T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2022
NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar
DAVACI : ....... ....
VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Eser sözleşmesinden kaynaklı maddi ve manevi tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 09/01/2025
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 20/01/2025
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin ....... ....... ve .... zincirine, vitrifiye sınıfından banya dolap ve mobilyaları, lavabolar ve bunlara aksesuar tedarik etmekte olduğunu, müvekkilinin bu tedarik işlemini .......'in yurt dışı mağazaları da dahil olmak üzere yaklaşık 55 mağazasına yaptığını, dava konusu olan ürünün 65 cm ebatında banyo dolabı olduğunu ve kırmızı, siyah, antrasit ve beyaz olmak üzere dört farklı renkte olduğunu, dolapların teknik detayları konusunda da tarafların açıkça anlaştıklarını, bu detayların standart olacağının bilindiğini, müvekkilinin yukarıda bahsedilen ürünleri davalıdan aldığını, davalı ....... şirketinin adı geçen malların teşhir kısmı da dahil olmak üzere tamamını üreten firma olduğunu, ilk parti malların yaklaşık 400 adet son derece sorunsuz olarak satıldığını, teşhire/standarda uygun malların davalı tarafından imal edilerek gönderildiğini, bu parti mallarda, ürünlerir ayıplı olması nedeniyle yapılan geri dönüşün %10'u geçmediği için, müvekkili tarafından iyi niyetli olarak kabul edildiğini ve yola birlikte devam etmeye karar verildiğini, ancak daha sonraki 1500 adetlik siparişte %10'luk oranın giderek artmaya başladığını, 1500 adetlik sipariş akabinde ürünler ayıplı çıkmaya başladığını, müvekkili tarafından ....... ile defalarca kez konuşulduğunu, malların devamlı ayıplı çıktığı bunların derhal düzeltilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, .......”e gelen müşteri şikayetlerinin mail yoluyla ....... a iletildiğini, ....... tarafından sipariş iptali yapılmaya başlandığını, iade faturaları kesildiğinin bildirildiğini, ancak tüm bu uyarılara rağmen ....... ın ne ayıplı ürünleri telafi ettiğini ne de ürünleri teşhire uygun üretmeye başladığını ne de iade aldığını, Müvekkilinin elinden gelen tüm gayreti göstermesine rağmen, ürünlerin ayıplı çıkmaya devam etmesi dolayısı ile ....... in müvekkili ile olan sözleşmesini feshettiğini, davalının kusuru ile müvekkilinin büyük oranda zarara uğradığını, davalının müvekkilinin verdiği çekler hakkında icra takibi ikame ettiğini, müvekkilinin İstanbul Anadolu.... Asliye Ticaret Mahkemesince bilirkişiler marifetiyle tespit yaptırdığını, bu tespitte ürünlerin ayıplı olduğunun tespit edildiğini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin uğradığı maddi zararın boyutu ve miktarı yargılama aşamasında ortaya çıkacağından fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakkı saklı kalmak kaydıyla, davalının anlaşmaya uygun olmayan imalatı ve kusurlu davranışı dolayısı ile müvekkillinin uğradığı doğrudan ve dolaylı tüm zararların ve mahrum kaldığı kar kazancını teminen şimdilik 50.000,00 TL 'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, müvekkilin uğradığı manevi zararın tazmini için 100.000,00TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin güvenilir bir firma olduğunu, davalı ....... firması yetkilileri talebi üzerinde siparişe uygun ürün teslimini gerçekleştirdiğini, ....... firması ile müvekkili firma arasında yıllardır devam eden bir ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkilin Konya fabrikasından ....... firmasınca teslim alınan ürünler tek tip olmayıp, seri olarak farklı kategori ve kalitede olduğunu, davacı firmanın müvekkiline verdiği sipariş vasfını ürün kalitesini bizzat değiştirdiğini, maliyeti düşürmek için verdiği diğer siparişlerinin ....... firmasınca kabul görmemesinin yükümlülüğünü müvekkiline yükleme gayretine düştüğünü, ayıplı olarak addedilen müvekkili firmaca teslimi yapılan ürünler üzerinde Türk Ticaret Kanunu İlgili hükmü gereğince ürün tesliminden itibaren belirtilmiş süre İçerisinde kontrol ederek müvekkiline ayıp ihbarında bulunmalarının gerektiğini, davacı firmanın ayıp ihbarının dinlenebilmesi için süresi içerisinde yapılmış usüle uygun bir ayıp ihbarının olmasının gerektiğini, davacının talebini zamanaşımına uğradığını, davanın reddinin gerektiğini, İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ....... D.iş sayılı tespit dosyasına itirazlarını ilettiklerini, ilgili tespitin mahkememizce kabul edilebilir bir yönü olmadığını, halen bu firmadan hak ve alacağı bulunan müvekkilinin ....... firmasından aldığı çekleri ve kıymetli evrakları piyasadan kendisine geri döndüğünü ve müvekkilinin bu ödenmemiş evraklar sebebi ile avukatlık ücreti, vade farkı vs ödemek durumunda bırakıldığını, bu nedenlerle davacının davasının reddi ile yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacı taraftan tahsili ile taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "...Davanın, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi gereğince imal edilen ürünlerdeki ayıplardan dolayı açılan maddi ve manevi tazminat davacı olduğu, taraflar arasındaki ihtilafın ise eser sözleşmesine konu ürünlerin davalı tarafından ayıplı olarak üretilip üretilmediği, üretilmiş ise ayıbın niteliği, ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı, davacının, davalıdan talep edebileceği maddi ve manevi zararının olup olmadığı, var ise miktarının ne olduğu hususlarında olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükmü, Yüksek Mahkeme içtihatları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Davacının 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişi tacir olduğu, adı geçen kanunun 18/2 maddesi gereğince ticareti ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmekle mükellef olduğu, taraflar arasında 65 cm ebatında kırmızı, siyah, antasit ve beyaz olmak üzere belirlenen standartlarda dolap yapılması hususunda taraflar arasında eser sözleşmesi akdedildiği, sözleşme gereğince teslim edilen ilk parti mallarda dahi ayıplı ürünleri olduğu, davacının ürünlerin bir kısmını bu ayıplı haliyle kabul ettiği, dolayısıyla bir sonraki parti mallarda ayıp çıkmasının muhtemel olduğu, basiretli tacir olan davacının sonraki parti malları daha bir özenle kontrol ve muayene etmesi gerektiği lakin bu muayene yükümlülüğünü yerine getirmediği, nitekim dosya içerisinde yer alan 14/03/2016 tarihli bilirkişi raporunda ürünlerin açık ayıp niteliğinde olduğunun rapor edildiği, 6098 Sayılı Kanunun 474/1 ve 477/1-2 maddeleri gereğince sonraki parti malların tesliminden sonra, davacının işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, eserin açıkça kabulünden sonra davacının gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal etmesi halinde eseri olduğu haliyle kabul ettiğinin kanuni sonuç olduğu, detayı yukarıda ifade edilen T.C. Yargıtay ...... Hukuk Dairesinin 01/04/2014 Tarih ve ......... Esas-...... Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere ürün sayısının çok olması ya da ürünlerin dava dışı ....... firmasına gönderilmiş olmasının davacının muayene yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığı, ayıbın niteliğinin açık ayıp olması karşısında parti parti teslim edilen malların teslimine ilişkin fatura tarihleri nazara alındığında ürünlerin tüketicilere satıldıktan sonra ayıplı olduğundan bahisle aylar sonra yapılan iade neticesinde aldırılan delil tespiti raporundaki ayıplarda ve çekilen ihtarnamelerle ayıp ihbarının süresinde yapıldığının kabulünün mümkün olmadığı, taraflar arasındaki anlaşma gereğince tarafların ayıp ihbar sürelerine ilişkin örneğin tüketicilerden gelen şikayetler üzerine ihbar süresinin başlayacağına ilişkin bir anlaşma da yapılmadığı anlaşılmakla, davacı tarafından muayene yükümlülüğünün yerine getirilmemesi sebebiyle süresinde yapılmayan ayıp ihbarı nedeniyle davacının yasal şartları oluşmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir..." gerekçesiyle davanın reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu ürünlerin koli içerisinde paketli olarak dava dışı ....... isimli firmaya gönderildiğini, ürünlerin teslim alınıp monte edilmesi aşamasında ayıplı olup olmadığının ortaya çıkabileceğini, bu nedenle mahkemenin gerekçesinin hatalı olduğunu, ürünlerin kontrolünün ancak müşteriler tarafından yapılacak montaj sırasında yapılabileceğini, koli içerisinde gönderilen ürünlerin tek tek kontrolünün yapılmasının ticari hayatın akışına ve fizik kurallarına uygun olmadığını, bu nedenle ayıpların kolinin dışından tespit edilemeyeceğinden açık ayıp olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek istinaf talebinin kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğini ispat edemediğini, davacının yeniden bilirkişi raporu alınmasına ilişkin masrafları kesin süre içerisinde yatırmadığını belirterek kararın gerekçesinin değişmesi halinde bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklı ayıplı ifa nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamına ve toplanan delillere göre, mevcut delillerin takdirinin ve yazılı gerekçeyle davanın reddine dair verilen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/02/2022 tarihli ve ....... Esas - ....... Karar sayılı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davalıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerilerinde bırakılmasına,
Gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince re'sen davacıya iadesine,
İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, 6100 HMK'nın 362/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.09/01/2025
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye
...
¸e-imzalıdır.
...
Üye
...
¸e-imzalıdır.
...
Katip
...
¸e-imzalıdır.
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸