T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ....
KARAR NO: ....
KARAR TARİHİ: 27/03/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .... (...)
ÜYE: .... (...)
ÜYE: .... (...)
KATİP: .... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 21/11/2024
NUMARASI: ... Esas .... Karar
DAVACILAR: 1- .......
2- .......
3- .......
VEKİLİ: Av. ....
DAVALILAR: 1- .......
VEKİLİ: Av.....
2- ......
VEKİLİ: Av.....
3- .......
4- .......
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/03/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 28/03/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 10/03/2018 tarihinde saat 08:00 sıralarında ....... idaresindeki ....... plakalı aracı ile seyir halinde iken ....... kavşağı ile ....... Caddesi kavşağından otogar istikametine sola dönüş yaptığı esnada yaya .......'a çarptığını, müvekkillerinden .......'ın eşi ve .......'ın babası olan ....... söz konusu kazada hayatını kaybetiğini, meydana gelen kazanın tek taraflı, ölümlü trafik kazası olduğunu, dava konusu bu kazada müteveffaların kusursuz olduğunu, .......'ın sevk ve iaderisndeki ve .......'e ait ....... plakalı aracın kaza tarihinde ....... A.Ş. tarafından ....... poliçe no ile sigortalandığını, ayrıca ....... plakalı aracın genişletilmiş kasko poliçesinin ....... poliçe no ile ....... Sigorta Şirketi tarafından yapıldığını, 2918 s. KTK.nın 97. maddesi gereğince davalı sigorta şirketlerine başvuruda bulunulduğunu ancak, sigorta şirketlerinin 15 günlük yasal süreler içerisinde taleplerine cevap vermediklerini, .......'ın kaza tarihinde 54 yaşında olduğunu, müteveffanın bir evlak olarak ailesine, eşine hem manevi hem de maddi anlamda dektek verdiğini, müvekkillerinin desteklerini kaybetmesinden dolayı büyük üzüntü ve acı içinde olduklarını beyan ederek, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekillerinden ....... için 100.000 TL. müvekkil ....... ve ....... için de ayrı ayrı 50.000'şer TL. manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketleri hariç diğer davalılar ....... ve .......'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilleri ....... ve .......'ın fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere destekten yoksun kaldığının kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere şimdilik eş ....... için 50,00 TL. ve kızı ....... için 50,00 TL. olmak üzere şimdilik 100,00 TL. destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 10/03/2018 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan ....... A.Ş., ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen tahsilini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletinin de davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalılardan ....... Sigorta Şirketi'nin davaya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kazaya karışan ....... plakalı aracın İhtiyari Mali Mesuliyet Sigortası poliçesinin müvekkili sigorta şirketi tarafından yapıldığını, yetki itirazında bulunarak yetkili ve görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin olduğunu, daya konu talebin zamanaşımına uğradığını ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacı yanın müterafik kusurunun nazara alınmasını gerektiğini, mahkeme masraf ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
Davalılardan ....... A.Ş. vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle; davacılardan ....... ve .......'ın yaptığı başvuru üzerine müvekkili şirket tarafından 10/05/2018 tarihinde davacı eş ....... için 35.142,00 TL. davacı çocuk ....... için 2.019,00 TL. ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından zararın tazmin edilmesi nedeniyle müvekkili şirketin bu kaza nedeniyle başkaca bir sorumluluğunun bulunmadığını ve müvekkili şirketi yönünden davanın reddinin gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın da kusurunun bulunduğunu ayrıca, manevi tazminata ilişkin herhangi bir sorumluluğunun da bulunmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun iş bu davanın reddini, yargılama giderleri ile vekalet ücretini de davacılar üzerinde bırakılmasını istemiştir.
Davalılardan ....... ve ....... vekilinin davaya cevap dilekçesinde özetle ; dava konusu kaza anında müvekkilinin iki çocuğunun araç içerisinde olduğunu, bu hususa tanık olduklarını, derdest ceza dosyasında olay anına ilişkin tutanak görüntü ve raporlarda müteveffanın kırmızı ışıkta geçtiği, koştuğu açıkça belli olduğunu, tüm bunlara rağmen müvekkilinin asli kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, ayırca kazaya karışan aracın sigortalı olduğunu, bu sebeple davanın muhatabının öncelikle sigorta şirketinin olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun sigorta şirketinden sonra geldiğini, davacıların dava dilekçelerinde bulunan manevi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, bu hususa bir itirazlarının bulunmadığını, feragat edilen miktar üzerinden müvekkili lehine vekalet lehine vekalet ücretine hükmolunmasını istediklerini, davacının maddi tazminat taleplerinin müvekkilinin kusursuz olması sebebiyle müvekkili yönünden reddini, manevi tazminat talepleri de dahil olmak üzere yargılama giderleri ve vekalet ücretin de karşı taraf üzerinde bırakılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 10/03/2018 tarihinde, davalı ....... idaresindeki .... plakalı aracı ile seyir halinde iken yaya .......'a çarptığını, davacılardan .......'ın eşi ve .......'ın babası olan ....... söz konusu kazada hayatını kaybetiğini, meydana gelen kaza nedeni ile davacıların maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, 23/07/2018 tarihli dilekçe ile manevi tazminat talebinden feragat ettikleri, Karayolları Fen Heyetinden oluşturulan 03/02/2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda sonuç olarak; .... plakalı
araç ( Otomobil ) sürücüsü .......'in %70 oranında kusurlu olduğu, yaya .......'ın %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği anlaşılmakla, 16/04/2024 tarihli aktüerya raporu ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, -Davacıların açmış oldukları manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve;
Maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile;
-Davacı ....... yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı olarak 1.307.672,31 TL'nin, davalı ....... A.Ş. açısından 03/04/2018 temerrüt tarihinden (321.290,10 TL sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalılar ....... ve ....... açısından kaza tarihi olan 10/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile davacı .......'a verilmesine,
-Davacı ....... yönünden uğramış olduğu destekten yoksun kalma tazminatı olarak 6.304,12 TL'nin davalı ....... A.Ş. açısından 03/04/2018 temerrüt tarihinden (1.548,90 TL sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalılar ....... ve ....... açısından kaza tarihi olan 10/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile davacı .......'a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine,
Davacıların açmış oldukları MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalılar ....... ve ....... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı tarafça düzenlenen bilirkişi raporlarına süresi içinde itiraz edilmediğini, müvekkili yönünden usuli müktesep hak doğduğunu, feragat nedeniyle reddedilen manevi tazminattan doğan vekalet ücretine hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, davacı tarafın 16/10/2019 tarihinde davalarını ıslah ettiğini, ıslah hakkını kullandığını, fazlaya dair hakkını saklı tutmadığını, yine davacı tarafça 20/02/2020 tarihli hükmü Konya.... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasından icra takibine konu edilmiş ve tahsilat ile kapatıldığını, bunun yanında hükme esas alınan bilirkişi raporunda eşin destek süresinin hatalı tespit edildiğini, müvekkilinin adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini, mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı ....... vekili istinaf başvurusunda özetle; karşı taraf lehine usuli kazanılmış bir hakkın söz konusu olmadığını, buna ilişkin taleplerin yersiz olduğunu, dava konusu kazada müvekkillerinin murisi müteveffaya ait bir kusur bulunmadığını, hatalı tespit yapan kusur raporunun hükme esas alındığını, hükme esas alınan raporda davalı tarafın %70, müteveffanın ise %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini ancak dava konusu kazanın meydana gelmesinde müteveffanın kusursuz olduğunu, müvekkillerinin hüküm alınan destekten yoksun kalma zararlarının da tespit edilenden daha fazla olduğunu, manevi tazminat yönünden davanın ödeme nedeniyle konusuz kalmış olduğunu, manevi tazminat yönünden davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, kararın müvekkili lehine kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Karar sadeci davacı ....... ve davalılar ....... ve ....... tarafından istinaf edilmiştir. Davacı ....... ile davalı sigorta şirketlerinin istinafları olmadığı anlaşılmıştır.
1-Manevi tazminat itirazının incelenmesinde :
Davacı tarafından manevi tazminatın tahsili sebebiyle davanın konusuz kalması gerekçesiyle davadan feragat edilmiş ise de; feragat davadan feragatta hakkın özünden feragat söz konusu olmayıp; davacı alacağına yargılama sırasında kavuştuğu için feragat etmiş, esasen dava konusuz kalmıştır. (Bkz. Yargıtay 17 HD nin 2018/5619 esas 2020/3841 Karar sayılı ilamı)
Dosya kapsamı ve ibraname kapsamı incelendiğinde davanın ödeme nedeni ile konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmelidir.
2-Usuli müktesep hak itirazının incelenmesinde :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281/1. maddesinde; "Taraflar, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını; belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilirler" düzenlemesine yer verilmiştir. Usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde ise, karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacağı izahtan varestedir.(YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2015/3253 ESAS, 2017/9419 KARAR; aynı daire 2015/10058 ESAS, 2018/4639 KARAR)
Aktuerya raporunun istinaf eden davacı tarafa ihtaratlı olarak tebliğ edilmiş olmasına rağmen bilirkişi raporuna yazılı olarak herhangi bir itirazda bulunulmadığından, bu husus kamu düzeninden olup re'sen nazara alınması gereken hususlardan bulunup davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği de açıktır.
Ayrıca ;
“Usuli kazanılmış hak” kavramı Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada kesinleşen kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturduğu gibi, bu usul kuralı davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Davacı tarafça ilk karara sadece feragat yönünden itiraz etmiş diğer yönlerden bir itirazının oladığı anlaşılmakla , itiraz etmemesi itiraz eden taraf lehine usule ilişkin kazanılmış hak oluşturur. Davalı lehine usulü kazanılmış hak oluştuğundan İDM tarafından davacının fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmuş isede ilk karara itirazı olmayan davacı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tutulamaycağından istinaf eden birkım davalıların buna yönelik itirazın kabulü gerekmiştir. gerekmiştir.. (YARGITAY 17. Hukuk Dairesi 2013/7426 E 2013/8740 K )
3-Islah itirazının incelenmesinde :
6100 sayılı HMK’nun belirsiz alacak davasının düzenleyen 107.maddesinde;”(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir. (2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Bu hükme göre belirsiz alacak davasının alacak miktarının veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenemediği ya da imkansız olduğu hallerde olanaklıdır. Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.
Bu açıklamalara göre davanın belirsiz alacak davası olarak açılması halinde davacının öncelikle talep sonucunu belirlemesi, talebin belirlenmesinden sonra alacağın belirlenen miktardan daha fazla olduğunun anlaşılması halinde davacının ıslah yolu ile dava değerini arttırması gerekecektir. Yargıtay uygulamalarına göre trafik kazalarında yaralanmadan kaynaklanan tazminat davalarının belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olduğu kabul edilmiştir.
Somut olayda 04/07/20204 tarihli dilekçe ikinci ıslaha girmez ancak usuli müktesep hak nedeni ile ilk kararda belirlenen miktara göre karar verilmelidir.
4-Kusur itirazının incelenmesinde :
Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 19/06/2019 tarihli raporuna göre ; sürücü .......'in % 70 oranında kusrlu olduğu, yaya .......'ın ise % 30 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Mahkemece dava konusu trafik kazasında tarafların kusur durumuna ilişkin olarak Ankara....Asliye Ticaret Mahkemesi kanalı ile Karayolları Fen Heyetinden bilirkişi raporu alınmış, 03/02/2024 tarihli raporda sonuç olarak; ....... plakalı araç ( Otomobil ) sürücüsü .......; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 74 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %70 oranında kusurlu olduğu, Yaya .......; 2918 Sayılı Karayolları trafik Kanunun 68/b-1 maddesini ihlal ettiğinden bu kazanın oluşumunda %30 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiş olup, raporun usul ve yasaya uygun olması nedeni ile itirazın reddi gerekmiştir.
Bu nedenle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, HMK.nın 353/1-b.2. maddesi gereğince yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun REDDİNE,
Davalılar ....... ve ....... vekilinin istinaf başvurusunun KÜBULÜ ile; ilk derece mahkemesi kararın KALDIRILMASINA,
HMK.nın 353/1-b-2.maddesi gereğince YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, (İnfazda tereddüt oluşmaması için itiraz edilmeyen ve kesinleşen kısımlar korunmak suretiyle)
1-DAVACILARIN MANEVİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN ; davacının manevi tazminat davasının karar verilmesine yer olmadığına
2-DAVACILARIN MADDİ TAZMİNAT DAVASI YÖNÜNDEN ;
A)-Davacı ....... yönünden, destekten yoksun kalma tazminatı isteminin Kısmen kabulü ile; davalı ....... A.Ş. açısından 03/04/2018 temerrüt tarihinden (321.290,10 TL sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalılar ....... ve ....... açısından 94.168,55 TL den sorumlu olmak kaydıyla kaza tarihi olan 10/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile davacı .......'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
B)-Davacı ....... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı isteminin Kısmen kabulü ile; davalı ....... A.Ş. açısından 03/04/2018 temerrüt tarihinden (1.548,90 TL sigorta limiti ile sınırlı olmak kaydıyla), diğer davalılar ....... ve ....... açısından 6.304,12-TL den sorumlu olma kaydıyla kaza tarihi olan 10/03/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken müteselsilen tahsili ile davacı .......'a verilmesine, fazlaya dair talebin REDDİNE,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
3-Maddi Tazminat davası yönünden; karar tarihi itibariyle alınması gereken 22.377,96 TL nispi karar ve ilam harcından, tamamlama harcı dahil peşin alınan 5.214,17 TL harcın mahsubu ile kalan 17.163,79 TL eksik harcın davalılar ....... A.Ş, ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ....... A.Ş.'nin 16.609,33 TL ile, davalılar ....... ve .......'in 5.252,11 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) Hazine'ye gelir kaydına,
4-Maddi Tazminat davasında; davacılar tarafından yapılan peşin harç ve tamamlama harcı dahil 5.214,17 TL yargılama giderinin davalılar ....... A.Ş, ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Manevi Tazminat davasında; karar tarihi itibariyle alınması gereken (ve Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi gereğince 427,60 TL. maktu harcın 1/3'ü olarak hesap edilen) 142,53 TL.nin davalılar ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacılar tarafından yapılan 35,90 TL başvuru harcı gideri, 6.450 TL bilirkişi ücreti gideri, 790,75 TL tebligat ve posta gideri, 314,50 TL Adli Tıp Fatura gideri olmak üzere toplam 7.591,15 TL'nin kabul edilen miktara oranla hesaplanan 2.011,65 TL'sinin davalılar ....... A.Ş, ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ....... A.Ş.'nin 1.981,47 TL ile, davalılar ....... ve .......'in 615.56 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacılara verilmesine, kalan 5.579,50 TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı ....... tarafından yapılan toplam 16,50 TL tebligat ve posta giderinden oluşan yargılama giderinin reddedilen miktara oranla hesaplanan 12,12 TL'sinin davacılardan alınarak davalı .......'e verilmesine, kalan kısmın ilgili davalı üzerinde bırakılmasına,
8-Maddi Tazminat davasında; davacı ....... açısından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 51.406,42 TL vekalet ücretinin (....... A.Ş.'nin 50.635,32 TL ile, diğer davalılar ....... ve ....... yönünden 15.730,36 TL ile sorumlu tutularak müştereken ve müteselsilen alınarak davacı .......'a verilmesine,
9-Maddi Tazminat davasında; davacı ....... açısından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (kabul edilen dava değerinin 6.304,12 TL olduğunun, ....... A.Ş. yönünden 1.548,90 TL olduğunun kabulü ile) davacı ....... vekili için 6.304,12 TL vekalet ücretinin davalılar ....... A.Ş. ....... ve .......'ten müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ....... A.Ş.'nin 1.548,90 TL'den sınırlı sorumlu tutularak) davacı .......'a verilmesine,
10-Maddi Tazminat davasında; davacı ....... açısından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ......., ....... ve ....... vekili için 51.406,42 TL nispi vekalet ücretinin davacı .......'dan alınarak bu davalılara verilmesine,
11-Maddi Tazminat davasında; davacı ....... açısından, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalılar ....... ile ....... vekili için 6.304,12 TL nispi vekalet ücretinin davacı .......'dan alınarak davalılar ....... ve .......'e verilmesine,
12-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmının 6100 s. HMK.nun 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde re'sen taraflara iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
13-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davacı tarafa iadesine,
14-Davalı tarafça yapılan 10.098,60 TL istinaf başvuru gideri ile 10,00 TL tebligat gideri toplamı olan 10.108,60 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
15-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
16-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
17-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, tarafların yokluğunda HMK nun 361.maddesi gereğince kararın davacılar yönünden kararın taraflara tebliğinden itibaren İKİ HAFTA içerisinde TEMYİZ YOLU AÇIK, davalılar yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.27/03/2025
....
Başkan
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Üye
...
e-imzalı
....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.