T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ............
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .........
KARAR NO: ............
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
.................
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 15.04.2025
NUMARASI: .........................
...........
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu 30.12.2024 tevzii tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalılardan ........ Ltd. Şti.'ne ait Konya İli Meram İlçesi ..................l sayılı taşınmazları 18.08.2017 tarihinde bedelini ödeyerek Ali Şevval Ltd Şti'den gerçekten satın aldığını, bu satın alma işleminin akabinde davalı ........ Ltd. Şti. diğer davalılar ........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd. Şti. hakkında Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 13.09.2018 tarihinde iki adet çek ile icra takibi başlattıklarını, daha sonra bu takip hakkında söz konusu ada parsel numaraları verilen taşınmazların tasarrufunun iptaline ilişkin Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas sayılı dosya ile dava açtıklarını, Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, bu kararın taraflarınca istinaf edildiğini, Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar sayılı ilamıyla kararın kaldırıldığını, Konya Bölge Adliye Mahkemesi ilamında Konya.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasındaki takip dayanağı çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayandığı, alacağın var ve gerçek olup olmadığı, alacağın varlığı hususunun taraf sıfatını belirlemede etkili olduğu gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırıldığını, Konya....Asliye Hukuk Mahkemesinde davanın BAM kaldırma kararından sonra ... Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, bu dosyada alınan mali müşavir bilirkişi raporlarında ve taraflarınca alınan özel mütaalada davalı şirketlerin (........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd Şti), diğer davalı ........ Ltd. Şti.' ye takip miktarı kadar borcunun olmadığı, davalı ........ Ltd. Şti.' nin defter durumuna göre en fazla 800.000,00 TL borcu olabileceğinin ortaya konduğunu, fakat diğer davalıların defterlerinin kasten ve özellikle mahkemeye sunulmadığını, sağlıklı bir inceleme yapılamadığını, davalılar arasında (alacaklı ve borçlu görünenler arasında) danışıklı bir hareket etmenin söz konusu olduğunu, davalı ........ Ltd. Şti. nin savunmaları ile davalılar arasında hukuki ilişki nedeniyle üretilen alacağın somut olaya uygun düşmediğini, tüm davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ederek müvekkiline zarar vermek istediklerini, davalılar ile davacı müvekkili arasında halen devam etmekte olan bir tasarrufun iptali davasının bulunduğunu, tasarrufun iptali davasının doğal sonucu olarak davanın görülebilmesi için öncelikle davacının gerçekten alacaklı sıfatına haiz olmasının, tasarrufta bulunan kişinin de gerçekten borçlu olmasının gerektiğini, gerçek bir borç yok ise alacağın da söz konusu olamayacağından, iptal davasının dinlenebilmesinin olanaklı olmadığından bahisle; Fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak, davalarının kabulü ile borçlu-davalılar ........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd. Şti.'nin Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı ........ Ltd. Şti.'ne herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile mevcut icra takibinin iptaline, karşı tarafın kötüniyetli olarak icra takibi açmış olması nedeniyle takip miktarının en az %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ Mühendislik İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili sunmuş olduğu 07.02.2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacının davasını kabul etmediklerini, davacının, ........ Ltd. Şti.'ne ait Konya İli Meram İlçesi............................sayılı taşınmazları satın aldığını bu satış işlemine ilişkin olarak aleyhine tasarrufun iptali davası açıldığını, davanın kabulüne karar verildiğini, İstinaf Mahkemesi tarafından tasarrufun iptali davasına konu alacağın kaynağı olan (Müvekkilininin alacaklı olduğu) çeklerin hangi hukuki ilişkiye dayalı olarak verilmiş olduğunun belirlenmesi gerekçesiyle tasarrufun iptaline dair kararın ortadan kaldırıldığını, yerel Mahkeme tarafından yapılan yargılamada davalı borçluların ticari defterinin incelenmediğini ancak alacaklı ........ Ltd.Şti. nin defterlerinde 800.000,00 TL alacaklı olduğu yönünde rapor düzenlendiğini bu nedenle aslında muvazaalı bir borç oluşturulduğunun, amacın tasarrufu iptal etmek olduğunu, bu nedenle menfi tespit davası açmakta hukuki yararları olduğunu iddia ettiklerini, netice olarak ise davalı Vay Yapı Ltd.Şti ve ........ Ltd. Şti'nin müvekkili şirkete borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının bu talebinin hukuka aykırı olup, davacının bu davayı açmakta hukuki yararının da bulunmadığını, davacının Konya 5. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosya için menfi tespit davası açtığını, ancak davacının bu dosyada borçlu olmadığını, dosyanın tarafı olmadığını, tarafı olmadığı bir borç için menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu icra dosyasının bir kambiyo senedine dayandığını, kambiyo senedinin ayrıca müvekkiline ciro yoluyla geldiğini, bu konuda mücerretlik ilkesinin de söz konusu olmadığını, alacağın olmadığı ya da borcun ödenmiş olduğunun ancak yazılı belge ile ispatlanabileceğini, tasarrufun iptali davasında böyle bir ispat vasıtasının da ortaya konulamadığını, davacının yine Mahkemeye yanıltıcı bilgi vererek çeklerin ödenmemesi nedeniyle hapis cezası verildiğini ancak cezadan danışıklı olarak feragat edildiğini beyan ettiğini, oysa durumun böyle olmadığını, takip dayanağı çekler ile ilgili olarak borçlu hakkında hapis cezasının çıktığını, borçlunun uzun süre hapis yattığını, ancak çeklerde hapis cezasının üst sınırı 400.000,00 TL olduğu için borçludan bu miktar kadar tahsilat sağlandığını, bu durumun icra dosyasında görüldüğünü, bu şekilde tahsilat yapılması ile hapis cezasından vazgeçildiğini, bu durumun daha borcun gerçekliğini ortaya koyduğunu, kimsenin danışıklı bir borç nedeniyle hapis yatmayacağını, oysa borçlunun bu borç nedeniyle hapis yattığını ve bir miktar ödeme yaparak hapisten çıktığından bahisle; Davacının davasının öncelikle hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmesini sonrasında ise esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalılar ........ Taahhüt ve Lokantacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Vavyapı İnşaat Mimarlık Mühendislik Yalıtım İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'ne usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği ancak işbu davalıların davaya karşı herhangi bir cevap vermedikleri gibi kendilerini vekil ile de temsil ettirmedikleri anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; Davacının, borçlu-davalılar ........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd. Şti.'nin Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı ........ Ltd. Şti.'ne herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile mevcut icra takibinin iptaline, karşı tarafın kötüniyetli olarak icra takibi açmış olması nedeniyle takip miktarının en az %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği, davalılar ........ Taahhüt ve Lokantacılık Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. ve Vavyapı İnşaat Mimarlık Mühendislik Yalıtım İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin davaya karşı herhangi bir yazılı veya sözlü bir cevap vermedikleri, diğer davalı ........ Mühendislik İnşaat İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi'nin ise davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Dava; İİK.72.maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür.
Yargıtay 11.Hukuk Darise'nin 24/01/2022 tarih ve 2020/6649 Es.2022/555 Kar. Sayılı ilamında; "Bölge Adliye Mahkemesince, muvazaa sebebine dayalı menfi tespit davasında menfaati olan üçüncü kişilerin muvazaa iddiasında bulunabileceği, İlk Derece Mahkemesinin davacıların bonoda taraf olmadığı gerekçesiyle aktif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmesinin uygun olmadığı, davacılar vekilinin bu yöndeki taleplerinin kabulüne, ancak tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun borçtan yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici haciz belgesinin bulunması gerektiği, asliye hukuk mahkemesince alacağın muvazaalı olup olmadığının 2016/261 Esas sayılı dosyasında çözümlenmesi gerektiğinden davacıların takip konusu bonoların muvazaalı olduğu yönünde dava açmalarında hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle asıl davada davacılar vekili ile birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince re'sen sebeplerle esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. .....İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. " şeklinde kabul edildiği anlaşılmıştır.
Davacının davalılardan Ali Şevval Ltd Şti'den gerçek bedeli ödenerek taşınmaz satın aldığını, davalılardan ........ Ltd. Şti.'nin diğer davalılar ........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd. Şti. hakkında icra takibi yaptığını, akabinde Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas (yeni numarası ... Esas) sayılı dosya ile dava açtığını, borçlu-davalılar ........ Ltd. Şti. ve ........ Ltd. Şti.'nin Konya.... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı ........ Ltd. Şti.'ne herhangi bir borcunun olmadığının tespiti ile mevcut icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, tasarrufun iptali davasının dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun borçtan yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici haciz belgesinin bulunması gerektiği, alacağın muvazaalı olup olmadığının Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... Esas (yeni numarası ... Esas) sayılı dosyasından çözümlenmesi gerektiği bu nedenle davacı şirketin davalılara takip konusu bonoların muvazaalı olduğu yönünde dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı dava şartlarına ilişkin düzenlemenin 6100 sayılı HMK.nun 114.ve 115.maddelerinde düzenlendiği, HMK.nun 114/1-h maddesinde; Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması'nın dava şartı olduğunun, aynı kanunun 115.maddesinde mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağının ve taraflarında her zaman ileri sürebileceğinin, dava şartlarının noksan olması halinde davanın usulden reddine karar verileceğinin, HMK'nun 138/1.maddesinde mahkemenin öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verebileceğinin düzenlendiği, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; savunma ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, herhangi bir yargılama yapılmadığını, kanıt toplanmadığını, doğrudan doğruya davanın usulden reddedildiğini, davalı ........ Ltd. Şti.'nin savunmaları ile davalılar arasında hukuki ilişki nedeniyle üretilen alacağın somut olaya uygun düşmediğini, tüm davalıların el ve iş birliği içerisinde hareket ederek müvekkiline zarar vermek istediklerini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, davalılar ........ Müh. Ltd. Şti.'nin alacaklı, diğer davalıların borçlusu olduğu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya alacağın gerçek olmadığı, muvazaalı olduğu iddiasına dayalıdır.
Davacı şirket, davalı ........ ... Ltd. Şti.'nden Konya ili, Meram İlçesi ..............arsel sayılı taşınmazları satış suretiyle devralmıştır.
Davalı ........ Müh. ... Ltd Şti, davalı ........ ... Ltd. Şti. ve davalı ........ İnş. ... Ltd. Şti. Hakkında Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı icra dosyası ile icra takibi başlatmış, takip kesinleşmiştir. Davalı alacaklı şirket, alacaklarını tahsili için, Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile dosyamızı davacısı ve davalı Ali Şevval ... Ltd. Şti'ye yönelik, davalılar arasında devre konu Konya ili, Meram İlçesi ................. parsel sayılı taşınmazlar hakkında Tasarrufun İptali davası açmış olup, mahkemesince davanın kabulüne dair verilen kararın istinafı üzerine dairemizin ... E. ... K. Sayılı kararı ile "mahkemece, davacı alacağın var olup olmadığı noktasında, alacağın bulunduğunun iddia edildiği dava dışı 3. Şirket ........ Ltd. Şti.'nin ticari defterleri incelenmeksizin, tek yanlı olarak sadece davacının ticari defterlerinin incelenerek alacağın gerçekliği ve tasarruftan önce olup olmadığı yönünden eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi hatalı olup, ispat yükünün davacı üzerinde olduğu da göz önünde bulundurularak, yukarıdaki usul hükümleri de nazara alınarak, sözü edilen alacaklı olduğu belirtilen dava dışı şirketin de ticari defter ve belgeleri de davacı ticari defter ve belgeleri ile birlikte incelenip, karşılaştırılıp değerlendirilerek, tarafların bu konudaki tüm delilleri de toplanarak, gerekirse davacı alacaklı ile dava dışı 3. Kişi şirket temsilcisinin de tanık veya isticvap suretiyle dinlenilmesi suretiyle, alacağın dayanağı faturalara ilişkin ilgili Vergi Dairesi Müdürlüğünden ilgili kayıt ve belgeler de incelenerek alacağın gerçek olup olmadığı, borcun gerçek doğum tarihi tespit edilerek, dava koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği saptanmalıdır" gerekçesi ile İDM kararının kaldırılasına karar verilmiştir.
Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı dosyasında dava, İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının alacağının gerçek olması, gerekmekte olup, davacının alacağının gerçek olması dava şartıdır. İspat yükü tasarrufun iptali davasının davacı olan icra dosya alacaklısı üzerindedir.
Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. - ... K. Sayılı kararına ilişkin, Dairemizin ... E. ... K. Sayılı kaldırma kararı sonrası, Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasından yapılan yargılama neticesinde; ........ şirketinin ........ şirketinin bölünmesiyle oluştuğu, anlaşıldığından farklı tüzel kişilik kazansa da ilgili şirketin yaptığı iptale konu işlemler nedeniyle aslında ........ şirketi ile aynı konumda olup, işlemin tarafı olan ........ şirketi için geçerli olan iptal sebepleri ........ şirketi için de geçerli olduğundan bu şirket ile yapılan işlemlerin de iptale tabi olduğu anlaşılmış, nitekim borçluyla iptale konu tasarruf işlemini yapan ........ şirketinin bölünmesiyle oluşan ........ şirketinin İİK m.282/1 hükmü kapsamında da kötü niyetli 4.kişi olduğu da sabit görülmüş, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, iş bu kararın dosya davalıları ........ Ltd.Şti. ve ........ Ltd. Şti. Tarafından istinaf edilmesi üzerine dairemiz incelemesinde olduğu anlaşılmıştır.
Elde ki davada, davacı tarafça, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosya borçluları ........ ... Ltd. Şti ve ........ İnş. ... Ltd. Şti'nin icra dosya alacaklısı ve tasarrufun iptali davası davacısı olan ........ ... Ltd. Şti.'ye borçlu olmadıklarının tespiti talep edilmekte olup, tasarrufun iptali davasının davalı olan dosyamız davacının, bu defini tasarrufun iptali davasında ileri sürmesi mümkün olup, dairemizin kaldırma gönderme karar gerekçesi de, dava şartı olan tasarrufun iptali dava dosya alacaklısının, alacağının gerçek olup olmadığının araştırılması noktasındadır.
Bu itibarla, İlk derece mahkemesince, eldeki davada davacının hukuki yararı olmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafça yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 11/07/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.