T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...........
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...........
KARAR NO: ...........
KARAR TARİHİ: 05/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ........... (..............)
ÜYE: ........... (..............)
ÜYE: ........... (..............)
KATİP: ........... (..............)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 30/04/2024
NUMARASI: .............. Esas .............. Karar
DAVACI: ..............
VEKİLİ: Av............
DAVALI : .............. SİGORTA A.Ş.
VEKİLİ: Av. ...........
DAVA: İtirazın İptali (Kasko Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının .............. Plakalı aracı .............. Poliçe numarası ile ZMMS ve .............. Poliçe numarası ile Kasko Sigortası ile davalı .............. Sigorta A.Ş. (eski unvanı .............. Sigorta A.Ş) tarafından sigortasının yapıldığını, davacının 23/09/2018 tarihinde aracı ile trafik kazasına karıştığını, bu kaza neticesinde Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesi ............... Sayılı dosya üzerinden dava açıldığını, dava kabul edildiğini ve tazminat ödemesi yapıldığını, hüküm altına alınan ve 20. İcra Müdürlüğünün .............. E. sayılı takip dosyası ile tahsile konulan icra takip dosyasına 130.000 TL davacının ödeme yaptığını, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulduğunu, başvurunun sonuçsuz kalması sebebiyle .............. (Konya) İcra Müdürlüğünün .............. E. sayılı dosyası ile icra takibine başlanıldığını, davalı-borçlunun Konya/.............. İcra Müdürlüğü'nün .............. Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun olarak sigorta şirketine başvuruda bulunmadığını, icra takibinin hukuki bir dayanağının bulunmadığını, kaza tespit tutanağında yer alan kusur durumunu kabul etmediklerini, davacı tarafından sunulan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe teminatı ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmiş olması halinde oluştuğu iddia edilen hasarlardan davalı sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, davanın usulden reddine mümkün olmaz ise esastan reddine, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda; davacı ile davalı arasında genişletilmiş kasko sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının karıştığı trafik kazası nedeniyle, Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesinin .............. E. Sayılı dosya üzerinden davacı hakkında dava açıldığı, dava neticesinde davacı hakkında tazminata hükmedildiği, davacının hüküm altına alınan ve 20. İcra Müdürlüğünün .............. E. sayılı takip dosyası ile tahsile konulan icra takip dosyasına 130.000 TL ödeme yaptığı, yapılan ödemenin rücuen tahsili amacıyla davalı sigorta şirketi hakkında .............. (Konya) İcra Müdürlüğünün ............... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine, mahkememizde itirazın iptaline yönelik dava açıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce davacının kasko poliçesi kapsamında davalıya rücu edip edemeyeceği, rücu edebilecekse talep edilebilecek miktarın ne kadar olduğunun tespiti amacıyla, Hasar Sigorta Bilirkişisi .............. ile Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ..............'den rapor düzenlenmesinin istenildiği, bilirkişilerce düzenlenen raporda; davacı ..............'in Ankara....Asliye Ticaret Mahkemesinin .............. Esas .............. Karar sayılı ilamına dayalı olarak Ankara.... İcra Müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle sorumlu olduğu miktarın toplam 137.536,95 TL olduğu ve bu miktara karşılık 130.060,00 TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak, poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin davacıya karşı rücu hakkı oluşmadığı, Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. Esas ve .............. Karar sayılı ilamındaki hükmüne istinaden; davacının Ankara.... İcra Dairesi'ne yapmış olduğu 130.060 TL'lik tutarın tamamını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığı, yönünde tespitte bulunulmuştur. Davalı tarafa, 31/03/2023 tarihli duruşmada, gerçekleşen trafik kazasının poliçe kapsamı dışında kaldığına yönelik olarak, kaza sonrasında davacının aracını terk ettiğine yönelik delil sunması için süre verilmesine rağmen, iddialarını ispata yönelik yeterli delil sunulmamıştır. Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu kanaatine varılmakla, davacının talebi, davacı tarafından yapılan ödeme miktarı ve bilirkişi raporu doğrultusunda; davacının Ankara.... İcra Dairesi'ne yapmış olduğu tutarı kasko sözleşmesi kapsamında davalıdan talep edebileceği kanaatine varılmakla, davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olması nedeniyle davalı hakkında %20 icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve oluşan vicdani kanaat;
Davanın KABULÜ İLE; davalının .............. İcra Müdürlüğünün .............. esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine,
Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 26.000 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 130.000 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 8.880,30 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.220,08 TL. harcın mahsubu ile kalan 6.660,22 TL. eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarının olduğunu, mahkemece bu hususların değerlendirilmeden hüküm kurulduğunu, davacının işbu talepleri yönünden hukuki yararının bulunmadığını, alınan bilirkişi raporunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik ve hatalı incelemeye dayalı olarak karar verildiğini, dava konusu kaza bakımından kusur oranlarının tespiti, hasar bedeli, onarım ve değişen parçaların tespiti ile diğer tazminat hesaplamalarının tespitlerinin hatalı ve fahiş hesaplamalar içerdiğini, davacı tarafça dava açılmadan önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, dava dilekçesi ekinde ve dosyada yapılan incelemede başvuru evraklarının dosyada görülemediğini, davacı tarafın olay yeri terk durumunu ve kusursuzluk durumunu ispat etmesinin gerektiğini, davacının ve dava dışı diğer kazalının da kusur durumunun dikkate alınması gerektiğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hasar incelemesi yapılması için dosyanın makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmesini ve rapor alınmasını talep ettiklerini, mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın usulden reddini, aksi görüşte olunur ise esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; sigortalının 3.kişiye ödediği tazminatın kendi sigortasından rücuen tahsili istenime ilişkindir.
1-Başvuru şartı itirazının incelenmesinde:
Zarar gören üçüncü kişilere tazminat ödeyen sigorta ettirenin (işletenin), poliçedeki limite göre sigortacısından istekte bulunmasının yasal dayanağı, Yargıtay kararlarında şöyle açıklanmıştır:
“KTK. m. 91’de belirtildiği üzere Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile işleten (araç sahibi), üçüncü kişilere verdiği zararlardan dolayı kendi “sorumluluğunu” sigorta ettirmektedir. Sigorta sözleşmesi, sigorta ettirenin malvarlığındaki azalmayı önlemek amacına yönelik olarak düzenlenir. Bu ilişkide sigorta ettirenin yararı güvence altına alınmaktadır. Bunun sonucu olarak sigorta ettiren (işleten-araç sahibi), sigortacının ödediği tazminat kadar borcundan kurtulmaktadır.
Eğer sigorta ettiren (işleten-araç sahibi), sigortacının ödemekle yükümlü olduğu tazminat tutarını zarar gören üçüncü kişilere ödemişse, sigortacının, sigorta ettiren zararına zenginleştiği kabul edilmelidir. İşte bu haksız ve nedensiz zenginleşmeyi geri vermekle yükümlü olan sigortacıya karşı, sigorta ettirenin (zarar gören üçüncü kişilere) ödediği tazminat tutarını geri isteme hakkı bulunmaktadır.”
Dönme (rücu) hakkının kullanımı için izlenecek yol
a) Yukarda da belirttiğimiz gibi, işleten, üçüncü kişilerin dava açmalarını beklemeden, aracının kazaya karıştığını “hemen” sigortacısına bildirmelidir. TTK.1291/1. maddesi ile Trafik Sigortası Genel Şartlar B.1/a maddesine göre, işleten, rizikonun gerçekleştiğini (taşıtının kazaya karıştığını) öğrendiği günden başlayarak beş gün içinde sigortacısına bildirmekle yükümlü tutulmuştur. Bu yükümlülük hemen yerine getirilmelidir.
b) Gene yukarda açıkladığımız gibi, zarar görenler, işletene karşı bir dava açmış olup da, aracın Trafik Sigortasını yapan sigorta şirketini dava etmemişlerse, davalı işleten bu davayı hemen sigortacısına bildirmelidir.(İhbar etmelidir.)
c) Eğer, zarar görenlerin dava açmalarını beklemeden, işleten,onlarla anlaşarak (sulhen) bir tazminat ödemiş olursa, bunu belgelemek koşuluyla sigortacısından isteyebilir. Bu konuda bir Yargıtay kararında daha da ileri gidilerek, işletenin, kendisine karşı bir dava açılmadan dahi “üçüncü kişilerin zararından sorumlu olduğunu kanıtlaması durumunda” sigorta bedelini kendi aracının Trafik Sigortasını yapan sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğu kabul olunmuştur. Kararda şöyle denilmiştir, özetle:
“Bir sigorta şirketine Trafik (ZMSS) poliçesi ile sigortalı bir aracın sürücüsü üçüncü kişilere zarar vermişse, zarar görenler tarafından sigorta ettirene karşı bir dava açılmadan dahi, sigorta ettirenin (işletenin), üçüncü kişilerin zararından sorumlu olduğunu kanıtlaması halinde, sigorta bedelini, kendi aracının Trafik (ZMSS) poliçesini düzenleyen sigorta şirketinden isteme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir. (11.HD.21.12.2004, E.2004/1636 - K.2004/12698)
d) Ancak, Yargıtay, daha eski tarihli bir başka kararında, işleten (sigorta ettiren), zarar gören üçüncü kişilere henüz bir tazminat ödememişse, sigortacısına karşı dönme (rücu) hakkını kullanamayacağı yönünde karar vermiştir. Buna ilişkin karar özeti şöyledir:
“Dava, trafik sigorta poliçesiyle sigortalı aracın üçüncü kişiye vermiş olduğu, sigorta ettiren tarafından ödenen zararın, sigortacıdan rücuen tazmini istemine ilişkindir. Ne icra dosyasında ne de sunulan kanıtlar arasında davacının zarar görene ödeme yaptığına dair bir bilgiye rastlanmamıştır.O halde, davacının zarar gören üçüncü şahsa bir ödemesinin olmadığı, rücu koşullarının bulunmadığı dikkate alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.”(11.HD.11.04.2005, E.2004/6602 - K.2005/3457)(TRAFİK SİGORTASINDA SİGORTA ETTİRENİN SİGORTACISINA RÜCU HAKKI ÇELİK AHMET ÇELİK )
Tüm dosya kapsamına göre davacı ..............'in Ankara....Asliye Ticaret Mahkemesinin .............. Esas .............. Karar sayılı ilamına dayalı olarak Ankara.... İcra Müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle sorumlu olduğu miktarın toplam 137.536,95 TL olduğu ve bu miktara karşılık 130.060,00 TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak, poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin davacıya karşı rücu hakkı oluşmadığı, Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. Esas ve .............. Karar sayılı ilamındaki hükmüne istinaden; davacının Ankara.... İcra Dairesi'ne yapmış olduğu 130.060 TL'lik tutarın tamamını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığından, Mahkemenizce davacının talebinde haklı olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde HMK 26 Taleple bağlılık kuralı gereğince davanın 130.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi yerindedir.
2-Zamanaşımı itirazının incelenmesinde :
6100 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunun 117. Maddesinde, "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.
(2) İlk itirazlar, dava şartlarından sonra incelenir.
(3) İlk itirazlar, ön sorunlar gibi incelenir ve karara bağlanır" emredici hükmüne göre ilk itirazların cevap dilekçesi ile birlikte ileri sürülmesi gerekir. Dava konusu olaydaki "zamanaşımı itirazı", ilk itiraz niteliğinde olup re'sen incelenemeyeceğinden davalı cevap dilekçesi vermediğinden cevap dilekçesi ile buna yönelik itiraz sunmadığından, istinaf dilekçesindeki zamanaşımı itirazının incelenmesi ve bu konuda bir karar verilmesi mümkün bulunmamaktadır.
Hattı zatında zararı ödeyen kişi iki yıllık sürede rücu edebilir .Somut olayda ödeme tarihi 11/05/2022 ile takip tarihi arasında iki yıllık süre geçmemiştir.
3- Esasa yönelik itirazının incelenmesinde :
Ankara.... İcra Müdürlüğünün .............. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının .............., borçlularının .............. Sigorta A.Ş., .............., .............. olduğu, borcun Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. Esas sayılı dosyasından verilen ilamdan kaynaklandığı görülmüştür.
Konya .............. İcra Müdürlüğü'nün .............. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklısının .............., borçlusunun .............. Sigorta A.Ş. Olduğu, borcun 23/09/2008 tarihinde gerçekleşen kazaya ilişkin olarak yapılan ödemenin rücuen tahsiline ilişkin olduğu, toplam 130.000 TL üzerinden takip başlatıldığı görülmüştür.
Mahkememizce Hasar Sigorta Bilirkişisi .............. ile Nitelikli Hesaplama Bilirkişisi ..............'den oluşan heyetten rapor alınmış, 25/09/2023 tarihli raporda sonuç olarak; tüm dosya kapsamına göre davacı ..............'in Ankara....Asliye Ticaret Mahkemesinin .............. Esas .............. Karar sayılı ilamına dayalı olarak Ankara.... İcra Müdürlüğünde başlatılan takip nedeniyle sorumlu olduğu miktarın toplam 137.536,95 TL olduğu ve bu miktara karşılık 130.060,00 TL ödeme yaptığı, davalı sigorta şirketinin poliçe limiti dikkate alınarak, poliçe kapsamında, davalı sigorta şirketinin davacıya karşı rücu hakkı oluşmadığı, Ankara.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .............. Esas ve .............. Karar sayılı ilamındaki hükmüne istinaden; davacının Ankara.... İcra Dairesi'ne yapmış olduğu 130.060 TL'lik tutarın tamamını davalıdan talep edebileceği kanaatine varıldığından, Mahkemenizce davacının talebinde haklı olduğu yönünde hukuki değerlendirme yapılması halinde HMK 26 Taleple bağlılık kuralı gereğince davanın 130.000 TL üzerinden kabulüne karar verilmesi yerindedir.
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 8.880,30 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 2.221,00 TL nin mahsubu ile bakiye 6.659,30 TL eksik harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.05/12/2024
...........
Başkan
..............
e-imzalı
...........
Üye
..............
e-imzalı
...........
Üye
..............
e-imzalı
...........
Katip
..............
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.