T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 05/05/2025
NUMARASI: ... Esas
DAVACI : ......
VEKİLİ: Av....
DAVALI :1- ......
DAVALI: 2- ......
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/07/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ:18/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir/haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın neticesinde davacının maddi ve manevi zarara uğradığı, işbu kazadan dolayı mali sorumluluktan kurtulmak amacıyla davalı araç sahibinin mevcut ekonomik durumunda değişiklik yapma yoluna gidebilme ihtimalinin var olması sebebiyle; davacının haklı çıkması durumunda, tahmini ve yaklaşık olarak davacının zararının tazmine yetecek kadar davalı taraflara ait bir kısım malvarlığına tedbir konulmasını, davalı işveren tarafından davacının hakkını elde etmesini engellemek amacıyla adına kayıtlı malvarlığını 3. kişilere devretmesi söz konusu olabileceğinden UYAP kanalıyla tespit edilecek davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçların dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı ...... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın davasının reddine, davanın ...... plakalı aracın sürücüsü olan ......'e ihbar edilmesine, yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi 05/05/2025 tarih ... Esas sayılı ara kararında özetle; "HMK nun ihtiyati tedbirin şatları başlıklı 389. maddesi; “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.” hükmünü amirdir.
Tedbir talep edilen hususlar uyuşmazlık konusu olmadığından HMK'nun 389. Maddesinin amir hükmü uyarınca;
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir/haciz talebinin REDDİNE" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu kazanın neticesinde müvekkilin maddi ve manevi zarara uğradığı, işbu kazadan dolayı mali sorumluluktan kurtulmak amacıyla davalı araç sahibinin mevcut ekonomik durumunda değişiklik yapma yoluna gidebilme ihtimalinin var olması sebebiyle; müvekkilin haklı çıkması durumunda, tahmini ve yaklaşık olarak müvekkilin zararını tazmine yetecek kadar davalı taraflara ait bir kısım malvarlığına tedbir konulmasını talep etme zorunluluğu doğduğunu, davalı araç sahibi tarafından müvekkilin hakkını elde etmesini engellemek amacıyla adına kayıtlı malvarlığını 3. kişilere devretmesi söz konusu olabileceğinden UYAP kanalıyla tespit edilecek davalı adına kayıtlı taşınmaz ve araçların dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesine kadar geçecek sürede 3. kişilere devrinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı verilmesi ve kayıtlarına şerh edilmesi taleplerinin reddine karar verilmesi usul ve yasalara aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas numaralı dosyası ile 05.05.2025 tarihli "ihtiyati haciz/ihtiyati tedbir talebinin reddine" ilişkin ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati haciz ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava konusu uyuşmazlık, davalı tarafın gerçekleştirildiği iddia edilen trafik kazası nedeniyle tazminat talebinde davalı tarafa ait araç ve taşınmazlar üzerine ihtiyati haciz konulması talebinin mahkeme ara kararı ile reddedilmesi nedeniyle bu kararın kaldırılmasına ilişkin istinaf talebinden ibarettir.
Geçici hukuki koruma kurumu olan ihtiyati haciz ise İİK'nun 257 vd. maddelerinde düzenlenmiştir.
İİK'nun 257. maddesinde; “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir.
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında maucceliyet kesbeder.
İİK'nun 259. maddesinde de teminat hususu düzenlenmiştir. Madde de “İhtiyati haciz isteyen alacaklı hacizde haksız çıktığı takdirde borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan mesul ve Hukuk Muhakemeleri Kanununun 87. maddesinde yazılı teminatı vermeye mecburdur.
Ancak alacak bir ilama müstenid ise teminat aranmaz.
Alacak ilam mahiyetinde bir vesikaya müstenid ise mahkeme teminata luzum olup olmadığını takdir eder. Bu açıklamalara göre ihtiyati haciz “Alacaklının, bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence (garanti) altına almak için, mahkeme kararı ile, borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulması”dır.
Geçici hukuki koruma yargılamasında karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan İbarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumundan ise hakim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukuki korumalara, özel de ihtiyati tedbire ve ihtiyati hacze karar verilirken haksız olma ihtimalide dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması yukarıda yazılı kanun hükmünden de anlaşılabileceği üzere kanun emridir.
Somut olayda, İhtiyati haciz talep eden davacı tarafından dava konusu yapılan tazminat alacağını teminen ihtiyati haciz talep edilmiş Mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Zarar haksız eylemden kaynaklandığından tazminat haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki "muacceliyet" kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır.
Dosyada bulunan trafik tespit tutanağı, maluliyet rapor ve belgeleri, resimlerine göre davacının maddi-manevi zararlarının olabileceği muhtemeldir. Haksız fiil tarihi itibarıyla davacının tazminat alacakları muaccel hale gelmiştir.
Alacağın kesin olarak kanıtlanması gerekmez. Davacının alacağı rehinle de temin edilmediğine göre borçlunun elinde veya üçüncü kişilerde bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarından uygun miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesi gerekir. (Nitekim Yargıtay 17.Hukuk Dairesi 2016/18144 E,2017/11201 K;aynı daire 2016/9800 E,2017/8052 K,2014/22955 esas 2017/3970 karar sayılı ilamları; aynı mahiyette Yargıtay 4. HD nin T.C. 2014/1150 esas 2014/1621 karar sayılı ,2014/9434 esas 2014/13476 karar sayılı ilamları)
Bu durumda Mahkemece, trafik tespit tutanağı, tedavi rapor ve belgeleri, resimleri, bu dosyada toplanan deliller ile tüm dosya kapsamı ve davanın niteliği nazara alınarak ve hukukumuzda davacının koruma tedbirlerinin hir ikisini de birlikte isteme hususunda bir engel olmadığından ilk derece mahkemesi istemleri ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekeceğinden,davacının dava konusu olmadığından ihtiyati tedbir talebinin reddi uygun olmakla birlikte ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde olmadığından ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davacının istinaf başvurusunun kabulü ile Yerel Mahkemenin 05/05/2025 tarih ve ... Esas sayılı ara kararının HMK.nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASI VE DÜZELTİLEREK YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
Buna göre;
1-Davacının İİK’nun 257.maddesindeki yasal koşullara uygun ihtiyati haciz talebinin davalı sigorta dışında KABULÜ ile;
Davacıların harçlandırılmış dava dilekçesinde belirlemiş oldukları toplam 200.400-TL'lik alacağın teminine ilişkin ve bu miktarla sınırlı olarak, davacının talebi ile bağlı kalınarak istemle bağlı kalınarak davalı taraf adına kayıtlı olması durumunda araç ve taşınmazlar için kabil ve borca yeter miktardaki kesiminin İİK nun 257/1. maddesi uyarınca İHTİYATEN HACZİNE,
2-İ.İ.K.'nın 259/1.maddesi gereğince dava konusu alacağın harçlandırılmış dava değeri (200.400-TL) üzerinden %15'i oranında HMK'nun 87.maddesine göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu alınmasına,
3-İhtiyati haciz kararının talep halinde 2004 Sayılı İİK'nun 261. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi'nin yargı çevresi içerisinde bulunan icra dairesine ibrazla yerine getirilmesine,
4-İstinaf başvurma harcı dışında, istinaf peşin harcı olarak alınan karar ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Karar tebliği ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-(f) gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.
18/07/2025
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.