T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....-.....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
KARAR TARİHİ: 16/07/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 1 -........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: 2 -........
VEKİLİ: Av.....
İHBAR OLUNAN: .....
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/07/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 16/07/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 16.08.2023 tarihinde ........ plakalı motosikletiyle seyir halinde iken davalılardan ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı aracının müvekkiline çarpması sonucu trafik kazası meydana geldidiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin bel omurgasında kırık oluştuğunu, müvekkilinin ameliyat olduğunu, bu ameliyat ve kırık sebebiyle müvekkilinin bir süre yürüyemediğini, kendi işlerini göremediğini, müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi zararlar sebebiyle davalı sigortaya yapılan başvuru sonucunda davalı sigorta şirketi tarafından 27.02.2024 tarihinde 800.235,45 TL ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin yetersiz olduğunu, davalı sigorta yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlamadığını, dava konusu olayda davalı sürücü ........ tam ve asli kusurlu olduğunu, olayla ilgili olarak Konya.... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas numaralı dava dosyasının olduğunu, dosyanın derdest olduğunu, meydana gelen trafik kazası sonucu müvekkilinin beden bütünlüğünün ihlal edildiğini, müvekkilinin yaşadığı maluliyet sebebiyle çalışamamış; ameliyat, ilaç, ulaşım gibi birtakım bakım ve tedavi giderlerine ilişkin harcamalarda bulunduğunu, müvekkilinin geçimini servis işletmeciliği yaparak sağladığını ve yüksek bir gelire sahip olduğunu, somut olayda da müvekkilinin kaza sebebiyle maddi ve manevi bir zarara uğradığını ve bunun tazmini gerektiğini, dolayısıyla davalı ........'e ait kaza konusu aracın ve diğer malvarlıklarına ihtiyaten haczedilmesini, bu nedenlerle davanın kabulüyle; HMK madde 107'ye göre miktarı tam ve kesin olarak belirlendiğinde arttırılmak üzere şimdilik; 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri, 100 TL tedavi gideri olmak üzere 400 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren davalı sigorta şirketinden ticari faiziyle, davalı ........'den yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tahsiline, (davalı ........ sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere), olay sebebiyle 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle davalı ........'den tahsiline, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ A.Ş. vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacıya işbu dava açılmadan önce uğradığı iddia olunan maddi zararın tazmini amacıyla müvekkili tarafından 27.02.2024 tarihinde 800.235,45 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme nedeniyle davacının iddia olunan maddi zararlarının karşılandığını, müvekkilinin sigortalısı olan ........ plaka sayılı araç sürücüsünün bulunmadığını, müvekkilinin davacı tarafından iddia ve talep olunan tazminattan sorumluluğu bulunmadığını, zira davacının kavşağa giriş yapacağı esnada hızını trafik düzen ve kurallarına uygun hale getirmeksizin ilerleyerek mezkur kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğini, davacının kaza tarihinden bu yana denk gelişen iyileşme durumunun gözetilmesi gerektiğini, davacının maluliyetinin Erişkinler...Yönetmeliği dikkate alınarak hesaplanması gerektiğini, davanın esas yönünden dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, müvekkilinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinden dava masrafları ve ücret-i vekaletin dahi davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının kazanın meydana gelmesin de %100 oranında tam kusurlu olduğunu, zararın oluşmasına ya da artmasına ve müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün ağırlaşmasına davacının sebebiyet verdiğinden, tazminatının tamamen kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, davacının bel fıtığı ameliyatı olduğunu, 60 günlük istirahat edilmesi önerisi ile taburcu olduğunu, kazanın istirahat süresi dolmadan 16/08/2023 tarihinde meydana geldiğini, bu durum karşısında; davacının 20.06.2023-20.08.2023 tarihleri arasındaki iyileşme süresinde çelik balenli korse kullanması, trafiğe çıkmaması, araç kullanmaması, can güvenliğini koruyamayan motosiklet türü aracı kullanmaması gerekirken, bu kuralları ihlal ederek karıştığı trafik kazasında L3 kırığının oluşmasına sebebiyet vermesi, akabinde tıbben gerek bulunmadığı halde füzyon ameliyatı olması, üstelik 19.06.2023 tarihindeki ameliyatının L4, kaza sonrası ameliyatının İse buna bitişik L3 kompresyon kırığına bağlı olması dikkate alındığında yaralanmaya, ameliyat olmaya ve oluşan maluliyete davacının kendisinin sebebiyet verdiğini, 6098 sayılı TBK'nın 52/1hükmü gereğince zararın doğmasına ya da artmasına ve müvekkilinin tazminat yükümlülüğünün ağırlaşmasına sebebiyet veren davacının tamamen tazminatının kaldırılması gerektiğini, ayrıca kazanın oluşmasında davacı da kusurlu olduğu için müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacının maluliyet oran tespitinin, kazada sadece L3 kırığı oluştuğu dikkate alınarak yapılması gerektiğini, ........ A.Ş. tarafından davacının tüm maddi zararlarına karşılık 27.02.2024 tarihinde 800.235,45TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin, davacının tüm zararlarını karşıladığını, davacının manevi tazminat talebinde de davacının kusurlu olması dikkate alınarak manevi tazminat talebinin reddini, üstelik istenen manevi tazminat tutarının oldukça yüksek ve fahiş olduğunu, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ile müvekkili lehine vekalet ücretini davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Sigorta poliçesi incelenmesinde, ........ plakalı aracın ZMSS kapsamında davalı ........ adına davalı ........ A.Ş. bünyesinde sigortalandığı anlaşılmıştır.
Davalı ........ A.Ş. tarafından hasar dosyası mahkememize gönderilmiştir.
Davacı ........ hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasına göre; davacının emekli olduğu, emekli maaşının 10.000,00 TL olduğu, başka gelirinin olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı ........ hakkında düzenlenen sosyal ekonomik durum araştırmasına göre; davalının çalışmasına engel bir durumunun olmadığı, evli olduğu, eşinin gelirinin 25.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce düzenlettirilen ATK kusur raporunda davacı ...'nın %50, davalı ........'nın %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Düzenlettirilen bu rapor ile aynı olaya ilişkin Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki 19/03/2024 tarihli kusur raporu arasında çelişki bulunduğundan ilgili çelişkilerin giderilmesi ve kusur tespiti için dosya İTÜ bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 12/02/2025 tarihli kök ve 28/03/2025 tarihli ek raporunda İTÜ heyeti neticeten; ........ plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacı ........'ın asli olarak %90 oranında kusuru bulunduğu ve trafik yönetiminden sorumlu idarenin tali olarak %10 oranında kusuru bulunduğu, ........ plaka sayılı araç sürücüsü davalı ........'in herhangi kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir. Ayrıntılı, gerekçeli, denetlenebilir kusur bilirkişi raporu mahkememizce yargılamaya esas alınmıştır.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur raporunda davalı ........'in dava konusu kazanın oluşmasında kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla, sigortalının kusurunun olmadığı yerde sigorta firması da sorumlu tutulamayacağından davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " şeklinde davanın reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kusur oranının tespitinde ağır hataların yapıldığını ve raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini, idareye kusur atfedilmesinin davalı sürücüsünün sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını, müvekkilinin uğradığı ağır zararların ve mağduriyetin dikkate alınmadığını beyan ederek yerel mahkemece verilen kararın ortadan kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
16.08.2023 günü saat 13:20 sıralarında davacı sürücü ........ sevk ve idaresindeki ........ plakalı motosiklet ile ........ Caddesini takiben ........ Sokak istikametinden seyirle geldiği olay yeri ışıklı kavşaktan aracının sol yan kısımlarıyla istikametine göre sol tarafından ........ Caddesini takiben seyirle kavşağa gelen davalı sürücü ........ idaresindeki ........ plakalı otomobilin sağ ön kısımları ile çarpışması neticesinde davacı sürücü ........’ın yaralandığı dava konusu trafik kazası meydana gelmiştir.
Olay mahalli 50 km/h azami hız limiti bulunan 7 metre genişliğinde asfalt kaplama iki şeritli bölünmüş yol, ışıklı kavşak, düşeyde eğimsiz, yatayda düz, yol yüzeyi kuru, hava durumu açık, vakit gündüz, meskun mahaldir, Olay sonrası Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile bu tutanak içeriğinde Kaza Yeri Krokisi düzenlenmiştir. Kaza Yeri Krokisinde çarpma noktasının yeri işaretlenmiş, kavşağa girişte ........ plakalı aracın seyir yönüne hitaben DUR levhası bulunduğu ve trafik lambası (üçlü lambanın en üstte bulunanı yanık vaziyette gösterilmiş) bulunduğu belirtilmiş, ........ plakalı motosikletin seyir yönüne hitaben kavşağa girişte trafik lambası bulunduğu belirtilmiştir. Trafik Kazası Tespit Tutanağında sürücü ........’ın kask durumunun tespit edilemediği belirtilmiştir, ancak olay sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarında motosiklet üzerine bir adet konularak fotoğrafının çekilmiş olduğu görülmüştür.
Trafik Kazası Tespit Tutanağında; Kazanın Özeti Bölümünde; olay yeri kavşakta ........ plakalı otomobilin seyir yönüne hitaben hem DUR levhası bulunduğu hem de kırmızı fasılalı ışık yandığı belirtilmiş, motosikletin seyir yönüne ise kırmızı fasılalı ışık bulunduğu belirtilmiş, olayın oluşumunda otomobil sürücüsü ........’in KTK 57/1-A (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, dikkatli olmamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek) (Asli) maddesini ihlal ettiği, motosiklet sürücüsü ........’ın ise KTK 52/1-A (Aracının hızını kavşaklara yaklaşırken dönemeçlere girerken tepe üstlerine yaklaşırken dönemeçli yollarda ilerlerken yaya geçitlerine hemzemin geçitlere tünellere girerken azaltmak) (Tali) maddesini ihlal ettiği görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Konya.... Asliye Ceza Mahkemesine sunulmuş olay yerinde yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenmiş 19.03.2024 tarihli Bilirkişi Raporunda; otomobil sürücüsü ........’in seyir yönüne yanan kırmızı lambaya ve DUR levhasına uymadığından %70 oranında asli kusurlu olduğu, motosiklet sürücüsünün ise anayol olan ........ Caddesi üzerinde seyir halinde olduğu, motosikletin seyir yönüne kırmızı lambanın yanıp söndüğü belirtilerek motosiklet sürücüsünün %30 oranında tali kusurlu olduğu görüş ve kanaati belirtilmiştir.
Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinin aynı olaya konu 25.04.2024 tarihli Gerekçeli Kararı ile bu karara yapılan itirazın reddedildiği 29.05.2024 tarihli Konya Bölge Adliye Mahkemesi.....Ceza Dairesi Kararı ve yine bu kararın Kesinleşme Şerhi dosyada mevcuttur.
Ankara Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 25/10/2024 tarihli kusur bilirkişi raporunda özetle; Mevcut verilere göre; Davalı Sürücü ........, sevk ve idaresindeki otomobil ile meskun mahalde gündüz vakti seyri sırasında geldiği olay yeri kavşağa girişte seyir yönüne hitaben bulunan DUR levhası ve kırmızı fasılalı ışığa uyarak durup kavşaktaki trafiği iyice kontrol etmesi ve trafiğin uygun zamanında kavşağa girmesi gerekirken bu kurala uymadığı, bu haliyle girdiği kavşakta istikametine göre sağından kavşağa gelen motosiklet ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda %50 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ........, sevk ve idaresindeki motosiklet ile meskun mahalde gündüz vakti olay yeri ışıklı kavşağa girişte seyir yönüne hitaben bulunan kırmızı fasılalı ışığı dikkate alarak durup kavşaktaki trafiği iyice kontrol etmesi ve trafiğin uygun zamanında kavşağa girmesi gerekirken bu kurala uymadığı, kontrolsüzce ve seyir hızıyla geçiş yapmak istediği kavşakta solundan gelen otomobil ile çarpışmasıyla meydana gelen olayda %50 oranında kusurlu olduğu görüş ve kanaatini bildirmişlerdir.
BU DURUMDA
Mahkememece düzenlettirilen ATK kusur raporunda davacı ...'nın %50, davalı ........'nın %50 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Düzenlettirilen bu rapor ile aynı olaya ilişkin Konya.... Asliye Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasındaki 19/03/2024 tarihli kusur raporu arasında çelişki bulunduğundan ilgili çelişkilerin giderilmesi ve kusur tespiti için dosya İTÜ bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, 12/02/2025 tarihli kök ve 28/03/2025 tarihli ek raporunda İTÜ heyeti neticeten; ........ plaka sayılı motosiklet sürücüsü davacı ........'ın asli olarak %90 oranında kusuru bulunduğu ve trafik yönetiminden sorumlu idarenin tali olarak %10 oranında kusuru bulunduğu, ........ plaka sayılı araç sürücüsü davalı ........'in herhangi kusuru bulunmadığı tespit edilmiştir.
Tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yargılamaya esas alınan kusur raporunda davalı ........'in dava konusu kazanın oluşmasında kusurunun bulunmadığı VE ÇELİŞKİLERİN GİDERDİLDİĞİ anlaşılmakla, sigortalının kusurunun olmadığı yerde sigorta firması da sorumlu tutulamayacağından davacının davasının reddine karar verilmesi doğrudur.
Bu halde, Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak,
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
1-Davacı tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; davalılar yönünden; dava tarihi olan 2024 yılı itibari ile (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere; davacı yönünden; HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi. 16/07/2025
..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.