T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/05/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
DAVACI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesinden Kaynaklı Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/11/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 18/11/2025
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı şirket arasında Akşehir, Ilgın, Kadınhanı ve Yunak bölgelerindeki tesislerin yapımı işine ilişkin olarak 02.08.2021 tarihinde sözleşme yapıldığını, davalı yüklenici şirketin sözleşme ile yapımın üstlendiği işleri tamamlamadığını, davacının sorumlu olduğu idare nezdinde işin gecikmesine, 6446 sayılı Kanunun 1. maddesi anlamında elektriğin yeterli, kaliteli, sürekli, düşük maliyetli ve çevreyle uyumlu bir şekilde tüketicilerin kullanımına sunulması hususunda risk doğmasına neden olduğunu, davalıya gönderilen Konya .... Noterliği'nin 24/02/2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle yarım kalan işleri süresinde tamamlamaması, aksi halde sözleşmenin feshi ile teminatların irat kayıt edileceği ve eksik işlerin davalı dışında tamamlatılarak uğranılan zararında davalıdan tazmin edileceğinin ihtar edildiğini, ancak davalının bu ihtara rağmen iş tamamlamadığını, bunun üzerine davacı tarafından alacaklarının tahsili için davalı aleyhine başlatılan Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının işi yarım bırakması, müvekkilinin işi başka bir yükleniciyle tamamlatmak zorunda kalması nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararın miktarının tespiti ile şimdilik 10.000 TL'nin davalının Konya .... Noterliğinin 24 Şubat 2022 tarih, ... yevmiye numaralı ihtar tarihinden itibaren, farklı kanaatte olunması durumunda Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip tarihihinden işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 19/02/2024 tarihli ISLAH dilekçesi ile talebini 9.128.997,18 TL'ye artırmış, 14/03/2024 tarihli dilekçesi ile talep sonucunu 9.125.99779 TL'ye daraltmıştır.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Dava, tazminat davasıdır.
Somut olayda; mahkememizdeki bu dava yönünden de dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı tespit dosyasındaki 31/03/2022 tarihli bilirkişi raporuyla, işin davalı tarafından yarım bırakıldığı ve yapılan işin tamamlanma oranı ile eksiklik oranı belirlenmiştir.
Yine dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan Mahkememizdeki bilirkişi heyetinin 23/01/2024 tarihli raporuna göre de ; taraflar arasındaki sözleşme bedelinin 14.300.000 TL. olduğu, işin tamamlanma oranının %55,61 olup, eksik kalan iş oranının %44,39 olduğu, işin tamamlanan kısmının bedelinin 7.952.804,43 TL., eksik kalan iş bedelinin 6.347.195,57 TL. olduğu, sözleşmeye göre işin en son 20/12/2021 tarihinde (140 gün içinde) teslim edilmesi gerektiği, davalı şirketin iş tamamlama süresine riayet etmediği, kalan işin 63 günlük süre zarfında tamamlanabileceği, işin yarım kalması nedeniyle davacı ......'ın eksik işleri en erken 21/12/2021 tarihinde başka bir yükleniciye verebileceği, ilk sözleşme tarihi olan 02/08/2021 ile eksik kalan işlerin en erken başka bir yükleniciye verilebileceği tarih olan 21/12/2021 tarihi arasındaki TÜFE değişim oranının %21,89 olduğu, eksik kalan iş bedeli olan 6.347.195,57'ye %21,89 TÜFE artış oranı eklendiğinde kalan işin 3. kişiye 7.736.596,68 TL.'ye yaptırılabileceği, işin 3. kişiye yaptırılabileceği bedel (7.736.596,68 TL.) ile sözleşmeye göre davalıya yaptırılacağı bedel (6.347.195,57 TL.) arasındaki farkın 1.389.401,11 TL. olup, bu bedelin sözleşme yapma fırsatının kaçırılmasından doğan zarar olduğu belirlenmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, sözleşme yapma fırsatının kaçırılmasından doğan zarar olarak TÜFE yönteminin uygulanmasına ve bu yöntemi uygulayan bilirkişi heyeti raporuna itiraz ederek, zararlarının daha fazla olduğunu beyan edip, kendi ticari defterleri ile zararlarını ispat etmek istediklerini bildirmiş iseler de; zararın tazmininde davacı tarafın fazladan ödediği bedelin değil, fazladan ödemesi gereken bedelin esas alınması gerektiğinden ve bilirkişi heyeti raporu ile de fazladan ödenen bedelin 1.389.401,11 TL. olduğu belirlenmiş olduğundan, TÜFE yönteminin uygulanmasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı tarafın rapora itirazları ve kendi ticari defterleri ile zararın tespiti talepleri reddedilmiştir.
Her ne kadar davacı taraf, ıslah ve ıslahın tavzihi dilekçesi ile uğradıkları zarar olarak bilirkişi heyeti raporundaki kalan işin 3. kişiye tamamlatma bedeli olan 7.736.596,68 TL. ile kaçırılan fırsat bedeli olan 1.389.401,11 TL.'nin toplamı olan 9.125.997,79 TL.'yi talep etmiş ise de; kalan iş eğer davalı tarafından tamamlanmış olsaydı kalan iş bedelinin de davalı tarafa ödenmesi gerekeceğinden, işin 3. kişiye tamamlattırılmasından doğan zarar olarak, kalan iş bedeli olan 7.736.596,68 TL.'nin istenemeyeceği, bu bedel içerisinde yer alan ve sözleşme ile kararlaştırılan kalan iş bedeli 6.347.195,57 TL.'nin mahsubundan sonra kalan 1.389.401,11 TL.'nin istenebileceği, ıslah dilekçesi ile istenilen 9.125.997,79 TL. içerisinde 1.389.401,11 TL.'nin ayrıca mükerrer olarak yer aldığı, bilirkişi heyeti raporunda kalemler halinde bedellerin izah edilmesine rağmen davacı tarafın bütün bedelleri (sözleşme yapma fırsatının kaçırılmasından doğan zarar bedelini de mükerrer olarak) toplamak suretiyle 9.125.997,79 TL. istediği belirlenmiş, sözleşme yapma fırsatının kaçırılmasından doğan zararın sadece 1.389.401,11 TL. olması nedeniyle davacı tarafın davasının bu bedel üzerinden kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Taraflar arasındaki işin ticari iş olması nedeniyle talep gibi ticari avans faizi istenebileceği, davacı tarafın gönderdiği Konya .... Noterliğinin 24/02/2022 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinde somut bir bedel talep edilmemesi nedeniyle, ihtarnamenin temerrüte esas teşkil etmeyeceği, davacı tarafın 22/09/2022 tarihinde başlatıp, sonra itiraz üzerine takipsiz bıraktığı Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibinin temerrüte esas alınması gerektiği sonucuna varılarak faize de 22/09/2022 tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle davacının kısmen kabulü ile 1.389.401,11 TL. tazminatın, Konya .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının takip tarihi olan 22/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacı şirkete verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah dilekçesinde kaçırılan fırsat olarak istenilen bedelin dışındaki eksik işlerin tamamlanma bedeli olarak istedikleri bedelin de talep edildiğini, davacı şirketin davalıya tamamladığı iş bedelinin daha üzerinde doğrudan ve dolaylı olarak aktarmış olduğu bir aktif değerin söz konusu olduğunu, bu durumun ticari defterle ile sabit olduğunu, ayrıca davalının borçları nedeniyle şantiye sahasında hacizler gerçekleştiğini ve bedeli müvekkili tarafından ödenmiş malzemeler için mülkiyetin geçişinin tamamlanmadığı gerekçesiyle istihkak iddialarının Antalya...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile reddedildiğini, istinaf sürecinin devam ettiğini, şu halde gerek işin geciktirilmesi, yarım bırakılması, gerek üçüncü kişilere yaptırılmak durumunda kalınması, şantiyedeki hacizler nedeniyle müvekkilinin dava değeri olarak gösterilen bedelin çok daha üzerinde bir zararının söz konusu olduğunu karara dayanak yapılan bilirkişi heyeti raporundaki kaçılan fırsat olarak hesaplanan bedelin TÜFE oranının sözleşmeye göre kalan iş bedeline yansıtılmasından ibaret olduğunu, oysa müvekkilinin teknik ve çok daha fazla zararı meydana geldiğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin usule uygun olarak tebliğ edilmediğini, zira UYAP ortamında kayıtlı dava dilekçesinin TİFF formatında 12 sayfa olarak kayıt edilmiş olup; 12 sayfa içerik olarak, 3 ' ü dava dilekçesi, 2 ' si arabuluculuk tutanağı, 7 sayfası vekaletnameyi içerdiğini, dava dilekçesi ekinde12 sayfa dışında tüm eklerin mevcut olduğu harici belleğin sunulduğunu, bu harici bellek içerisinde ise, sözleşmeler, ihtarname, işin üçüncü kişiye tamamlattırılması sözleşmeleri olduğunun ifade edildiğini, harici belleğin davalıya tebliğ edilmediğini ve UYAP'a eklenmediğini, dava dilekçesinin eklerinin tebliğ edilmemesinin usulüne uygun olmayan bir tebliğ olmayacağı gibi, adil yargılanma hakkının da ihlali anlamına geleceğini, cevap hakkını doğru ve kanuna uygun bir şekilde kullanma hakkı olmadığından, dilekçeler aşamasının tamamlanmadığını, 21.09.2023 tarihli ön inceleme oturumundaki ara kararları gereği işlemlerin yürütülmediğini, ara kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, ön inceleme oturumunun tebliğ edilmemesi ve iki haftalık süre içerisinde de delillerin bildirilmesine yönelik usulü işlemin müvekkili yönüyle tamamlanmadığını, davaya cevap verilmemiş olsa bile, davanın tümden reddine olanak tanıyan ve dava dosyasından anlaşılabilir delillerin toplanmasını isteme ve davayı inkara yönelik delil sunma hakkı kanunen mümkün iken, bu hususun atlanmasının adil yargılanma hakkını ihlal anlamının taşıyacağını, yetersiz olduğunu bizzat ifade eden bilirkişi tarafından rapor düzenlenmiş ve hükme esas alındığını, Konya .... Noterliği'nin 24/02/2022 gün ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinden bahsedilmişse de, ihtarname ilgili noterlikten istenmediği gibi, ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediğinin de mahkemece araştırılmadığını, ihtarname içeriği, ihtarnamenin tebliğ edilip edilmediği ve ihtarnamenin sonuçları, uyuşmazlık konusu ile ilgili olup; işbu husus araştırılmadan karar tesis edilmesinin hatalı olduğunu, sözleşmenin ifa edilmesinin istenmesi ve ihtarname ile ifa süresi verildiği sabit olup, zararın oluşması da ancak tebliğle mümkün olabileceğinden, ihtarnamenin tebliğ edilmemiş olmasının da huzurdaki davayı açmada hukuki yararının olmadığını göstereceğini, geriye fesih olgusunun gerçekleşmesi için de tebliğ gerekmekte olup; tebliğ yapılmadığından dava açmada davacının hukuki yararının olmadığını, Konya .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takibi dosyaya celp edilmemiş ve oturumlarda okunmadığını, gerekçeye dahil edilen ve faize yönelik karara emsal teşkil eden işbu takip dosyasının celp edilmemesinin hatalı olduğunu, ıslaha cevap süresi dolması beklenmeden duruşma ifa edildiğini, raporda yapılan hesaplamanın açıkça kanuna aykırı olduğunu, sözlü yargılama için tebliğ yapılmadığını, bu hususta ön inceleme oturumunda yapılan ihtaratın sadece davacıya yapıldığını, ne bilirkişilerin ne sayın mahkemenin davacının yeni işi yaptırırken kaç para ödediğiyle ilgilenmediğini, müvekkiline ne kadar ödediğini tespit etmediklerini, müvekkilinin hak edişlerinin ve yaptığı işlerin açıkça tespit edilenden fazla olduğunu belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan kaçırılan fırsat nedeniyle menfi zarar istemine ilişkindir.
Dava dilekçesinin ve ön inceleme tensip zaptının davalı şirkete yöntemine uygun olarak tebliğ edildiği, dava dilekçesine eklenmediği bildirilen delillerin sözleşme ve ekleri olduğu, bu delillerden davalının haberdar olduğu gibi davaya cevap sunmasına engel teşkil etmeyeceği ve HMK'nın 186. Maddesinde gösterilen "Mahkeme, tahkikatın bittiğini tefhim ettikten sonra aynı duruşmada sözlü yargılama aşamasına geçer. Bu durumda taraflardan birinin talebi üzerine duruşma iki haftadan az olmamak üzere ertelenir. Hazır bulunsun veya bulunmasın sözlü yargılama için taraflara ayrıca davetiye gönderilmez." hüküm uyarınca sözlü yargılama usulüne riayet edildiği anlaşıldığından davalı vekilinin dava dilekçesinin tebliğine sözlü yargılamaya ilişkin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.
Taraf vekillerinin esasa yönelik istinaf itirazlarının incelenmesinde; davacı iş sahibinin, iş tamamlanmadan sözleşmeyi haklı olarak feshettiğinden ve iş genel hükümlerine göre tasfiye edileceğinden zararını istemekte haklı olduğu kabul edilmelidir. Burada istenebilecek zarar 6098 sayılı sayılı TBK'nın 125. maddesi gereğince olumsuz (menfi) zarardır. Sözleşmenin ifa edileceğine güvenmekten doğan zarar olarak tanımlanabilecek menfi zarar kapsamına daha elverişli koşullarda sözleşme yapma fırsatının kaçırılmış olmasından kaynaklanan zarar da girer. Sözleşmede bu halde hesaplamanın nasıl yapılacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Yargıtay uygulamalarında menfi zararın yüklenicinin yapmadığı ve fesih tarihi itibariyle kalan iş ve imalâtın ilk ihalede yükleniciden sonraki en düşük teklifi veren teklif sahibine verilmesi halinde ödenmesi gereken bedel (kaçırılan fırsat) bulunup, kalan işin fesih tarihinden itibaren makul süre içinde ve aynı koşullarda başka bir yükleniciye verilmesi halinde ödenecek bedel hesaplattırıldıktan sonra bulunacak rakam ile kaçırılan fırsat olarak ifade edilen ilk ihalede yükleniciden sonra en düşük fiyatı veren teklif sahibinin verdiği fiyat arasındaki fark ile bu farka ikinci ihalenin yapılması için gerekli masraflar eklenerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir. Bu durumda mahkemece uzman bilirkişi kurulundan ilk ihalede fesih tarihi itibariyle yapılmayan işlerin oranını sözleşmesi feshedilen davalı yükleniciye en yakın düşük teklifi yapan teklif sahibinin teklif ettiği bedele uygulayarak kalan iş bedelinin teklif sahibinin fiyatlarıyla bedeli (kaçırılan fırsat), fesihten sonra yapılan 2. ihale ve sözleşmenin kalan imalâtla sınırlı olup olmadığı, makul süre içerisinde ve feshedilen sözleşmedeki koşullarla yapılıp yapılmadığı, makul sürede ve aynı koşullarda olması halinde 2. ihale sonucu imzalanan sözleşme bedeli ile kaçırılan fırsat olarak ifade edilen ilk ihalede en yakın teklif sahibinin teklif bedeli arasındaki farkın, 2. ihalenin makul süre içinde aynı koşullarla yapılmadığının kabulü halinde makul süre içinde ve aynı koşullarla ikinci ihalenin yapılmış olması halinde ödenecek tamamlama bedeli belirlenip buna göre kaçırılan fırsat olarak menfi zarar miktarının belirlenmesi gerekir. Mahkemece aldırılan bilirkişi raporu zikredilen hususlara uygun olmadığından hükme esas alınamaz.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 29/05/2024 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davacıya iadesine,
5-Davalı ...... tarafından yatırılan 23.727,50 TL istinaf karar harcının talep halinde İlk Derece Mahkemesince davalıya iadesine,
6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.14/11/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye
...
¸e-imzalıdır.
...
Katip
...
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸