T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 03/12/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
ÜYE : ..... (...)
KATİP : ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/05/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACILAR : 1- ........
2-........
3-........
4-........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 1-........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 2-........
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 03/12/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 03/12/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesiyle özetle; davalı ........A.Ş.'nin ZMSS/trafik poliçesini düzenlediği ve diğer davalı ........'in de işleteni ve sürücüsü olduğu ........ plakalı otomobili alkollü ve aşırı hızlı bir şekilde kullanırken 21.10.2023 günü yolun en kenarından bisikleti ile giden müvekkillerinin murisleri ve destekleri olan muris ........'a arkasından çarparak 30 metre araç üzerinde sürükleyerek yola savurduğunu, sürücünün yolda bekleyen dava dışı ........ plakalı kamyonetin de aynasına çarparak olay yerinden kaçtığını ve muris ........ olay yerinde öldüğünü, konu hakkında soruşturmanın devam ettiğini, kazanın ikindi vakti gerçekleştiğini, suçun işlendiği yerin çok geniş ve trafik akışının neredeyse sıfır seviyesinde bir yol olduğunu, davalının alkollü olduğunu, davalının alkollü ve aşırı hızlı araç kullanmasından dolayı ölüm olayının gerçekleştiğini, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu, müvekkillerinin miras bırakanın desteğini kaybettiklerini, müteveffanın emekli olduğunu, emekli maaşının yanı sıra eşinin ev hanımı olup 3 kız çocuğu babası olması nedeniyle servis hizmetini yaptığını ve köyündeki anne babasından miras kalan tarlaları işleyerek veya işleterek gelir elde ettiğini, müvekkili ........'ın ev hanımı, ........'ın halen Ankara'da tıpta uzmanlık eğitimi aldığını, ........'ın Ankara Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Bilgisayar Mühendisliği Bölümü 4.sınıf öğrencisi, ........'ın üniversite sınavına hazırlandığını, miras bırakan destek ........'ın ölümü nedeniyle eşi ve öğrenci olan 2 kızının destekten yoksun kaldıklarını, müteveffanın ölümü nedeniyle eşi ve kızlarının manevi yönden zarar gördüklerini, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin tüm haklarının saklı kalması ve HMK'nun 107. maddesi gereğince maddi tazminat taleplerinin belirsiz alacak davası olarak bakılmak kaydıyla; müvekkilleri ........, ........ ve ........ için ayrı ayrı 1.000,00'er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte (davalı ........A.Ş.'nin ZMSS poliçesi kapsamında ve limitleri ile ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla) müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesini, ........ için 150.000,00 TL, ........ için 100.000,00 TL, ........ için 100.000,00 TL ve ........ için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ........'den alınarak müvekkillerine ödenmesini, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin sorumlulukları oranında davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 20/01/2025 havale tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; müvekkili ........ için 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 2.524.092,23 TL artırarak alacaklarını 2.525.092,23 TL olarak, diğer müvekkili ........ için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 100.211,42 TL artırarak alacaklarını 101.211,42 TL olarak ve diğer müvekkili ........ için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 163.136,05 TL artırarak alacaklarını 164.136,05 TL olarak belirlediklerini, böylelikle dava dilekçelerinde toplam 3.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatlarını 2.787.439,70 TL yükselterek 2.790.439,70 TL olarak belirlediklerini, dava dilekçelerindeki taleplerine ek olarak yukarıda belirttikleri gibi zararlarının davalılardan yukarıdaki gibi tahsilini talep ettiklerini, artırılan bedellere ilişkin harçları yatırdıklarını, asgari ücretteki vs. lehe artışlar da dahil olmak üzere her türlü fazlaya ilişkin hakları ve ıslah hakları saklı kalmak kaydıyla ve özellikle davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve şartları ile poliçe limiti ve gerekirse garame usulü ile sorumlu olması ve bu kapsamda sürücü ve işleten olan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla, müvekkili ........ için 2.525.092,23 TL, müvekkili ........ için 101.211,42 TL, müvekkilimiz ........ için 164.136,05 TL olmak üzere toplam 2.790.439,70 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte yukarıdaki gibi ve ayrıca davalı ........A.Ş.'nin yukarıda belirttikleri gibi ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, müvekkili ........ için 150.000,00 TL, müvekkili ........ için 100.000,00 TL, müvekkili ........ için 100.000,00 TL ve müvekkili ........ için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ........'den alınarak müvekkillerine ödenmesine, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maddi ve manevi tazminat ayrımına dikkat edilerek ve poliçe limiti ve garame dahilinde (sorumlulukları oranında) davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili 19/04/2025 havale tarihli talep artırım dilekçesiyle özetle; aktüeryal hesaplama bilirkişisinden temin edilen 16.04.2025 tarihli 2. ek bilirkişi raporunun taraflarına tebliğ edildiğini, rapora bir itirazlarının olmadığını ve dava dilekçelerinde destek tazminatı istedikleri müvekkilleri ........, ........ ve ........ yönünden asgari ücretteki vs. lehe artışlar da dahil olmak üzere her türlü fazlaya ilişkin haklarının ve ıslah haklarının saklı kalmak kaydıyla ve özellikle davalı sigorta şirketinin poliçe kapsamı ve şartları ile poliçe limiti ve gerekirse garame usulü ile sorumlu olması ve bu kapsamda sürücü ve işleten olan diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması kaydıyla destekten yoksun kalma tazminatı taleplerini belirlemeleri gerektiğini, işbu dilekçelerinin öncelikle alacak yeni ve doğru olarak belirlendiğinden ilk alacak belirleme dilekçesi olarak kabul edilmesini değilse ıslah dilekçesi olarak kabul edilmesini talep ettiklerini, müvekkili ........ için 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 2.446.106,95 TL artırarak alacaklarını 2.447.106,95 TL olarak, diğer müvekkili ........ için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 100.211,42 TL artırarak alacaklarını 101.211,42 TL olarak ve diğer müvekkili ........ için de 1.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatını 322.289,67 TL artırarak alacaklarını 323.289,67 TL olarak belirlediklerini, böylelikle dava dilekçelerinde toplam 3.000,00 TL olan destekten yoksun kalma tazminatlarını 2.868.608,04 TL yükselterek 2.871.608,04 TL olarak belirlediklerini, dava dilekçelerinde taleplerine ek olarak yukarıda belirtikleri gibi zararlarının davalılardan yukarıdaki gibi tahsilini talep ettiklerini, artırılan 2.871.608,04 TL'nın 2.790.439,70 TL'lık kısmını önceden harçlandırdıklarını, aradaki farkı da bu dilekçeyi sunduklarında tamamladıklarını, neticeten müvekkili ........ için 2.447.106,95 TL, müvekkili ........ için 101.211,42 TL, müvekkili ........ için 323.289,67 TL olmak üzere toplam 2.871.608,04 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte yukarıdaki gibi ve ayrıca davalı ........A.Ş.'nin yukarıda belirttikleri gibi ve temerrüt tarihinden itibaren faizlerinden sorumlu olması kayıt ve şartıyla müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine, müvekkili ........ için 150.000,00 TL, müvekkili ........ için 100.000,00 TL, müvekkili ........ için 100.000,00 TL ve müvekkili ........ için 100.000,00 TL olmak üzere toplam 450.000,00 TL manevi tazminatın kaza/ölüm tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı ........'den alınarak müvekkillerine ödenmesine, her türlü harç, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin maddi ve manevi tazminat ayrımına dikkat edilerek ve poliçe limiti ve garame dahilinde, sorumlulukları oranında davalılara yüklenmesine ve birlikte sorumlu oldukları kısımlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulacak şekilde davalılardan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili cevap dilekçesiyle özetle; davalı müvekkilinin araç maliki ve kaza esnasında aracı kullanan kişi olduğunu, ceza yargılamasının devam ettiğini, kusura ilişkin rapor düzenlenmesi gerektiğini, müvekkilinin bilinçli taksir düzeyinde kusurlu olmadığını, müvekkilinin yaşanan olaydan dolayı üzüntülü olduğunu, müteveffanın reşit olan çocuklarının maddi destek zararının söz konusu olmadığını, maddi zarar açısından sigorta şirketinin de sorumlu olduğunu, müteveffanın servis işi yaptığına ilişkin herhangi bir kayıt olmadığını, servis için kullandığı kayıtlı bir aracın bulunmadığını, tazminat miktarını artırmak için gerçeğe aykırı beyanda bulunulduğunu, davacı tarafın manevi tazminat talep miktarlarının fahiş olduğunu, müvekkili aleyhine açılan davanın reddine, aksi takdirde hakkaniyete uygun miktarda tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ........A.Ş. vekili cevap dilekçesiyle özetle; kazaya karışan ........ plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olduğunu, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe teminatı ve sigortalı araç sürücülerinin kusuru oranı ile sınırlı olduğunu, kusur raporunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden alınması gerektiğini, müvekkili şirketinin temerrüte düşmediğini, davacıların kazadan dolayı herhangi bir sosyal kurumdan tazminat veya destek alıp almadığının araştırılması gerektiğini, hesaplanacak tazminat bedelinden müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davanın öncelikle usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı gerekçeli kararında özetle; "Somut olayda, davacının kaza esnasında kaskının takılı olup olmadığı konusunda kaza tespit tutanağında bir belirleme bulunmamaktadır. Yine ceza dosyası içeriğinde de bu yönde herhangi bir tespit bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kazanın oluş şekli, kaza sonrasındaki araçların durumu dikkate alındığında kaskın takılı olmasının sonucu etkileyecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmaktadır. Bu nedenle, gerek desteğin kaskının bulunmadığına yönelik somut bir delilin bulunmaması gerekse kazanın şiddeti dikkate alındığında kaskın etkisiz olacağının açık olması nedeniyle hesaplanan tutardan müterafik kusur indirimi yapılamayacağı kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davaya konu trafik kazasının oluşmasında davalı sigortalı araç sürücüsü ........'in tam kusurlu olduğu, davalı ........A.Ş.'nin kazaya karışan ........ plakalı aracın ZMM sigortacısı olduğu, anılan yasal düzenlemelere istinaden davalıların oluşan zarardan müteselsilen sorumlu oldukları, ancak davalı sigorta şirketinin sorumluluğun poliçe limiti olan 1.200.000,00 TL ile sınırlı olduğu, kaza neticesinde destek ........'ın ölümü nedeniyle davacıların müteveffanın desteğinden mahrum kaldıkları, davacı ........'ın destek zararının 2.447.106,95 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 1.022.607,65 TL olduğu, davacı ........'ın destek zararının 101.211,42 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 42.294,66 TL olduğu, davacı ........'ın destek zararının 323.289,67 TL, poliçe limiti dahilinde davalı sigorta şirketinden talep edebileceği tazminat tutarının ise 135.097,69 TL olduğu sonucuna varıldığından davacıların davalarının bu tutarlar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
TBK'nın 56. Maddesine göre; Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.
Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek, tazminata benzer fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminatı takdir etmesi gerekir( HGK 23/06/2004, 13/291-370 )
Somut olayda, kazanın oluş şekli ve sonucu, davacıların müteveffa ile olan bağları, tarafların kusur oranları, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumları, manevi tazminatın tatmin ve caydırıcılık fonksiyonu dikkate alınarak davacıların manevi tazminat davalarının kabulüne karar vermek gerekmiş ve ;
DAVACI ........'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, 2.447.106,95 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ........A.Ş.'nin sorumluluğu 1.022.607,65 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ........A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ........ yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
DAVACI ........'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 101.211,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ........A.Ş.'nin sorumluluğu 42.294,66 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ........A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ........ yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'a verilmesine,
DAVACI ........'IN MADDİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 323.289,67 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davalı ........A.Ş.'nin sorumluluğu 135.097,69 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ........A.Ş. yönünden 16/11/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ........ yönünden ise 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ........'a verilmesine,
DAVACI ........'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 150.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'ten alınarak davacı ........'a verilmesine,
DAVACI ........'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'ten alınarak davacı ........'a verilmesine,
DAVACI ........'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'ten alınarak davacı ........'a verilmesine,
DAVACI ........'IN MANEVİ TAZMİNAT DAVASININ KABULÜ ile, 100.000,00 TL manevi tazminatın 21/10/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ........'ten alınarak davacı ........'a verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........A.Ş vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müteveffanın koruyucu ekipmanlarının bulunmadığının kabulü ile tazminat kalemlerine %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanması gerektiğini, başvuru evrakları arasında ıban bilgisine rastlanılmadığını, ödeme yapılması engellenmiş olup yargılama gideri ve vekalet ücreti masraflarının artmasına neden olunduğunu, zarar görenin, sağlanması ihtimali bulunan ve istenilmesi haklı görülebilecek ilgili tüm belgeleri sigortacıya vermek zorunda olduğunu, zarar görenin bu zorunluluğa uymaması halinde durumun zarar görene yazılı bildirilmiş olması kaydıyla, sigortacının sorumluluğu, zorunluluk yerine getirilmiş olsaydı ödemek zorunda kalacağı miktarla sınırlı olduğunu, tüm bu nedenlerle Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 28/05/2025 tarih ve ... Esas ... Karar sayılı usul ve yasaya aykırı olan kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, neticede talepleri gibi karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen karar, sadece davalı sigorta vekilince aşağıdaki yönlerden istinaf edilmiştir.
-Yasal başvurunun eksik belge (iban bilgisi) ile yapıldığından bahisle yargılama giderlerine ilişkin istinafı;
2918 sayılı KTK'nın 97.maddesinde, 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde, 97.maddenin eski metninde, zarar görenin zorunlu mali sorumluluk sigortasında ön görülen sınırlar içinde doğrudan doğruya sigortacıya karşı talepte bulunabileceği gibi, dava açabilme hakkı mevcut iken 6704 Sayılı Kanunun 5.maddesi ile yapılan değişiklik sonucunda madde hükmü "Zarar görenin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 Sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir" denilmiştir.
Yukarıda maddede yapılan değişiklikle, zarar gören hak sahipleri ZMMS sigortacısına karşı artık doğrudan dava açamayacaklardır. Öncelikle sigortacıya tazminatın ödenmesi için genel şartlarda belirtilen belgeler ile yazılı olarak başvuracaklar ve yazılı başvurudan itibaren 15 gün içinde kendilerine cevap verilmez ya da verilen cevap hak sahibinin talebini karşılamaz ise, hak sahibi tazminat için dava açabileceği gibi tahkime de başvurabileceklerdir. Bu hali ile trafik kazaları nedeniyle zarara uğrayanlar sigortaya davadan açmadan önce mutlaka sigortacıya yazılı başvuruda bulunmak zorundadırlar. Dava açabilmeleri için yazılı başvurudan itibaren 15 günlük sürenin dolmuş olması gerekmektedir. Bu sebeplerle davadan önce yazılı başvuruda bulunmak ve başvurudan itibaren 15 günlük sürenin geçmesi ZMMS sigortacısına tazminat davası açılmasının ön şartıdır. Bu husus anılan maddenin değişiklik gerekçesinde vurgulanmıştır.
6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının düzenlendiği 114.maddesinin 2.fıkrasındaki düzenlemeye göre "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır".
HMK 115. maddenin 1.fıkrasında ise, "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." denilmiş,
2.fıkrada ise, "Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir." düzenlemesi mevcut olup;
6407 sayılı Kanunla değişik 2918 sayılı KTK'nın 97. maddesinde zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerektiği, sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması hâlinde, zarar görenin dava açabileceği veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davalı nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı araç nedeniyle meydana gelen trafik kazasın nedeniyle davacının, dava tarihinden önce davalı sigorta şirketine belgeler ile birlikte başvuru dilekçesi ile başvurduğu, sigorta şirketinin buna binaen hasar dosyası açtığı bilahare eldeki davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dava açmadan önce sigorta şirketine başvuru yapılmasına dair adı geçen yasanın 97. maddesinde bu belgelere yer verilmediği gibi davacının başvuru dilekçesinde eklenmesi gereken diğer belgeleri ekleyerek başvuru yaptığı, dolayısıyla davacı tarafın dava açmadan önce yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşıldığı, bu halde yasada belirtilen başvuruya ilişkin ön koşulun yerine getirildiği, dolayısıyla davalının yargılama giderlerinden sorumlu olacağı açıktır. Bu sebeplerle, Davalı vekilinin itirazı yerinde değildir.
-Müterafik kusura ilişkin itirazın incelenmesinde;
Dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağına göre, davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olup olmadığı "belirsiz" olarak işaretlenmiştir. Davacının kask ve koruyucu ekipmanının takılı olmadığına dair dosya kapsamında herhangi bir delil olmayıp, bunların takılı olmadığının ispatı davalı taraf üzerindedir. Davalı tarafça, yargılama aşamasında sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığından ve bunların takılı olmadığının tespiti yapılamadığı gibi ayaktan yaralanma şekline göre de kask takılmamasının yaralanmada etken olmadığı anlaşılmakla, davalı tarafın bu yöndeki itirazının reddi gerekmektedir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davalı ........A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davalı ........A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalı ........A.Ş'den alınması gereken 81.972,00 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 19.444,29 TL nin mahsubu ile bakiye 62.527,71 TL eksik harcın bu davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı ........tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların bu davalı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davacı ........ için davalı ........A.Ş yönünden HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde TEMYİZ YOLU AÇIK , davacılar, davalı ........ ve diğer davacılar için davalı ........yönünden KESİN olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi03/12/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.