T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
KARAR TARİHİ: 10/11/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 24/04/2025
NUMARASI:
DAVACI:
VEKİLİ:
DAVALI:
VEKİLLERİ:
DAVALI:
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 10/11/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 10/11/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 22.04.2022 tarihinde, Yeni İstanbul Caddesi mevkiinde, davalı şirket nezdinde sigortalı davalı ... ait ... plakalı araç, tam ve asli kusurlu hareketiyle müvekkili şirkete ait, sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın trafik kazası yapmasına sebep olduğunu ve maddi hasar/zarar meydana geldiğini, davalı ..., kazanın meydana geldiği sırada dikkatsiz, kontrolsüz ve süratli olması nedeniyle takip mesafesini de koruyamadığını, aracı bir anda sağa doğru kırarak kontrolden çıktığını ve müvekkiline ait aracın yan kısmına çarpması sonucu ancak durabildiğini, müvekkilinin davalılar ile iletişime geçtiğini fakat kendine herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, kaza nedeniyle .... Otomotiv Tic. A.Ş. bünyesindeki serviste onarıma alınan araçta birçok parçanın değiştiğini, boya işlemi gördüğünü ve onarılmış olup düzenlenen 01.06.2022 tarihli faturada görüleceği üzere toplamda 8.695,84 TL’lik maddi hasar meydana geldiğini, söz konusu maddi hasar faturası bedeli müvekkili şirkete ait kasko sigortası kapsamında karşılandığını, aracın kazadan önce hiçbir hatası, boyası, değişeni, darbesi, çiziği ve hasarının bulunmadığını, aracın serviste onarıma alınması, uzun süre kullanılamaması nedeniyle müvekkilinin kazanç kaybı oluştuğunu, davalı sigorta şirketi tarafından 4.436,00 TL ödeme yapıldığını, ancak müvekkili şirketin değer kaybı tazminatı ve diğer ilgili tüm zararları tam anlamıyla tazmin edemediğini, arabuluculuğa başvuru yapıldığını anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle; fazlaya ilişkin dava, talep ve müddeabihi artırma haklarının saklı kalması kaydıyla; davanın kabulünü, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan dolayı oluşan değer kaybının tespitiyle birlikte şimdilik 100,00 TL değer kaybı tazminatının davalı ...'dan kaza tarihi olan 22.04.2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi olan 09/06/2023 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte (sigorta şirketi poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müşterek ve müteselsilen tahsilini, müvekkiline ait araçta meydana gelen hasardan dolayı aracın serviste kaldığı kullanılamayacağı süre boyunca araç mahrumiyetinden doğan kazanç kaybı tazminatı olarak şimdilik 100,00 TL tazminatın davalı ...'dan kaza tarihi olan 22.04.2022 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı .. Sigorta A.Ş. vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, kazanın oluşumunda kusur oranının tespitinin gerektiğini, kaza tarihi itibariyle sorumlu oldukları limit dava öncesi yapılan ödemelerin tenzili dikkate alınarak 40.593,58 TL olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, daha önce yapılan ödeme ile davacı yanın zararının giderildiğini, araç mahrumiyet zararı poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenlerle; davanın esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...'a dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu olduğu, davacının maddi tazminat talepleri kusur oranı, bedel artırım dilekçesi birlikte nazara alındığında; değer kaybına ilişkin 30.564,00 TL'nin davalı ..... olay tarihi olan 22/04/2022, sigorta firmasından 15/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limitleri dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte,müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 5.500,00 TL'nin davalı Baki'den olay tarihi olan 22/04/2022'den tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Sigortalı araç ticari olduğundan talep edilen bedellere avans faiz uygulanmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davanın KABULÜ İLE,
Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 30.564,00 TL'nin davalı ............ olay tarihi olan 22/04/2022, sigorta firmasından 15/02/2023 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limitleri dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte,müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 5.500,00 TL'nin davalı ...... olay tarihi olan 22/04/2022'den tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya VERİLMESİNE" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı Ray Sigorta A.Ş. vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranlarını kabul etmediklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsüne %100 kusur atfının hatalı olduğunu, dava öncesi yapılan ödeme ile davacı yanın zararı giderilmiş olup bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, huzurdaki dava kısmi dava olup ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın ıslah talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte; ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işleyeceğini, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafça ilk karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmamışken usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, mahkeme ilamında müvekkili şirketin sorumlu olduğu tutarlar poliçe limiti dahilinde gösterilmişse de karar ve ilam harcı, vekalet ücretleri, arabuluculuk ücreti ve yargılama giderleri için bu hususun gözetilmediğini, tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve istinaf başvuru sebepleri doğrultusunda davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin ödenmesi istemine ilişkindir
Dairemizin kaldırma ve gönderme kararı üzerine mahkemece yeniden yapılan yargılama sonucunda verilen kararın davalı sigorta vekilince istinafı üzerine yapılan inceleme sonunda;
Daire kaldırma kararı gereğinin yerine getirilerek, dosyada mevcut kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı bilirkişi heyetinden alınan 07/03/2025 tarihli raporda, önceki raporlar da irdelenmek suretiyle 22/04/2022 tarihli kaza yönünden kusur incelmesi yapılmıştır. Buna göre kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücü ...'ın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı işletene ait araç sürücü ...'ın kusurunun olmadığı görüş ve kanaatinin bildirildiği görülmüştür. ATK raporunun çelişkiyi gideri mahiyette, açıklayıcı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında yanlışlık bulunmamaktadır. Davalı sigorta vekilinin buna yönelik itirazının reddi gerekmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin hesap yöntemine, ıslah edilen kısmın zamanaşımına uğradığına, avans faizi işletilmesine, sigorta ödemelerinin mahsubunun hatalı olduğuna yönelik itirazların Dairemizin önceki kaldırma kararında değerlendirilmiş olup kesinleşmiş bulunması ile yeniden incelenmesi mümkün olmamasına itiraz edilmeyip kesinleşen hususlarda yeni sebeplere dayanılamayacak olmasına göre davalının bu hususlara yönelen itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davalı Ray Sigorta A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davalı .. Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.087,83 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.472,43 TL harç giderinin davalı Ray Sigorta Anonim Şirketi'nden tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-HMK'nın 359/3. fıkra gereği kararın tebliği ile 302/5. fıkrası gereği harç tahsil müzekkeresi yazılması ve tebliğ işlemlerinin İLK DERECE MAHKEMESİ tarafından yapılmasına,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi. 10/11/2025
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.