T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ....
KARAR NO : ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 31/03/2023
NUMARASI : ....... Esas - ....... Karar
DAVACI : ..., ...
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 30/10/2024
G. KARAR YAZIM TARİHİ : 30/10/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine davalı yüklenici ... tarafından 09.09.2021 tarih ve ....... nolu faturaya istinaden Konya.... İcra Dairesinin ....... E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe konu faturanın davalı tarafından tek taraflı olarak karşılıklı mutabakat olmaksızın düzenlendiğini, müvekkili şirketin ....... Kurumu Konya İl Koordinatörlüğünce hibe destekli projesinde Konya- ....... Belediyesince onaylı 17.07.2019 tarih ve ...., .... ve .... nolu yapılara ait Yapı Ruhsatları dahilinde bulunan işleri anahtar teslimi şeklinde yapmak ve iskan ruhsatlarını alarak teslim edilmek üzere anlaşma kapsamında üstlendiğini, davalı yüklenicinin üstlendiği bu işleri taahhüt ettiği zamanda bitirmediğini ve söz konusu eserlerin teslim tutanağı ile teslim etmediğini, davalının üstlendiği işlerin noksan bırakılan kısımlarının müvekkili şirket tarafından kendi imkanlarıyla tamamlandığını, davalıya üstlendiği işlerden dolayı toplam 666.122,68 TL ödeme yapıldığını, ayrıca davalıya sehven ve iyi niyetli olarak fazladan 45.966,32 TL ilerde yapabileceği işlere mahsuben yedek ödeme yapıldığını, davalıya 28 Temmuz 2021 tarihinde Samsun ..... Noterliğince ....... nolu ihtarname gönderilerek noksan ve açık ayıplı işleri ihtiva eden, yüklendiği işleri eser sözleşmesi ve yapı ruhsatları şartlarına uygun olarak tamamlaması için süre verildiğini, davalının yüklendiği işlerden olan 17.07.2019 tarih ve ..., ... ve ... nolu işleri yapı ruhsatında belirtilen teknik şartname ve müvekkili şirket ile yaptığı sözleşme gereği ayıpsız ve noksansız şekilde tamamlamadığını, davalı yüklenicinin yüklendiği işlerden olan 17.07.2019 tarih ve ... nolu yapı ruhsatı işini henüz tamamladığını ve teslim etmediğini ileri sürerek, davacının Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ....... E. sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalının ....... Markası altında İpard destekli projelerin yapımını üstlendiğini, davacının ise Konya ili ....... ilçesi sınırları içerisinde Küçükbaş hayvan Tesisi inşaatını müvekkili davalıya yaptırdığını, müvekkilinin yaptığı malzemeli işçilik bedelini talep ettiğini, davacının fatura münderecatına itiraz etmediğini, davacının yatırdığını öne sürdüğü miktarların bizzat müvekkili tarafından davacıya tevdi edilen paralar olduğunu, belirtilen ödemeleri (projelerin akamate uğramaması için) müvekkilinin, Ziraat Katılım Bankası Selçuklu Şubesinden çekerek davacıya verdiğini davacı şirketin de aynı parayı müvekkiline hak ediş ödemesi yapıyormuş gibi tekrar ödediğini, müvekkilinin yapım işine devam ettiğini, ancak borç ilişkisi gereği dönem sonunda hakediş adı altında alması gereken ödemeyi davacıdan alamadığını, müvekkilinin inşaatı bitirerek kullanıma hazır hale getirdiğini ve yapımını üstlendiği işlerle ilgili geçici kabul belgesini aldığını, davacının hem davalıya karşı hem hibe desteğinde bulunan kuruma karşı hem de inşaat hukuku bakımından sorumlu olduğu belediyeye karşı sorumluluklarını yerine getirmediğini, bu nedenle iskan ruhsatı olarak anılan yapı kullanma izin belgesini almadığını savunarak, davanın reddini ve %20 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; ''Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı vekilinin davalı aleyhine Menfi Tespit davası açtığı görüldü.
Mahkememizin 29/03/2023 tarihli duruşmasında Davacı Şirket Yetkilisi Olduğunu Beyan Eden " Dava konusu edilen çobanevi ( idari bina) ile ilgili bağımsız bir sözleşmemiz yoktur, 30/10/2020 tarihli geçici kabul sırasında çobanevini Kargas yapısı vardı, çobanevinin ayıplı olmasıyla ilgili bir davamız yoktur, ancak açmayı düşünüyoruz, bize şifai olarak söz verdiği için geçici kabulde itirazı kayıtla almadık, binanın kullanılma haline getirmek için birtakım eksiklerini ben şahsi olarak yerine getirdim, dava konusu fatura hayali olarak düzenlenmiş bir faturadır, davanın esası hakkında avukatım yazılı beyanda bulunacaktır, bu beyana bende katılıyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmakla,
Somut olayımıza baktığımızda taraflar arasında eser sözleşmesi olduğu yönünde bir ihtilaf yoktur. İhtilaf eser sözleşmesi neticesinde davalı - alacaklının alacağı olup olmadığı başka bir ifade ile davacı borçlunun borcunun olup olmadığıdır. Taraflar arasında " geçici kabul " yapılmış ve geçici kabulde herhangi bir çekince konulmadan yapılmıştır. Dolayısıyla eser sözleşmesindeki teslim şartı gerçekleşmiştir. (Her ne kadar dosyada 23/06/2020 tarihli ibraname var ise de geçici kabul tarihi 30/10/2020 tarihi olduğundan mezkur ibranameyi o zamana kadar yapılan işler nedeniyle yapıldığı sonuç ve kanaatine varılmıştır). 20/09/2019 tarihli sözleşmede idari binanın (çoban evinin) yapılacağı işler arasında olduğu, bilirkişi raporu ile sabit olduğu üzere davacının idari binada oturduğu (iskan ettiği) anlaşılmakla; davacı yanın idari bina ile ilgili (ayıplı olduğuna ilişkin herhangi bir dava açmamış olması da dikkate alınarak) teslimden sonraki işlerin iş sahibi tarafından (faydalanıcı) yapıldığı ya da yaptırıldığı yönünde bilgi - belge - delil de olmadığından, tüm işlerin yüklenici tarafından yapıldığının kabulü gerekir. Zira teslim belgesinde de herhangi bir çekince yoktur. Netice itibariyle dosyadaki tüm bilgi - belgeler, bilirkişi raporları (ticari defterlerin birbirlerini teyit etmesi), taraflar arasındaki sözleşmeler, çekincesiz kabulün yapılmış olması tüm dosya kapsamına göre değerlendirildiğinde davacının davasının kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Ayrıca icra takibi ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmadığından ya da vezneye yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi kararı verilmediğinden davalı - alacaklının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı yan, davalı alacaklının haksız ve kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden, tazminat talebinin reddine karar verilerek..." gerekçesiyle; davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile; davacının, davalı aleyhine açtığı Menfi Tespit davası nedeniyle Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı dosyasından 46.390,04TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ve davalı yanların şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalının dava konusu faturaya konu iş ile ilgili yaptığı ve tamamladığına dair hiçbir yazılı veya sözlü başvuruda bulunmadığı, müvekkili tarafından davalının eserdeki açık ve gizli ayıplar ile işin bitmediğini ve teslimin yapılmadığını belirten ihtarnamesinin dava konusu fatura düzenlemeden önce 28/07/2021 tarihinde T.C. Samsun ..... Noterliğinin ....... sayılı yazılarıyla ihtar edildiğini, davalının teknik şartnameye uymadığını, geçici kabulün yapılmadığını, iskan ruhsatı/ yapı kullanma belgesinin temin edilmediğini, fatura düzenlenmesinin hukuka aykırı olduğunu, hem ....... Belediyesi tarafından verilen Yapı Ruhsatında ve de hem IPARD proje sözleşmesinde aynen yazan ifade ve işin tanımı aynen “çoban evi / idari bina” diye tanımlandığını, bundan dolayı geçersiz ve hayali bir fatura olduğunu, KDV tahakkuk ettirilmesinin yanlış olduğunu, çoban evi/ idari bina tamamlanmadığını, henüz bitirilmeyen bir yapı için fatura düzenlenmesi ve bu fatura üzerinden müvekkilinin borçlu olduğu hükmünün isabetli olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dava konusu idari bina / çoban evinin yapım maliyetlerini tahsil etmek amacıyla müvekkili tarafından davaya konu faturanın düzenlendiğini, yapının alınan geçici kabul tutanağından önce (20.10.2020) teslime hazır hale geldiğini ve davacı tarafın o tarihten itibaren olmak üzere halen çoban evini fiilen kullandığını, IPARD Destekli Proje kapsamında, ilk başta sözleşmede kararlaştırılan ahır, yem deposu, gübre çukuru, idari bina (çoban evi) olmak üzere dört yapının bulunduğunu, bu proje Tarımsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu ile birlikte yapıldığından %50 hibe kapsamında olduğunu, ancak TKDK tarafından çoban evi için hibe çıkmadığını, diğer 3 yapı ise hibe kapsamına dahil edildiğini, bu karara rağmen karşı tarafın, çoban evinin de yapımına devam edilmesini, hibesiz olarak proje dışında kalmak üzere talep ettiğini, müvekkilinin karşı tarafın bu talebi doğrultusunda çoban evinin yapımına da devam ettiğini ve tamamladığını, müvekkili ve karşı taraf arasında 23.06.2020 tarihinde proje kapsamındaki yapı ve hizmetlere ilişkin ibraname imzalandığını, bilirkişi raporunda da görüldüğü üzere, imzalanan ibranamenin, proje kapsamındaki 3 yapıyı (ahır, yem deposu, gübre çukuru) ihtiva ettiğini, kök bilirkişi raporunun 8.maddesinde, her iki tarafın da 2021 senesine ait ticari defterleri incelenmiş olsa da, karşı tarafın ticari defterinde davacı 2021 yılı ticari defterleri uyarınca davalı tarafına 2020 yılından devir 620,156,36 TL borcuna karşılık, banka aracılığı ile 666.122,68 TL ödeme yaptığı, 2021 yılı sonu itibariyle 45.966,32 TL davalı tarafından alacağı bulunduğu, tespit edildiğini, raporda da belirtildiği üzere, projeye ilişkin bu para giriş çıkışının 2020 yılında 23.06.2020 tarihli ibranameden önce olduğunu, müvekkilinin hesabına aktarılan bu meblağa güvenerek proje kapsamında hiçbir alacak vereceğinin olmadığına dair ibranameyi imzaladığını, davacı tarafın 45.966,32 TL'lik tutarın sehven müvekkiline aktarıldığına dair iddiasının asılsız olduğunu, bu ibraname sözleşmesi ile beraber, her iki tarafın da proje kapsamında kalan 3 yapının maliyet ve giderleri için borcunun sona erdiğini ve birbirlerinden talep hakkı kalmadığını, müvekkili tarafından düzenlenen faturanın ibranameye ilişkin olmadığını, proje kapsamı dışında kalan ve davacı tarafın talebiyle inşasına devam edilen çoban evine ilişkin olduğunu, kök ve ek bilirkişi raporlarında, taraflar arasında proje kapsamında kalan 3 yapının maliyet ve giderlerine ilişkin imzalanan ibraname sözleşmesinin göz ardı edildiğini, gerekçeli karar ve bilirkişi raporundaki gibi 83.958,55 TL tutarında çoban evine dair düzenlenen faturadan ibraya tabi tutarın takas yoluyla mahsup edilmesinin mümkün olamayacağını, hükümde maddi hata yapıldığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedeline ilişkin faturanın tahsili için başlatılan takibe borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı iş sahibi ile davalı yüklenici arasında davacıya ait ....... Kurumu Konya İl Koordinatörlüğünce hibe destekli projesi uyarınca Konya- ....... Belediyesince onaylı 17.07.2019 tarih ve ..., ...,... ve ... nolu yapılara ait Yapı Ruhsatları dahilinde davacıya ait Konya ili ....... ilçesi sınırları içerisinde Küçükbaş hayvan Tesisi inşaatı işlerin yapılması konusunda aralarında 20.09.2019 tarihli sözleşme imzalandığı ve sözleşme kapsamında ahır, idari bina (çoban evi), gübre çukuru ve yem deposu işinin davalı yüklenici tarafından üstlenildiği, TKDK tarafından verilen hibe kapsamında ahır, gübre çukuru ve yem deposu işleri yönüyle taraflar arasında 30.10.2020 tarihinde geçici kabulün yapıldığı ve bu işlere ilişkin ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça davaya konu yapılan takibe dayanak fatura ile, TKDK tarafından hibe kapsamına alınmayan idari binanın (çoban evi) yapımı dolayısıyla ödenmeyen iş bedelinin tahsili için takip yapıldığı, davacının ise takibe konu fatura dolayısıyla borçlu olunmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır.
Öncelikle eser sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda eksik işlerin olup olmadığı ve varsa kimin tarafından tamamlandığı konusunda ispat yükünün kimde olduğu noktasında kanuni ve fiili karinelerden faydalanılmalıdır. 4721 sayılı TMK'nın 6. maddesine kanunda aksine özel bir düzenleneme olmadıkça taraflardan her biri hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Bu durumun usul hukukuna yansıyan hali HMK'nın 190. maddesinde belirtilmiş olup buna göre iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altındadır. Bu ilkelerin eksik işlerin varlığı ve kimin tarafından yapıldığının kanıtlanması bakımından değerlendirildiğinde kural olarak eksik işlerin varlığını iş sahibi; bunların giderildiğini ise yüklenici ispat etmek zorundadır. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin 10/02/2014 tarih, 2013/626 esas ve 2014/801 karar sayılı ilamı) Eser sözleşmesi yapıldıktan sonra işin yüklenici tarafından yapıldığı ve tamamlandığı karine olarak kabul edilmelidir. Ancak bunun aksini iddia eden ispat etmelidir. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin 16/03/2017 tarih, 2016/3073 esas ve 2017/1156 karar sayılı ilamı) Yine eser sözleşmesi kural olarak feshedilmediği veya işten el çektirilmediği kanıtlanmadığı sürece imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmelidir. Bir başka anlatımla iş sahibi eseri kendisinin tamamladığını, yüklenicinin işi terk ettiğini, yani sözleşmenin sona erdiğini kanıtlamakla yükümlüdür. (Emsal Yargıtay 15. HD'nin 16/05/206 tarih, 2016/1692 esas ve 2016/2805 karar sayılı ilamı)
Somut olayda, yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu uyarınca davaya konu çoban evinin fiilen kullanıldığı anlaşılmakla, davalı tarafça eserin teslim edildiğinin kabulü gerekmiştir. Yine, karine gereğince imalatın yüklenici tarafından yapıldığı kabul edilmiştir. Davacı tarafça takibe konu 09.09.2021 tarihli fatura ile malzemeli inşaat işleri yapılması işi için 83.958,55 TL talep edilerek davaya konu icra takibinin yapıldığı, davacı iş sahibi tarafından ahır, gübre çukuru ve yem deposu işinin bedeli haricinde fazladan 45.966,32 TL davalı yükleniciye ödeme yapıldığı da anlaşılmakla, davacı tarafça ödenen 45.966,32 TL bedelin takibe konu miktardan mahsubunun gerektiği anlaşılmıştır.
Bu itibarla, mahkemece 45.966,32 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken 46.390,04 TL miktar yönüyle davacının davalı yükleniciye borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile yapılan hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulü ile; davacının Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyasından 45.966,32 TL asıl alacak yönüyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra takibi ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmadığından ya da ihtiyati tedbir yoluyla vezneye yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesi dair kararı verilmediğinden davalı vekilinin tazminat talebinin reddine, davacının davalı alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötüniyetli olduğunu ispat edemediğinden, tazminat talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1.maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 31/03/2023 Tarihli, ....... Esas - ....... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davacının Konya.... İcra Müdürlüğünün ....... Esas sayılı takip dosyasından 45.966,32 TL asıl alacak yönüyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
Davacı ve davalı yanların şartları oluşmadığından tazminat taleplerinin ayrı ayrı reddine,
Alınması gereken toplam 3.139,95 TL harçtan peşin alınan 1.738,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.401,57 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, (İlk derece mahkemesince düzenlenen 17/05/2023 tarih ve ....... Harç nolu harç tahsil müzekkeresinin iptaline, tahsil edilen harç olması halinde talebi halinde davalıya iadesi için İlk Derece Mahkemesince müzekkere yazılmasına)
Davacı tarafından dava açılırken harç olarak ödenen toplam 1.806,18 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından İlk Derece Mahkemesi aşamasında yapılan 4.762,60 TL ile istinaf aşamasında yapılan 10,00 TL tebligat gideri, 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 5.264,60 TL yargılama giderinin davanın kabul oranına göre 2.377,31 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı tarafından yapılan İlk Derece Mahkemesi aşamasında yapılan 71,50 TL ile istinaf aşamasında yapılan 40,00 TL tebligat gideri, 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 603,50 TL yargılama giderinin davanın red oranına göre 330,98 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 1.320,00 TL yargılama giderinin, davanın kabul oranına göre 596,06 TL'sinin davalıdan, 723,94 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, (Harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince düzenlenmesine) (İlk derece mahkemesince düzenlenen 17/05/2023 tarih ve 2023/288 Harç nolu harç tahsil müzekkeresinin iptaline, tahsil edilen harç olması halinde talebi halinde iadesi için İlk Derece Mahkemesince müzekkere yazılmasına)
Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ilam harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yatırılan 792,22 TL istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
İstinaf aşamasında yatan gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde ilk derece mahkemesince re'sen ilgili tarafa iadesine,
İstinaf karar tebliği, avans iadesi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 30/10/2024
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır
¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸