T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2022
NUMARASI: Esas Karar
DAVACI: ... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ: Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... & Av. ...
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 12/01/2024
YAZIM TARİHİ: 15/01/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 08/12/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı banka tarafından dava dışı... lehine kullanılan 7.885,20 TL asıl alacak, 31.010,46 TL asıl alacak ve 15.802,74 TL asıl alacaklı kredilere kefil olduğunu, ancak davacının kefil olduğunda davalı banka tarafından eşinin rızasının alınmadığını, davacının okuma yazması olmadığını ve kefil alındığında yaşının 70'in üzerinde olduğunu, davacının kredi sözleşmelerinden ve kefil olduğundan bilgisi olmadığını bu nedenlerle kefalet sözleşmesinin davacı açısından hukuken geçersiz olduğunu, Konya .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında yapılan takipte davacıya ait tarlaların icra yolu ile satışının davacı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağından HMK. 389 ve devamı maddeleri gereğince icra takibinin ve satışının dava sonuna kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması, davacının davalı banka tarafından dava dışı ....'e kullandırılan kredilere kefil ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi için mahkemeye başvurduklarını beyan ederek Konya .. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takibinin ve satışının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasını, davacının davalı banka tarafından dava dışı ....'e kullandırılan kredilere kefil ve borçlu olmadığının tespitini, yargılama giderleri ile ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkili bankanın Konya Yeni Toptancılar Şubesinden borçlu ....'ün kullanmış olduğu krediye kefaletinden dolayı Konya .. İcra Müdürlüğü'nün... E. Sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlattığını, davanın reddinin gerektiğini, davacı eş muvafakati olmadığını söylemiş ise de müvekkili bankanın kredi sözleşmesi ve ekleri incelendiğinde davalı ...'İN eşi ...'in Sarayönü Noterliği'nin 06.09.2012 tarih ve .. yevmiye numaralı muvafakatnamesi ve ...'in eşi ...'in Sarayönü Noterliği'nin 13.08.2012 tarih ve .. yevmiye ile eşinin kefaleti için verdiği muvafakatlerinin görüleceğini, bu nedenle davacının eş muvafakati olmadığı gerekçesi ile açmış olduğu davada tamamen kötüniyetli olduğunu, davacının kefil olduğu tarihte yetmiş yaşının üzerinde olduğunu iddia ederek kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu yönündeki iddiasının ise dinlenebilmesinin mümkün olmadığını, zira kefalet için gerekli bir yaş şartı olmadığı gibi kredi sözleşmesinde ve kefaletnamede davacı ne için kefil olduğunu kendi el yazısı ile belirttiği gibi akıl sağlığının da yerinde olduğunu, dava dilekçesinde açıkça davacının kredi borcunu ve kefaletnameyi kabul ettiği halde yaşının ilerlemiş olduğunu iddia etmesinin açıkça kötüniyetli olduğunun göstergesi olduğunu beyan ederek davacının davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....davacının davalı banka tarafından dava dışı ....”e ( T.C. No:....) lehine kullanılan 7.885,20 TL. asıl alacak, 31.010,46 TL. Asıl alacak ve 15.802,74 TL. asıl alacaklı kredilere kefil olduğunu, ancak davacının kefil olduğunda davalı banka tarafından eşinin rızasının alınmadığını, davcının okuma yazması olmadığını ve kefil alındığında yaşının 70'in üzerinde olduğunu, davacının Kredi sözleşmelerinden ve kefil olduğundan bilgisi olmadığını bu nedenlerle Kefalet sözleşmesinin davacı açısından hukuken geçersiz olduğunu, Konya .. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı dosyasında yapılan takipte davacıya ait tarlaların icra yolu ile satışının davacı açısından telafisi mümkün olmayan zararlar doğacağından HMK. 389 ve devamı maddeleri gereğince icra takibinin ve satışının dava sonuna kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, Konya.. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı İcra takibinin ve satışının öncelikle ihtiyati tedbir yolu ile durdurulması, davacının davalı banka tarafından dava dışı ....”e kullandırılan kredilere kefil ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi için mahkemeye başvurduklarını beyan ederek Konya .. İcra Dairesi'nin... Esas sayılı İcra takibinin ve satışının öncelikle teminatsız olarak ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına, davacının davalı banka tarafından dava dışı ....'e kullandırılan kredilere kefil ve borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği, davanın İİK.72. maddesine dayalı menfi tespit davası olduğu, İİK.72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir...." şeklinde, 6102 sayılı TTK.778/1-d maddesi yollaması ile TTK. 677. Maddesinde; "Bir poliçe, poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını, sahte imzaları, hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan ya da adlarına imzalanmış olan kişileri herhangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse, diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez." şeklinde, TTK. 778/1-a maddesi yollaması ile TTK'nun 687.maddesinde; "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun. (2) Alacağın temliki yoluyla yapılan devirlere ilişkin hükümler saklıdır." şeklinde, 6102 sayılı TTK'nun 825.maddesinde;"(1) Borçlu, emre yazılı bir senetten doğan alacağa karşı ancak senedin geçersizliğine ilişkin veya senet metninden anlaşılan def'ilerle alacaklı kim ise ona karşı, şahsen haiz bulunduğu def'ileri ileri sürebilir.(2) Borçlu ile önceki hamillerden biri veya senedi düzenleyen kişi arasında doğrudan doğruya varolan ilişkilere dayanan def'ilerin ileri sürülmesi, ancak senedi iktisap ederken hamilin bilerek borçlunun zararına hareket etmiş olması hâlinde caizdir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı görülmektedir.
Dosya incelendiğinde davacı vekilince davacının dava dışı 3.bir kişinin borcundan dolayı kefil olduğu, ancak dava dışı 3.kişinin kötü niyetli olarak kendisini kandırdığını, okuma yazma bilmediği için neye imza attığını tam olarak bilmediğini, 60 yaş üzerinde olduğunu ve söz konusu kredinin alınmasında eşinin rızasının bulunmadığı, bu nedenlerle müvekkilinin kefaletinden dolayı hakkında yapılan icra takibine karşı borcu olmadığının tespitini talep etmiştir.
Dosya Mahkememizce incelendiğinde kefalet sözleşmeleri getirtilmiş, davaya konu icra dosyası Mahkememizce celp edilerek incelenmiş, bununla birlikte davacı vekilince öne sürülen sebeplerin değerlendirilmek üzere bilirkişiden rapor alınmıştır.
Söz konusu bilirkişi raporu alındığında davacı vekilince yapılan itirazlardan biri olan sözleşmedeki yazıların kendisine ait olmadığı iddiasına yönelik itirazları için yapılan imza incelemesinde alınan örnekler Adli Tıp Kurumunca da kişinini zaten okur yazar olmaması nedeniyle tam olarak değerlendirilemediği bu nedenle mahkememize geri gönderildiği, mahkememizce de davacının okur yazar olmadığı anlaşılarak söz konusu incelemelerin yapılmasından da vazgeçilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık nedenlerinden biri olan davacının kefalet nedeniyle eş rızasının gerekip gerekmediği eş rızasının bulunmasının kefalet sözleşmesinin geçerliliğine dolayısıyla davacının borçtan sorumluluğuna etkisi olup olmadığı noktasında mahkememizce değerlendirme yapılarak dava konusu kefalete ilişkin Türk Borçlar Kanununun 54.maddesi dikkate alınarak söz konusu maddeye göre eşlerden biri ancak kefalet sözleşmesine yazılı olarak muvafakat etmesi halinde ve bu muvafatın da sözleşmenin kurulmasından önce veya tam sözleşme yapılacağı sırada yerine getirilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Dosyamız kapsamında inceleme yapıldığında her ne kadar davacının eşinin Noterlik kanalıyla muvafakat vermiş gibi gözükse de söz konusu muvafakatın kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra tanzim edildiği anlaşıldığı, bu durumun dosyamız kapsamında alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği, her ne kadar eş rızasına ilişkin 2018 tarihinde çeşitli istisnalar getirilmiş ise de söz konusu istisnaların davamızla bağlantılı olamayacağından kefalet sözleşmesinin unsurlarının tam olarak yerine getirilmediği bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğu kanaatine varılarak davacının davasının kabulü ile Konya .. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra dosyasında sadece davacı yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davasının kabulü ile; davacıya ilişkin Konya .. İcra Müdürlüğünün... esas sayılı icra dosyasında sadece davacı yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eş muvafakati olmadığı iddiasının tamamen gerçek dışı olup muvafakatnamelerin dosyada mübrez olduğunu, davacının kefalet tarihinde 70 yaşının üzerinde olduğu iddia edilerek kefaletnamenin geçersiz olduğunu iddia etmek açıkça bir hakkın kötüye kullanılması olduğunu, yerel mahkemece davacının iddiası dahi olmadığı halde davacının okur yazar olmadığı kanaatine varıldığını, işbu kanaatin nasıl hasıl olduğunu anlayabilmenin mümkün olmadığını, ATK tarafından "Sağlıklı bir değerlendirme yapılarak sonuç bildirir rapor tanzim edilebilmesi için davacı ...'in başka amaçlarla yazmış olduğu samimi yazılarını içerir; mektup, kartpostal dilekçe, okul defteri, sınav kağıtları, adres telefon fihristi vb. Belgelerin temin edilerek kurumumuza gönderilmesi" şeklinde rapor düzenlendiği halde mahkemece işbu eksiklikler giderilmeden davanın kabulüne dair hüküm tesis edildiğini beyanla ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılarak yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
6098 sayılı TBK'nın 584/1.maddesinde.'' Eşlerden biri mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabilir; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Somut olayda davacının dava dışı borçlu ....'ün davalı banka ile imzalamış olduğu 09/08/2012 tarihli genel kredi sözleşmesine 50.000,00 TL'ye kadar müteselsil kefil olduğu, kefalet sözleşmesi tarihinin de 09/08/2012 tarihi olduğu, kefalet sözleşmesi kurulmadan ya da kurulması anında davacı kefilin eşinin kefalete rızasına ilişkin yazılı bir beyanı olmadığı, davacı kefilin eşi ...'in noterden verdiği kefalete rıza gösterdiğine dair muvafakatnamelerin tarihinin 13/08/2012 ve 06/09/2012 tarihleri olduğu, görüleceği gibi muvafakatnamelerin kefalet sözleşmesinin kurulmasından sonra verildiği, TBK'nın 584/1.maddesi gereğince eş rızasının kefalet sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olması gerektiğinden kefaletin geçersiz olduğu ve bu geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı olduğunun kabul edilemeyeceği bu sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 5.002,46 TL harçtan peşin alınan 1.250,63 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.751,83 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/01/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır