T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/10/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: .....
VEKİLİ: Av.....
DAVALILAR: 1- ........
VEKİLİ: Av.....
2- ........
3- ........
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/07/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/03/2023 tarihinde, davalı ........ sevk ve idaresindeki ........ Şirketi tarafından ZMMS kapsamında sigortalı olan ........ plakalı aracın, Konya ili Selçuklu ilçesi ........ mahallesinde 13 No'lu ve 19 No'lu sokakların kesişiminde seyir halindeki davacı şirket adına kayıtlı ........ aracına çarptığını, davalı tarafın 13 No'lu sokakta bulunan DUR tabelasına (EK-5) dikkat etmeksizin, geçiş önceliği olan seyir halindeki davacıya ait ........ plakalı araca, hızla, sağ orta kapı bölümüne çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, geçiş hakkının davacıya ait olduğunu, davalı araç sürücüsü ........' in davaya konu kazada tek ve asli kusurlu olduğunu, kazaya sebebiyet veren davalı ........'in sevk ve idaresindeki ........ plakalı araç ........ Şirketi tarafından ........ adına sigortalanmış olduğunu, davaya konu trafik kazası sebebiyle oluşan zararların karşılanabilmesi adına öncelikle sigorta şirketine 17/07/2023 tarihinde mail yoluyla ihbarda bulunulduğunu, hasar bedeli, değer kaybı, aracı kullanamamaktan kaynaklı tazminat ve faizlerine ilişkin taleplerinin iletildiğini ancak karşılığında olumsuz yanıt alındığını, davacının zararı giderilmediğini, bu nedenle 14/03/2024 tarihinde meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından doğan; hasar bedeli yönünden taleplerinin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 100,00-TL, değer kaybı yönünden taleplerinin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 100,00-TL, aracın ve onarımı sebebiyle aracı kullanamamadan kaynaklanan zarar taleplerinin; kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şimdilik 100,00-TL olmak üzere toplamda kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte şimdilik 300,00-TL'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ Şirketi cevap dilekçesinde özetle; öncelikle ve önemle belirtmek gerekir ki müvekkil şirketin sigortalamış olduğu ........ plakalı araç sürücüsü davaya konu kazada kusursuz bulunduğunu, bu nedenle huzurdaki davanın reddi gerektiğini, davacının maddi hasar tazminat taleplerine ilişkin olarak hiçbir şekilde davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile; araç mahrumiyet bedeli, aracın işletilememesinden doğan kazanç kayıpları gibi yansıma zararlar ZMMS teminatı dışında olduğunu, ZMMS Genel Şartları'nın A.6/k maddesi gereği söz konusu taleplerin reddi gerekmediğini, davacının tüm talepleri yönünden zamanaşımı defimizi ileri sürdüklerini, KDV'den sorumlu olmadıklarını, davacının hasar talebi yönünden kabul anlamına gelmemek kaydı ile bilirkişi raporunda da Yeni Genel Şartlarda belirtilen bu hususlar dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, davalı ........ Şirketi'nin sorumluluğunun kaza tarihini itibari ile benzer hasarlardaki onarım uygulamasına göre, eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğunu, tespit edilecek hasar bedelinde iskonto uygulanması gerektiği, değer kaybı yönünden 04/12/2021 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikleri dikkate alınarak rapor düzenlenmesini talep ettiği, teminat hallerin ayrıca araştırılması gerektiğini, talep edilen faiz türü yönünden: davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte Davalı ........ Şirketi' nin sorumluluğuna karar verilse dahi temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faize karar verilmesi gerektiğini, yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddini, davanın ihbarını ve yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; 14/03/2023 tarihinde ........ plakalı araç ile ........ plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacının hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelini ilişkin maddi tazminat talebinde bulunduğu, 28/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; ........ plakalı aracın sürücüsü ........' in %100 oranında kusurlu olduğunun, ........ plaka sayılı kamyonetin sürücüsü ........' ın ise kural ihlalinin bulunmadığının belirtildiği, 30/05/2024 tarihli raporda, ........ plakalı aracın kaza tarihinde karıştığı kazadan dolayı meydana gelen hasar miktarının KDV dahil 104.371,00 TL olduğunun sigorta şirketinin poliçe limitinin 100.000 TL olduğunun, ........ plakalı aracın kaza tarihinde karıştığı kazadan dolayı meydana gelen değer kaybı miktarının 30.600,00 TL olduğunun, ........ plakalı aracın kaza tarihinde karıştığı kazadan dolayı meydana gelen araç mahrumiyet kaybının 3220,00 TL olduğunun, davacıya bu yönde dosya kapsamına göre ödeme yapılmadığının belirtildiği anlaşılmakla, davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi de dikkate alınarak davanın kabulüme karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının araç hasarı yönünden maddi zararı 104.371,00 TL ile değer kaybı maddi zararı 30.600,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi açısından 27/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla), davalılar ........ ve ........ açısından kaza tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının araç mahrumiyeti maddi zararı için 3.220,00 TL'nin davalı davalılar ........ ve ........'den kaza tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ Şirketi vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza tarihinde geçerli poliçe limitinin 120.000,00 TL olduğunu, hükümde poliçe limitine açıkça yer verilmemiş olmasının hatalı olduğunu, bunun hükmün infazında problem yarattığını, müvekkili şirketten poliçe limitinin üzerinde bir tazminat ve teminat dışı olan araç mahrumiyet bedeli de talep edilmiş olmasına rağmen lehe vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının hatalı olduğunu, kusur tespitindeki çelişkinin giderilmediğini, dosyanın İTÜ Trafik Kürsüsüne tevdinin gerektiğini, müvekkili şirketin yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin tamamından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin işbu giderlerden sorumluluğunun sorumlu olduğu asıl alacak üzerinden oranlanarak tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazası nedeniyle hasar bedeli araç değer kaybı ve araç mahrumiyet tazminatı istemlerine ilişkinidir. Mahkemece yazılı şekilde verilen karara karşı, davalı sigorta vekilince aşağıdaki sebeplerle istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
1-Kusura itiraz
14/03/2023 tarihinde, davacı şirkete ait ........ plakalı araç ile davalı ........'in sürücüsü, davalı ........'ın işletini olduğu ........ plakalı aracın çarpması sonucu dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Maddi hasarlı kaza nedeniyle, kaza tarafları arasında kaza tespit tutanağı düzenlenmiştir. Mahkemece adli trafik bilirkişinden alınan 28/01/2024 tarihli raporda özetle, kazanın trafik levhaları ile işaretlenmiş dört yönlü kavşakta meydana geldiği, davalı sürücü ........'in DUR trafik işaret levhasına riayet etmediği, kavşak geçiş önceliği ilgili trafik kurallarına uymadığı 2918 sayılı KTK'nın 57/a ve 47/c maddelerini ihlla ettiği, kazanın oluşumunda %100 oranında kusurlu olduğu, davacıya ait araç sürücüsünün ise kural ihlalinin bulunmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun açıklayıcı ve denetime elverişli şekilde hazırlandığı ve olayla uyumlu olduğu anlaşılmakla, itirazın reddi gerekmiştir.
2-Araç hasar miktarına itiraz
Bilirkişinin araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve sovtaj bedelini kaza tarihini dikkate alarak hesaplamış ve mahkemece rapor hükme esas alınmıştır.
Dava dosyası kapsamı, delil tespiti raporu, ekspertiz raporu ve fotoğraflar incelenerek aracın yaşı, modeli gibi özelliklerde dikkate alınarak meydana gelen hasar miktarına göre aracın pertinin mi, onarımının mı uygun ve ekonomik olduğu, onarımı uygunsa ayrıntılı şekilde hasar kalemleri ve bedeli, perti uygunsa aracın olay tarihindeki 2.el piyasa rayiç değeri ile sovtaj değerinin tesbiti ve tazminat miktarının saptanması doğru olup itiraz yersizdir.
3-Değer kaybına itirazın incelenemesinde;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir.
Bu halde kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre düzenlenenen rapor usul ve yasaya uygun olup istinaflar yersizdir.
4-İskonto uygulanması gerekti ve KDV den sorumlu olunmadığı itirazında;
Hesap bilirkişinin 30.05.2024 tarihli bilirkişi raporunda, araçta meydana gelen hasar bedelini, aracın 2. el piyasa değerini ve önceki ağır hasarını dikkate alarak kaza tarihini dikkate alarak hesaplamış ve mahkemece rapor hükme esas alınmıştır.
Sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimsenin ancak gerçekten uğradığı zararı tazmine mecbur olduğundan, hasar bedeli nedeniyle davacının 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu gereğince ödenmesi gereken KDV’yi de davacıya ödemekle yükümlüdür.
3065 sayılı KDV Kanunu'nun 1.maddesine göre Türkiye'de yapılan sınai, ticari, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyet çerçevesinde, yapılan teslim ve hizmetler katma değer vergisine tabidir. Davacının aracına verilen zararı gidermek için gerekli onarım, parça ve işçilik hizmeti de anılan yasa gereğince KDV'ye tabidir. Kesinleşen hasar miktarına ilişkin fatura ibraz edilmese dahi, davacı lehine KDV dahil edilerek hasar bedeline hükmedilmesi doğrudur.
Yine, TTK'nın 1283. maddesi hükmü uyarınca, sigortacı, sigorta ettiren veya sigortadan yararlananın uğradığı gerçek zararı tazminle yükümlü olup mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, hasar bedeli tespit edilirken davalı sigorta şirketiyle servis arasında yapılan anlaşma gereği olduğu belirtilen %30 iskonto esas alınmadan gerçek zarar hesabıyla ve yedek parça ve işçilik bedellerinin rayiç değerinde indirim uygulamayarak karar vermesi doğrudur. İtirazın reddi gerekmiştir.
Bunlar dışında, mahkemece, araç mahrumiyet bedeli yönünden davalı sigorta aleyhine karar verilmediğinden, itiraz yersizdir.
ANCAK
Mahkemece, araç hasarı yönünden maddi zarar 104.371,00 TL ile değer kaybı maddi zararı 30.600,00 TL olmak üzere toplam 134.971,00 TL tazminata hükmedilmiş olup, kaza tarihinde geçerli olan sigorta poliçesine göre davalı sigorta şirketinin teminat limiti 120.000,00 TL ile sınırlıdır. Hükmedilen tazminat miktarı, teminat limitinden yüksek olması nedeniyle, davalı sigortanın sorumlu olacağı miktarın hükümde gösterilmemiş olması infazda tereddüte yol açacaktır. Mahkemece teminat limitinin gösterilmemiş olması doğru olmamıştır. Buna yönelik itiraz yerindedir.
Ayrıca davacının ıslahında mahrumiyet yönünden sigortadan bir talebi yoktur.
Bu nedenle, davalı ........ Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince esas hakkında yeniden hüküm kurularak, karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalı ........ Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen kararın HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-Davacının araç hasarı yönünden maddi zararı 104.371,00 TL ile değer kaybı maddi zararı 30.600,00 TL'nin, davalı sigorta şirketi açısından 27/07/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketinin sorumluluğu 120.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere), davalılar ........ ve ........ açısından kaza tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte, davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacının araç mahrumiyeti maddi zararı için 3.220,00 TL'nin davalılar ........ ve ........'den kaza tarihi olan 14/03/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacıya verilmesine,
İlk Derece Yargılaması Yönünden;
3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 9.439,83 TL karar ve ilam harcından, ıslah harcı dahil peşin alınan 2.624,85 TL harcın mahsubu ile kalan 6.814,98 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak (davalı ........ Şirketinin 5.917,87 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç, 2.355,00 TL ıslah harcının toplamı olan 2.894,70 TL'nin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (Davalı ........ Şirketinin 2.513,65 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmasına)
5-Davacı tarafından yapılan 3.030,30 TL keşif harcı gideri, 1.484,00 TL tebligat ve posta gideri, 1.195,00 TL taksi ücreti gideri, 3.700,00 TL bilirkişi ücreti gideri olmak üzere toplam 9.409,30 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile (davalı ........ Şirketinin 8.170,69 TL ile sınırlı sorumlu olmak kaydı ile) davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 138.191,00 TL olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (Davalı ........ Şirketinin 26.050,90 TL'sinden diğer davalılar ile birlikte sorumlu tutulmasına)
8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı ........ Şirketi vekili için 14.971,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,
9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.120,00 TL yargılama giderinin, davalı ........ Şirketi alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
10-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine,
İstinaf Yargılaması Yönünden;
11-İstinaf başvurma harcı dışında istinaf peşin harcı olarak alınan istinaf karar harcının talep halinde davalı ........ Şirketi'ne iadesine,
12-Davalı ........ Şirketi tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ile 364,00 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 1.533,40 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine,
13-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına
14-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
15-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesinde yapılan değişiklik ile, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 11/07/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.