T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
KARAR TARİHİ: 21/04/2026
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 13/11/2025
NUMARASI : ... Esas ... Karar
DAVACI : ......
VEKİLİ : Av...
DAVALILAR : 1- ......
VEKİLİ : Av...
2- ......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 21/04/2026
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 21/04/2026
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ......'in yönetiminde olan ...... Plakalı araç ve motosiklet ile seyir halinde olan davacı ...... arasında 19/06/2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiğini, iş bu 19/06/2023 tarihli kaza kapsamında o gün tutulan 19/06/2023 tarihli kaza tutanağında davalı ağır kusurlu bulunmuştur ki davacının geçişini beklemeyip geçiş üstünlüğüne uymadığı için ani yol çıktığı için, 6100 ve asli ve tam kusurlu olduklarını, ayrıca Akşehir Cumhuriyet Başsavcılığı ... sayılı soruşturma dosyasında davalının cezalandırılması için dava açıldığını, Akşehir .... Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas sayılı ceza yargılaması devam ettiğini, davalının %100 oranında ve tam kusurlu olduğunu, davacının ağır yaralandığını ve hayati ameliyatlar geçirdiğini, sigorta şirketine başvuru yapıldığını fakat sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmadığını belirterek, şimdilik 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL fatura edilemeyen tedavi giderleri, 100 TL bakıcı giderleri olmak üzere toplam 400 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 50.000 TL manevi tazminatın davalı şahıs ......'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının usulüne uygun bir başvurusunun bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kusur durumunun ve davacının maluliyetine ilişkin durumun belirlenmesi amacı ile usulüne uygun olarak bilirkişi raporları alınması gerektiğini, sigortalının kusurunu kabul etmediklerini, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru oranında ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, geçici iş göremezlik, geçici bakıcı gideri, rapor/cenaze ve defin, ulaşım, yemek giderlerinin tazmini yönündeki taleplerin teminat dışı olduğunu, kazaya karışan tescilsiz motosikleti kullanan davacı ......'in olayda müterafik kusurunun bulunduğunu, bu durumun değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle zamanaşımı ve dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, bu mümkün olmaz ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...... duruşmalara katılmamış ve herhangi bir beyan dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesinin kararı ile; "Faiz başlangıcı açısından yapılan değerlendirmede; uyuşmazlığın haksız eylemden kaynaklandığı, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerektiği, bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu süre sonra erdikten sonra 9.gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğünün kabul edileceği, 19/09/2023 tarihinde temerrüde düştüğü Mahkememizce kabul edilmiştir.
Tüm dosya kapsamı üzerinden yapılan değerlendirmede; davacının 19/06/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporları ve davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi birlikte değerlendirilerek maddi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının manevi tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede ise ; kazanın meydana geldiği tarih, tarafların kusur durumu, davacının yaralanmasının derecesi, paranın alım gücü, tarafların ekonomik ve sosyal durumu ve istenilen manevi tazminatın miktarı ile manevi tazminatın amacı göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacının maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ İLE; davacının geçici iş göremezlik sürecindeki uğradığı maddi zararı için 67.342,58 TL, iyileşme süresinde bakıcı giderinden doğan maddi zararı için 25.568,60 TL, kaçınılmaz tedavi giderinden doğan maddi zararı için 12.000,00 TL olmak üzere toplam 104.911,18 TL maddi tazminatın, davalı ......'den kaza tarihi olan 19/06/2023 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden 19/09/2023 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta limitiyle sınırlı olmak kaydıyla) davalılardan müteselsilen ve müştereken tahsili ile davacıya verilmesine,
Davacının sürekli iş göremezliği nedeniyle uğradığı maddi tazminat talebinin reddine,
Davacının manevi tazminat davasının KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ......'den kaza tarihi olan 19/06/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde hükmün kurulduğu anlaşılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili sunduğu istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin kalıcı sakatlığı açısında verilen kararın haksız olduğunu, yeniden maluliyet oranı tespiti için başka bir üniversiteden bilirkişi raporu aldırılması gerektiğini, ayrıca verilen tazminatların az olduğunu, asgari ücretin değişmiş olması ile birlikte yapılan hesabın da artık eksik kaldığını, geçici, bakıcı ve fatura edilemeyen alacakların da az tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; yaralanmalı trafik kazası sebebiyle geçici, sürekli iş göremezlik, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacının maluliyete itirazı;
Her ne kadar dairemizin önceki kararlarında ve uygulamasında
ANAYASA MAHKEMESİNİN 09/10/2010 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 17/07/2020 TARİHLİ VE 2019/40 ESAS,2019/40 SAYILI KARARINA GÖRE VE YİNE ANAYASA MAHKEMESİNİN 14/02/2023 TARİHLİ RESMİ GAZETEDE YAYIMLANAN 2021/82 ESAS ,2022/167 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
YİNE DANIŞTAY 8.DAİRESİNİN 2022/786 ESAS 2025/6004 KARARI İLE YİNE DANIŞTAY 8. DAİRESİNİN 2022/772 ESAS 2025/4513 KARAR SAYILI İLAMLARI GEREĞİNCE,
DAİREMİZCE HER İKİ ANAYASA MAHKEMESİ İPTAL KARARLARI VE SONRASI DANIŞTAY DAİRESİNİN İPTAL KARARLARI GEREĞİNCE ZARAR GÖREN MAĞDURLARIN MALULİYETLERİNİN ÖZÜRLÜLÜK ÖLÇÜTÜ YÖNETMELİĞİ İLE ERİŞKİNLER İÇİN ENGELLİLİK YÖNETMELİĞİNİN UYGULAMA YÖNETMELİĞİNİN UYGULANMA İMKANI OLMAYACAĞINDAN BAHİSLE ÇALIŞMA GÜCÜ VE MESLEKTE KAZANMA GÜCÜ KAYBI ORANI TESPİT İŞLEMLERİYÖNETMELİĞİNE GÖRE BELİRLENMESİNE YÖNELİK,
Dairemizin 2024/1471 ve 2024/1331 esas sayılı dosyalarında buna yönelik verilen direnme kararlarımızın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2016 tarihli 2025/488 esas 2026/223 karar ve 2025/489 esas ve 2026/224 sayılı dosyalarıyla bozulmakla verilen ,bu bozma kararları esas alınarak, Dairemizin yerleşik uygulamasından dönülmek suretiyle,
BU ÇERÇEVEDE;
Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, kaza tarihi itibariyle geçerli yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Bu yönetmelikler ve geçerli olduğu tarihler;
- 11.10.2008 tarihine kadar “Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü”,
- 11.10.2008-01.09.2013 tarihleri arasında “Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği”,
- 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası “Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği” (Bu yönetmeliğin eki %60 maluliyeti belirlemek için düzenlenmiştir. %60‘ın altı ve üstü yoktur. Bu nedenle bir önceki yönetmelik çizelgesi uygulanacaktır.) (Maluliyet Bilirkişi Kongresi)
- 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Genel Şartlar Ek 6. Maddesine göre 30/3/2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik”,
- 20 Şubat 2019 tarihinden sonra “Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” ve “Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik” şeklindedir.
Somut olayda,
Mahkemece hükme esas alınan NEÜ Tıp Fakültesi, Adli Tıp ABD'nın 17/01/2025 tarihli raporunda, davacı hakkında tüm muayene, tedavi evrakları ile önceki alınan raporlar da incelenmek kaza tarihinde yürürlükte olan 20/02/2019 tarih ve 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine düzenlediği, usulüne uygun hazırlanan rapora göre de kaza nedeniyle davacının sürekli iş göremezliğinin olmadığının belirlendiği, bu itibarla anılan raporun, yukarıda ifade edilen nitelikte olmayan (Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği) raporla çelişki oluşturmayacağı anlaşılmakla, itiraz yersizdir.
Bu itibarla, dosya kapsamı, mevcut delil durumu, ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafın istinaf talebi yönünden karar ve ilam harcı olarak 732,00 TL alınması gerektiğinden peşin olarak yatırılan 615,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.21/04/2026
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.