T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .......
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .......
KARAR NO: .......
KARAR TARİHİ: 07/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ....... (...)
ÜYE : ....... (...)
ÜYE : ....... (...)
KATİP : ....... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1-..........
2-..........
3-..........
VEKİLLERİ: Av....... - Av....... Av.......
DAVALILAR: 1-..........
VEKİLLERİ:Av.......
2-..........
VEKİLLERİ: Av........Av.......Av........Av........
3-..........
İHBAR OLUNAN : ..........
VEKİLLERİ: Av........Av.......Av....... Av.......
DAVA: Maddi Ve Manevi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 07/05/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 07/05/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili 09/05/2016 tarihli dilekçesiyle; .........., .......... ve .......... plakalı araçların 06/03/2015 tarihinde kaza yapması sonucu, .......... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacı ..........'ın yaralanarak geçici ve iş gücü kaybı zararı ile bakıcı gideri ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararına uğradığını, .......... plakalı aracın davalılardan .......... A.Ş.'ye ait olup, kaza sırasında davalılardan ..........'nin sevk ve idaresinde olduğunu, bu aracın ZMMS poliçesinin de davalılardan .......... Sigorta şirketi tarafından düzenlendiğini, .......... plakalı aracın ise kaza sırasında ..........'ın sevk ve idaresinde olduğu, kusurun davalı tarafta olduğunu beyan ederek, davacılardan ..........'ın geçici iş göremezlik zararından dolayı 50 TL, sürekli iş göremezlik zararından dolayı 50 TL, bakıcı gideri zararından dolayı 50 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderinden dolayı 50 TL. olmak üzere toplam 200 TL. maddi tazminatının, sigorta şirketi yönünden poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydıyla ve sigorta şirketi yönünden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ..........'a verilmesine, ayrıca .......... için 80.000 TL, ..........'ın babası .......... için ve annesi .......... için 30.000'er TL. olmak üzere toplam 140.000 TL. manevi tazminatın da, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte sigorta şirketi hariç diğer üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacılar vekili 15/06/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini geçici iş göremezlik yönünden 18.381,80 TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden 384.467,29 TL'ye, bakıcı gideri yönünden 25.712,10 TL'ye, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri yönünden 6.643,23 TL'ye yükseltmiş, ayrıca hem maddi hem manevi tazminat yönünden yasal faizi taleplerini avans faizine avans faizine çevirmiştir.
Davalılardan .......... vekili, ıslah dilekçesine karşı zamanaşımı itirazında bulunmuş, davalılardan .......... A.Ş. vekili zamanaşımı ve müterafik kusur itirazında bulunmuş, ceza davasının sonucunun beklenilmesini ve ayrıca davanın .......... Sigorta A.Ş.'ye ihbarını istemiş, bütün davalılar ayrıca davanın esastan reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Maddi tazminat hesabı yönünden yapılan incelemede;
Konya BAM 3. HD'nin ... E. ....... K. sayılı kararında, "Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 1989/4-586 Esas,1990/199 K sayılı kararı ve Yargıtay 17. Hukuk ve 4 Hukuk dairesinin yerleşik içtihatları gereği, Population Masculine Et – Feminine (PMF 1931) Tablosu esas alınarak davacının veya müteveffanın muhtemel yaşam süresinin belirlenmesi; davacının veya müteveffanın muhtemel gelirinin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi ile belirlenecek peşin değeri esas alınıp işleyecek dönem tazminat hesabı yapılması" istenildiğinden ve BAM kararına karşı yasal olarak direnme imkanı olmadığından, tazminat bilirkişisinden BAM kararına uygun tazminat raporu hazırlaması istenilerek 29/04/2024 tarihli 4. ek rapor, 07/06/2024 tarihli 5. ek rapor alınmıştır.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan tazminat bilirkişisinin 07/06/2024 tarihli 5. ek raporuna göre de, davacılardan ..........'ın, geçici işgöremezlik zararının 18.381,80 TL, sürekli işgöremizlik zararının 527.453,48 TL. ve bakıcı gideri zararının 25.712,10 TL. olduğu belirlenmiştir.
SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararının ise Mahkememizce bilirkişi Şerafettin Demirci'den alınan 20/10/2016 tarihli raporda belirtildiği üzere 5.000 TL. olduğu kabul edilmiştir.
Önceki kararın sadece davalılardan .......... A.Ş. tarafından istinaf edilmesi, davacı ve diğer davalıların istinafının bulunmaması, önceki verilen karar yönünden davalılardan .......... A.Ş. hariç davacı lehine usuli kazanılmış hak doğması gözönünde bulundurularak, sadece .......... A.Ş. lehine olan tazminat miktarları esas alınmak ve diğer davalılar yönünden önceki tazminatlara aynen hükmedilmek suretiyle (infazda tereddüt oluşmaması için) bütün davalılar yönünden yeniden hüküm kurulmuş ve davacılardan ..........'ın maddi tazminat davasının kısmen kabul, kısmen reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı ..........'ın 15/06/2022 tarihli ıslah dilekçesiyle maddi tazminat yönünden yasal faiz taleplerini avans faizi olarak değiştirmesi mümkün görülmüş, belirsiz alacak davalarında davacı tarafın bir ıslah ve bir talep arttırım dilekçesi sunabileceği (Yargıtay 17. HD’nin 14.10.2019 gün ve gün ve 2017/1017 E. 2019/9303 K.), kazaya karışan .......... plakalı aracın ticari araç niteliğinde olması nedeniyle, bu araç maliki .......... A.Ş. ile araç sürücüsü ..........'den avans faizi istenebileceği ancak, .......... plakalı aracın hususi araç olması nedeniyle davalılardan ..........'ın yasal faizden sorumlu olduğu sonucuna varılmıştır.
Manevi tazminat yönünden yapılan değerlendirmede ise; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur oranı, kazada yaralanan davacılardan ..........'ın yaralanmasının derecesi, diğer davacıların ..........'ın anne ve babası olup ..........'ın yaralanması nedeniyle yaşadıkları üzüntü ve keder, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve istenilen manevi tazminatın miktarı gözönünde bulundurularak davacıların tamamının manevi tazminat taleplerinin de tamamen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf, manevi tazminat yönünden dava dilekçesinde yasal faiz, ıslah dilekçesiyle avans faizi, talep arttırım dilekçesi ve son duruşmadaki tavzih beyanlarıyla da yasal faiz istemesi nedeniyle, manevi tazminat yönünden faize yasal faiz olarak hükmedilmiştir.
Davacı taraf hem maddi, hem manevi tazminat yönünden faize kaza tarihinden itibaren hükmedilmesini istemiş, davalıların sorumluluğu haksız fiile dayalı olduğundan, bütün davalılar yönünden faize talep gibi kaza tarihinden itibaren hükmedilebileceği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile
06/03/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle;
Davacılardan ..........'ın davasının KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile,
Davacı ..........'ın geçici iş göremezlik zararından dolayı 18.381,80 TL., sürekli iş göremezlik zararından dolayı 745.071,04 TL., bakıcı gideri zararından dolayı 25.712,10 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 5.000 TL. olmak üzere toplam 794.164,94 TL. maddi tazminatın, kaza tarihi olan 06/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalılardan ..........'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte bu tazminattan sorumlu olması ve davalılardan .......... A.Ş.'nin sorumluluğunun ise geçici iş göremezlik zararından dolayı 18.381,80 TL., sürekli iş göremezlik zararından dolayı 527.453,48 TL., bakıcı gideri zararından dolayı 25.712,10 TL. ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri zararından dolayı 5.000 TL. olmak üzere toplam 576.547,38 TL. ile sınırlı olması ve faiz yönünden de kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden sorumlu olması kaydıyla) davalılar .........., .......... ve .......... A.Ş.'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ..........'a verilmesine, davacı ..........'ın fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
80.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 06/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .........., .......... ve .......... A.Ş.'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ..........'a verilmesine,
Davacılardan ..........'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile 30.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 06/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .........., .......... ve .......... A.Ş.'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ..........'a verilmesine,
Davacılardan ..........'ın manevi tazminat davasının KABULÜ ile 30.000 TL. manevi tazminatın, kaza tarihi olan 06/03/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .........., .......... ve .......... A.Ş.'den (müştereken ve müteselsilen) alınarak davacı ..........'a verilmesine," şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı .......... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; davacının diğer davalı şirket ve davalı .......... yönünden maddi tazminat talebinden açık feragati nedeniyle davanın tüm davalılar yönünden reddine karar verilmesinin gerektiğini, yerel mahkeme kararına esas alınan bilirkişi raporunda kazazedenin bakiye ömrünü tayin ederken Yargıtayın yerleşik içtihatlarının aksine hareket edildiğini ve hatalı hesaplama yapıldığını, bilirkişi tarafından bakiye ömür yanlış belirlendiği için doğal olarak sürekli iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat hesaplamasının da fahiş miktarda belirlendiğini, dosyada maluliyet oranının tespiti doğru kurum tarafından gerçekleşmediğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesi tarafından kesin ve kati rapor alınarak belirlenmesi gerektiğini, davacının iyileşme sürecinde bakıcı giderleri için belirlenen miktarın fahiş olduğunu, kazazedenin tedavi masraflarını SGK nın karşıladığını, bunun dışında dosyada bakım veya tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığını, bakıcı ve tedavi masrafların hesaplamasının hatalı olduğunu, müterafik kusur durumuna ilişkin yerel mahkemenin değerlendirmesinin usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların zararı ile müvekkilin eylemi arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, davaya konu olayda müvekkil açısından KTK nun 86. Maddesinde belirtilen sorumluluğunun ortadan kaldıran tüm şartların gerçekleştiğini, manevi tazminat rakamlarının fahiş olup zenginleşmeye vücut verdiğini, davacıların hüküm konusu rakamlara hak kazandığını kabul anlamına gelmemekle birlikte manevi tazminat kalemlerinin sadece müvekkile yüklenmesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 20/09/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .......... A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 29.05.20217 tarih ve ... E. ... k.sayılı kararına istinaden .......... tarafından Ankara....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 78.097,20.-tl maluliyet tazminatı ödendiğini, mezkur ödeme karara esas alınan 07.06.2024 tarihli tazminat hesaplama ek mübrez rapordan mahsup edilmediğini, davacının müvekkil şirket yönünden maddi tazminat talebinden açık feragati nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dosyada maluliyet oranının tespiti doğru kurum tarafından gerçekleştirilmediğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesi tarafından kesin ve kati rapor alınarak belirlenmesinin gerektiğini, davacının iyileşme sürecinde bakıcı giderleri için belirlenen miktarın fahiş olduğunu, kazazedenin tedavi masraflarını SGK karşıladığını, bunun dışında dosyada bakım veya tedavi masraflarına ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığını, bakıcı ve tedavi masraflarının hesaplamasının hatalı olduğunu, dava konusu talihsiz kazanın yaşanmasında müvekkil şirkete ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur durumuna ilişkin yerel mahkemenin değerlendirmesinin usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların zararı ile müvekkil şirket şoförünün eylemi arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, davaya konu olayda müvekkil şirket açısından KTK nun 86. Maddesinde belirtilen sorumluluğunu ortadan kaldıran tüm şartların gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... esas ... Karar sayılı 20/09/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı .......... vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 29.05.20217 tarih ve ... E. ... k.sayılı kararına istinaden .......... tarafından Ankara....İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına 78.097,20.-tl maluliyet tazminatı ödendiğini, mezkur ödeme karara esas alınan 07.06.2024 tarihli tazminat hesaplama ek mübrez rapordan mahsup edilmediğini, davacının müvekkil şirket yönünden maddi tazminat talebinden açık feragati nedeniyle davanın tümden reddine karar verilmesinin gerektiğini, dosyada maluliyet oranının tespiti doğru kurum tarafından gerçekleştirilmediğini, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumunun ilgili ihtisas dairesi tarafından kesin ve kati rapor alınarak belirlenmesinin gerektiğini, dava konusu talihsiz kazanın yaşanmasında müvekkil şirkete ait aracın sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, araç sürücüsü aracı nizami şekilde park ettiğini, talihsiz kazanın diğer davalı ..........'ın ağır kusurlu davranışı sonucunda gerçekleştiğini, müvekkil şirketin ve müvekkil şirkete ait aracın sürücüsü ..........'nin kusurunun bulunmadığını, müterafik kusur durumuna ilişkin yerel mahkemenin değerlendirmesinin usule, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacıların zararın ile müvekkil şirket şoförünün eylemi arasında uygun illiyet bağının mevcut olmadığını, davaya konu olayda müvekkil açısından KTK nun 86. Maddesinde belirtilen sorumluluğunu ortadan kaldıran tüm şartların gerçekleştiğini, tüm bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı olarak tesis edilen Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı 20/09/2024 tarihli kararının istinaf incelemesi ile kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dairemizin ilamı ile verilen kaldırma ve gönderme kararı üzerine Mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen karar, davalılar .........., .........., ..........'ın istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
Daire kaldırma kararı gereğinin yerine getirilerek alınan, olaya ilişkin, çelişkileri gideren Karayolları Fen Heyeti kusur raporu ile davalıların kusurlarının varlığının tespit edilmiş olmasında; PMF yaşam tablosu ve Progressif Rant Sistemi baz alınarak aktüer hesabı yapılmasında; Mahkemece usul ve yasaya uygun, ayrıntılı, gerekçeli bu raporların hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına; önceki karara yönelik istinafları bulunmayan davalılar nedeniyle davacı lehine usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm kurulmuş olmasına; yapılan sair istinaf itirazlarının önceki Daire kararında değerlendirilip yeniden incelenmesine yer olmadığı gibi itiraz edilmeyip kesinleşen hususlarda yeni sebeplere dayanılamayacağına; kamu düzeni ile istinaf sebepleri kapsamında oluşa ve dosya kapsamına, kaldırma kararına uygun biçimde karar verilmesinde, dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere, kanunun olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, yukarıda belirtilen davalıların buna yönelen, yerinde bulunmayan istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
- Manevi tazminat yönünden itirazlarında;
6098 sayılı TBK.nın 56. maddesi hükmüne göre, hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zarara uğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de göz önünde tutularak, hak ve nesafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, Türk Medeni Kanununun 4. maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hukuka ve hakkaniyete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Yargıtay’ın 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hâkim; Medeni Kanununun 4. maddesinde yer alan hakkaniyet ilkesi gözeterek, hukuk ve adalete uygun hak ve nesafet kurallarına göre uygun miktarda tazminat takdir etmesi gerekmektedir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların değerlendirilmesi gerekir. Hakim manevi tazminata hükmederken; tarafların kusur durumu, kusur derecesi, ekonomik ve sosyal durumları, zarar ile olay arasındaki illiyet bağı, ölüm halinde kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunması, olayın tarihi, olayın ağırlığı, olay tarihindeki paranın satın alma gücü, davacı sayısı gibi hususlar dikkate alınarak davacılar için zenginleşme, davalılar için yoksulluğa neden olmayacak şekilde belirlenmelidir.
Somut olayda; yukarıda belirtilen manevi tazminat kriterleri, meydana gelen olayın ve davalının fiilin niteliği, kazanın oluş yer ve şekli, müteselsil sorumluluk ve kusur ile sürekli geçici maluliyet, yakınlık durumları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olay tarihindeki paranın alım gücü göz önünde bulundurulduğunda, davacılar için belirlenen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına, oluşa ve hakkaniyete göre fazla olmadığı anlaşıldığından, davalıların buna yönelik istinafının reddi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalılar .........., .......... A.Ş ve .......... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ..........'tan alınması gereken 63.812,80 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 15.953,20 TL nin mahsubu ile bakiye 47.859,60 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf eden davalı .......... A.Ş'den alınması gereken 48.947,35 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 12.236,84 TL nin mahsubu ile bakiye 36.710,51 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf eden davalı ..........'den alınması gereken 63.812,80 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 15.953,20 TL'nin mahsubu ile bakiye 47.859,60 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davalılar üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davalılar yönünden HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde TEMYİZ YOLU AÇIK ,davacılar yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.07/05/2025
.......Başkan
...
e-imzalı
.......
Üye
...
e-imzalı
.......
Üye
...
e-imzalı
.......
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.