T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 06/05/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av...
DAVALI : 1- ......
VEKİLİ: Av....
DAVALILAR : 2- ......
3- ......
VEKİLLERİ: Av...Av...
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/09/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 17/09/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı ...... vekili dava dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; 12.04.2024 tarihinde davalı ......’ın sürücüsü olduğu, ......’a ait ...... plakalı aracın müvekkil şirkete ait ... plakalı park halindeki araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sebebiyle araçta oluşan hasarın eksik ve mevzuata aykırı şekilde giderildiği, orijinal parça yerine yan sanayi parçalar kullanıldığı ve aracın değer kaybına uğradığı, ayrıca müvekkilin aracından onarım süresince mahrum kalması nedeniyle zarar gördüğü, hasar, değer kaybı, parça farkı ve mahrumiyet bedelinin sigorta kapsamında karşılanmayan kısmının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettikleri, bu zararların tam ve kesin belirlenememesi nedeniyle HMK 107. madde uyarınca belirsiz alacak davası açıldığı belirtilmiştir. Netice olarak; davacının 12.04.2024 tarihli kaza nedeniyle şimdilik 50,00 TL araç mahrumiyet bedeli, 50,00 TL değer kaybı, 50,00 TL orijinal parça farkı ve 50,00 TL hasar farkı olmak üzere toplam 150,00 TL maddi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Davacı vekilinin değer artırım dilekçesi özetle; taleplerini neticeten hasar kaybı bakımından 125.000,00 TL'ye araç mahrumiyeti bakımından 19.950,00 TL'ye çıkartmıştır.
Davalı ...... Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davanın usul ve esas yönünden hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...... AŞ..’nin merkez adresinin İstanbul olduğunu ve davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bu nedenle yetki itirazında bulunduklarını; ayrıca davacının HMK m.121’e aykırı olarak delilleri tebliğ etmediğini ve dayandığı delilleri somutlaştırmadığını belirtmiştir. Esasa ilişkin olarak, müvekkil şirketin dava konusu ...... plakalı aracı ZMSS poliçesiyle, davacı aracı ise kasko poliçesiyle teminat altına aldığını, kazaya ilişkin ...... numaralı hasar dosyası açıldığını ve toplam 154.312,27 TL ödeme yapıldığını, dolayısıyla zarar giderildiğinden ek ödeme yükümlülüğü bulunmadığını ifade etmiştir. Davacının usulüne uygun başvuru yapmadığı için dava şartının oluşmadığını, başvuru yapılmadan dava açıldığını ve davacının maluliyet ya da değer kaybı belgelerini sunmadığını, başvurunun eksik belgelerle yapıldığını, KDV talebinin yansıtma faturası sunulmadığı için reddedilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin sorumluluğunun anlaşmalı servis iskontosu ve sigortalı kusuru ile sınırlı olduğunu, tazminat hesabında en az %20 oranında iskonto uygulanması gerektiğini beyan etmiştir. Ayrıca, davacının zararı belirlenebilirken belirsiz alacak davası açmasının hukuki yarar ilkesine aykırı olduğunu, sigortalının kusurunun olmadığını, kusur tespiti gerektiğini, faiz talebinin haksız olduğunu, araç hususi olduğu için avans faizi uygulanamayacağını belirtmiş ve davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...... ve ...... vekili cevap dilekçesinde özetle şu hususları belirtmiştir; davacının iddialarının gerçeğe aykırı ve mesnetsiz olduğunu, kaza tarihi olan 12.04.2024’te davacıya ait ... plakalı aracın yol ortasına ve sol şeride taşacak şekilde usulsüz park edilmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, müvekkili ......’ın aracıyla ilerlerken önüne çıkan bir kediden kaçmak için manevra yaptığı sırada davacının aracına çarpmak zorunda kaldığını, dolayısıyla kazada kusurun tamamının davacıya ait olduğunu belirtmiş; bu konuda Alanya...Asliye Ceza Mahkemesi ... E. sayılı dosyasının ve mobese kayıtlarının celbini talep etmiştir. Araç mahrumiyet bedeli talebinin reddi gerektiğini, zira hasarın gün içinde onarılabilecek nitelikte olduğunu, muadil aracın belirlenmesi için ruhsat bilgilerinin temin edilmesini; değer kaybı ve hasar farkı taleplerinin ise aracın önceki hasar geçmişi ve fiziksel incelemeyle netleştirilmesi gerektiğini, plastik aksamdan oluşan basit bir onarımın değer kaybı doğurmayacağını ve hasar farkı bedelini doğuracak nitelikte olmadığını savunmuştur. Ayrıca sigorta şirketine karşı yöneltilmesi gereken taleplerin müvekkillere yöneltilmesinin hukuken yerinde olmadığını, avans faizi talebinin de yersiz olduğunu, çünkü dava konusu aracın hususi araç olduğunu ve ticari araçlara özgü faiz uygulanamayacağını ifade ederek, davanın tümden reddini ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Somut olayda meydana gelen trafik kazasında davalı sigorta şirketinin ZMMS sorumlusu olduğu araç ile davacının maliki olduğu aracın çarpışması neticesinde davacının aracında zarar meydana geldiği, meydana gelen zarar nedeni ile ZMMS ile güvence altında bulunan aracın sürücüsü, işleteni ve davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu ve bu kapsamda hüküm kısmında yazılı olduğu şekliyle sorumlulardan tahsil edilecek tazminatların davacı tarafa ödemesi gerektiğinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak davanın kabulü ile, araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 125.000,00 TL'nin Davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ...... AŞ.. yönünden (poliçe teminat limiti ile sınırlı ve sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) temerrüt tarihi olan 22/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 19.950,00 TL' nin, Davalılar ...... ve ......'dan kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ...... AŞ. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmolunan tutarın poliçe teminat limitini aştığını, müvekkili sigorta şirketi tarafından yapılan rücu ödemesinin dikkate alındığında ve kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinde poliçe teminat limitinin 200.000 TL olduğunun gözetildiğinde bakiye teminat limitinin 45.687,73 TL olduğunun görüldüğünü, yerel mahkemece müvekkili şirket aleyhine hükmedilen tutarın bakiye teminat limiti aştığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...... ve ...... vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, keşif yapılmadan bilirkişi tarafından yapılan kusur incelemesinin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, muadil araç talebinin değerlendirilirken aynı donanım ve teknik özelliklere sahip olan emsal araçların kira bedellerinin emsal alınması gerektiğini, tespit edilen muadil araç bedelinin oldukça yüksek olduğunu, belirlenen değer kaybı bedelinin de oldukça yüksek olduğunu, bilirkişi tarafından herhangi bir somut delile dayanmadan değer kaybı bedelinin belirlendiğini, hasar tespitinde belirlenen bedelin de yüksek kaldığını, yedek parça ve işçilik tutarlarının fahiş miktarda olduğunu, bilirkişinin belirlediği bedellerin neye dayandığının da anlaşılmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Kusura itiraz
30.11.2023 tarihinde, müvekkilinin kullanmakta olduğu ...... plakalı araç ile davalılardan ......' in maliki olduğu ve diğer davalı ...... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği,yapılan bilirkişi incelemesine göre davalının tam kusurlu olup söz konusu raporun dosya kapsamına ve kaza tespit tutanağın uyumlu olmasına göre itiraz yersizdir.
Değer kaybına itiraz
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine, hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına göre itiraz yersizdir.
Araç yokluk bedellerine ilişkin her iki tarafın istinafı
Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dava konusu aracın mevcut hasarına göre tamir süresi belirlenerek, amortisman vs. gibi zorunlu giderler indirildikten sonra)ikame araç bedelinin (ulaşım gideri) tespitine yönelik rapora göre karar verilmesi yerindedir.davalı ...... vekilinin itirazı yersizdir.
ANCAK
Davalı sigorta şirketi nezdinde; ...... plakalı aracın Trafik Sigorta Poliçesine istinaden açılan ...... numaralı hasar dosyasından, ... plakalı aracın Kasko Poliçesine istinaden açılan ...... numaralı hasar dosyasına 08.07.2024 tarihinde 154.312,27 TL rücuen tazminat ödemesi gerçekleştirilmiştir.
POLİÇE TEMİNAT LİMİTİNİN 200.000,00 TL OLDUĞU GÖZETİLDİĞİNDE BAKİYE TEMİNAT LİMİTİNİN 45.687,73 TL OLDUĞU anlaşılmakla bakiye teminat limiti ile sınırlı sorumlu karar verilmesi gerekirken infazda tereddüt olacak şekilde ve bakiye limit açıkça belirtilmeden karar verilmesi yanlış olup sigortanın istinafı yerindedir.
HMK'nin 355. maddesinde, “ İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” 353. maddesinde, “ (1) Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; ... b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1)..., 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, ... duruşma yapılmadan karar verilir.” düzenlemelerini içermektedir.
Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, ilk derece mahkemesinin kararında yukarıda belirtilenler dışında HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden herhangi bir yanlışlığın da bulunmadığı gözetilerek davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü, davalı vekilinn tüm itirazlarının reddi ile ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere kaldırılması ve yeniden hüküm tesis edilmesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalılar ...... ve ...... vekilinin istinaf itirazlarının ESASTAN REDDİ ile,
Davalı ...... AŞ. vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1- Dava dilekçesi ve bedel artırım dilekçesine bağlı kalınarak DAVANIN KABULÜ ile,
Araç değer kaybından kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 125.000,00 TL'nin
Davalılar ...... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren, diğer davalı zorunlu mali sorumluluk sigorta şirketi olan ...... AŞ.. yönünden ise bu miktarın bakiye teminat limiti olan 45.687,73 TL'si ile sınırlı sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ve sigorta yönünden temerrüt tarihi olan 22/08/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
b-Araç mahrumiyetinden kaynaklanan maddi zarar talebi yönünden; 19.950,00 TL'nin,
Davalılar ...... ve ......'dan kaza tarihi olan 12/04/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya VERİLMESİNE,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
2-Alınması gereken 9.901,53 TL harçtan peşin alınan 2.903,84 TL harcın mahsubu ile 6.997,69 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, (Davalı ...... AŞ..nin 2.204,27 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)
3-Davacı tarafından yatırılan 3.392,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ...... AŞ..nin 1.068,55 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)
4-Davacı tarafından yapılan masraf olan: 8.394,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, (Davalı ...... AŞ..nin 2.644,11 TL'sinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasına)
5-Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödendiğinden ve bu ücret ve ayrıca adliye arabuluculuk bürosu tarafından yapılmış zaruri giderler de Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılandığından ve bu giderler de yargılama gideri sayıldığından buna göre hesaplanan toplam 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davalı ...... AŞ. den tahsili ile Hazine’ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
7-Davalının yaptığı masrafların davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ve dosyada bakiye kalan delil/gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
9-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ...... AŞ..ne iadesine,
10-Davalı ......'dan alınması gereken 9.901,53 TL harçtan peşin alınan 2.476,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.425,53 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11-Davalı ......'dan alınması gereken 9.901,53 TL harçtan peşin alınan 2.476,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 7.425,53 TL harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12-Davalılar ...... ve ...... tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
13-Davalı ...... AŞ. tarafından yapılan 1.683,10 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
15-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 17/09/2025
... ... ... ...
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.