T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ...(...)
ÜYE: ...(...)
ÜYE: ...(...)
KATİP: ...(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/04/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av...
DAVANIN KONUSU: Eser Sözleşmesi Kaynaklı İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 26/09/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 26/09/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturalara istinaden davacı şirketin davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlatıldığını, davalının takibe yaptığı itiraz üzerine takibin durduğunu, ancak itirazın haksız olduğunu beyan ederek davalının Konya .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın 3.000 ABD doları üzerinden iptali ile takibin 3.000 ABD doları üzerinden devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davacı vekili 29/09/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 1.748.912,65 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava ve takip konusu faturalardan 27/07/2022 gün ve 24 sayılı ve......... doları bedelli faturanın davacıya iade edildiğini, dava dışı ......'e (...... Şti.'ye) yapılan mal sevkiyatını davacıdan kendilerinin istemediğini, davacının alacağının bulunmadığını beyan ederek, davanın reddi ile davacının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"...Dava, "İtirazın İptali" davasıdır.
Somut olayda ; davacı tarafından, davalı aleyhine 34.207 $, 118.059 $, 5.451,60 $ ve 53.218 $ (ABD Doları) bedelli 4 adet faturaya istinaden kalan 66.933 $'lık alacakları nedeniyle, 19/09/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının takibe yaptığı itiraz ve takibin durması üzerine, bu itirazın iptali davası 3.000 $ üzerinden kısmi olarak açılmış, 02/10/2023 havale tarihli ıslah dilekçesiyle de alacak miktarı 63.673 $'a yükseltilmiştir.
Dosya kapsamına uygun görülerek hükme esas alınan ve 1. rapora göre daha açıklayıcı ve anlatım sadeliği görülen 3. bilirkişinin 08/01/2024 tarihli raporuna göre; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava ve takip konusu 34.207 $, 118.059$, 5.451,60$ ve 53.218$ bedelli faturalar ile dava ve takip dışı 11.000 $ tutarındaki faturaların davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturalardan 34.207 $ ve 11.000 $ tutarındaki faturaların iade edilmiş olması nedeniyle, davalı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, ayrıca davalının yaptığı ödemelerin bir kısmının da davacı tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı belirlenmiştir.
Dava konusu faturalardan 3 tanesi taraflar arasında ihtilaflı olmayıp, davalının iade ettiği ve ticari defterine kaydetmediği 34.207 $ bedelli fatura yönünden alınan 10/08/2023 tarihli bilirkişi raporu, dinlenen tanık anlatımları, gümrük çıkış beyannamesi içeriği ile bu fatura içeriğinin uyumlu olması karşısında 34.207 $ faturaya konu malların davacı şirket tarafından davalı şirkete oradan da araç üstü olarak dava dışı ......'e teslim edildiği, dolayısıyla davalının 34.207 $ bedelli faturadan dolayı da davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Yine 08/01/2024 tarihli 3. rapora göre dava ve takip konusu 4 adet fatura toplamının 210.935,60 $ olduğu, davalının yaptığı ve davacı tarafın defterinde kayıtlı olan ödemelerin 155.004,26 $ olduğu, davacının kalan alacağının 55.931,34 $ olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafından dava dışı ......'a yapılan 17/02/2022 tarihli ve 4.000 $ tutarındaki ödemenin de taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden davalının borcundan mahsup edilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Yine davalı tarafından davacı şirket temsilcisi ...'a 13/04/2022 tarihinde yapılan 3.000 Euro=3.260 $ tutarındaki ödeme, davacı şirket tarafından kabul edilmekle birlikte başka bir ticari ilişkiye istinaden ödendiği iddia edilmiş ancak, bu konuda davalı tarafa yemin teklif edip etmeyecekleri sorularak kesin süre verilmesine rağmen kesin süre içerisinde davalı tarafa yemin teklif etmediklerinden 3.260 $ tutarındaki ödemenin de davalının borcundan mahsup edilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre, takip konusu 3 fatura yönünden her iki tarafın ticari defterlerine ve takip konusu 34.207 $ tutarındaki fatura yönünden ise, 2. bilirkişinin 10/08/2023 tarihli raporuna, tanık anlatımlarına ve yukarıda yazılı diğer delillere göre sabit görülen alacaktan (toplam 210.935,60 $), her iki tarafın ticari defterine göre uyumlu olan ödemelerin (155.004,26 $) mahsubu sonucu belirlenen 55.931,34 $'lık alacaktan, yukarıda yazılı 7.260 (4.000 + 3.260) $ tutarındaki davalı ödemesinin de mahsubu sonucu, davacının nihai olarak kalan alacağının takip tarihi itibariyle 48.671,34 $ (ABD Doları) olduğu belirlenmiştir.
Davalı tarafa, 48.671,34 $ tutarında borçlarının bulunmadığına dair davacıya (davacı şirket temsilcisine) yemin teklif edip etmeyecekleri sorularak kesin süre verilmiş, davalı taraf kesin süre içerisinde yemin teklifinde bulunmadığından, davacının alacağının 48.671,34 $ olduğu, davacı taraf alacağını bu miktar üzerinden ispat ettiği sonucuna varılmıştır.
Davacı taraf, fer'i nitelikte icra inkar tazminatı talebinde de bulunmuş ve davacının alacağı Mahkememizce bilirkişi raporları ile belirlenmiş ise de; tarafların tacir olması, alacağın faturaya dayalı olup, taraflar arasındaki alacak-borç durumunun faturalar ve ödeme belgeleri ile taraflarca rahatlıkla tespit edilebilecek nitelikte olması ve alacağın bu haliyle likit (belirli veya davalı tarafından belirlenebilir) nitelikte olması nedeniyle, alacağın kabul edilen kısmı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19. HD.nin 02/05/2017 gün ve 2016/17210 E. 2017/3495 K. sayılı emsal içtihadı gereğince takibin döviz cinsinden alacağa ilişkin olması karşısında hükmedilen döviz cinsinden alacağın, takip tarihindeki döviz kuru üzerinden TL. karşılığı esas alınarak %20 oranında TL. cinsinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir.
Yargıtay 19. HD. nin 16.10.2008 gün ve 2008/ 5336 E. 2008/ 9670 K. emsal içtihadı gereğince davalının sadece asıl alacak üzerinden değil, hükmedilen meblağ üzerinden 2004 s. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve Yargıtay 19. HD. nin 10.02.2005 gün ve 2004/ 8013 E. 2005/ 1022 K. sayılı emsal içtihadına göre de, dava açılmasında harçlandırılmayan icra inkar tazminatı, harç ve davacı yararına vekalet ücreti takdirinde dava değerine dahil edilmemiştir.
Davalı da fer'i nitelikte tazminat talebinde bulunmuş ise de; davanın reddedilen kısmı yönünden takip haksız olmakla birlikte, haksız olan kısım yönünden davacının kötü niyetli takip yaptığı ispat edilemediğinden ve iyi niyet karine olarak mevcut olduğundan davalı tarafın 2004. s. İİK'nın 67/2. maddesi gereğince şartları oluşmayan feri nitelikteki tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabul, kısmen reddi ile, davalı ...Şti.'nin, Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takibine yaptığı itirazın, 48.671,34 ABD doları tutarındaki alacak yönünden iptali ile takibin 48.671,34 ABD doları tutarındaki alacak yönünden devamına, asıl alacak olan 48.671,34 ABD dolarına, icra takip tarihinden itibaren 3095 s. Kanun'un 4/A maddesi gereğince Devlet bankalarınca 1 yıl vadeli ABD doları cinsinden açılan hesaplara uygulanan en yüksek mevduat faizinin uygulanmasına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, hükmedilen 48.671,34 ABD dolarının takip tarihi itibariyle TL. karşılığı olan 891.060,29 TL.'nin %20'si olan 178.212,06 TL. fer'i nitelikte icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının fer'i nitelikteki ve davanın reddedilen kısmına yönelik tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dışı ......'ın davacı şirket temsilcisi olmadığını ve davacı şirket ile bir ilgisi bulunmadığını, ilgili kişinin davalı şirketin yetkilisi ve tek ortağı ........oğlu olduğunu, sözleşmenin 5. maddesinden de anlaşılacağı üzere ......'a yapılacağı belirtilen ödeme sözleşme/iş bedeline dahil olmayıp tamamen davalı şirket ile ...... arasındaki ilişki olduğunu, mahkeme tarafından mahsup edilen 3.260,00 USD tutarındaki ödeme ve bu ödemenin dayanağı olarak gösterilen ödeme fişi başlıklı belgenin davacı şirket yetkilisinin, davalı adına aldığı ve dava konusu sözleşmeden bağımsız olan malzeme bedeli için düzenlenen belge olup bu tutarın da dava konusu iş için alınmadığını, Mahkeme tarafından bu bedel mahsup edilse dahi davacı şirketin toplam alacağının 66.933,00 USD - 3.260,00 USD =63.673,00 USD olduğunu, bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, ......'dan gelen 04.07.2023 tarihli cevap yazısında da "İlgili kayıt yazınıza istinaden Bankamız sisteminde yapılan araştırmada 20.06.2022 tarihinde ...... numaralı hesaba herhangi bir ödeme yapılmamıştır" şeklinde belirtilerek davalının kendi kayıtlarında yer alan 7.000,00 USD'lik ödemenin gerçeği yansıtmadığının banka cevabı ile ortaya çıktığını, karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından davalı şirkete kesilen 27.07.2022 tarihli ...... nolu 34.207,00 USD faturanın, davalı şirket tarafından Konya .... Noterliğinin 04.08.2022 tarih ...... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iade edildiğini, davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmayan faturanın delil niteliği bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmeden bağımsız olarak davacı ... Ltd. Şti. İle dava dışı ...... arasında ticari faaliyet bulunduğunu, takibe konu edilen faturanın içeriğinin ise davacı şirket ile dava dışı ...... arasındaki ticaretten kaynaklandığını, dava konusu faturanın 27.07.2022 tarihli olup gümrük beyannamesinin 26.07.2022 tarihli olduğunu, bu malın gümrüklenme süresinin bir haftadan fazla olduğunu, bu esnada davalı şirketinde dava dışı ...... Ltd. Şti'ne mal göndererek teslimde bulunduğunu, alınan ve hüküm kurmaya elverişli olmayan her üç raporun tespitleri birleştirildiğinde neticeten davalı şirketin davacı şirkete borçlu olmadığının ortaya çıktığını, her iki rapordaki tespitler ile nitelikli hesaplama uzmanı Av. İsmail Sarısu tarafından düzenlenen uzman görüşüne göre davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacağının likit olmadığını, reddedilen kısım yönünden inkar tazminatına hükmedilmemesini de istinaf ettiklerini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ; eser sözleşmesine dayalı " fatura ve taraflar arasındaki sözleşme ile eklerinden kaynaklanan alacak" açıklaması ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
Davalı vekilince ; takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralının ihlal edildiği, ödeme emrinde cari ilişkiden söz edilmediği iddia edilmekte ise de, takip talebinde "fatura ve taraflar arasındaki sözleşme ile eklerinden kaynaklanan alacak" şeklinde ; ödeme emrinde "fatura ve sözleşmeden alacak" şeklindeki borç sebebi açıklamaları ile sabit olduğu üzere takibin salt faturaya dayalı olmadığı, bu çerçevede Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesince faturalarla birlikte sözleşmeden kaynaklanan alacak ve cari hesabının da değerlendirilmesinin yerinde olduğu kanaat edilmiştir.
Eldeki dosyada ; 118.059,00 USD - 5.451,60 USD ve 53.218,00 USD bedelli faturalar her iki tarafın ticari defterlerinde yer almakla bu 3 faturaya dair uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın 34.205,00 USD ve 11.004,26 USD'lik faturalara ilişkin teslimin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında olduğu, 24.04.2023 tarihli ek bilirkişi raporunda 11.004,26 USD'lik faturanın dava ve takip konusu edilmediği yazılı ise de; takibin yalnızca faturalara değil sözleşmeye de dayalı alacağa dayalı olduğu görülmekle 11.004,26 USD'lik alacak iddiasının da eldeki dosyada değerlendirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Davalı vekilince savunmalarında: uyuşmazlık konusu 34.205,00 USD'lik ve 11.004,26 USD'lik faturalara konu malların dava dışı ......'e ( ...... Şti) Tacikistan'da teslim edildiğinin tespiti ile birlikte dava dışı 3. kişiye teslim edilen malların bedellerinin hangi hukuki gerekçe ile davalıdan talep edilebileceğinin anlaşılamadığını, davalı şirketin bu yönde 3. kişiye teslim talimatının bulunmadığını, davacının bu iddiasının yazılı şekilde ispat edilmesi gerektiğini kaldı ki davacının kendi defterlerinde de dava dışı 3. kişi olan ...... ile ayrıca bir ticari ilişki ve alacak-verecek kaydı bulunduğunu iddia ettiği görülmektedir.
Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi heyetince ; yazışma kayıtları çerçevesinde tanık dinlenmek suretiyle dava dışı 3. kişiye teslim edilen malların davalı talimatı üzerine dava dışı 3. kişiye teslim edildiği kabulü ile ve 3. Rapor ışığında dava edilmediği kabul edilen 11.004,26 USD'lik fatura alacak miktarına dahil edilmeden davacının takibe dayanak faturalar nedeniyle 55.931,34 USD alacaklı olduğu, 7.260 USD'lik sözleşmede de yazan ödemelerin mahsubu ile 48.671,34 USD üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan incelemede ; Öncelikle dava dilekçesi ekinde sunulan ve ...... isimli kimse ile davacı şirket yetkilisi arasında geçtiği iddia edilen yazışma kayıtlarında bir kısım malı ( davacıdan) teslim alacak araç bilgileri verildiği, işbu yazışma kaydında ismi yazan ......'in davalı şirket çalışanı yahut yetkilisi olup olmadığının anlaşılamadığı gibi whatsapp yazışma kayıtlarına ilişkin bir rapor da aldırılmadığı, bu kapsamda öncelikle işbu yazışma kaydının ve ayrıca "......" ile yapılan yazışmaların bulunduğu davacı yana ait telefon incelettirilmek suretiyle işbu yazışma kayıtlarında yer alan "...... ..." isimli kişinin davalı ile irtibatlı olup olmadığı ( numaraların kime ait olduğu hususu dahil) araştırılmalı ve irtibatlı bir kimse olduğu sonucuna varılacak olunur ise işbu yazışmalar delil başlangıcı mahiyetinde kabul edilerek tanık anlatımlarının hükme esas alınıp alınamayacağı değerlendirilmelidir. Davalı yetkilisi olduğu iddia edilen "......" ismi ile kayıtlı kimse ile yapılan yazışmalarda davacı tarafça gönderilen faturaların hangi bedelli- tarihli faturalar olduğu açık açık tespit ettirilmeli ve yazışmanın devamında işbu faturalara davalı tarafça itiraz edilip edilmediği de irdelenerek yazışmanın tamamı rapor haline getirilmelidir.
Nitekim Dairemiz kabulüne göre ; davalının malın 3. kişiye teslimi hususunda davacı yana bir talimat verdiği usulünce ispat edilebilir ise, fatura içerikleri ile gümrük beyanname içeriklerinin uyuşması davacı lehine değerlendirilebilecektir. Zira davacı defterlerine göre dahi ; dava dışı 3. kişi ...... ( ...... ŞTİ) ile davacı arasında da ayrı bir ticari ilişki bulunmaktadır. Bu halde, yazışma içeriklerinden malın davalı dışında 3. kişi ......'a teslimi hususunda davalının açık bir talimatı bulunduğu ispat edilebilir ise tanık anlatımı da dikkate alınarak teslimin usulünce ispat edildiği kabul edilebilecektir. Bu noktada belirtmek gerekir ki ; takip yalnızca faturalara dayalı değil genel sözleşme ilişkisine de dayalı başlatıldığından takipte açıkça dayanılmamış olsa da 11.004,26 USD'lik fatura yönüyle de aynı inceleme yapılmalıdır. Bu yönüyle davacı vekilinin istinaf istemi yerindedir.
Yazışma kayıtlarına dair rapor aldırıldıktan sonra yazışma kayıtlarına göre davalı tarafın ; 11.004,26 USD'lik faturaya konu mallar ve 34.205 USD'lik faturaya konu mallar için ( her iki fatura için talimat olup olmadığı ayrı ayrı değerlendirilmek suretiyle) 3. kişiye teslim yönüyle açık bir talimatı bulunduğu ispat ve kabul edilir ise ; bu ihtimalde gümrük çıkış beyannameleri ile fatura içeriklerinin uyumlu olduğu hususu ve tanık anlatımı birlikte değerlendirilerek 3. kişi ......'a teslim edilen mal bedellerinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmelidir. ( Bu ihtimale ve 08.01.2024 tarihli rapora göre ; Toplam 66.935,60 USD alacak bulunmakta olup, İlk derece mahkemesince ilk karardaki 7.260 USD'lik ödemenin mahsubu da sözleşme ve dosya kapsamına uygun olmakla bakiye 59.675,6 USD üzerinden takibin devamı gerekecektir. )
Yazışma kayıtlarına dair rapor aldırıldıktan sonra yazışma kayıtlarına göre davalının malların 3. kişiye teslim yönüyle bir talimatı bulunduğu ispat edilemez ise de ; 34.205,00 USD ve 11.004,26 USD'lik faturalar ( 3. kişiye teslim edilen mallar) yönüyle davalının sorumluluğu bulunmadığı kabul edilmeli ve sonucuna göre hüküm tesis edilmelidir. (Bu ihtimalde ; Davacı yana yemin teklif etme hakkı da yeniden hatırlatılarak, yemine dayanılır ise davalı yetkilisi "Dava dışı 3. kişi olan ...... yahut ...... Ltd Şti'ye , 34.205 USD'lik ve 11.004,26 USD'lik faturalarda yer alan malların teslimine dair bir talimatı ve bu faturalara ilişkin borcu bulunmadığı" yönüyle yemin eda etmek üzere isticvap edilmelidir. )
Son olarak ; Davacı vekili karar tarihindeki kur üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle kararı istinaf etmiş ve benzer yönde 2021 tarihli Yargıtay 3 HD ilamı sunmuş ise de ; yine Yargıtay 3 HD'nin 20.01.2025 tarihli ... E- ... K sayılı ilamında dava tarihindeki kurun esas alınması gerektiğine dair karar verilmiştir. Nitekim Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2016/10485 esas 2016/15822 karar sayılı ilamı- Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2018/3202 esas 2019/4107 karar sayılı ilamı- ve Yargıtay 11. Hukuk Daresinin 2019/1806 esas 2020/4613 karar sayılı ilamı ve Dairemizin geçmiş uygulmaları gibi yerleşik uygulamalar uyarınca da ; her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekeceği, dava açılırken harca esas değer olarak gösterilen takip çıkış miktarları üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi isabetlidir.
Açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/04/2024 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcının İlk Derece Mahkemesince talep halinde kendisine iadesine,
5-Davalı tarafından yatırılan 15.504,09 TL istinaf karar ve ilam harcının İlk Derece Mahkemesince talep halinde kendisine iadesine,
6-İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından; İİK'nun 36/5. maddesi uyarınca Konya .... İcra Dairesinin ... E. sayılı icra takip dosyasına sunulan ... Konya Şubesine ait 29/05/2024 tarih, ... mektup nolu, 2.513.885,54 TL tutarlı teminat mektubunun talep halinde ilgilisine iadesine, gerekli işlemin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine
7-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
8-İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.26/09/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸