T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 12/06/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI : ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 1- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 2- ........
DAVA İHBAR OLUNAN:........
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle:19.09.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin maliki olduğu ........ Plakalı araca, davalı ........’ın sürücüsü, diğer davalı ........ A.Ş. ’in ise kayden maliki olduğu ........ plakalı araç çarptığını, meydana gelen kazada müvekkilinin aracına çarpan ........ plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, kazanın ........ plakalı aracın müvekkiline ait araca çarpması sonucu meydana geldiğini, kazanın meydana gelmesinde ........ plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, bu hususun Konya Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü Trafik Düzenleme ve Denetleme Büro Amirliğinde tutulan kaza tespit tutanağı ile sigortalar arası tanzim edilen kusur mutabakatından açıkça anlaşılacağını, kaza sonucunda davacı müvekkilinin aracında meydana gelen maddi hasardan kaynaklı olarak değer kaybı meydana geldiğini, söz konusu değer kaybı için müvekkiline davalı aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı ........ A.ş Genel Müdürlüğü’ne yapılan başvuru neticesinde kısmi ödeme yapıldığını, Fakat değer kaybına ilişkin yapılan bu ödeme davacının gerçek zararını karşılamadığını, değer kaybından kaynaklı bakiye zararı söz konusu olduğunu, ayrıca aracın tamir süresi boyunca da müvekkilinin muadil/ikame araç bedelinden kaynaklı alacağı da ortaya çıktığını, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, bilirkişi tarafından gerçek değer tespit edildikten sonra arttırılmak ve eksik harç ikmal edilmek üzere 50TL bakiye değer kaybından kaynaklı maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen,kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınmasına, bilirkişi tarafından gerçek değer tespit edildikten sonra arttırılmak ve eksik harç ikmal edilmek üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik 50 TL aracın serviste kaldığı süre boyunca aracın kullanılamamasından kaynaklı muadil/ikame araç bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınmasına, mahkeme harç ve masrafları ile ücret-i vekaletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davacı vekili 12/07/2023 tarihli dilekçesinde özetle;
Davalı ........ AŞ. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Sürücüye atfedilen kusur oranını kabul etmediklerini, bu hususta meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilin de sorumluluğundan bahsedileceği için mahkemece öncelikle kazaya karışanların kusur durumunun tespitinin edilmesi, haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, müvekkiline ait aracın genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalandığını, ........ A.ş.'ye değer kaybı talebine ilişkin hmk m. 61 uyarınca davanın ihbarını talep ettiklerini, davacının da ifade ettiği gibi müvekkili şirketin trafik sigortası kapsamında ........ A.Ş. Tarafından yapılan değerlendirme sonucunda belirlenen değer kaybı tazminatı davacıya ödendiğini, hesaplananın üstünde bir değer kaybı mevcut olmadığını, ancak bu mümkünse dahi müvekkilinin aracı ........ A.ş. tarafından; kaza tarihinde geçerli olmak üzere hem ........ poliçe numarası ile ZMMS hem de ........ poliçe numarası ile kasko filo sigorta poliçesi ile genişletilmiş kasko kapsamında sigortalandığını, ikame araç bedeli talebi açısından ise; dava dilekçesinden kazadan dolayı aracın kaç gün tamirde kaldığı, tamir süresi boyunca hangi işlemlerin yapıldığı, aracın tamirde kaldığı süre boyunca ne tür bir mağduriyet yaşandığı, aracın cinsi/markası/modeli/yılı gibi bilgilerin yer almadığını, aracın kullanış amacı gibi esaslı bilgiler anlaşılamadığını, araç mahrumiyet tazminatı hesaplanırken dikkat edilmesi gereken bir hususunda makul onarım süresi olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte dosya kapsamında somut belgeler eşliğinde gerçek zararın ve kusur durumlarının tespiti gerektiğini, bu nedenle dosyada öncelikle kusur raporu aldırılması, daha sonrasında da gerçek zararın tespiti için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne gönderilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın değer kaybı talebi yönünden ........ Aş'ye hem ZMMS hem Genişletilmiş Kasko Poliçesi kapsamında ihbar edilmesine, kaska poliçesi kapsamında ihbar edilmesine, davanın reddine, müvekkilinin kendi kusuru ile davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İhbar olunan ........ Aş'nin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda öngörülen sürelerde açılmamış olup davanın usulden reddi gerektiğini, davacının belirsiz alacak talepli davası yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, iş bu dava belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğinden yargılamanın ilerleyen aşamasında davalı tarafça davanın ıslah edilmesi halinde ıslah edilen kısım bakımından 2 yıllık zamanaşımının dolması söz konusu ise iş bu kısma ilişkin talebin zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtilen ........ Plakalı araç müvekkil şirket nezdinde 30.06.2022/2023 vadeli, ........ nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında gerektiğini, poliçeden dolayı müvekkil şirketin sorumluluğu, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 100.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, asla kabul anlamına gelmemekle birlikte karşı taraf aracında hasar oluştuğunun müvekkil şirkete ihbarını takiben, müvekkili şirketçe hasar dosyası açılmış olup yapılan inceleme neticesinde 19.09.2022 tarihli trafik kazası nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara ilişkin 17.02.2023 tarihinde müvekkil şirket tarafından davacıya ait aracın kasko sigortacısı olan ........ A.Ş.’ye rücuen 100.000,00 TL hasar ödemesi yapıldığını, belirtilen ödemeler sonucu müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiğini, davanın reddinin gerektiğini, taraflarından asla inkar anlamına gelmemek suretiyle davacı tarafından ........ plakalı araca dair değer kaybı bedelinin tahsilinin talep edildiğini, Karayolları Motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları kapsamında genel şartalar göre hesaplama yapılması gerektiğini, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarında teminat dışında kalan hallerin düzenlendiğini, davacının kazanç kaybı ve ikame araç bedeli taleplerinin poliçe teminat kapsamında olmadığını, reddinin gerektiğini, kaza tarihinden itibaren avans faizi talebinin yasal düzenlemeye aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle karşı tarafın haksız ve yersiz davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır.
Arabuluculuk ücreti bakımından; her iki taraf şirket olduğundan ve arabuluculuk dava şartı zorunlu olduğundan davanın kabul edilmesi nedeniyle Hazine tarafından karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı ........ Şirketin'den alınarak hazineye gelir kaydına karar verilmiştir.
Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporların olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile yapılan hesaplamalar ve arttırım dilekçesi doğrultusunda ;
Davanın KABULÜ İLE;
Davacının 19/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 64.826,81 TL değer kaybı bedeli maddi zararının, DAVALILAR ........ ve ........ Şirketi'nden kaza tarihi olan 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının 19/09/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 18.750,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALILAR ........ ve ........ Şirketi'nden kaza tarihi olan 19/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ Tic. San. A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; meydana gelen kazada araç sürücüsünün kusuru oranında müvekkilin de sorumluluğundan bahsedileceği için mahkemece öncelikle kazaya karışanların kusuru durumunun tespitinin edilmesi, haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağı bulunup bulunmadığı hususunda dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesi gerektiğini, zira kazanın meydana geldiği dönel kavşakta ada etrafında dönen araçlara yol verilmesi gerektiğini gösteren bir levha olup olmadığı ne rapordan ne de dosya içeriğinden anlaşılamadığını, raporun hiçbir yerinde kazanın meydana gelmesinde müvekkil aracın sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu ispatlayan bilgi, belge yahut fotoğrafın bulunmadığını, davacının değer kaybı talebinin ZMMS kapsamında sigorta şirketince karşılanmış olup müvekkilin de değer kaybı sorumluluğunun ortadan kalktığını, tüm bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/06/2025 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasını ve davanın tüm talepler yönünden reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava trafik kazası nedeniyle değer kaybı ve mahrumiyete ilişkin olup, Mahkemece verilen karar davalı ........ tarafından aşağıda incelenen yönlerden istinaf edilmiştir.
-Kusur ve sorumluluğa yönelik itirazda;
Türk Borçlar Kanunun 49.maddesinde, "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür", yine aynı kanunun 50.maddesinde, "Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 86/1 maddesinde, "İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur" denilmektedir.
Karayolları Trafik Kanunun 85 maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” Aynı yasanın 88. Maddesinde ise “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesi ile motorlu araçların işletilmesi neticesi üçüncü kişinin zarar görmesi durumunda o aracın işleteni, aracın sürücüsü ve varsa teşebbüs sahibinin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu ayrıca birden fazla kişinin zararı tazminat ile yükümlü olması durumunda zarar görene karşı müteselsil sorumlu oldukları belirtmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesi doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir.
Yine TBK 61. Maddesinde “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” demekle birden çok kişi aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır.
Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türüdür. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereği, davacı kusursuz olduğuna göre zararın tamamını isterse sorumluların tamamından isterse bir kısmından isteyebilir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2016/11886 Esas, 2017/6732 Sayılı Kararı)
Buna göre, ortaya çıkan zarardan araç maliki-işleten olarak davalının müteselsil sorumlu bulunmaktadır. Zarar nedeniyle müteselsilen varsa başkaca sigorta veya kişilerin bulunması davalı işletenin sorumluluğunu kaldırmayacaktır.
Öte yandan, birbirini teyit eden kazadan sonra tutulan Kaza Tespit Tutanağı ile tüm deliller gözetilerek ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli, trafik tespit tutanağında dönel kavşakta işaretli yol ver levhasının da bulunduğunun tespit edildiği trafik kusur bilirkişi raporuna göre davalı tarafın tamamen kusurlu olduğu belirlemesinin oluşa ve tüm delillere uygun olması nedeniyle buna yönelik itirazın yerinde olmadığı görülmüştür.
- Değer kaybına ve mahrumiyete ilişkin itirazın incelenmesinde;
Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Davacı ayrıca davalıdan araç mahrumiyet zararını istemiştir. Talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak söz konusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda hükme esas alınan uzman bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E., 2017/6752 K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu, kaza sonrası araç fotoğrafları, önceki kazalara ilişkin tramer kayıtları ile kaza yerleri ve belgelerin de değerlendirildiği bilirkişi raporu ve resimlerde görülen hasara göre de belirlenen değer kaybı ve yoksun kalınan kara ilişkin zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre de, bunlara ilişkin zararının duruma uygun şekilde belirlendiği de anlaşıldığından, davalının zarara yönelik itirazlarının yerinde olmadığından, davalının buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ........ A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ........'ndan alınması gereken 5.709,13 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 1.427,28 TL nin mahsubu ile bakiye 4.281,85 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ........ tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2023 yılı itibari ile (238.730,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 03/12/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.