T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
KARAR TARİHİ: 30/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .....(...)
ÜYE: .....(...)
ÜYE: .....(...)
KATİP: .....(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/12/2025
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI : ........ ÖZEL
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 1- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI : 2- ........
VEKİLLERİ: Av.....
DAVALI : 3- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/04/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 30/04/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 12.12.2023 tarihinde ........ Caddesi istikametinden gelip ........ Caddesi istikametine doğru seyreden ........ idaresindeki ........ plakalı araca, ........ idaresindeki ........ plakalı minibüsün ........ Caddesi istikametinden ........ Caddesi istikametine doğru seyrederken dur levhası olmasına rağmen kavşağa kontrolsüz girmesi sonucunda ........ plakalı aracın sağ yanına çarpmasıyla maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin aracına çarpan ........ plakalı araç söz konusu kazanın gerçekleşmesinde tam kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkilinin aracında 110.000,00 TL tutarında hasar meydana geldiğini, müvekkilinin aracında oluşan maddi hasar ve değişen birçok parçası sonucu araçta değer kaybının meydana geldiğini, davalı ........ 26.04.2024 tarihinde ise davalı Sigorta şirketi tarafından 10.000,00 TL yatırıldığını, müvekkilinin aracının bir buçuk aydan fazla tamir için serviste kaldığını, davacı şirketin, söz konusu aracı sürücü direksiyon eğitim ve sınav aracı olarak kullanmakta olduğundan aracın tamiri sürecinde aracı eğitimlerde ve sınavlarda kullanılamadığını, bu nedenlerle müvekkiline ait ........ plakalı araçta çarpma sonucu meydana gelen değer kaybının bilirkişi marifetiyle tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 800,00 TL'nin; hasar bedelinin bilirkişi marifeti ile tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 12.12.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bilirkişi raporu ile tespit edilecek ticari kazanç kaybının ve mahrumiyet bedelinin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 12.12.2023 tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile ........, ........'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu taleplerinin belirsiz alacak olarak ileri sürülmesinin imkanı bulunmadığını, dava konusu kazanın müvekkiline usulüne uygun şekilde ihbar edilmediğini, müvekkilinin sorumluğunun araç başına azami olarak 120.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kaza sebebiyle müvekkili sigorta şirketi nezdinde ........ nolu hasar dosyasının açıldığını, araç hasarı için ........ A.Ş. adına 05.02.2024 tarihinde 110.000-TL, değer kaybı için ........ adına 26.04.2024 tarihinde 10.000-TL tutarında tazminat ödendiğini, müvekkilinin daha önce yapmış olduğu ödeme dolayısıyla bakiye tazminat borcu kalmadığını, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacının aracının ağır hasar kaydı bulunması halinde değer kaybı talebinin reddedileceğini, ........ plakalı aracın daha önce hasara uğrayıp uğramadığının tespit edilmesini, bu nedenlerle haksız davanın reddi ile müvekkili aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu talebin belirsiz alacak olarak öne sürülmesinin usule aykırı olduğunu, davacının aracının onarımının yapıldığını, talep edilecek miktarın belirli olduğunu, müvekkilinin sevk ve idaresinde bulunan ........ plakalı araç ile davacı tarafa ait ........ plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmesinde müvekkilinin tam ve asli kusurlu olduğu iddialarını kabul etmediklerini, meydana gelen kaza sonrasında kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağının müvekkilinin yokluğunda düzenlendiğini, dava konusu kaza sonucunda, davacı tarafında belirttiği üzere araçta meydana gelen değer kaybı 26.04.2024 tarihinde 10.000,00 TL olarak davalı ........ A.Ş tarafından davacıya banka yoluyla ödeme yapıldığını, davacının meydana gelen kaza nedeniyle aracında oluşan hem hasar bedeli hem de değer kaybı davalı sigorta şirketince karşılanmış olmasına rağmen yeniden değer kaybına ilişkin dava açılması dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihinden önce hasar kaydının bulunup bulunmadığı tespit edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle haksız davanın reddi ile aleyhine hüküm kurulmaması halinde, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının 12/12/2023 tarihli kazada, ........ plakalı aracın tam kusurlu olduğunu iddia ettiğini, işbu kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin hiçbir kusurunun olmadığını, kaza tespit tutanağının maddi gerçeği yansıtmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkiline ait aracın kusurlu olduğunu gösterir mevcut herhangi bir kusur raporu bulunmadığını, davacının ........ plakalı aracında meydana gelen maddi hasarın giderildiğini, değişmesi gereken hasarlı parçalar, onarım ve montaj işçilikleri için 05/02/2024 tarihinde davacıya 110.000,00-TL ödeme yapıldığını, bu nedenler ile, müvekkili aleyhine haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık bilirkişi raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı ........'un %100 kusurlu olduğu, davacının maddi tazminat talepleri kusur oranı, ıslah dilekçesi, bedel artırım dilekçesi birlikte nazara alındığında; Dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 50.000,00 TL, hasar bedeli olarak 107.450,00 TL davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 12/12/2023, sigorta firmasından 03/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limitleri dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Araçtaki firma yazı bedeline ilişkin talebin ve fazlaya ilişkin talebin reddine, Aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 20.000,00 TL'nin davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 12/12/2023'ten tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Her ne kadar kısa kararda hasar bedeli 107.450,68 TL olarak yazılmış ise de, bu durum maddi hatadan kaynaklandığından 107.450,00 TL olarak düzeltilmiştir. " şeklinde davanın kısmen kabulü ile, dava konusu aracın değer kaybına ilişkin 50.000,00 TL, hasar bedeli olarak 107.450,00 TL davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 12/12/2023, sigorta firmasından 03/04/2024 temerrüt tarihinden itibaren (sigorta limitleri dahilinde) işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, araçtaki firma yazı bedeline ilişkin talebin ve fazlaya ilişkin talebin reddine, aracın kullanılamadığı süre içerisindeki zarar için 20.000,00 TL'nin davalı sürücü ve işletenden olay tarihi olan 12/12/2023'ten tibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin talebin reddine dair hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı ........ AŞ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketinin, 12.12.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen ........ plakalı araç yönünden 10.01.2023-2024 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi kapsamında yalnızca poliçe limiti ve sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, daha önce araç hasarı için 110.000 TL ve değer kaybı için 10.000 TL ödeme yapıldığını, bu nedenle teminat limitinin tüketildiğini ve bakiye tazminat borcu kalmadığını, hesaplama yapılacaksa 04.12.2021 tarihli Genel Şartlar ekindeki yönteme göre yapılması gerektiğini, aracın model, yıl, kilometre, önceki hasarları ve ağır hasar/pert durumunun araştırılması gerektiğini, ağır hasarlı araçta değer kaybı talep edilemeyeceğini, gerçek değer kaybının ancak uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenebileceğini, daha önce aynı bölgeden hasar almış araçta ikinci kez değer kaybı oluşmayacağını, teminat dışı hallerin ve yeni Genel Şartlar ile getirilen sınırlamaların gözetilmesi gerektiğini, ayrıca sigorta şirketinin usulüne uygun başvuru yapılmadığı için temerrüde düşmediğini, faiz başlangıcının hatalı belirlendiğini ve sigorta başvurularında vekâlet ücretinin tam değil 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek, tehir-i icra talebinin kabulüne ve Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2025 tarihli ... Esas, ... Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı 18.12.2025 tarihli kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, 06.11.2025 tarihli ara kararla davacıya dava değerini tam belirlemesi ve eksik harcı tamamlaması için verilen iki haftalık kesin süreye uyulmadığını, buna rağmen 28.11.2025 tarihli bedel artırımı dilekçesinin dikkate alınarak müvekkil aleyhine hüküm kurulduğunu, bu nedenle kesin süre, hak düşürücü süre, usuli kazanılmış hak ve savunma hakkının ihlal edildiğini, esasa ilişkin olarak ise ........ plakalı aracın 2017 ve 2020 yıllarında iki ayrı hasar geçmişi bulunduğunu, 2020 kazasında ön tampon, motor kaputu ve ön çamurlukların işlem gördüğünü, bu nedenle aynı parçalar üzerinden yeniden değer kaybı talep edilemeyeceğini, aracın yüksek kilometreli ve sürücü kursu aracı olması nedeniyle piyasa rayicinin zaten düşük bulunduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili ve denetime elverişsiz olduğunu, hasar bedelinin ve değer kaybının fahiş şekilde hesaplandığını, parça ve işçilik kalemlerinin teknik dayanak olmadan belirlendiğini, teminat dışı haller ve yeni genel şartlar gözetilmeden hesap yapıldığını ve hükmedilen tutarların zenginleşme yasağına aykırı şekilde belirlendiğini ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........ vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı ilamına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, davacı tarafın 06.11.2025 tarihli ara kararla verilen iki haftalık kesin süre içinde ıslah dilekçesini sunmadığını ve 28.11.2025 tarihinde yaptığı ıslahın HMK gereğince hiç yapılmamış sayılması gerektiğini, buna rağmen mahkemenin ıslahı kabul ederek değer kaybı, hasar bedeli ve araç mahrumiyeti yönünden hüküm kurmasının usule aykırı olduğunu, esasa ilişkin olarak ........ plakalı aracın daha önce 2017 ve 2020 yıllarında iki kez maddi hasarlı kazaya karıştığını, SBM kayıtlarına göre geçmiş hasarlarının bulunduğunu, 2020 kazasında ön tampon ve sağ ön çamurluğun değiştiğini, aracın 195.611 km’de olduğunu, sürücü kursu aracı olarak kullanılması nedeniyle zaten piyasa değerinin düşük bulunduğunu, bu nedenle aynı araçta yeniden değer kaybı oluşmayacağını, bilirkişi raporunun zenginleşme yasağına aykırı ve denetime elverişsiz olduğunu, ayrıca davacının araç mahrumiyet bedelini ispatlayamadığını ve kiralık araç kullandığına dair belge sunmadığını, buna rağmen 20.000 TL araç mahrumiyeti belirlenmesinin hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 18.12.2025 tarihli ... Esas ve ... Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulduğunu, değer kaybı yönünden kök ve ek raporlarda 70.000 TL olarak belirlenen tutara güvenilerek ıslah yapıldığını, sonradan bilirkişinin raporunu 10.000 TL aşağıya çekmesi nedeniyle kısmi ret halinde karşı vekâlet ücretinin hakkaniyete aykırı olacağını, aracın geçmiş kazası bulunduğunu ve bu nedenle tekrar değer kaybına uğramadığını, aynı araçta yeniden değer kaybı hükmedilemeyeceğini, ticari kazanç kaybı yönünden ise aracın sürücü kursu aracı olduğunu, Milli Eğitim mevzuatı gereği demirbaş ve kurucu adına kayıtlı olmak zorunda bulunduğunu, kiralık araç kabulünün mevzuata aykırı bulunduğunu, buna rağmen mahkemenin ikame araç kiralama gerekçesiyle SMMM raporundaki ticari kazanç kaybını dikkate almadığını, bu nedenle bilirkişi raporu doğrultusunda ve yapılan ıslaha uygun karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Artırım yapılan araç hasar bedeline ilişkin davalıların yaptığı istinaf incelemesi
HMK 107.maddede belirsiz alacak davası düzenlenmiş olup,
MADDE 107– (1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda,hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.
Buna göre davacı taraf talep artırım dilekçesi ile talebini artırabilecektir. Talep artırım, niteliği itibari ile davalı taraf aleyhine esaslı bir değişiklik olup, davalı tarafın, duruşmada bulunmadığı durumlarda tebligat yolu ile bu istemden haberdar edilmesi zorunludur.
Belirsiz alacak davası olarak açılan davalarda davacı talep sonucunun belirlenmesi talep sonucunun artırılması şeklinde olmaktadır. Belirsiz alacak davasında talebin belirlenmesinde karşı tarafın iznine veya ıslah yoluna başvurulmasına gerek bulunmaz. Ancak davacı tarafından talep sonucu belirlendikten sonra alacağının daha fazla olması halinde davacının talep sonucunu artırmak için ıslah yoluna başvurması yani ıslah suretiyle talep sonucunu artırması mümkün olacaktır.
6100 sayılı HMK'nın 176 ve devamı maddelerinde ıslah kurumu ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir. Buna göre tarafların, yargılama usulüyle ilgili bir işlemini kısmen veya tamamen ıslah edebileceği ancak aynı dava içerisinde bu yola sadece bir kez başvurabileceği belirtilmiştir.
SOMUT OLAYDA DAVACI
21/03/2025 TARİHLİ ARTIRIM DİLEKÇESİYLE ARAÇ DEĞER KAYBI VE ARAÇ MAHRUMİYET BEDELİNİ ARTIRMIŞ
AKABİNDE HASARA İLİŞKİN RAPOR DÜZENLENİNCE DE 28/11/2025 TARİHLİ DİLEKÇESİ İLE HASAR BEDELİNİ ARTIRMIŞTIR.BU DURUMDA VERİLEN 2. ARTIRIM DİLEKÇESİ ISLAH OLMAYIP,BELİRSİZ ALACAK OLARAK AÇILAN HASAR BEDELİNİN TALEP ARTIRIMIDIR.ZİRA ARTIRILAN ALACAK KALEMLERİ FARKLIDIR
Somut olayda, mahkemece 06/11/2025 tarihli celsede hasar bedeline ilişkin davacıya artırım dilekçesini sunması için iki hafta kesin süre verilmesine rağmen mahkemece verilen sürede ıslah dilekçesini sunmamıştır. Kesin süre geçtikten sonra 20/11/2025 tarihinde sunmuştur
ANCAK
HMK'nın belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesi şöyledir:
"(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.
(2) (Değişik:22/7/2020-7251/7 md.) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda, hâkim tarafından tahkikat sona ermeden verilecek iki haftalık kesin süre içinde davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın talebini tam ve kesin olarak belirleyebilir. Aksi takdirde dava, talep sonucunda belirtilen miktar veya değer üzerinden görülüp karara bağlanır.
(3) (Mülga:22/7/2020-7251/7 md.)"
Yukarıda yer verilen madde hükümde de belirtildiği gibi belirsiz alacak davasında davacıya, alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başına belirtmiş olduğu talebini artırabilme hakkı tanınmıştır. 7251 sayılı Kanun'la ikinci fıkra yeniden düzenlenerek hâkim tarafından davacıya tahkikat sona ermeden talebini tam ve kesin olarak belirleyebilmesi için iki haftalık kesin süre verilmesi öngörülmüştür.
HMK'nın "Islahın zamanı ve şekli" kenar başlıklı 177. maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ise şöyledir:
"(1) Islah, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir.
(2) (Ek:22/07/2020-7251/18 md) Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz."
Belirsiz alacak davasında davacı, alacağının tam ve kesin olarak belirlenmesinden sonra HMK'nın 107. maddesine dayalı olarak bir kez alacağını artırabilir. Ayrıca davasını HMK 176 vd. maddelerine göre bir kez de ıslah edebilir.
Yukarıdaki açıklamalar karşısında; belirsiz alacak davası olarak açılan davada davacı taraf 2 haftalık kesin süreden sonra yaptığı yaptığı bedel artırımı hakkını kaybetse de tahkikat aşamasının sona ermediği, ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar her zaman yapılabileceği, eldeki belirsiz alacak davasında davacının davasını ıslah etme hakkının da bulunduğu davacının verilen kesin süreden sonra verdiği artırım dilekçesinin tahkikatın sona ermesine kadar ıslah dilekçesi şeklinde sunabileceği gözetilerek talebin ıslah olarak değerlendirilip karar verilmesi doğrudur.itiraz yersizdir
Nitekim yargıtay 4 hd nin 2023/12816 esas 2025/5363 karar sayılı emsal ilamı
Kazanç kaybına itiraz
Ticari araçlarda da trafik kazası sonrasında ticari araçta bir mahrumiyet söz konusu olduğundan, ticari kazanç kaybı bedeli de talep edilebilir. Bu bedel ticari araç sahibinin, aracın kazadan dolayı elde edemediği kazanç tutarını kapsamaktadır.araç mahrumiyet ise ticari olmayan araçlara yönelik hesaplamayı içerin
Bu kapsamda aracın araç mahrumiyet bedeli, aracın kullanıldığı güzergahlar arasındaki kullandığı yakıt tutarı ve bir günde kazandığı ortalama gelir saptanarak hesaplama yapılmaktadır. Bu hesaplama sonucunda ticari araçlarda ticari kazanç kaybı zararı belirlenmiş olur.
Davacı tarafa ait aracın kazanç kaybının belirlenmesi yönünden, mahkemece gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan yetersiz ve eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuştur. Dosya kapsamına göre aracın hasar gördüğü ve tamir süresince işletilemediği sabittir.söz konusu aracın ne amaçla kullanıldığı,ne tür bir kazanç kaybına uğradığı davacı tarafın buna dair delilleri ibraz edilmeden ve gerekli belgeler toplanmadan karar verilmiştir O halde; mahkemece, davacı tarafa ait aracın kazanç kaybına esas olacak “tamir süresinin” belirlenebilmesi yönünden, kaza ile ilgili tüm hasar dosyasının bulunduğu yerden getirtilmesi, Esnaf Sanatkarlar veya Şoförler Odası (Cemiyeti) gibi meslek kuruluşlarından bu nitelikteki bir aracın kaza tarihi itibariyle (sürücü-yardımcı ücretleri, yakıt, bakım v.s. masraf ve amortisman giderleri düşüldükten sonra) günlük ve aylık ortalama net kazancının sorulması ve alınacak cevabın dosya içerisine konulması,varsa davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarının getirtilmesi,aracın hangi amaçla ve ne şekilde kullanıldığına dair davacı kanıtlarının toplanması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek üzere, dosyanın HUMK.nun 275.maddesi uyarınca, EK RAPOR ALINARAK davacı tarafın “kazanç kaybından kaynaklanan gerçek zararının” belirlenmesi, ondan sonra tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve doğru görülmemiştir.SOMUT OLAYDA ALINAN RAPOR BU gerekçeleri karşılamaktan uzaktır.mahkemece aracın ticari kazanç kapsamında olmasına rağmen aksi yöndeki gerekçesi yerinde değildir.davacının istinafı yerindedir.aracın tamir süresi belirlenerek ticari kazanç kaybı hesaplanmalıdır
Değer kaybına itiraz
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün 29355 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Genel Şart Kapsamındaki Teminat Türleri A-5.maddesinde, maddi zararlarında sigorta teminatı kapsamında olduğu belirtilmiş ve maddi zararın “Hak sahibinin kaza tarihi itibariyle bu genel şartta tanımlanan ve zarar gören araçta meydana gelen değer kaybı dahil doğrudan malları üzerindeki azalmadır. Sigortalının sorumlu olduğu araç kazalarında değer kaybı, talep edilmesi halinde ilgili branşta ruhsat sahibi sigorta eksperleri tarafından tespit edilir. Değer kaybının tespiti bu Genel Şart ekinde yer alan esaslara göre yapılır.” Şeklindeki düzenleme ile trafik kazası sonucu zarar gören üçüncü kişiye ait araçta meydana gelen hasar bedeli ve değer kaybına ilişkin zararların, genel şartların ekindeki hesaplama yöntemine ilişkin çizelgeye göre eksper tarafından belirleneceği belirtilmiştir. Genel şartlar Ek-1 de değer kaybının belirlenmesine ilişkin çizelge ve teminatı dışında kalan bazı haller belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, sigorta sözleşmesinin ayrılmaz eki niteliğinde olan genel şartlarda yapılan düzenlemelerin zarar gören üçüncü şahıslar yönünden bağlayıcı olup olmadığı hususuna ilişkindir.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda 91 ila 101.maddeler arasında düzenlenmiştir. Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracın işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belirli limitlere kadar karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüdür.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, (Trafik Sigortası) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. Maddesinde; “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir. Bu madde gereğince ZMSS yapılması yasal bir zorunluluk olmakla birlikte bu tür sigorta sözleşmeleri, sigorta ettiren ile sigortacı arasında karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulur ve bir sigorta poliçesine bağlanır.Yoksa yasa gereği kendiliğinden oluşan bir sigorta türü değildir. (Işıl Ulaş Uygulamalı Sigorta Hukuk) "KTK'nın 93. maddesinde; (Değişik:17/10/1996-4199/34 md) Zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları, teminat tutarları ile tarife ve talimatları Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça tespit edilir ve Resmi Gazetede yayımlanır." hükmü mevcuttur.
Sigorta şirketlerinin sigorta sözleşmeleri kapsamındaki sorumlulukları sigorta poliçelerinin ayrılmaz parçası olan genel şartlarda düzenlenmiştir.
Genel Şartlar: Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından her sigorta branşı için hazırlanmış olan ve sigorta şirketlerinin bunun aksine hareket edemeyecekleri, teminatın kapsamı, istisna edilen haller, hasar prosedürü, sigortalının görev ve yükümlülükleri, anlaşmazlık halinde uygulanabilecek hükümler, prim ödemesi, rücu durumu gibi sigorta sözleşmesinin esaslarını belirten koşullardır.
Genel açıklamalar bu şekilde olmakla birlikte KTK'nun tazminatın azaltılması veya kaldırılması sonucunu doğuran haller: başlıklı 95.maddesinde “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.” hükmüne göre; Karayolları Trafik Kanununda düzenlenmeyen, sigortacının zarar görenlere karşı ileri süremediği tazminatın kaldırılması veya miktarının azaltılmasını gerektiren hallerde, ancak sigortalısına rücu edebileceği düzenlenmiştir. Yani sigorta şirketi KTK'nun da düzenlenmeyen teminat kapsamında olmayan halleri ve rücu koşullarının varlığını zarara uğrayan kişilere karşı ileri süremez, koşullarının varlığı halinde sigorta sözleşmesinin eki olan genel şartlarda düzenlenmiş teminat dışı haller ve rücu halleri mevcut ise sadece sigorta sözleşmesinin tarafı olan akidi sigortalıya rücu edebilir.
Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir.
Bu kapsamda Davalı vekilinin mahkemece aldırılan hasar raporundaki değer kaybına yönelik itirazlarının incelenmesinde; 6704 sayılı yasayla değişik 2918 sayılı KTK nun 90.maddesinde yer alan zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar bu kanun ve bu kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabi olan hükümlerinden YUKARIDA İZAH EDİLDİĞİ ÜZERE TARAFI OLMADIĞI ZMMS SÖZLEŞMESİNDEKİ ŞARTLARIN DAVACI AÇISINDAN BAĞLAYICI OLMAMASI VE ANAYASA MAHKEMESİNİN nin 09/10/2020 tarihli resmi gazetede yayınlanan 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 esas 2019/40 sayılı kararına göre 6704 SAYILI KANUNUN 3.MADDESİYLE DEĞİŞTİRİLEN 90. MADDESİNİN BİRİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE BU KANUN ÇERÇEVESİNDE HAZIRLANAN GENEL ŞARTLARDA” İBARESİNİN VE İKİNCİ CÜMLESİNDE YERALAN “VE GENEL ŞARTLARDA ’’ İBARESİNİN İPTAL EDİLMİŞ OLMASI SEBEBİYLE UYGULANMAYACAKTIR.
Yargıtay 17.HD'nin 2017/1230 E- 2018/2590 K sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmesine DAVACIYA AİT ARACIN DAHA ÖNCE KARŞMIŞ OLDUĞU KAZALARA İLİŞKİN DEĞER KAYBI HESABINDA DEĞERLENDİRİLDİĞİ 22/09/2025 TARİHLİ EK RAPORUN BU KAPSAMDA OLMASINA hesaplamanın bu yönteme göre yapılmasına, göre davalının itiraz yersizdir.
Sigorta şirketinin limitin tüketildiği istinafı
Dava dilekçesinde bahsi geçen 12.12.2023 tarihli kazaya karıştığı belirtilen, ........ plakalı araç, davalı şirkete 10/01/2023-2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 914582962 numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Bu poliçeden dolayı maddi zararlarda araç başına azami 120.000,00-TL ile sınırlıdır.
Konu kaza sebebiyle davalı sigorta şirketi nezdinde ........ nolu hasar dosyası açılmış olup araç hasarı için ........ adına 05.02.2024 tarihinde 110.000-TL, değer kaybı için ........ adına 26.04.2024 tarihinde 10.000-TL tutarında tazminat ödenmiştir. Davacı taraf da bu ödemeler düşüldükten sonra davasını artırmıştır.bu halde araç hasar bedeline ilişkin 110.000 tl ,değer kaybına yönelik de 10.000 tl ödeme ile poliçe limitinin tüketilmiş olmasına rağmen ,sigorta yönünden davanın reddi gerekirken kabulü yanlıştır.ancak davacı taraf dava ve artırım dilekçesinde açıkça politi limiti ile sorumlu tutulmasını istediğine ve teminat limiti dolduğuna göre davalı sigorta lehine bu nedenle vekalet ücreti taktiri gerekmeyecektir. İtiraz yerindedir.
Kusura itiraz
Adli Trafik Bilirkişi Orhan GÜMÜŞ ve Hasar Bilirkişisi ........'ün mahkememize sunmuş olduğu 17/11/2024 tarihli raporunda özetle; Keşif mahallinin ve dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı, krokiden, olay yeri fotoğraflarından bilirkişi raporundan ve diğer bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere bu kazanın oluşumunda; ........ plakalı minibüs sürücüsü ........'un bu kazanın oluşumunda 2918 sayılı KTK nun 84.maddesinin asli kusurlardan kod No:8'e denk gelen Madde-57/1-a (Kavşaklara yaklaşırken kavşaktaki şartlara uyacak şekilde yavaşlamamak, geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermemek.) ve Madde: 81/1-a (Kaza mahallinde durmamak ve trafik güvenliği için gerekli tedbirleri almamak.) Asli kural ihlali olup %100 oranında kural ihlalinin olduğu, ........ plakalı otomobil sürücüsü ........'in ise bu kazada her hangi bir kural ihlali yapmadığından kusurunun bulunmadığı, ,raporun kaza tespit ile de uyumlu olduğu anlaşılmakla itiraz yersizdir
Yukarıda yapılan genel açıklamalar ışığında, istinafa konu ilk derece mahkemesinin dosyası incelendiğinde, yukarıda belirtilen ve esasa etki eden hususlarda delillerin eksik toplandığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararının duruşma yapılmaksızın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye iadesine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun açıklanan sebeplerle KABULÜ ile Yerel Mahkeme kararının HMK.m.353/1-a/6 hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, gerekçede belirtilen eksiklikler giderilerek yeniden yargılama yapılması için HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından peşin olarak yatırılan başvuru harcı dışında kalan istinaf karar harçlarının talep halinde bu taraflara ayrı ayrı iadesine,
4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle KESİN olarak karar verildi.30/04/2026
..... ..... ..... .....
Başkan Üye Üye Katip
... ... ... ...
E imza E imza E imza E imza
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.