(5237 S. K. m. 35, 53, 86, 125)
İSTİNAF KARARI
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 04/12/2018 tarih 2017/806 Esas ve 2018/940 Karar sayılı kararına yönelik olarak yapılan istinaf talebi üzerine Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
İddia:
Konya C.Başsavcılığının 18/10/2017 tarih ve 2017/12742 esas sayılı iddianamesi ile; Sanık ....'nin TCK'nın 125/1, 125/3.a, 86/2, 86/3.c, 35, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talebiyle Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
Savunma ve beyanlar:
Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunma ve beyanlar;
Sanık .... savunmasında:".... polis merkezinde polis memuru olarak görev yaparım. 10 Ocak 2017 tarihinde oğlumu kaybetmiştim. Olay günü de 10 Ekim 2017 idi. Halen kendimde değildim. Müşteki de .... polis merkezinin lojmanında kalır. Ancak görev yeri İlçe Emniyet müdürlüğüdür. Olay günü de yer değiştirme mevzularını görüşmek amacı ile karakola gelmişti. Ben alt katta çalışıyordum. Beni çağırdılar. Karakol amirim hakkımdaki bilgileri vermiş olacak ki müşteki bana seni başka bir görevde değerlendirelim dedi. Benim sağlık sorunlarım olduğu da biliniyordu. Hastanede görevlendirelim dedi ancak ben kabul etmedim. Başka bir yerde görevlendirmeyi önerdi bunu da kabul etmeyince biz sana ne görev verelim şeklinde itamda bulununca ben de psikolojim iyi olmadığından tepki gösterdim. Bu sırada müştekinin kravatından tutup tutmadığımı ona vurmaya çalışıp çalışmadığımı hatırlamıyorum. Yine ona yönelik ahlaksız terbiyesiz şeklinde sözler söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum. Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesi okundu, çelişki nedeni ile soruldu, polis ifademde kravatından tuttuğum şeklindeki beyanım doğru olabilir ancak hatırlamadığım için söyleyemedim. Ancak kendisine kasten yaralama amacı ile bir eylemim olmadı" şeklinde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
Katılan .... beyanında; ".... ilçe emniyet müdürü olarak görev yaparım. Olay günü bölgemdeki karakollardaki personeli gezip iş görevi gereği görev dağılımı yapacaktım. .... polis karakoluna gittim. Burada sanık ile görüştüm. Kendisi C dilimi polis memuru idi. Sağlık problemleri nedeni ile gündüz çalışıyordu ve sadece evraklara bakıyordu. Kendisine ek bir iş daha vermek istedim. Başka bir birimde görevlendireyim dedi o da kalp rahatsızlığını ve diğer sağlık problemleri olduğunu söyledi. Bunun üzerine hastanede görevlendirebileceğimi söyledim ancak kabul etmedi. Bunun üzerine başka bir öneri getirdim. Bunu da kabul etmedi. Bende bunun üzerine sana ne görev vereyim şeklinde bir söz söyledim. Ancak bu sözü kendisini itham etmek amacı ile söylemedim. Bunun üzerine sinirlendi ve bağırmaya başladı. Bulunduğumuz odada .... ve karakol amiri .... vardı. Daha sonra üzerime doğru geldi. Kravatımdan tuttu ve sağ elini kaldırdı ancak ben elini tuttum. Elini tutmasaydım bana vuracağını düşünüyorum. Daha sonra yanımızdaki arkadaşlar kendisini uzaklaştırmaya başladılar. Odadan çıkarken de bağırıyordu ve bana ahlaksız terbiyesiz şeklinde sözler söylediğini duydum. Bunun dışında sözler söylemiş ise de hatırlamıyorum. Bu şekilde bana yönelik eylemlerde bulunan sanıktan şikayetçiyim. Kamu davasına katılmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Tanık .... beyanında: “Suç tarihinde .... Polis Merkezi'nde karakol amiri olarak görevliydim. Olay benim odamda gerçekleşti. Karakolda daha önce beyanda bulunmuştum. O beyanlarım doğrudur, aynen tekrar ediyorum. Sanık katılanın kravatından tuttu. Katılan da sanığın elinden tuttu. Sanık isteseydi katılana yumruğuyla vurabilirdi. Ben sanığın katılana vurmak üzere elini kaldırdığını görmedim, yakasından ve kravatından tuttuğunu katılanın da onun elinden tuttuğunu gördüm. Bıraktırmak için tuttuğunu düşünüyorum. Ayrıca sanık katılana ''terbiyesiz, ahlaksız'' hakkında hakarette bulundu. Katılan sanığı başka birimde görevlendireceğini söylemişti. Bunu konuşuyorlardı. Sanık katılana hitaben ''bana sesini yükseltemezsin'' dedi. O da ''yükselttiysem özür dilerim'' dedi. Olaydan 4-5 ay geçtikten sonra sanıkla katılanın yanına gittik. Sanık orada katılandan özür diledi. Katılan da kalbinin kırık olduğunu söyledi. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
Tanık .... beyanında; "10 Ekim 2017 tarihinde ilçe emniyet müdürü yer değiştirme görevlendirmesi nedeni ile karakola gelmişti. Emniyet amirimiz .... ve ben yanında idik. Ben karakolda adli işlere bakarım. Müşteki karakolda çalışan personelin listesini inceledi. ....'nin durumunu sordu. Amirimizde kendisine sağlık sorunları olduğunu yakın bir zamanda çocuğunu kaybettiğini söyledi. Daha sonra müdürümüz sanığa çağırmamı istedi. Ben de sanığı çağırdım. Kendisine sağlık problemleri nedeni ile hastanede çalışmasını önerdi. O da yalnız yapamayacağını söyledi. Başka ne yapabilirsin dedi. Sanık da başka bir iş yapamayacağını gerekirse emekli olabileceğini söyledi. Daha sonra müdürümüz kendisine benim için ne yapabilirsin dedi. Sanık da bunun üzerine madem çalışmamdan memnun değilsiniz emekli olurum dedi. Sonra biz sanığın dışarı çıkacağını düşünürken birden müdürümüzün üzerine yürüdü. Eli ile yakasından tuttu. Ancak ben diğer elini vurmak amacı ile kaldırdığını görmedim. Zaten biz de hemen araya girdik ve kendisini dışarı çıkardık. Olayın telaşı ile bu esnada sanığın müştekiye söylediği sözleri hatırlamıyorum. Soruşturma aşamasında alınan ifadesi okundu çelişki nedeni ile soruldu, her ne kadar sanığın müştekiye yönelik ahlaksız, terbiyesiz şeklinde sözler söylemediğini belirtmiş isem de bu sözleri odada değil koridorda söyledi. Bunun için bahsetmedim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜ:
"Katılanın .... İlçe Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı, sanığın da .... Polis Merkezi'nde polis memuru olduğu, katılanın suç tarihinde adı geçen polis karakoluna gittiği ve sanığa ek görev vermek istediği, sanığın sağlık problemleri olduğunu söyleyerek kabul etmediği, bunun üzerine hastanede görevlendirebileceğini söylediği, sanığın yine kabul etmediği, sonrasında katılanın sanığa ''sana ne görev vereyim?'' dediği, bunun üzerine sanığın katılana ''ahlaksızsın, terbiyesizsin'' diyerek hakaret ettiği ve katılanın kıravatından tutarak vurmaya çalıştığının iddia edildiği olayda sanığın katılana ''ahlaksızsın, terbiyesizsin'' şeklindeki sözlerinin kaba söz ve ağır eleştiri kapsamında olup, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmadığı, bu nedenle de hakaret suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı,
Katılan her ne kadar beyanında sanığın kendisinin kıravatından tuttuğunu ve sağ elini kaldırdığını ancak kendisinin tuttuğunu, tutmasaydı vuracağını düşündüğünü beyan ettiği, tanık .... beyanında sanığın katılanın eliyle yakasından tuttuğunu, diğer elini vurmak amacıyla kaldırdığını görmediğini, zaten hemen araya girdiklerini ve sanığı dışarıya çıkardıklarını, yine tanık .... beyanında sanığın katılanın kıravatından tuttuğunu, katılanın da sanığın elinden tuttuğunu, sanık isteseydi katılana yumruğuyla vurabileceğini, sanığın katılana vurmak üzere elini kaldırdığını görmediğini, yakasından ve kıravatından tuttuğunu, katılanın da onun elinden tuttuğunu, bıraktırmak için tuttuğunu düşündüğünü beyan ettiği, her ne kadar sanık hakkında yaralamaya teşebbüsten kamu davası açılmış ise de tanık beyanlarına göre sanığın vurmak için elini kaldırmadığı, kıravatından tutması şeklindeki eyleminin de basit yaralama suçunun unsurlarını oluşturmadığı anlaşılmakla yaralama suçundan beraatine" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İNCELEME AŞAMASI:
Dairemizce yapılan yargılama sırasında alınan savunma ve beyanlar;
Sanık .... savunmasında;"Önceki savunmalarımı tekrar ederim, suçlamaları kabul etmiyorum, ben bunca zaman meslek hayatımda amirlerime karşı hiçbir saygısızlığım olmadı, kesinlikle ahlaksız terbiyesiz şeklinde sözler söylemedim beraatimi isterim" şeklinde savunma yaptığı anlaşılmıştır.
Katılan adına usulüne uygun davetiyenin tebliğ edildiği, ancak duruşmada hazır olmadığı anlaşılmıştır.
İddia Makamı Mütalaasında; "Polis Merkezi amiri odasında, ilçe emniyet müdürü olan katılanın polis memuru olan sanığı başka birimde görevlendirmek isteği, odada katılanın tercih sunmasına rağmen sanığın kabul etmediği ve katılanın "sana ne görev vereyim" şeklinde tepki sözleri üzerine sanığın katılanın kravatından tuttuğu ve daha sonra ayrılmalarına mütekakip katılana "ahlaksız, terbiyesiz" şeklinde söz sarfettiği, suça konu sözlerin, olayın gerçekleştiği yer, taraflar arasındaki hiyerarşik ilişki ve sözlerin içeriği nazara alındığı katılanın onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde bulunduğu, yaralamaya teşebbüs suçunun ise unsurlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Katılanın basit yaralama suçuna ilişkin istinaf talebinin esastan reddine,
2-Katılanın hakaret suçuna ilişkin aleyhe istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin sanık hakkında bu suçtan beraate ilişkin kararının kaldırılmasına,
3-Sanığın kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan TCK 125/1, 125/3.a maddesi uyarınca cezalandırılmasına,
4-Sanık hakkında verilecek olan süreli hapis cezasının kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas 2015/85 karar sayılı,24711/2015 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan iptal kararı da gözetilerek sanığın TCK 53/1 maddesinde sayılı hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına karar verilmesi kamu adına mütalaa olunur" demiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI, EYLEMİN HUKUKİ NİTELENDİRİLMESİ VE DAİREMİZİN KABULÜ:
Polis memuru olarak görev yapan sanığın olay tarihinde .... ilçe emniyet müdürü olarak görev yapan katılanın bulunduğu .... polis merkezi amir odasına gelerek görevle ilgili hususlarda katılan ile tartışmaya başladığı, sanığın katılana odada bulunduğu sırada "ahlaksız, terbiyesiz" şeklinde sözlerde görevinden ötürü hakaret ettiği, bu hususun tanık beyanları ile de doğrulandığı, her ne kadar hakaret suçundan ötürü söylenen sözlerin kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından kabul edilmiş ise de, bu hususun yerinde olmadığı, suça konu sözlerin gerçekleştiği yer, taraflar arasındaki ilişki ve suçun işleniş şekli dikkate alındığında katılanın onur, şeref ve saygınlığına saldırı niteliğinde olduğu, sanığın üzerine atılı hakaret suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu anlaşılmakla hakaret suçundan ötürü ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararı kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın daha önce suç işlememiş olması, tazmin etmesi gereken somut maddi bir zararın bulunmaması ve ileride yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda dairemizde olumlu kanaat oluşmakla hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
Sanık hakkında kasten yaralamaya teşebbüs suçuna ilişkin olarak verilen kararda usul ve yasaya aykırı herhangi bir hususun bulunmadığı, ilk derece mahkeme kararının yerinde olduğu tespit edildiğinden bu suçla ilgili yapılan istinaf talebinin esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi ve ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere;
CMK'nun 280/1-e maddesi gereğince davanın yeniden görülmesine ilişkin karara istinaden, Dairemizce yapılan duruşma sonunda;
A)Sanık hakkında Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesince 04/12/2018 tarih 2017/806 Esas 2018/940 Karar sayılı kararı ile katılan ....'ye yönelik olarak kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf talebinin CMK'nın 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B)Konya 4. Asliye Ceza Mahkemesince 04/12/2018 tarih 2017/806 Esas 2018/940 Karar sayılı kararında sanık hakkında katılan ....'ye yönelik görevli memura hakaret suçundan verilen beraat kararına ilişkin kararın CMK'nun 280/2. Maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
C)1-Sanık....'nin üzerine atılı görevli memura hakaret suçunu işlediği sabit görülmekle suçun işlenmesindeki özellikler sanığın, şahsi ve sosyal konumu dikkate alınarak takdiren ve tercihen 365 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2-Sanığın fiilden sonraki ve yargılama aşamasındaki davranışları lehine takdiri indirim nedeni kabul edilerek cezasının 5237 Sayılı TCK'nun 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın neticeten 304gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığa verilen gün para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak TCK nun 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20.00 TL'den paraya çevrilmek suretiyle sanığın neticeten 6.080 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın adli sicil kayıtları itibari ile daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum edilmemiş olması, tazmin etmesi gereken somut maddi bir zararın bulunmaması ve kişilik özellikleri itibari ile yeniden suç işlemekten çekineceği hususunda dairemizde olumlu kanaat oluştuğundan CMK'nun 231. Maddesi gereğince HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın 5560 Sayılı Yasa ile Değişik 5271 Sayılı CMK'nun 231/8. Maddesi gereğince 5 YIL SÜRE İLE DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNE TABİ TUTULMASINA,
Sanığa bu süre içerisinde ayrıca bir yükümlülük yüklenmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
Sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ORTADAN KALDIRILMASINA ve sanık hakkındaki davanın DÜŞÜRÜLMESİNE,
Sanığın denetimli serbestlik süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde geri bırakılan hükmün açıklanarak infaz edileceğinin sanığa ihtar edilmesine,(ihtar edildi)
5-Konya adli emanetin 2017/6652 sırasında kayıtlı CD'nin dosyada delil olarak SAKLANMASINA,
6-Her ne kadar ilk derece mahkemesince daha önce beraat kararı verilmesi nedeniyle sanık lehine hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de sanığın mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin hüküm kısmının vekalete ilişkin 3 nolu bendinin KALDIRILMASINA, sanık lehine vekalet ücretine karar verilmesine yer olmadığına,
7-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama sırasında yapılan 1 adet bilirkişi gideri 250 TL, 4 adet davetiye gideri 48 TL olmak üzere toplamı 298 TL ile istinaf aşamasında yapılan 5 adet davetiye gideri 70 TL olmak üzere toplam 368 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
8-Kararın ilgili taraflara İlk Derece Mahkemesince tebliğine,
Dair sanık ve sanık müdafiinin yüzlerine karşı, katılanın yokluğunda, iddia makamında C. Savcısı (39568) ….. …..'nın huzurunda, mütalaasına uygun, sanık hakkında hakaret suçundan verilen beraat kararına yönelik istinaf talebinin esastan reddine dair (hükmün A fıkrası) karar yönünden CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere,
Sanık hakkında görevli memura hakaret suçu nedeniyle (hükmün C fıkrası) verilen karar yönünden kararın yüzlerine karşı verilenler yönünden tefhim tarihinden, yokluklarında verilenler yönünden tebliğ tarihinden itibaren, 5271 sayılı Kanunun 279/1.b-son, 268/3.e maddeleri uyarınca 7 günlük süre içerisinde, Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/03/2019 (¤¤)