T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/04/2023
NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : 1 -... -...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : 2 -...
DAVANIN KONUSU : Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan ( Faturaya Dayalı Alacak)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/01/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 16/01/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının uzun yıllar davalıların yüklenicisi olduğu ve davalılara ait ... ve ... Adi Ortaklığı olarak bilinen binaların inşaatlarını yaptığını, bu nedenle uzun yıllardan gelen bir alacak borç ilişkileri bulunduğunu, son olarak davalı ile arasında bir takım faturalara ilişkin alacağı bulunduğunu, dava konusu alacakların ödenmesi için verilmiş olan çeklerin ödenmediğini ve karşılıksız çıktığını, tarafların cari hesaplarında da davacının alacağı bulunduğunun ortaya çıkacağını, faturaların davalının ticari defterine işlenmiş vaziyette olduğunu, davalı vekilinin .....Asliye Ticaret Mahkemesi ....... E. sayılı dosyaya sunmuş olduğu beyanda bu durumun zikredildiğini, davacının alacağının ödenmediğini ve arabuluculuk aşamasında da bir sonuç alınamadığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla faturaya dayalı 300.000 TL'nin fatura tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalılar tarafından 24 Ekim 2014 tarihli Adi Ortaklık Sözleşmesi ile ... ve ... Ort. isimli Adi Ortaklık kurulduğunu, davalı ...'in adi ortaklık feshinden sonraki döneme ilişkin husumet ehliyetinin olmadığını, adi ortaklığın 10.06.2018 tarihinde ortaklarca tasfiye/feshedilmiş olduğunu, davacı tarafından davalı aleyhine kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla Konya.... İcra Müd...... E.sayılı dosya ile bonodan kaynaklı icra takibi yapıldığını, bu icra dosyasına ilişkin olarak davalı tarafından ikame edilen Menfi Tespit davasının Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E sayılı dosyası ile devam ettiğini, dava konusu edilen faturalara karşılık çek alındığı ikrar ve beyan edilmiş olup bahse konu çeklerin davalının eski ortağı ...’ın kendi yetkilisi olduğu ....... Yapı Ltd. Şirketine ait olduğunu, buna göre davalı tarafından ileri sürülen hukuki ilişkinin davalı ve Adi Ortaklıkla ilgili olmayıp ... ve yetkilisi olduğu şirketle alakalı olduğunu, davalının 10.06.2018 tarihinde bahse konu ortaklıktan ayrılmış olması sebebiyle ve bu tarih itibariyle bizzat davacı tarafından gönderilen mail ekindeki cari hesap ekstresinden anlaşılacağı üzere adi ortaklığın davacıdan 106.705,92 TL alacağı bulunduğunu, davalı Adi Ortaklıktan ayrıldıktan sonra 30.07.2018 tarihinde davacı tarafından fatura kesildiğini, sonrasında Adi Ortaklığa kesilen faturalarla davalının sorumluluğunun söz konusu olmayacağını, Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E ve ....... K. sayılı kararı ile Adi Ortaklığın 10.06.2018 itibariyle Feshedildiğinin Tespitine dair hüküm tesis edildiğini, elde ki davada usuli itirazları doğrultusunda işlem tesisi ile Adi ortaklığın feshi sonrası döneme ilişkin talepler yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğini , ticari defter kayıtlarında Adi ortaklığın feshinden öncesine ilişkin bir alacak olmaması, kesilen faturaların ise tamamen ödenmiş olması, tasfiye ve fesih edilen adi ortaklığın eski sınırlı yetkili ortak ile davacının iyi niyetli olmamaları, muhasebeleştirme yetkisinin kötüye kullanılması, davacı tarafın, Adi ortaklığa iş yaptığını iddia etmiş olmasına karşın ...’ın şirketi olan ....... Yapı Ltd. Şirketinin çeklerini kabul etmesi karşısında,davacının Adi Ortaklığa iş yapmadığının belli olduğunu savunarak itiraz ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile, davanın hem usulden hem esastan reddini, davacı tarafın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı ... davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;"Dava, "Alacak (Fatura ve Cari hesaba ilişkin)" davasıdır.
Mahkememizce Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne, Konya Selçuklu Tapu Müdürlüğü'ne, Konya.... İcra Müdürlüğü'ne, Konya.... Ağır Ceza Mahkemesi'ne, Konya Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazı yazılarak gerekli bilgi ve belgeler getirtilerek dosyamız arasına konulmuştur.
Mahkememizce SMMM .......'dan rapor alınmış, bilirkişi 07/07/2022 tarihli raporunda özetle; Dosya kapsamında bulunan ADİ ORTAKLIĞIN TASFİYESİ SÖZLEŞMESİ başlıklı anlaşmanın incelenmesinde 4. Maddesinde “İş bu sözleşmenin imzalandığı tarih itibari ile ... ve ... ortaklığına ait çeklerden (keşide edilmiş ve edilecek olan çeklerden) ...'nin hiçbir sorumluluğu mevcut değildir. Bu Çeklerin bedeli ... tarafından ödenecektir.” hükmünün bulunduğu, davacı ve davalılarının incelemesi yapılan ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin süresi içinde yapıldığı kapanış tasdiklerinin notere görüldü ibaresi ile yaptırıldığı, TTK ve VUK hükümlerine uygun tutulduğu, .... Yapı ... Ltd.Şti.'nin ticari defterlerinde ....... ve ... cari hesabının incelenmesinde, ortaklığın bittiği, 10.06.2018 tarihi itibari ile .... Yapı .... Ltd. Şti.'nin ... ve ... ortaklığına 326.741,92 TL borçlu olduğu, 31.12.2018 tarihinde 1.324.068,34 TL alacaklı iken ....... Yapı Müh. Ltd.Şti.'nin keşide ettiği 1.250.000 TL'lik çekin ....... Yapı carisinden virman ile ... ve ... cari hesabına alındığı bu işlem ile alacaklı olduğu tutarın 74.068,34TL'ye düştüğü Hesap mutabakatı kaydı olan 1.964,00TL'lik işlem ile 31.12.2018 tarihi itibari ile ... ve ... ortaklığından 72.104,34TL alacaklı olarak kaydın bulunduğu, 10.01.2020 tarihinde 1.150.000 TL'lik çeklerin cari hesaba iade olarak girildiği alacak miktarının 1.222,104,34TL olarak kayıtlı olduğu, ... ve ... ortaklığı ticari defterlerinde .... Yapı... Ltd. Şti.'nin cari hareketlerinin incelenmesinde ortaklığın bittiği tarih olan 10.06.2018 tarihi itibari ile 101.705,92TL .... Yapı ... Ltd. Şti. firmasından alacaklı olduğu yönünde kayıt bulunduğu, 21.12.2018 tarihinde ....... Ltd.Şti. firması carisinden 1.200.000 TL'lik .... Yapı ... Ltd.Şti. carisine giriş yapıldığı 31.12.2019 tarihi itibari ile ... ve ... ortaklığının .... Yapı Yalıtım ... Ltd. Şti. firmasına 72.104,34TL açık hesap borcu olduğu, her iki tarafın ticari defterlerinin karşılaştırmasında bir biri ile örtüşmeyen kayıtlar olduğu, yalnız 2018 sonu itibari ile her iki tarafın ticari defterlerinde ... ve ... ortaklığının .... Yapı ... Ltd. Şti.'ye 72.104,34TL cari hesap borcu bulunduğu, her iki firma kayıtlarında ....... Yapı Çeklerinin ....... Yapı Carisi ile virman yaparak bir birleri hesabına aktardığı, .... Yapı ... Ltd.Şti. firmasının 1.150.000 TL'lik ....... Yapı çeklerini ... ve ... cari hesabına iade olarak girerek alacak miktarını 1.222.104,34TL ye çıkardığı, Hakimliğinizin takdiri ortaklığın bittiği tarih değil de dava tarihi itibari ile borç alacak hesap edilmesi gerektiği kanaatinde ise ... ve ... ortaklığının .... Yapı ... Ltd. Şti.'ye 72.104,34TL cari borcu 1.150.000 TL çekli borcu olduğunun tespit edildiği belirtilmiştir.
Davalı ... Vekilince Cevap Dilekçesinin 28.03.2023 tarihinde ıslah edildiğine ilişkin dilekçe sunulmuştur.
Mahkememize Davalı ... Vekilince Sunulan Dr. Öğr. Üyesi .......'den Alınan Uzman Görüşü sunulmuş, 10/04/2023 tarihli görüş bildiriminde sonuç olarak; Dava konusu uyuşmazlık sadece davacının yaptığı işlere ilişkin alacaklarının tamamının ödenip ödenmediği değil, davalılardan ...'in davacının alacaklarından dolayı sorumlu olup olmadığı, sorumluluğu söz konusuysa sorumlu olduğu miktara da ilişkindir. Davalılardan ... ile diğer davalı ... arasındaki adi şirket ilişkisinin 10.06.2018 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır. 10.06.2018 tarihinden sonra davalılardan ...ın diğer davalı ...'i adi şirket sözleşmesinin 13. maddesinde belirtilen hususlar konusunda temsil yetkisi bulunmamaktadır. Bu sebeple dava konusu uyuşmazlıkta davacının 10.06.2018 tarihinden sonra adi şirketle (adi şirketi temsilen ortaklardan birisiyle) işlem yapması mümkün değildir. Davalılar arasında yapılan tasfiye protokolüne göre ...in tasfiye payı ödendikten sonra şirket malvarlığının diğer ortak ...'a bırakıldığı anlaşılmaktadır. Bu sebeple 10.06.2018 tarihinden itibaren ticari işletme tek başına ... tarafından işletilmektedir. Tarafların ticari defterlerine ilişkin bilirkişi raporunda yer alan tespitlere göre adi şirketin feshedildiği 10.06.2018 tarihi itibarıyla davacının adi şirketten herhangi bir alacağı bulunmayıp aksine davacının adi şirkete 326.741,92 TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla söz konusu tarih itibarıyla davalılardan ...'in davacıya karşı adi şirket ortağı sıfatıyla herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. 31.12.2018 tarihi itibarıyla adi şirketi davacıya karşı borçlu hale getiren faturalar ve ticari defter kayıtları davalılardan ...'in ortaklık sıfatının sona erdiği tarihten sonraki döneme ilişkindir. Şirketin feshinden sonra diğer ortak tarafından devam edilen işlerde eski ortağın bir etkisinin/dahlinin bulunduğunun da söylenebilmesi mümkün değildir. Taraflar arasındaki alacak borç ilişkinin ortaya konulması hususunda üzerinde durulması gereken diğer bir husus ise davalılardan ...'in davacıya karşı sorumlu olduğu kabul edilse bile davacının davalılardan bir alacağının bulunup bulunmadığı hususudur. Bilirkişi tarafından yapılan tespitlere göre 2018 yılı sonu itibarıyla her iki tarafından ticari defterlerinde de adi şirketin davacıya 72.104,34 TL borcu bulunduğuna ilişkin kayıtlar yer almaktadır. Ayrıca her iki tarafın ticari defterlerinde de ....... Yapı Ltd.Şti çeklerinin virman yapılarak birbirlerinin hesabına aktarıldığı tespit edilmiştir. Ayrıca virman yapılan 1.150.000TL tutarındaki çeklerin davacı ticari defterlerine iade olarak işlenerek alacak miktarının 1.222.104,34 TL'ye çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Ancak tarafların ticari defterlerinde yer alan alacak borç kayıtlarının dışında ticari defterlerde yer almayan ödemelerin bulunduğu da davalı vekili tarafından ileri sürülmüştür. Davacının da taraflar arasındaki ceza yargılamasındaki ifadelerinde ticari defterlere kayıtlı olmayan işlemlerin bulunduğunu ve kendisine yapılan işlerden dolayı bir dükkân verildiğini kabul ettiği anlaşılmaktadır. Ayrıca davalı vekili tarafından davacıya iş karşılığı bir adet daire verildiği de ileri sürülmektedir. Dolayısıyla taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespitinde ticari defterlerde yer almayan ödemelerin de dikkate alınması gerekmektedir." şeklinde uzman görüşünde belirtildiği anlaşılmıştır.
Somut olayda; ... ve ... Adi Ortaklığına ait binaların inşaatlarının yapıldığı, davacı tarafından kesilen faturalara bağlı olarak davacı tarafın davalılardan alacağının bulunduğu, faturalara karşılık olarak verilen çeklerin de ödenmemesi nedeniyle cari hesap dolayısıyla alacakları bulunduğundan bahisle davacı tarafça mahkememizde alacak davası açıldığı, mahkememizce tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla uzman bilirkişi .......'dan rapor alındığı, alınan rapora göre; tarafların ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde, ... ve ... ortaklığının .... Yapı ... Ltd. Şti.'ye 72.104,34TL cari borcu 1.150.000 TL çekli borcu olduğu yönünde tespitte bulunulduğu, dosyamıza sunulan Adi Ortaklığın Tasfiyesi Sözleşmesi başlıklı 10.06.2018 tarihli belge incelendiğinde; sözleşmenin davalılar ... ve ... arasında düzenlendiği, adi ortaklığın bitirilmesine ilişkin sözleşme olduğu, dosyamız içerisinde yer alan davalılar arasında düzenlenen 24.10.2014 tarihli adi ortaklık sözleşmesi incelendiğinde; 5.maddede, "İş bu adi ortaklığın yönetimi ve üçüncü kişilere karşı temsili ortakların 2'sinden 1'nin imzası ile yapılacaktır. Yönetici ortakların Adi Ortaklığı temsilen yapacağı işlemler hukuken geçerli ve bağlayıcıdır", 13.maddesinde, " .... Çek defterleri almaya, borçlandırmaya, senet vermeye, tahsil etmeye ve imzalamaya, bankalarda hesap açmaya, para yatırmaya ve çekmeye .... Münferiden ... yetkili kılınmıştır." denilmiştir. Konya....Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E. ....... K. Esas nolu dosyasında, "....10.06.2018 tarihli "Adi Ortaklığın Tasfiyesi" başlıklı protokol ile 10.06.2018 tarihinde feshedildiğinin tespitine" yönelik, hüküm kurulmuştur. Yargıtay 3.Hukuk dairesinin 12.03.2019 tarih ve ....... Es. ....... Kar Sayılı ilamında; "Tasfiye, ortaklığın tüm mal varlığının belirlenip, ortakların birbirleri ile alacak verecek ve ortaklıktan doğan tüm ilişkilerinin kesilmesi yoluyla ortaklığın sonlandırılması, malların paylaşılması yada satış yoluyla elden çıkarılmasıdır. Diğer bir anlatımla tasfiye memuru, tarafından yapılacak bir arıtma işlemi olup; hesap ve işlemelerin incelenip, bir bilanço düzenlenerek, ortaklığın aktif ve pasifi arasındaki farkı ortaya koymaktır." şeklinde açıklamada bulunulmuştur. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmeler ve mahkeme kararı incelendiğinde, tasfiye memuru tarafından yapılmış bir tasfiye işleminin bulunmadığı tespit edilmiştir. Ortaklıktan ayrılan ortağın tamamlanmamış işler bakımından durumu TBK. m. 636 uyarınca “Çıkan veya çıkarılan ortak, ortak olduğu dönemde henüz sonuçlanmamış işlerden doğan kâra veya zarara katılır." denilmekle, maddedeki düzenleme uyarınca çıkma veya çıkarılma zamanında henüz sonuçlanmamış işler varsa, ortak onların kazancına ya da zararına katılacaktır. Davalılar arasındaki ortaklığın sona erdirilmesinin, üçüncü kişileri bağlayıcı şekilde usulüne uygun bir tasfiye işlemi yapılmaması nedeniyle, sonuçlarının ortaklar arasındaki iç ilişkide sonuç doğuracağı, mahkememizce sözleşmeye taraf olmayan tarafları bağlamayacağı kabul edilmiştir. Bu kapsamda açılan davada, davalıların pasif husumetinin bulunduğu tespit edilmiştir. Davalılara ait ortaklık defterlerinin tutulmaya devam edilmesi, ortaklığın işlerinin devam ettirilmek istendiğine yönelik bir iradenin bulunduğuna ilişkin mahkememizde kanaat oluşturmuştur. Davalı ... vekili her ne kadar ceza dosyasında davalının iş karşılığı bir dükkanı aldığını beyan ettiğini belirtmiş ise de, ceza dosyasında davanın konusunun davamız ile ilgil olmayan bonolar olduğu ve davacının ceza dosyasında yaptığı savunmalarında bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, ayrıca dava dosyamızda davaya konu ticari işler ile ilgili olarak bir gayrimenkulün davacıya verildiğine ilişkin açıklamada bulunulmuş ise de, bunu ispatlayacak nitelikte bir delilin dosyaya sunulmadığı, tarafların ticari defterlerinde de bu yönde bir kayıt bulunmadığı, davacı tarafından sunulan çek fotokopileri incelendiğinde, Çekler nedeniyle banka tarafından ödemesi yapılan 7x2030 TL=14.210 TL’nin düşümüyle; 1.135.790 çeke bağlı alacak tespit edildiği, mali müşavir tarafından yapılan incelemeler dikkate alındığında; davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen faturalara bağlı olarak, 72.104,34TL cari borç ve 1.135.790 TL ödenmeyen çekler nedeniyle toplam 1.207.894,34 TL, davacının davalılardan alacaklı olduğu kanaatine varılmıştır. Mahkememizce Konya....Ağır Ceza Mahkemesinin ....... esas nolu dosyası incelendiğinde; şüpheli davacı ...'ın ortaklığın bittiği tarihten geriye dönük olarak ve sonrasına ilişkin, adi ortaklığın bittiğini bilen şüphelilere, alacakları olmamasına rağmen senet tanzim ederek, müşteki ... aleyhine borçlandırıcı işlemlerde bulunulduğundan bahisle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik kapsamında iddianame düzenlendiği, ceza dosyasındaki incelemenin ... tarafından verilen senetlerin karşılıksız olması üzerinde toplandığı, ceza kovuşturması sonucu verilecek her hangi bir kararın doğrudan yada dolaylı olarak mahkememiz dosyasındaki karara bir etkisi olmayacağı kanaatine varılmıştır. Davalı ... vekilince Yemin Deliline dayanılması nedeniyle, mahkememizce yemin teklifinde bulunup bulunulmayacağı hatırlatılmış, davalı vekillerince yemin teklifinde bulunulmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davalı ... vekilince, Dr. Öğr. Üyesi .......'den alınan uzman görüşünü içeren 10/04/2023 tarihli rapor sunulmuş ise de; yukarıda açıklanan gerekçelerle davalı vekili tarafından sunulan uzman bilirkişi görüşüne katılmamakla, taleple bağlılık ilkesi kapsamında davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; 300.000 TL.'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının eldeki faturalarla aynı alacağa dair 3 bonoya dayalı olarak Konya.... İcra Dairesi ....... E sayılı dosyası ile davalı aleyhine takibe giriştiğini, davalının da bu takibe karşılık Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E sayılı dosyası ile menfi tespit istemli dava açtığını, dava dışı bonoların geçmiş tarihli olarak diğer adi ortak tarafından sahte düzenlendiğini, Konya.... Ağır Ceza Mahkemesinde ceza yargılamasının da devam ettiğini, eldeki dosyaya konu faturalar ile ...İcra Dairesinde girişilen takip dayanağı 3 bononun aynı alacaktan ibaret olduğunu, davacının mükerrer tahsilat yapmaya çalıştığını, kaldı ki davalı ortakların 10.06.2018 tarihinde adi ortaklığın tasfiyesi için adi yazılı şekilde tutanak düzenlediklerini, akabinde Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E- ....... K sayılı ilamı ile adi ortaklığın feshinin tespitine karar verildiğini, bu surette davalı eski ortak olarak davalı ...'nin bahse konu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, nitekim yine davalı adi ortaklığa karşı başkaca bir taşeron tarafından açılan dava dosyasında Konya Bam.... HD'nin ....... E- ....... K.sayılı ilamı ile bonolar ile alacak davasının aynı alacağa dair olduğu kabulü ile alacak davasında hukuki yarar bulunmadığına dair karar verildiğini, eldeki dosyada da aynı iddiaların yer aldığını, eldeki dosya için de hukuki yarar bulunmadığını,
Mahkemenin sadece davacı kayıtlarını dikkate alarak karar verdiğini, adi ortaklık, temsil, iyi niyet kuralları,tacir, basiretli tacir, hayatın olağan akışı gibi hususların araştırılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava ; eser sözleşmesine dayalı düzenlenen faturaya dayalı alacak istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalılar ise adi ortaklık bünyesindeki ortaklardır.
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin derdest ....... E sayılı dosyası incelenmekle ; Konya.... İcra Dairesinin ....... E sayılı icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası olduğu, ilgili icra dosyasında 700.000'er TL'lik 15.05.2018 düzenleme tarihli, 15.03.2019- 15.04.2019- 15.05.2019 vade tarihli 3 adet bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, bonolarda "malen" kaydı yer aldığı, davalı/takip borçlusu ... tarafından bonolarda sahtecilik iddiasına dayalı olarak menfi tespit davasını açıldığı, menfi tespit dosyasının ceza mahkemesi dosyasının kesinleşmesini beklediği görülmektedir.
Eldeki dosya için davalı ortaklar arasındaki tasfiye ve ortaklığın feshi halinin davacı gibi adi ortaklık alacaklılarına karşı ileri sürülemeyeceği, sorumsuzluk ve borçların devrine dair tasfiye hükümlerinin ortaklar iç ilişkisinde dikkate alınabileceği, özetle davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu yönüyle ilk derece mahkemesi kararı yerindedir. Husumet yokluğuna dair davalı itiraz ve istinaf sebeplerine bu nedenlerle itibar edilememiştir.
Eldeki dosyada ; davacı 04.01.2018- 21.12.2018 tarihleri arası düzenleme tarihi olan 15 ayrı faturaya dayalı olarak alacak talep etmektedir. Davacı eldeki dava dilekçesinde bonolar ve menfi tespit davasına herhangi bir atıfta bulunmaksızın doğrudan faturalara dayalı alacak isteminde bulunmuş ise de; davalı ...'in istinaf talepleri ve itirazları üzerine yapılan incelemede : Davacının menfi tespit davasına dayanak dava dışı icra takibinde 700.000'er TL'lik 3 ayrı bonoya dayalı takip ödeme emrinde " tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" takibe giriştiği, yine menfi tespit dava dosyasında davalı sıfatıyla vermiş olduğu 07.10.2019 havale tarihli cevap dilekçesinde ; " Dilekçemiz ekinde bir kısım faturalar sunduk. Bu faturalar adi şirketin yapmış olduğu inşaata müvekkilin iş yaptığını ispatlamak için sunuyoruz. Yaklaşık 2 Milyon TL Kadar fatura bulunmaktadır. Ancak bu beyanımız dava konusu senedin kaynağına ilişkin bir beyan değildir. Çünkü bu hususta ispat yükü davacıdadır. Davacı senetle ilgili borçlu olmadığını ispatlamak zorundadır." şeklinde yazılı beyanda bulunduğu, aynı davacının Konya... Ağır Ceza Mahkemesinin ....... E sayılı dosyasının 1 nolu celsesinde bir kısım ödemeler aldığını, ödemelerin bir kısmının banka havalesi yoluyla yapıldığını, 2018 yılında ödeme olarak senet verildiğini, önceden de çek ve müşteri senedi de verildiğini, yaptığı işlere hasren senet aldığını, geçmiş tarihli senet almadığını, yaptığı tüm işlerin faturalı olduğunu, ayrıca yaptığı iş karşılığı bir de ev aldığını beyan ettiği görülmektedir.
Belirtmek gerekir ki ; emsal olarak davalı tarafça sunulan yine Dairemizin ....... E- ....... K sayılı dosyasında , davacı alacaklı aynı alacağa dair tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla taleplerde bulunduğunu ve senet bedellerini aşar bir alacağı bulunmadığını açıkça kabul etmiş bu minvalde alacak davası için hukuki yarar bulunmadığı kanaat edilmiştir. Bu yönüyle emsal ilam doğrudan eldeki dosyaya uygun görülmemiştir. Zira eldeki dosyada davacı taraf, menfi tespit dosyasına dayanak 3 adet bono ile eldeki davaya dayanak faturaların aynı alacağa dayalı olduğunu ve işbu dosyadaki alacağın bonolara dahil alacak olduğunu açıkça kabul etmemektedir.
Bununla birlikte ; davacının menfi tespit dosyasına sunduğu cevap dilekçesindeki beyanları ve ceza dosyasındaki anlatımlarında tek bir eser sözleşmesine/ tek bir işe dayalı faturalar, çekler ve senetlerden bahsediyor olması, yine bonolara dair takipte de "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" takibe girişilmiş olması, ayrıca menfi tespit dosyasına dayanak bonoların malen kaydı içermesi ve davacının her iki dava dosyasında da karşı taraf ile aralarında başkaca bir alacak-borç ilişkisi ya da başkaca bir eser (mal) teslimi bulunduğuna dair açık iddia-savunmaları bulunmaması ( ve hatta davacı menfi tespit dava dosyasındaki cevap dilekçesinde açıkça aralarında tek bir inşaat işi olduğunu ve varını yoğunu bu işe harcadığını beyan etmektedir.), daha evvel verilen çeklerin karşılıksız çıkması ve menfi tespit dosyasının ceza dosyasını bekletici mesele yapmış olmasından sonra eldeki davanın açılmış olması ve bonoların düzenlenme tarihinin davacının ceza dosyasındaki ifadesiyle örtüşür olması karşısında bonoların ve faturaların aynı işe dayalı olduğunun kabulü ile bonoların akıbeti ile eldeki dosyanın birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Zira eldeki davaya dayanak faturalar ile menfi tespite dayanak bonoların tamamının aynı alacağa dayalı olup olmadığı, eldeki dava için bakiye fatura alacağı bulunup bulunmadığı birlikte değerlendirilmelidir.
Bu noktada ilk derece mahkemesince yapılması gereken ; menfi tespit istemli Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... E sayılı dava dosyasının ve ceza dosyasının kesinleşmesi beklenerek, sahtecilik iddiası sübut bulması ile menfi tespit istemli davanın kabul edilmesi halinde; davacının bonolara dayalı bir alacağı söz konusu olmayacağından ilk kararda olduğu gibi doğrudan faturalara dayalı bir değerlendirme yapılarak ( herhangi bir mahsup söz konusu olmadan) rapor ile tespit edilen alacağa hükmedilmesi doğru olacaktır.
Sahtecilik iddiası yerinde görülmez ve menfi tespit istemli dava reddolunur ise de ; davacının ceza dosyası savunması- menfi tespit dosyasındaki cevap dilekçesindeki yazılı beyanları- Konya.... İcra Dairesi takibinde " tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" şerhi gibi dosya bir bütün halinde dikkate alınarak, icra takibine dayanak dava dışı 3 bono ile karşılanmayan, eldeki davaya konu faturalara dair bakiye fatura alacağı olup olmadığı irdelenmeli, bakiye fatura alacağı bulunmaz ise Dairemizin ....... E- ....... K sayılı ilamı gibi hukuki yarar yokluğundan usulden red kararı tesis edilmeli , bakiye fatura alacağı var ise de; faturalardan kaynaklanan ve bono miktarını aşan kısma dair alacağa hükmedilmelidir. Davalı vekilinin mahsup iddiaları yönünden yapılan değerlendirmede :her ne kadar davacının ceza dosyasında yaptığı iş karşılığında ev aldığına dair bir kabulü var ise de;davacının ceza dosyasındaki savunması bir bütün olarak birlikte değerlendirildiğinde davacının kabulündeki evden hariç alacakları bulunduğuna ve kalan bakiye alacakları için senet-çek- fatura düzenlendiğine dair anlatımı karşısında; mahsup iddialarının eldeki davada değerlendirilmesine gerek bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/04/2023 tarihli, ....... Esas - ....... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Davalı tarafından yatırılan 5.123,25 TL istinaf karar ve ilam harcının ilk derece mahkemesince talep halinde kendisine iadesine,
İlk derece mahkemesi kararı kaldırıldığından; İİK'nun 36/5. maddesi uyarınca davalı tarafından Konya.... İcra Dairesinin ....... Esas sayılı dosyasına yatırılan 517.749,30 TL nakdi teminatın talep halinde ilgilisine iadesine, gerekli işlemin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına,
İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.16/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸