T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 31/12/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1- ........
2- ........
VEKİLİ: Av......
DAVALI : .....
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin oğlu olan ........'un sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracın önündeki ........ plakalı araca çarpmamak için, trafiğin iki yönlü olarak işlediği yolda, şerit değiştirip karşı yönden gelen, ........ sevk ve idaresindeki ........ Plakalı araç ile karşılıklı çarpıştığını, müvekkillerin oğlu olan ........'un bu olay nedeniyle vefat ettiğini, ölen ........'un kullandığı, ........ plakalı araç zorunlu mali sorumluluk sigortası ........ tarafından yapıldığını, müvekkilleri, kaza nedeniyle Çumra Asliye Hukuk (Asliye Tic. Mah. sıfatıyla) Mahkemesi'nde destekten yoksun kalma tazminat davası açtıklarını ve açılan tazminat davasında Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi ... Esas, ... Karar sayılı karar ile davanın kabulüne karar verildiğini, mahkemece taleple bağlılık ilkesi gereği olarak toplam 96.354,10 TL tazminata karar verildiğini, dosyada alınan 09.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda destekten yoksun kalınan tazminat miktarının 337.024,01 TL olduğunun belirlendiğini, dosyanın 26.10.2023 tarihi itibariyle kesinleştiğini, işbu dosyanın yargılamasının uzun sürmesi ve dosyanın geç karara çıkması nedeniyle iki kere ek rapor alınmak zorunda kalındığını ve daha öncesinden ıslah yapıldığından ikinci yapılan ıslahın kabul edilmemesi sebebiyle müvekkilin mezkur dosyada alınan Çumra Asliye Hukuk (Asliye Tic. Mah. sıfatıyla) Mahkemesi ... E. 2023, ... K. dosyasındaki 09.02.2023 tarihli 2. ek bilirkişi raporu sebebiyle bakiye 103.645,90 TL destekten yoksun kalma tazminatı alacağı kaldığından bahisle davanın kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davaya konu kazının 17/07/2011 tarihinde gerçekleştiğini, 8 yıllık ceza zaman aşımı süresi dahi dikkate alınsa da davacının talepte bulunabileceği son tarihin 17/07/2019 tarihi olduğunu, bu nedenle zaman aşımı nedeniyle reddini , davacıların geçici iş göremezlik süresinde geçici iş göremezlik ve tedavi gideri zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olduğunu, tedavi gideri talepleri trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminatı dışı olduğunu, davacının davasının ispatı halinde müvekkili şirketin öncelikli ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise asıl alacak yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "...Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları, Yüksek Mahkemenin emsal mahiyetteki ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde 17/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde davacıların desteği ........'un vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde T.C. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Ankara Trafik İhtisas Dairesinin 30/09/2015 Tarihli raporunda ifade edildiği üzere müteveffa destek ........'un %100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu LAKİN eldeki davada kaza tarihinin 17/07/2011 olduğu, T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/02/2012 Tarih ve 2011/17-787 Esas-2012/92 Karar sayılı ilamı ile T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 02/10/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında " davacıların salt ölenin mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan 3.kişi sıfatıyla dava açtıkları, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu motosiklet şoförünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 Sayılı Yasa ve ZMSS Genel Şartlarına göre aracın Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı, işletenin 3.kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve davacılar da 3.kişi konumunda bulunduğuna göre sigorta şirketinin oluşan zararın tamamından sorumlu olduğu" şeklinde ifade edildiği üzere sigorta şirketinin zarardan sorumlu olduğu, T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan 09/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacı ........'ın talep edebileceği maddi zararının 122.787,98 TL, davacı ........'nın talep edebileceği maddi zararının ise 214.236,03 TL olduğu, T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin(Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile hükmolunan tazminat tutarlarının mahsubu neticesinde davacı ........'ın dava dilekçesi ile talep ettiği 55.141,58 TL maddi zarar ile davacı ........'nın dava dilekçesinde talep ettiği 48.504,32 TL'nin sigortanın bakiye teminat limiti içinde kaldığı anlaşılmakla bu tutarlar üzerinden davalarının kabulüne karar verilmiştir.
FAİZ TÜRÜ VE BAŞLANGIÇ TARİHİ AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Faiz Türü Açısından Yapılan Değerlendirmede: Kazaya sebebiyet veren ........ plakalı aracın ruhsat bilgilerinin incelenmesinde kamyonet olarak kullanıldığı lakin davacıların faiz türü olarak yasal faiz talep etmesi sebebiyle talebiyle bağlı kalınarak hükmolunan tazminatlara yasal faiz uygulanmıştır.
(b) Faiz Başlangıç Tarihi Açısından Yapılan Değerlendirmede: T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 18/10/2021 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir." ifade edildiği üzere sigorta şirketine yapılan başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda zararın karşılanmaması halinde sigorta şirketi yönüyle faizin başlayacağı, somut olayımızda sigorta şirketin davacılar tarafından 07/02/2024 tarihinde yapılan başvurusunun davalı sigorta şirketine 13/02/2023 Tarihi saat: 12:19 itibariyle tebliğ edildiği, tebliğ tarihi itibariyle sigortanın 24/02/2023 tarihi itibariyle temerrüde düşmesine rağmen Mahkememiz kısa kararında davalı sigorta şirketi yönüyle temerrüt tarihi hatalı olarak 13/02/2024 tarihi olarak kabul edilmiş, bu hata Mahkememizce fark edilmiş ise de tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına düzeltme yapılmamıştır.
DAVA ŞARTI ARABULUCULUK MAHKEMEMİZİN GÖRÜŞ DEĞİŞİKLİĞİ YÖNÜYLE YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: Her ne kadar Mahkememizce daha önce eldeki davanın mutlak ticari dava olması ve dava açılmadan önce sigorta şirketine arabuluculuk başvurusunda bulunmanın ve süreci tamamlamanın dava şartı olduğundan bahisle Zorunlu Arabuluculuk Ücreti masrafı sigorta şirketlerine yükletilmekte ise de (Emsal T.C. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 03/10/2023 Tarih ve 2023/1643 Esas-2023/1911 Karar sayılı ilamı) T.C. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09/09/2024 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamında "Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. " şeklinde ifade edildiği üzere eldeki davada alternatif uyuşmazlık çözüm yolu öngörüldüğünden arabuluculuğun zorunlu dava şartı olmadığı anlaşılmakla Mahkememizin önceki uygulamasından vazgeçilerek yapılan arabuluculuk masrafının davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Davacıların davalarının KABULÜ İLE;
Davacı ........'un 17/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hayatını kaybeden müteveffa ........'un hayatını kaybetmesi sebebiyle mahrum kaldığı 55.141,58 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Şahıs Başına Sakatlanma Ve Ölüm Limiti: 200.000,00 TL'den T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı ile Hükmolunan 96.354,10 TL Tazminatın mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 103.645,90 TL) temerrüt tarihi olan 13/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacı ........'un 17/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hayatını kaybeden müteveffa ........'un hayatını kaybetmesi sebebiyle mahrum kaldığı 48.504,32 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Şahıs Başına Sakatlanma Ve Ölüm Limiti: 200.000,00 TL'den T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı ile Hükmolunan 96.354,10 TL Tazminatın mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 103.645,90 TL) temerrüt tarihi olan 13/02/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacılar vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi meydana gelen zarardan poliçe limitleri dâhilinde sorumlu olduğundan davacıların uğradığı destekten yoksun kạlma sebebiyle bakiye destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilebilmesi için iş bu ek davayı açma mecburiyetinin hâsıl olduğunu, yerel mahkemenin, ayrıca gerekçesinde temerrüt tarihini 24.02.2023 tarihi olarak belirlemesine rağmen temerrüt tarihinin kısa kararda hatalı olarak 13.02.2024 tarihi yazıldığını, bu hatanın mahkemece farkedilse de tefhim olunan kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturmamak adına düzeltme yapılmadığını ifade ettiğini, kararın bu yönüyle de hatalı olup düzeltilmesi gerektiğini, mahkemece hatalı olarak faiz başlangıç tarihinin ikinci davanın açılış tarihi olarak değerlendirilmesi hatalı olup dava konusu tazminatın faiz başlangıç tarihinin ilk dava tarihi olan 14.03.2014 tarihi olarak karar verilmesi gerektiğini, ayrıca işbu davada zorunlu arabuluculuk başvurusu neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından anlaşma gerçekleşmediğinden zorunlu arabuluculuk ücretinin de davalı sigorta şirketine tahmiline karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde dava konusu tazminatın faiz başlangıç tarihi ile arabuluculuk ücreti yönünden kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda arabuluculuk ücretinin davalıya tahmiline ve dava konusu tazminatın faiz başlangıç tarihinin 14.03.2014 olarak belirlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Davacılarca, 17.07.2011 tarihinde meydana gelen trafik kazasında destekleri ........'un vefatı nedeniyle Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (ASTM sıfatıyla) ... E. Sayılı dosyası ile verilen kararın Y.17. HD'nin ... E. -... K.sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiği, bozma üzerine mahkemenin ... Esas sayısı alarak yapılan yargılama neticesinde davacı ........ için 122.787,98 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin taleple bağlılık ilkesi gereğince 44.858,42 TL, davacı ........ için 214.236,03 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebinin taleple bağlılık ilkesi gereğince 51.495,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 21.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı sigorta şirketinden tahsiline karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, eldeki davanın bakiye tazminatın tahsili amacıyla açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yazılı şekilde verilen karara yönelik, davacılar vekilince arabuluculuk ücretinin yargılama gideri olarak taraflarına verilmesi gerektiğine ve faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf isteminde bulunulduğu görülmüştür.
Arabuluculuk giderine ilişkin itirazın değerlendirilmesinde;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği, bu gerekçeyle, ilk derece mahkemesince Arabuluculuk ücretinin davacıya yükletilmesinde bir yanlışlık bulunmadığından, itirazın reddi gerekmiştir. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... Esas, ... Karar sayılı ilamı)
Faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf isteminin incelenmesinde;
Mahkemece, davalı sigırta yönünden temerrüt tarihinin, sigortaya başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü sonunda başlayacağı, somut olayda sigortaya 07.02.2024 tarihinde başvuru yapıldığı, 13.02.2023 tarihinde tebliğ edildiği, temerrütün 24.02.2023 tarihinde oluştuğu, ancak kısa kararda hatalı olarak 13.02.2024 tarihi yazılması nedeniyle, bu tarihin hükümde gösterildiği, davacılarda kaza tarihinden itibaren faiz talep edildiği anlaşılmaktadır.
2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.
Ancak, dava konusu destek tazminatının tahsili için davalı sigorta şirketine Çumra Asliye Hukuk Mahkemesi'nin (ASTM sıfatıyla) ... E. Sayılı dosyası ile 14.03.2014 tarihinde dava açıldığı, bu kararın temyizi üzerine Y.17. HD'nin ... E. -... K.sayılı kararında:
"2918 sayılı KTK.nun 98/1, 99/1. maddeleri ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca rizikonun, bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir.Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir.
Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekir." şeklinde, faiz başlangıç tarihinin ilk dava tarihi olan 14.03.2014 tarihi olarak gösterildiği, bu durumda davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihinin 14.03.2014 tarihi olacağı, hükmedilen tazminata bu tarihten yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerekirken, mahkemece ek davada sigortaya başvurunun tebliği tarihinden itibaren 8 gün sonraki tarihin temerrüt tarihi olarak dikkate alınması doğru olmamıştır. İtirazın kabulü gerekmiştir.
Bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda KABULÜ ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-Davacıların davalarının KABULÜ İLE;
(a) Davacı ........'un 17/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hayatını kaybeden müteveffa ........'un hayatını kaybetmesi sebebiyle mahrum kaldığı 55.141,58 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Şahıs Başına Sakatlanma Ve Ölüm Limiti: 200.000,00 TL'den T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı ile Hükmolunan 96.354,10 TL Tazminatın mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 103.645,90 TL) 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
(b) Davacı ........'un 17/07/2011 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle hayatını kaybeden müteveffa ........'un hayatını kaybetmesi sebebiyle mahrum kaldığı 48.504,32 TL destekten yoksun kalma maddi zararının DAVALI ........ A.Ş'DEN (kaza tarihinde geçerli poliçe(Poliçe No: ........) teminat limitleri ile sınırlı olmak (Şahıs Başına Sakatlanma Ve Ölüm Limiti: 200.000,00 TL'den T.C. Çumra Asliye Hukuk Mahkemesinin 09/03/2023 Tarih ve ... Esas-... Karar Sayılı İlamı ile Hükmolunan 96.354,10 TL Tazminatın mahsubu neticesinde BAKİYE TEMİNAT LİMİTİ: 103.645,90 TL) 14.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 7.080,05 TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 1.770,02 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 5.310,03 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Arabuluculuk dava şartı olmadığından hazine tarafından karşılanan 3.800,00TL arabulculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacılar tarafından karşılanan 855,20 TL başvuru harçları, 1.770,02 TL peşin harç, 60,80 TL vekalet suret harcı, 52,00TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.738,02 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı ........ vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ........'a verilmesine,
6-Davacı ........ vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı ........'a verilmesine,
7-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
8-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harçlarının talep halinde davacı tarafa iadesine,
9-Davacı ........ tarafından yapılan 1.683,10 TL istinaf başvuru gideri ile 50,00 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.733,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
10-Davacı ........ tarafından istinaf başvuru gideri olmak üzere yapılan 1.683,10 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine,
11-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
12-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11/07/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.