T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ......
KARAR NO: ......
KARAR TARİHİ: 16/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...... (.........)
ÜYE: ...... (.........)
ÜYE: ...... (.........)
KATİP: ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
NUMARASI: ......... Esas ......... Karar
DAVACI:.........
VEKİLİ:Av.......
DAVACILAR:......... MİRASÇILARI;
-......
-......
VEKİLİ:Av.......
DAVALILAR:1-......... SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av.......
:2-......... TÜRK SİGORTA ŞİRKETİ
VEKİLİ: Av. ......
: 3-.........
:4-......... YAPI MÜHENDİSLİK İNŞAAT MADENCİLİK SAN VE TİC LTD ŞTİ
VEKİLİ: Av. ......
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/12/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/12/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; 23.06.2022 tarihinde davalılardan ......... Yapı Mühendislik Şirketi'ne ait ve diğer davalı .........'ın kullanmakta olduğu ......... plaka sayılı tırın araç sürücüsünün, gerekli tedbir ve önlemleri almadan yol kenarında durduğu, müvekkillerinin müşterek çocukları mütevefa .........'in Motorsiklet ile tıra çarpması sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde banket üzerinde park eden ......... plaka sayılı tır sürücüsü tam kusurlu olduğunu, davalının ......... plaka sayılı aracının, kaza tarihinde ......... Türk Sigorta A.Ş. tarafından ......... no'lu poliçe ile ZMSS ile sigortalı olduğunu, aynı şekilde ......... plaksa sayılı araç kaza tarihinde diğer Davalı ......... Sigort A.Ş.'ye ......... poliçe ile birleşik kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, maddi ve manevi tazminat bedellerinin ödenmesi için davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunduklarını, ancak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, bu nedenlerle müvekkillerinin müşterek çocukları .........'in vefatı nedeni ile davacılardan ......... Yönünden 10.000 TL (belirsiz alacak )......... Yönünden 10.000 TL(belirsiz alacak)olmak üzere 20.000 TL(belirsiz alacak) destekten yoksun kalma maddi tazminatın davalılardan ZMMM sigorta poliçesi ile sigortalı davalı ......... Türk Sigorta A.Ş. (poliçe limiti ile bağlı kalmak üzere) , diğer davalılar araç maliki ......... Yapı Mühendislik İnşaat Şirketi sürücüsü ......... ile birlikte müştereken müteselsilen kaza tarihi 23.06.2022 tarihinden itibaren (araç ticari nitelikte olduğundan ) banklarca uygulanan en yüksek ticari faiz oranı , muhakeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline, davacılardan ......... Yönünden 100.000 TL, ......... Yönünden 100.000 TL olmak üzere toplam 200.000 TL manevi tazminatın, davalılardan Birleşik Kasko poliçesi ile sigortalı davalı ......... Sigorta Aş. (poliçe limiti ile bağlı kalmak üzere) , diğer davalılar araç maliki ......... Yapı Mühendislik İnşaat Şirketi'nden ......... ile birlikte müştereken müteselsilen kaza tarihi 23.06.2022 tarihinden itibaren (araç ticari nitelikte olduğundan ) bankalarca uygulanan en yüksek ticari faiz oranı, muhakeme masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı ......... Sigorta Şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle;kazaya karıştığı iddia edilen ......... plakalı aracın müvekkil şirket nezdinde ......... numaralı Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi "Genişletilmiş Kasko" ile 13/04/2022 - 13/04/2023 tarihleri arasında sigortalandığını, manevi tazminat yönünden taleplerin kabulü anlamına gelmemekle beraber ......... plakalı aracın ihtiyari mali mesuliyet teminatı içeren Genişletilmiş Kasko Poliçesi, İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlar A.1. maddesi gereği; ancak zorunlu mali sorumluluk sigortası teminatları tükendikten sonra devreye girebileceğini, huzurdaki davanın, destekten yoksun kalma talepleri bakımından belirsiz alacak olarak ikame edildiğini, davanın belirsiz olarak ikame edilmesinde hukuki yararın bulunmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalma taleplerinin reddinin gerektiğini, davacının, huzurdaki davayı açmadan önce müvekkili şirkete usule uygun başvuru yapmadığını, müteveffanın nüfus kayıt örneğinin bulunmadığını, müteveffanın ”destek” olduğunun ispatlanmasısın gerektiğini, somut uyuşmazlığa konu trafik poliçesinin başlangıç tarihinin 12/04/2022 olduğu tespit edilmiş olduğunu, poliçe başlangıç tarihi 19.06.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Trafik Kanunu değişikliği akabinde Kanunda verilen yetki çerçevesinde düzenlenerek 04.12.2021 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarından sonraya ilişkin olduğundan hesaplamanın genel şartlar çerçevesinde yapılmasının gerektiğini, davacının destekten yoksun kalma talebine ilişkin olarak, kaza tarihinden sonra davacı tarafa SGK tarafından ölüm hali için ödenen ve ödenecek peşin sermaye değerinin tespiti ile işbu bedelin hesaplanacak tazminat bedelinden mahsup edilmesinin gerektiğini, bu nedenlerle aleyhteki tüm hususları reddetmek suretiyle, fazlaya ve başkaya ilişkin haklarımızı, ihbar, dava, talep ve şikayet haklarımızı saklı tutarak; Müvekkili şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, kksinin kabulü halinde ise, sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına, temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ......... Türk Sigorta Şirketi vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından 28.11.2022 tarihinde davacı ......... için 21.497,24 TL, ......... için 21.582 TL olmak üzere toplam 43.079,78 TL ödeme yapılmış olduğunu ve sorumluluğunu yerine getirdiğini, müvekkili şirketin; Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası uyarınca, sigortalısının kusuru ile 3. kişilere verdiği zararı, yine poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak üzere tazmin etmekle mükellef olduğunun da göz önüne alındığında kusur tespitinin yapılmasını, destekten yoksun kalma tazminatını talep edenlerin, müteveffanın kendilerine destek olduğunu ispat etmekle mükellef olduğunu, zira destek kavramı ile mirasçılık kavramları birbirinden farklı olup, salt mirasçısı sıfatını haiz olmak, müteveffanın destek sıfatını haiz olduğu anlamına gelmediğini, zararın tespiti için; davacı tarafından elde edilen kazanımların belirlenmesi ve aleyhe hüküm kurulacak olması halinde bu kazanımların belirlenecek tazminattan indirilmesinin gerektiğini, müteveffanın karşı motosiklet sürücüsü olup kaza sebebiyle vefat ettiğini, olay yeri inceleme tutanağı ve kaza tespit tutanağında ifade edildiği üzere müteveffanın kaza anında kask takmadığından meydana gelen zararı arttırmış olup müterafik kusurlu olduğunu, müteveffanın kaza anında ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle meydana gelen, zarardan mütevaffanın da müterafik kusurlu olduğunun tespiti ile en az %40 oranında indirim yapılmasının gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber, müvekkilinin faizden sorumluluğunun sınırlı olduğunu, avans faizi talebinin kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi ile mahkeme masrafları ve vekalet ücretine ilişkin masrafların davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
Davalılar ......... ve ......... Yapı Mühendislik ve İnşaat Şirketi vekilinin cevap dilekçesi özetle; öncelikle davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kendi kusuru ile kazaya sebebiyet vermediğini, kazanın karşı tarafın da KTK'da belirtilen kurallara aykırı davranması sonucu meydana geldiğini, müvekkilinin kusursuz olduğunu, davacının, davalı ......... A.Ş'den işbu kazaya ilişkin olarak 43.079,78 TL ödeme aldığını, davacının manevi tazminat talebinin fahiş ve hukuka uygun olmadığını, bu nedenlerle ;davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreler yönü ile reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 23.06.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde .........'in vefat ettiği, meydana gelen olaydaki kusur durumuna ilişkin birden fazla bilirkişi raporu düzenlendiği, Mahkememizce kusur durumuna ilişkin İTÜ'den oluşturulan 3 kişilik bilirkişi heyetinden aldırılan 28/11/2023 tarihli raporda; müteveffa sürücü .........’in asli ve tam (%100 oranında) kusurlu, ......... plakalı çekici sürücüsü (bağlı ......... plakalı römorkla) .........’ın kusursuz olduğu belirtildiği, Mahkememizce kusur durumuna ilişkin bu rapora itibar edildiği ve hükme esas alındığı, davalının meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığı kanaatine varılmakla;
Davanın REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda çelişkili hususların giderilmediğini, itirazlarında beyan ettikleri ve mahalinde keşif yapılmak sureti ile hazırlanan Karayolları Bilirkişi heyeti tarafından tespit edilen karşı taraf kusurunu ortadan kaldıracak açıklayıcı ve denetime elverişli rapor düzenlenmediğini, kaza yeri tespit raporu ve fotoğraflardan da görüleceği üzere banket üzerinde park eden ve herhangi bir güvenlik tedbiri almayan ......... plaka sayılı tır sürücüsünün tam kusurlu olduğunu, ilk kaza anında ve Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik bilirkişilerce yerinde keşif yapılarak hazırlanan raporda kusur atfedildiğini ve kusur atfedilen maddedeki ihlalin yapıldığının tanıklarca açıkça beyan edildiğini, kanun maddesine aykırı ve çelişkili raporun mevcut olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi Hakimliği ......... Esas ......... Karar sayılı ilamının kaldırılması ve masrafların karşı tarafa yükletilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma nedeniyle maddi ve ayrıca manevi tazminata ilişkin olup; çözümü gereken ihtilaf, davalıların sorumluluğu için gereken kusurun hangi tarafta olduğu noktasındadır.
Müteselsil sorumluluk, Kanundan doğan müteselsil borçluluğun bir türü olup aynı zararın oluşumunda rolü olan birden fazla kimsenin tazminatın tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu ve zarar görenin dilediği sorumludan tazminatın tamamını veya bir kısmını talep edebileceği sorumluluk türüdür.
Zarar gören, zararın tamamını veya bir kısmını dilediği sorumlu veya sorumlulardan talep edebilir.
Bu husus HGK'nın 24.6.1983 tarih 1981/9-533 Esas 1983/724 Karar sayılı kararı ile "Birden çok kimsenin birlikte neden oldukları zarardan sorumluluklarını düzenleyen BK.'nun 61.maddesi ya da birden çok kimsenin değişik nedenlerle meydana getirdikleri aynı zarardan sorumluluklarını düzenleyen maddesi uyarınca ve aynı Yasanın 163.maddesi hükmüne dayanarak davacı, zararının tümünü müteselsil sorumlulardan biri aleyhine açacağı bir dava ile isteyebileceği gibi, sorumluların hepsi aleyhine açacağı tek bir dava ile de talep edebilir.
Ancak, aynı Yasanın 141.maddesi gereğince teselsül, ister yasadan, ister sözleşmeden doğmuş olsun, bu kuraldan yararlanma hakkı sadece zarara uğrayanın, daha geniş bir deyim ile alacaklınındır. Zarara uğrayan (alacaklı), bu hakkını kullanmadıkça, yani müteselsilen tahsil isteğinde bulunmadıkça, mahkeme re'sen onun yararına teselsül kuralını uygulayamaz. Çünkü Hakim istek ile bağlı olup, istek dışı karar veremez. HMK 26.maddesi buna engeldir" şeklinde kabul edilmiştir.
Birden fazla kimseyi müteselsil sorumlu tutmak isteyen zarar gören, bu kimselere karşı dava açarken bu niyetini göstermesi, dava dilekçesinden müteselsil sorumlu tutmak istediği kişiyi göstermesi gerekir. Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup teselsülden yararlanma hakkı zarar görene ait olduğundan zarar gören bu hakkı kullanmadıkça mahkeme onun yararına teselsül kuralını kendiliğinden uygulayamaz.
Müteselsil sorumluluk, (zincirleme sorumluluk, birlikte sorumluluk) sorumluluk hukukunda önemli bir yeri bulunmaktadır. Müteselsil sorumluluk, aynı zararın oluşmasında rolü olan ancak zararın hangi kısmından sorumlu olduğu tespit edilemeyen birden fazla kimsenin, niteliği itibariyle bölünmeye elverişli başka bir deyişle çoğunlukla para ediminden oluşan tazminat ediminin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu, alacaklı zarar görenin de dilediği sorumludan edimin tamamını veya bir kısmını talep yetkisine sahip olduğu, sorumlulardan biri ödeme yaptığı oranda diğerlerinin de sorumluluktan kurtulduğu bir birlikte sorumluluk türüdür. Sorumlulukta müteselsillik ilkesi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda yer verilmiştir. Müteselsil sorumluluk gerek zarardan sorumlu olanların zarar görene karşı sorumluluğunda gerekse zarardan sorumluların birbirlerine rücu ilişkisinde bazı ilkeler getirmiştir. İşte bu ilkeleri bir bütün olarak müteselsil sorumluluk ilkesi olarak kavramlaştırılmıştır.
Birden çok kişinin aynı zarara birlikte sebep olmalarından doğan zarar aynı sebebe dayanan zarardır. Müteselsil sorumluluğu doğuran “aynı sebep” veya “birlikte sebep” kusur olabileceği gibi sözleşme veya kanundan doğabilir.
Müteselsil sorumluluk zarar görene karşı zarardan sorumlu olanların sorumluluğunun kapsamı ve niteliği yönünden kendine has ilkeler getirmiştir. Normal şartlarda bir zarar birden fazla kişinin fiili ve sorumluluğu ile doğuyorsa o kişilerin sorumluluğu kendi fiillerine yada kusurlarına isabet eden zarar miktarından sorumlu olmalarıdır. Ancak haksız fiilden zarar görenin zararını en kısa, en kolay yoldan tazminini sağlamak amacı ile müteselsillik ile kendine has sorumluluk ilkeleri benimsenmiştir.
Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde "Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur" düzenlemesine yer verilmiş olup; motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu; ayrıca, birden fazla kişinin zararı tazmin ile yükümlü olması durumunda, zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine 6098 sayılı TBK'nun 61. maddesinde "Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır" demekle birden çok kişinin zarardan aynı sebeple ya da çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır.
Müteselsil sorumluluk, kanundan doğan bir sorumluluk türü olup müteselsil sorumluların birinden talepte bulunan hak sahibinin, tüm ilgililer bakımından müteselsil sorumluluğa dayandığını ifade etmesine de gerek yoktur. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, zararın tamamını, isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (YARGITAY17. Hukuk Dairesi 2016/7214 E, 2019/2775K-2016/7805 E,2019/3209 K )
Bu bilgiler ışığında somut olayı incelediğimizde; en son kusur raporları arasındaki çelişkiyi de gideren, kesinleşen ceza kararındaki kabulde esas alınan ATK kusur raporu ile de örtüşen, ayrıntılı, gerekçeli, somut olaya ve delillere uygun İTÜ Fen Bilirkişi Heyet Raporuna göre meydana gelen kazada davacıların desteği motosiklet sürücüsü müteveffa .........'in tamamen kusurlu olup, davalı sürücünün ise kusursuz olduğu sabit olmakla, kusursuz olan taraf aleyhine sorumluluk yoluna gidilmesi yukarıda anlatılan müteselsil sorumluluk ilkeleri gereğince mümkün bulunmadığından, davalı sürücünün kusurunu üstlenen davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı ......... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı ......... tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.16/12/2024
......
Başkan
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Katip
.........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.