T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/11/2022
NUMARASI: Esas Karar
DAVACI:
VEKİLİ: Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI: ... - (T.C Kimlik No: ... )
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: Tapu İptali ve Tescil veya Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 08/03/2024
YAZIM TARİHİ: 11/03/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan tapu iptali ve tescil davasında 23/11/2022 tarihinde tesis edilen karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacı şirketin aile şirketi olduğunu, ortaklarının ..., ...ve davalı ... olup, bu kardeşlerin davacı şirket dışında 2 şirketlerinin daha bulunduğunu, davalı ...'nun 2011 yılında şirketlerden çıkmak istediğini bildirmesi üzerine, kardeşlerin bir araya gelerek davalının çıkması konusunda anlaşma yaptıklarını, dava konusu Konya, Karatay, ... mahallesi, ... ve... parsel sayılı taşınmazlar (toplulaştırma ile...ada 1.. parsel olmuştur) ve Konya, Meram, ... Mahallesi, ...ada, . parsel sayılı taşınmaz davacı... Ltd. Şti.'ye ait iken, davalının ... Ltd. Şti.'deki hissesi karşılığında davalıya devredildiğini, davalıya ayrıca bir takım araçlar, traktör ve tarım aletleri ile birlikte ayrıca, 670.000 TL. gibi bir para ödemesi de yapıldığını, yapılan bütün bu devir ve ödemelerin davalının ... Ltd. Şti.'deki hissesine karşılık olmasına ve davalının bu ödeme ve devirleri almasına rağmen kendi edimini yerine getirmediğini ayrıca, dava dışı ... Ltd. Şti.'nin feshi için Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sırası üzerinden şirket feshi davası açtığını... E. sırası üzerinden yapılan yargılama sırasında da davalıya çıkma payı ödendiğini, dolayısıyla davacı şirket tarafından davalıya yapılan taşınmaz devirlerinin hükümsüz (bedelsiz) hale geldiğini, davalının sebepsiz zenginleştiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu Konya, Karatay, .... Mahallesi, .. ada .. parsel sayılı taşınmazın 51.947,66 m2'lik kısmının ve Konya, Meram, .. Mahallesi, ... ada, . parsel sayılı taşınmaz tamamının davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacı şirket adına tapuya tesciline karar verilmesini, tapu iptali ve tescilin mümkün olmaması halinde terditli olarak dava konusu taşınmazların rayiç bedellerinin bilirkişi tarafından tespit edilerek denkleştirici adalet ilkesi gereğince müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle görev, aktif husumet yokluğu ve kesin hüküm itirazında bulunmuş, davacı şirket ile davalı arasında bir mal paylaşımı yapılmadığını, davacı şirketin dava dışı ... Ltd. Şti.'nin ortağı olmadığını, tapuların devredildiği tarihte davalının davacı şirkete borcunun bulunmadığını, tarafların tarihsiz sözleşme ile bir kısım müşterek tarla, arsa, traktör, tarım makinesi, ev, daire ve kooperatif hissesi gibi hususlarda paylaşma kararı aldıklarını ancak, davalıya ... Ltd. Şti.'deki hissesi karşılığında davacı şirket taşınmazlarının devredilmediğini beyan ederek davanın esastan da reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Dava, "Tapu İptali ve Tescil ve Alacak" davasıdır.
Somut olayda ; davacı taraf, davacı şirketin aile şirketi olup, davalının da içinde yer aldığı 3 kardeş arasındaki aile şirketlerinden dava dışı ... Ltd. Şti.'deki davalının hissesinin karşılığı ve bu şirketten davalının çıkması karşılığında, davacı .... Ltd. Şti.'ye ait 2 taşınmazın davalıya devredilmesine rağmen, davalının dava dışı ... Ltd. Şti'deki hisselerini devretmediği gibi, bu şirketin feshini istemesi, fesih yerine kendisine çıkma payının ödenmesi nedeniyle, davacının yaptığı taşınmaz devirlerinin davalının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verdiği gerekçesiyle, terditli olarak tapu iptali tescil veya alacak davası açmıştır.
Davada öncelikle çözülmesi gereken sorunlar ; bu davada ihtilafın çözümü için tanık dinlenip dinlenemeyeceği, davalı tarafın sunduğu tarihsiz "sözleşmedir" başlıklı belgenin davacı tarafın iddialarını doğrulayıp doğrulamadığı, dava konusu 3 (toplulaştırma sonucu 2) taşınmazın davalıya devrinin sebebinin ne olduğu, davalıya yapılan devirlerin bedelsiz kalıp kalmadığı, bu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptaline veya terditli olarak dava dilekçesinde yazılı 30.000 TL.'lik bedelin davalıdan tahsiline karar verilip verilemeyeceği, davalı tarafın kesin hüküm ve aktif husumet yokluğu itirazlarının yerinde olup olmadığı sorunlarıdır. Davalı tarafın görev itirazı ise kabul edilmiş, Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek, dosya Mahkememize gönderilmiştir.
Davalı tarafın, Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K. sayılı 26/11/2019 tarihinde kesinleşen ilamı yönünden kesin hüküm itirazının, ilgili dava ile Mahkememizdeki davanın taraflarının ve konusunun farklı olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını da iddia etmiş ise de; devredilen taşınmazların davacı şirkete ait olması ve yine davacı şirket adına tapuya tescilinin veya bedelinin davacı şirkete verilmesinin istenilmesi karşısında, davacı şirketin aktif husumet ehliyetinin bulunduğu sonucuna varılmış, davalının bu yöndeki itirazları da reddedilmiştir.
Tapu kayıtlarının incelenmesinde,
a) Dava konusu Konya, Karatay, ... köyü, ...ve .. parsel sayılı taşınmazlar ile dava dışı ... parsel sayılı taşınmazın 20/12/2011 tarihinde davacı .. Ltd. Şti. tarafından davalı ...'ya, .. pasel sayılı taşınmaz yönünden 1.000 TL. ve ... parsel sayılı taşınmaz yönünden 1.000 TL. bedelle satıldığı, satış bedelinin de davacı şirket tarafından nakden ve tamamen alındığının yazıldığı görülmüş, resmi senette yazılı 3 taşınmazın toplulaştırma sonucu .. ada, .. parsel sayılı taşınmazı oluşturduğu anlaşılmış, davacı tarafın .. ada, .. parsel sayılı 86.784,26 m2'lik taşınmazın (.. ve ... parsel sayılı taşınmazın miktarı gözönünde bulundurularak) 51.947,66 m2'lik kısmının tapu kaydının iptalini istediği belirlenmiştir.
b) Yine dava konusu Konya, Meram, ... mahallesi, .. ada, .. parsel sayılı taşınmazın 1031/1200 hissesi davacı şirket adına kayıtlıyken 30/12/2011 tarihinde 18.000 TL. bedelli davalı ...'ya satıldığının, bedelinin nakden ve tamamen alındığının yazılı olduğu görülmüştür.
Davacı taraf, yukarıda yazılı her iki resmi senette satış yoluyla devir yapıldığı yazılmasına rağmen, bu devirlerin satış olmadığını, davalının dava dışı ... Ltd. Şti.'deki hisseleri karşılığında davalıya devredilmiş olduğunu iddia etmiş ancak, resmi senetlerin aksini ispat edecek yazılı herhangi bir belge sunamamıştır.
Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K.,... E. ... K. ve ... E. sayılı davaları, Mahkememizin bu dosyasındaki ihtilafla doğrudan ilgili görülmemiş, kararların kesinleşmesine ve derdest davanın sonucunun beklenmesine gerek görülmemiştir.
Davalı tarafın sunduğu "sözleşmedir" başlıklı adi yazılı belgede de dava konusu taşınmazların, davacı şirket tarafından davalının dava dışı ... Ltd. Şti.'deki hisseleri karşılığında devredildiğine veya devredileceğine ilişkin açık bir beyan olmadığı görülmüştür.
Davacı taraf, iddialarının ispatı için tanık dinlenmesini istemiş ise de; alacağın miktarı, davalı tarafın açık muvafakatının olmaması, Mahkememizdeki bu davanın davacı şirket ile davalı gerçek kişi arasında görülmesi, ihtilafın temelinin kardeşler arasındaki anlaşmazlıktan doğduğu kabul edilse dahi, davalı tarafın tarihsiz sözleşmedir başlıklı sözleşme suretini ibraz etmesinden alacak borç ilişkisinin kardeşler arasında dahi belgeye bağlandığının belirlenmesi karşısında, 6100 s. HMK.'nin 200, 201 ve 251/c maddeleri ile Yargıtay 19. HD.’nin 01.10.2014 gün ve 2014/11183 E. 2014/14401 K. sayılı emsal içtihadı gereğince davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafa açıkça yemin deliline dayanmaları nedeniyle, davalı asile yemin teklif edip edilmeyecekleri sorulmuş, davacı tarafın kesin süre içerisinde davalıya yemin teklif etmediği belirlenmiştir.
Davacının davasını yazılı deliller veya yemin yoluyla ispat edemediği anlaşılmış, terditli ilk talep olan tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilerek, terditli 2. talep olan alacak talebinin incelenmesine geçilmiştir.
Davacının alacak talebi yönünden de, yukarıda yazılı gerekçelerle davasını yazılı deliller veya yemin yoluyla ispat edemediği görüldüğünden, terditli 2. talep olan alacak davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafından, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş ve arabulucu tarafından, bu başvuru dava şartı olan arabuluculuk kabul edilerek 24/12/2021 tarihli anlaşmaya varılamadığına dair zorunlu arabuluculuk son tutanağı düzenlenmiş ise de; Mahkememizce Yargıtay 11. HD'nin 11/05/2022 gün ve 2020/8449 E. 2022/3730 K. sayılı emsal içtihadında da belirtildiği üzere, terditli ilk talebin tapu iptali ve tescil, terditli 2. talebin ise alacak talebi olması nedeniyle, davanın zorunlu arabuluculuğa tabi olmadığı, 24/12/2021 tarihli arabuluculuk son tutanağının zorunlu değil, ihtiyari arabuluculuk tutanağı olduğu sonucuna varılmıştır. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderlerinin yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacının sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır.
Yargıtay 15. HD.nin 18.10.2017 gün ve 2016/1777 E. 2017/3491 K. sayılı emsal içtihadı gereğince de, davanın reddi nedeniyle davalı lehine vekalet ücreti takdir edildiğinden, görevsizlik kararından dolayı ayrıca vekalet ücreti takdir edilemeyeceği sonucuna varılmış, davalı vekilleri için davalı lehine görevsizlik kararından dolayı ayrıca vekalet ücretine hükmedilmemiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davacının davalıya karşı açtığı (terditli 2. talebine ilişkin) 30.000 TL.'lik alacak davasının ispat edilememesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davalı vekili olarak tarafları lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin eksik hesap edildiğini, 09.06.2022 tarihli duruşmanın, 1 numaralı ara kararı gereği, davacı tarafa eksik harcı tamamlamak üzere süre verildiğini, davacı tarafından da eksik olan 68.617,93 TL harcın tamamlandığını, bu durumda, tapu iptali tescil talebi açısından harca esas değer, davaya konu taşınmazların bilirkişi raporu ile tespit edilen değeri olan, 4.048.031 TL olduğunu, yerel mahkemece harca esas değer olan dört milyon TL üzerinden lehlerine vekalet ücreti hükmedilmesi gerekir iken, sadece terditli talep olan 30.000 TL'yi esas alarak vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının tapu iptal ve tescil talebi ret edilmiş olup, bu miktar üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla yerel mahkeme kararının vekalet ücreti kısmı ile sınırlı olarak kaldırılmasına ve harca esas değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava; tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davanın terditli dava olarak açıldığı, mahkemece davacının birinci talebi olan tapu iptal ve tescil isteğinin ara kararla reddine karar verildikten sonra terditli ikinci talebi olan taşınmaz bedeli talebinin de reddine karar verildiği ve terditli ikinci talebin 30.000,00 TL olduğu kabul edilerek davalı lehine 30.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedildiği, davalının, tapu iptali ve tescil talebi ilgili dava değeri üzerinden lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek bu konuda istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.
HMK’nın 111. maddesinde düzenlenen biçimde terditli dava açılabilir. Terditli davalarda aynı davalıya karşı birden fazla talep, aralarında bir aslilik ferilik ilişkisi kurmak suretiyle aynı dava dilekçesinde ileri sürülebilir. Ancak bu talepler arasında hukuki bağlantının bulunması şarttır. Öte yandan, anılan Yasa’nın 111/2. maddesinde belirtildiği üzere mahkemece davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.
Somut olayda, davacı dava açarken dava değerini 30.000,00 TL olarak göstermiştir. Davacının ilk talebi olan tapu iptali tescil talebi açısından taşınmazlardaki davalı hissenin değerinin dava tarihi itibariyle toplam 4.048.031,50 TL olduğu keşfen belirlenmiş olup, mahkemece bu değere göre davacı tarafa harç tamamlattırılmıştır. Davacının terditli ikinci talebi taşınmazların rayiç bedelinin ödenmesi istemine ilişkin olup, davacının terditli ikinci talebi ile ilgili de dava değeri taşınmazlardaki davalı hissesinin dava tarihi itibariyle tespit edilen değeridir. Bu sebeple terditli ikinci talep açısından da dava değeri 4.048.031,50 TL'dir. Davacı vekilinin 23/11/2022 tarihli duruşmada terditli ikinci talepleri açısından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00 TL talep ettiklerini beyan etmesi, kısmi feragat (talebi daraltma) anlamında olup, dava dilekçesindeki talebe göre 4.048.031,50 TL üzerinden davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 30.000,00 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmadığından davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2022 tarih .. Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 179,90 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 492,00 TL istinaf yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davacının davadaki terditli 2.talebinin REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan toplam 69.130,26 TL peşin ve tamamlama harcından karar tarihi itibariyle alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 68.702,66 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 323.440,95 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Arabuluculuk dosyası için mevcut suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
6-Görevsizlik kararı öncesi Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasında 25/08/2021 tarihli ara kararı ile verilen ihtiyati tedbirin, kararın kesinleşmesi beklenmeksizin derhal kaldırılmasına, bu hususta tapu müdürlüğüne Konya .Asliye Ticaret Mahkemesi'nce müzekkere yazılmasına,
7-6100 s. HMK'nin 392/2. maddesi gereğince davalı tarafın bu tedbirin kalkmasından (gerekçeli kararın yazım tarihinden) itibaren 1 ay içinde, haksız tedbir iddiasıyla tazminat davası açıp, teminatın davacıya ödenmemesi için tedbir kararı ibraz etmediği takdirde ve davacının talebi üzerine 30.000 TL.lik teminatın davacıya iadesine, teminat üzerine tedbir konulması halinde ise tedbir içeriğine göre işlem yapılmasına,
8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde gider avansını yatıran tarafa iadesine,
C)İlk derece mahkemesince yazılan 02/02/2023 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
D)Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
E)Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde; dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 08/03/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır