T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ......
KARAR NO: ......
KARAR TARİHİ: 19/11/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...... (.........)
ÜYE: ...... (.........)
ÜYE: ...... (.........)
KATİP: ...... (.........)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/03/2024
NUMARASI: ......... Esas ......... Karar
DAVACI: ......... KATILIM BANKASI A.Ş.
VEKİLLERİ:Av. ...... - Av. ...... - Av. ......
DAVALI: MÜFLİS ......... NAK. İNŞ. PETROL OTOMOTİV SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.'yi temsilen İFLAS İDARESİ (Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğünün ......... İflas sayılı dosyası) ......
DAVA: KAYIT ve KABUL
DAVANIN KONUSU: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 19/11/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 19/11/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili 04/07/2023 tarihli dilekçesiyle ve 22/11/2023 tarihli tavzih beyanlarıyla; davacının davalı müflis şirketten alacaklı olduğunu, davalı şirketin ise iflasına karar verilip iflas masasının oluşturulduğunu, alacaklarının iflas masasına bildirilmesine rağmen alacak taleplerinin kabul edilmediğini beyan ederek, davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 4.748.370,63 TL. olan alacaklarının iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı iflas idaresi, duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan bankacı bilirkişinin 14/02/2024 tarihli raporuna göre de; davacı bankanın, davalı müflis şirketten iflas tarihi itibariyle müflis şirketin kendi (asaleten) nakdi kredi borcundan dolayı 205.623,13 TL., gayri nakdi kredi borcundan dolayı 1.832.553 TL., müflis şirketin kefaleti nedeniyle nakdi kredi borcundan dolayı 2.291.991,56 TL. olmak üzere toplam 4.330.167,69 TL. alacaklı olduğu belirlenmiştir.
Davacı vekili tarafından rapora itiraz edilmiş ise de, sigorta masrafları hariç diğer itirazlar soyut görülmüş, sigorta masraflarının ise raporda belirtildiği üzere (sayfa 13) iflas tarihinden sonra düzenlenen poliçeler olması, iflas tarihinden önce düzenlenmiş sigorta poliçesi ibraz edilmemesi, kayıt kabul davalarının ise iflas tarihi itibariyle alacak borç durumuna göre değerlendirilmesinin gerekmesi nedeniyle raporda sigorta masraflarının alacağa dahil edilmemesinde bir yanlışlık görülmemiş, rapora itiraz reddedilmiştir.
Davacı tarafından iflas idaresine alacak kaydı için 5.663.563,89 TL.'lik alacak bildirimi yapılmış ve tamamen reddedilmiş ise de; davacı vekilinin 22/11/2023 tarihli dilekçesinde iflas tarihi itibariyle alacaklarının 4.748.370,63 TL. olduğunun bildirilmesi nedeniyle talep edilen alacağa ilişkin dava değeri 4.748.370,63 TL. olarak kabul edilmiştir.
Yargıtay 23. HD’nin 18.06.2015 gün ve 2015/2992 E. 2015/4731 K. sayılı emsal içtihadına göre, "taraflar arasındaki hükümleri incelenerek, bankanın çek yaprağı başına sorumluluğu ile ilgili müşterisine rücu edemeyeceğine ya da yukarıda açıklanan şekilde bir teminattan karşılanacağına ilişkin bir hüküm bulunması halinde talebin şimdiki gibi reddine, aksi halde, İİK'nın 197/1. maddesi gereğince şarta bağlı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yanılgılı gerekçeyle karar verilmesi doğru olmamıştır."
Davacı bankanın alacağının 1.832.553 TL.'lik kısmı, gayri nakdi krediye (teminat mektubuna ve çek yaprağı sorumluluk bedeline) ilişkin olduğu anlaşıldığından, yukarıda yazılı Yargıtay emsal içtihadı ve 2004 s. İİK'nin 197/1. maddesi gereğince gayri nakdi krediden doğan alacağın şarta bağlı olarak kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve ;
Davacının davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile ;
Davacı ......... Katılım Bankası A.Ş.'nin, davalı müflis ......... Nak. İnş. Pet. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin asaleten ve kefaleten borcundan doğan nakdi kredi alacağına ilişkin olarak toplam 2.497.614,69 TL. alacağının, Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğü'nün ......... İflas sayılı iflas masasına davacı alacağı olarak KAYIT VE KABULÜNE,
Davacı ......... Katılım Bankası A.Ş.'nin, davalı müflis ......... Nak. İnş. Pet. Otom. San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin gayrinakdi kredilerinden doğan 1.832.553 TL. alacağının, Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğü'nün ......... iflas sayılı iflas masasının tasfiyesine kadar, gayri nakdi kredilerin nakdi krediye dönüştüğünün (davacı banka tarafından hak sahiplerine fiilen ödeme yapıldığının), davacı ......... Katılım Bankası A.Ş. tarafından belgelenmesi şartıyla ve hak sahiplerine ödenen miktarla sınırlı olmak üzere, Konya.... İcra (İflas) Müdürlüğünün ......... İflas sayılı iflas masasına KAYIT VE KABULÜNE,
Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; iflas dosyasından 24/05/2022 tarihinde müvekkil banka alacağın kaydedilmesi talep edildiğini, banka alacağın kesin olduğu anlaşılamadığı gerekçesiyle 15/06/2023 tarihli düzenlenen iflas sıra cetvelinde müvekkilin alacağının tamamıyla reddedildiğini, iş bu dava müvekkilin alacağının kabul edilmesi ve iflas masasına kayıt edilmesini talepli olarak açıldığını, 14/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda katılım bankalarına özel kar payı hesabı yapılması gerekirken yapılmadığını, .... Enerji şirketinin ileri vadeli kar payı yüksek olduğunu, bu durumun bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada dikkate alınmadığını, müvekkilin katılım bankası olduğu husususun göz önüne alınmadan karar verildiğini, dosyanın katılım bankasında uzman bilirkişi tevdi edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, taraflarınca sunulmuş olan masraf risk detay tablosunda sigorta masraflarının da belirtilmiş olmasına rağmen itiraz konusu bilirkişi raporunda bilirkişinin uzmanlık alanına girmediği gerekçesi ile hesaplamaya katılmadığını, müvekkil bir katılım bankası olduğundan katılım bankacılığında uzman bilirkişilerce tekrar rapor hazırlanması gerektiğini, hatalı ve eksik değerlendirmeler sonucu düzenlenmiş olan bilirkişi raporuna göre verilen kararın kaldırılmasının gerektiğini, tüm bu nedenlerle eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeler neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporuna göre verilmiş olan Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ......... Esas ......... Karar sayılı 13/03/2024 tarihli kararın kaldırılmasına, taraflarınca beyan edilmiş olan alacağın tamamının kayıt ve kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların iflas masasına kayıt ve kabulü istemine ilişkindir. Mahkemece verilen karar, davacı tarafça istinaf edilmiştir.
İflas hali görev kurallarını değiştirebilmektedir. İflas, tacir kişinin veya şirketlerin tüm mal varlığının tasfiyesini ve bu şekilde alacaklıların alacaklarına kavuşmasını hedefleyen hukuksal bir kurumdur.
İflas ile tacir – işverenin tüm hak ve yetkileri iflas masasına geçer. İflas eden işverenin tüm mal, hak ve borçları iflas masası tarafından toplanır. İflas idaresi oluşana kadar her türlü önlem ve işlemleri iflas idaresi yerine getirir. İflasın açılmasından sonra tüm yetki, temsil, hak ve yükümlülükler iflas idaresine geçer. İşte bu noktada, İcra Ve İflas Kanunu özel bir yöntemin izlenmesini şart koşmuştur. Buna göre, müflisten alacaklı olduğunu iddia eden kişi iflas dairesine başvurarak, alacaklı olduğunun kabulünü ve alacağının iflas masasına kaydının yapılmasını talep eder.
İflas dairesi bu talebi uygun görürse davacı için sorun bu aşamada dava açmaya gerek kalmadan çözümlenmiş olacaktır. Ancak alacaklılık iddiası masa tarafından kabul edilmez ise, TTK' nun 235/1. maddesi uyarınca Ticaret Mahkemesinde 7 gün içinde sıra cetveline kabul davası açmak zorunda kalacaktır. Yasadanda açıkça anlaşıldığı gibi, iflas hali söz konusu olduğundan alacaklarından ötürü davasını (kayıt kabul davası) Ticaret Mahkemesinde açmak zorundadır.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
İİK'nun 195/1. maddesinde "Borçlunun taşınmaz mallarının rehni suretiyle temin edilmiş olan alacaklar müstesna olmak üzere iflasın açılması müflisin borçlarını muaccel kılar. İflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ile takip masrafları anaya zammolunur." hükmü yer almaktadır. İİK'nın 195. maddesinde müflisin borçlarının iflasın açılması ile muaccel olacağı ve iflasın açıldığı güne kadar işlemiş faiz ve takip masraflarının ana paraya ilave edilerek masaya kaydedileceği öngörülmüş olduğuna göre, iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır.
Buna göre, mahkemece banka alacağına ilişkin banka kayıtları, kredi sözleşmeleri ve tüm belgeler incelenerek aldırılan ayrıntılı, gerekçeli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile davacı nakdi ve gayri nakdi kredi-kefalet alacakları nedeniyle İflasın açıldığı güne kadar asıl alacak ve ferileri de dahil edilerek belirlenen alacak miktarında, gayri nakdi krediye ilişkin kısımları hakkında ileride ödenmesi şartlı olarak hüküm kurulmasında, buna göre verilen kayıt ve kabul kararında bir isabetsizlik bulunmamakla, davacının buna yönelik itirazlarının reddi gerekmektedir.
Bu halde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacı tarafın istinafının esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.19/11/2024
......
Başkan
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
......
Üye
.........
e-imzalı
.........
Katip
.........
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.