T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 09/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 17/06/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 1- ........
VEKİLLERİ: Av.....Av.....
DAVALI: 2- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 3- ........
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 09/12/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalının kusurlu davranışı nedeniyle davacı aracının hasar gördüğünü bu kapsamda 100,00 TL değer kaybı, 100,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesinde neticeten 30.000,00 TL değer kaybı, 12.250,00 TL mahrumiyet bedelinin davalı taraftan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil sigorta şirketinin, kazaya ilişkin yükümlülüklerini önceden yerine getirdiğini ve bu nedenle davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğini, kazanın 26.03.2024 tarihinde gerçekleştiğini ancak 04.04.2024 tarihinde öğrenildiğini, davacının zarar talebinin Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, ayrıca dava öncesinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları kapsamında usulüne uygun ve eksiksiz başvuru yapılmadığını ileri sürmüştür. Müvekkilin yalnızca poliçe teminat limiti dâhilinde ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, somut olayda 200.000 TL teminat limiti bulunduğunu ve kusur oranının tartışmalı olup uzman bilirkişi (tercihen İstanbul ATK) tarafından belirlenmesi gerektiğini ifade etmiştir. ........ plakalı aracın 1998 model olması, daha önce benzer bölgelerden hasar almış olması, değişen parçaların aracın değerine etkisinin düşük olması gibi nedenlerle değer kaybı oluşmadığını savunmuş, ZMMS Genel Şartlarına göre yapılması gereken hesaplama uyarınca değer kaybının 30.000 TL’yi aşamayacağını, rayiç bedel esas alınarak yapılan hesaplamaların hukuka aykırı olduğunu ve temerrüt tarihinin de en erken 17.04.2024 kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davanın usulden ve esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ........ plakalı aracının, müvekkil şirkete ait ........ plakalı araca 26.03.2024 tarihinde arkadan çarptığını, kazanın meydana gelmesinde davacının kusurlu olduğunu, araçların kaza tutanağı ve MOBESE kayıtlarıyla bu durumun ispatlanabileceğini belirtmiştir. Dava dilekçesi eklerinin okunaklı şekilde kendilerine tebliğ edilmediğini, bu nedenle savunma haklarının saklı tutulduğunu, kazada müvekkil şirket sürücüsü ........'in sözlü tehdit ve zorlama ile karşılaştığını, ayrıca davacının kusuru bulunmadığı yönündeki beyanlarının gerçeği yansıtmadığını savunmuştur. KTK m.86 ve TBK m.66 kapsamında işletici ve adam çalıştıranın sorumluluğunun kusura bağlı olarak değerlendirileceğini, bu çerçevede müvekkilin kusursuzluğunun dikkate alınması gerektiğini ifade etmiş; kazaya karışan aracın hasar durumunun netleştirilmesi, aracın geçmiş kazalarının ve olası mülkiyet değişikliğinin tespiti ile teminat dışı hallere girip girmediğinin araştırılması gerektiğini vurgulamıştır. Davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; " Esas yönünden incelenen dosyada; toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası poliçede gösterilen aracın kullanılmasından doğan ve Karayolları Trafık Kanununa ve Umumi Hükümlere göre aracın işletenine terettüp eden hukuki sorumluluğu ve bu poliçe teminat kapsamında olmak şartıyla Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası hadlerinin üzerinde kalan kısmını, poliçede yazılı hadlere kadar temin eder.
Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü ve işleteni ile davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile,
Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 30.000,00 TL'nin
Davalılar ........ Anonim Şirketiile ........ yönünden kaza tarihi olan 26/03/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ........ A.Ş yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 13/05/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 12.250,00 TL' nin,
Davalılar ........ Anonim Şirketi ile ........'den kaza tarihi olan 26/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; sadece davacı tarafın beyanlarına istinaden düzenlenen KTT ve bilirkişi raporunun kabulünün olmadığını, mahkemece PTS kayıtlarının celbi sağlanarak kazanın oluş şeklinin belirlenmesi ve sonrasında kusur tayini yapılması gerekmekteyken eksik inceleme ile tesis edilen hükmün kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının 30.000,00 TL olacağının değerlendirildiğini ancak araçta yer alan bedelsiz hasar kayıtlarının nasıl değerlendirildiği, hangi araştırmaya istinaden reel değer kaybı hesaplandığına ilişkin bir açıklama yapılmadığını, bilirkişi raporunda araç mahrumiyet bedeli yönünden 1998 model, parçası dahi üretimden kalkan aracın muadili olarak en güncel D segment araç kiralarının dikkate alındığını, kaza tarihindeki kiralama bedeli belirlenmesi gerektiği halde güncel ilanlarda yer alan bedel üzerinden değerlendirme yapıldığını, tüm bu nedenlerle Konya İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak 26.03.2024 tarihinde Tarhan Caddesini gören mobese kayıtlarının istenilmesine, akabinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına ve yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç hasarı nedeniyle, araç değer kaybı ve araç mahrumiyet bedeli istemlerine ilişkinidir.
Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı davalı ........ A.Ş. vekilince aşağıdaki sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
-Kusura itiraz
26/03/2024 tarihinde davacıya ait ve sürücü olduğu ........ plakalı araç ile davalı şirketin işleteni, davalı ........'in sürücüsü olduğu ........ plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana gelmiştir.
Dosya arasında bulunan kaza tespit tutanağında, ........ plakalı aracın kaza mahallinden firar ettiği ve kaza bütünlüğünün bozulmasından dolayı kusur dağılımı yapılamadığı, belirtilmiştir.
Mahkemece alınan 05/03/2025 tarihli raporda, ........ Plakalı Kamyonet Şoförü ........'in 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 67/1-a (Sürücülerin, park yapmış taşıtlar arasından çıkarken, duraklarken veya park yaparken taşıt yolunun sağına veya soluna yanaşırken, sağa veya sola dönerken, karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştıracak şekilde davranmaları yasaktır), 6T71-b (Yönetmelikte belirtilen şartlar dışında geriye dönmek veya geriye gitmek yasaktır. İzin verilen hallerde bu manevraları yapacak sürücüler, karayolunu kullananlar için tehlike veya engel yaratmamak zorundadır.) ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 137/1-A-1-a (Bağlantı yollarında geri gitmeleri, tek yönlü duraklama veya park manevrası dışında geri gitmeleri, iki aracın emniyetle geçemeyeceği kadar dar olan iki yönlü yol kesimlerinde karşılaşma ve geçiş kolaylığı sağlama dışında geri gitmeleri, daha geniş yollarda geriye giderken manevra dışında şerit değiştirmeleri, yasaktır) kurallarına uymayarak 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84. maddesinde yer alan ASLİ KUSURLARDAN (j) bendindeki “Manevraları düzenleyen genel şartlara uymama,” KURALLARINI İHLAL ettiği, kazanın meydana gelmesinde YÜZDE YÜZ (*4 100) KUSURLU OLDUĞU; ........ Plakalı Otomobil Sürücüsü Ramazan DEMİRKAPU'nun kazanın oluşumunda KURAL İHLALİ ve KUSURUNUN OLMAĞI; görüş ve kanaatini bildirdiği, davalı sürücünün kaza sonrası olay yerinde ayrıldığı, görülmüştür. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve açıklayıcı şekilde hazırlandığı olayla uyumlu olduğu anlaşıldığından, itirazın reddi gerekmiştir.
-Değer kaybına itirazının incelenmesinde:
Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları dikkate alınarak, aracın kaza tarihinden önceki ikinci el satış değeri ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin tespiti ve arasındaki fark gözönüne alınmaktadır. Davacı vekili her ne kadar 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan " zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğunun bu emredici hükümlerin uygulanması gerektiğini beyan etmiş ise de tarafı olmadığı ZMSS sözleşmesindeki şartların davacı açısından bağlayıcı olmaması nedeniyle uygulanmaması gerekir.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E - 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir.
-Araç mahrumiyet itirazının incelenmesinde:
Davacı davalılardan araç mahrumiyet zararını istemiştir. talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut dosyamızda;Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği ve buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı ........ A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.886,10 TL harçtan peşin alınan 721,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.164,57 TL harç giderinin davalı ........ A.Ş.'den tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 09/12/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.