T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 13/03/2025
NUMARASI: ... Esas
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVALI: ........
VEKİLİ: Av.....
DAVANIN KONUSU: Alacak ( Eser Sözleşmesi Kaynaklı)
TALEBİN KONUSU: İhtiyati Haciz Tesisi
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/04/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 25/04/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP, DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket davalı şirket ile PVC kapı ve pencere montaj ve yapım işi hususunda anlaştıklarını, davacı şirketin anlaşma çerçevesinde üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini ve yapılan iş karşılığında farklı tarih ve miktarlarda 8 adet fatura ve e-irsaliye tanzim ederek davalı şirkete gönderdiğini,iş bu faturalara süresi içerisinde davalı şirket tarafından itiraz edilmediğini, ticari deftere de işlendiğini, ilgili fatura alacakları davacı şirketçe muavin defterlerine işlenerek cari hesap oluşturduğunu, bakiye 2.974.063,57 TL borcun davalı şirket tarafından ödenmediğini,Konya.... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirket tarafından 01.11.2024 tarihinde borca itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu ve dava miktarının büyüklüğü göz önüne alınarak İİK 257 maddesi kapsamında davalı adına kayıtlı tescile tabi araçlar ile tescile tabi gayrimenkul mallar üçüncü kişilerden olan bankalardaki hak ve alacaklarının üzerine alacak miktarını karşılayacak şekilde ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.,
İlk derece mahkemesi 13/03/2025 tarihli ara kararında; "...Somut olayda; dava itirazın iptali davası olup, alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyet durumu henüz yaklaşık olarak ispat edilmiş görülmediğinden, mevcut delil durumuna göre ihtiyati haciz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu aşağıdaki şekilde karar verilmiştir" gerekçesiyle davacı tarafın dava dilekçesindeki ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki hukuki ilişkiye, mal teslimine, fatura içeriğine yönelik olmak üzere TTK 18/3 maddesi kapsamında TTK 21 de gözetilerek yapılmış bir itirazın olmaması karşısında faturalar kapsamında davalı tarafından alacağın gerçek miktarının belli, sabit veya belirlenmek için bütün unsurların bilindiğini veya bilinmesi gerektiğini, böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olmasının yeterli olduğu- karşısında kesin alacak varlığı da dikkate alındığında ihtiyati haciz kararı verilebileceğini, yaklaşık ispatın gerçekleştiğini, diğer şartların sağlandığını belirterek ilk derece mahkemesi ara kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
İhtiyati haciz 6100 sayılı HMK'nın 406/2 maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haciz şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde düzenlenmiştir.
İİK'nın 257. maddesi "rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyati haciz ettirebilir.
Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa ;
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklindedir.
Gerek birinci, gerek ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehinle temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacize gerek yoktur.
Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir.
Somut olayda ; eser sözleşmeleri şekle tabi olmamakla birlikte davacı tarafça yazılı bir eser sözleşmesi sunulmadığı, yazılı bir eser sözleşmesi sunulmadığından genel hükümler çerçevesinde eserin teslimi borcu altında olan yüklenicinin teslim borcunu ifası ile TBK 479. Maddesi uyarınca iş bedelinin muaccel olacağı, salt faturalara dayalı takip başlatıldığı, işbu aşamada işin teslim edilip edilmediği, edildi ise işin bedelinin ne olduğu, bedel belirli değil ise TBK 481. maddesi çerçevesinde değere göre bedelin ne kadar olacağı gibi hususların tahkikat gerektirdiği, taraflar tacir olmakla ticari defterlerinin de incelenmesi ve keşfen yapılacak tespit ile davacı tarafın iddia ettiği üzere bir iş bedeli alacağı bulunup bulunmadığının ve iddia edildiği üzere davalının defterlerinde de faturaların yer alıp almadığı hususunun anlaşılabileceği, bu izahla ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen ara karar yerindedir.
Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b,1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasından ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen 13/03/2025 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin olarak alındığından tekrar alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
İstinaf karar tebliği işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 25/04/2025
.....
Başkan
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Üye
...
¸e-imzalıdır
.....
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸