eden davalılar tarafından yatırılan, başvurma harçları dışında kalan, istinaf karar harçlarının talep halinde davalı tarafa iadesine,
4-İstinaf eden davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan masrafların İlk Derece Mahkemesi tarafından verilecek nihai kararda hüküm altına alınmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
7-..........(Konya) İcra Dairesinin .......... Esas sayılı dosyasına davalı .......... Şirketi tarafından sunulan; .......... Bankası / ........../Konya Şubesi, 07/08/2024 tarihli, .......... numaralı 305.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,
8-..........(Konya) İcra Dairesinin .......... Esas sayılı dosyasına davalılar .......... ve .......... tarafından sunulan; .......... Bankası Afyonkarahisar Şubesi, 15/08/2024 tarihli, .......... numaralı 310.000,00 TL bedelli teminat mektubunun İİK 36/5 maddesi gereğince talep halinde ilgilisine iadesine,
HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi. 14/02/2025
.......
Başkan
..........
e-imzalı
.......
Üye
..........
e-imzalı
.......
Üye
..........
e-imzalı
.......
Katip
..........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.