T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/12/2023
NUMARASI: Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI: ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ: Av. ... -
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 26/09/2024
YAZIM TARİHİ: 03/10/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 26/12/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine Konya ..İcra Müdürlüğünün ....Esas sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini, borçlunun verdiği itiraz dilekçesinde borca itiraz ettiğini ve bu itiraz üzerine Konya . İcra Müdürlüğünce takibin durdurulduğunu, davalının borca ilişkin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptalinin gerektiğini, müvekkilinin abisi ... ....Metal şirketinden alacaklı olup bu alacağına karşılık Keşidecisi .... olan 13.02.2013 düzenleme ve 30.08.2013 ödeme tarihli 20.000 TL bedelli bono ile keşidecisi.... olan 03.05.2013 düzenleme ve 10.09.2013 ödeme tarihli 20.000 TL bedelli bonoyu şirket yetkilisi .....'den teslim aldığını ve müvekkiline olan borcundan dolayı müvekkili ...'a cirolayıp verdiğini, ödeme tarihi geçmesine rağmen bonoların ödenmediğini ve borçluların ödeme kabiliyeti olmadığının müvekkili tarafından öğrenilmesi ile müvekkili tarafından borçlular hakkında 30.08.2013 vade tarihli senedi Konya ... İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası ile, 10.09.2013 vade tarihli senedi Konya ... İcra Müdürlüğünün.... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine girişildiğini, borçlu .....San. Tic. Ltd. Şti.'ne tebligat yapıldıktan sonra borçlu şirketin Konya .. İcra H.M.'nin .... E. Ve .... E. Sayılı dosyaları ile bu takiplere konu senetlere imza itirazında bulunduğunu, şirketin tek temsilcisinin ..... olduğunu, senetteki imzanın da kendisine ait olmadığını beyan ettiğini, Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Ve .... E. Sayılı dosyalarında dava sırasında Emniyet Kriminalden alınan raporda senette borçlu.... Metal adına atılan kaşe ve imzanın şirket yetkilisi .....'e ait olmadığı ancak borçlu.... Metal şirketinin kendisinin alacaklı olarak takibe koydurduğu (Konya .. İcra Müdürlüğünün.... E. sayılı,.... E.,.... E., .... E. Sayılı) icra dosyalarındaki senetlerdeki imzaların dava konusu senetlerdeki imzalarla aynı olduğu tespit edildiğini, inceleme yetkisi dar olan Konya .. İcra Hukuk Mahkemesi 12.06.2014 tarihli karar ile takip konusu senetteki borçlu.... Metal'e atfen atılan imzaların şirket yetkilisine ait olduğunu gösterir nitelikte ve yeterlilikte bulgu saptanmadığı gerekçesiyle ile şirkete karşı açılan takibin durmasına karar verildiğini, Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin... ve .... E. Sayılı dosyalarından şirket yetkilisi .....'in hesabının bulunduğu İş Bankası Karatay Sanayi şubesine müzekkere yazılmış bankadan gelen 09.04.2014 tarihli cevapta davaya konu senetlerin şirket tarafından bankaya tahsile konulduğu daha sonra iade alındığının belirtildiğini, ayrıca şirket yetkilisi .....'in dava konusu senetlerin ellerinden rıza dışı çıktığını belirtmişse de bu güne kadar buna ilişkin hiçbir şikayette bulunmadıklarını, söz konusu imzaların şirket yetkilisi .....'e ait olmadığı fakat şirketin alacaklı ve borçlu olduğu birçok senette bu imzanın kullanıldığının tespiti üzerine şirketin muhasebecisi aynı zamanda şirket yetkilisi .....'in yeğeni olan davalı ... hakkında müvekkili tarafından şikayette bulunulduğunu ve Konya Cumhuriyet Başsavcılığının ..... soruşturma dosyasıyla soruşturma yapılarak davalı ... hakkında iddianame tanzim edildiğini, davalının öncesinde imzaların kendisine ait olmadığını belirttiğini lakin ceza soruşturmasında gerçeği söylemek zorunda kaldığını ve senetlerdeki ciro imzalarının kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, dava konusu senetlerde bulunan cirolardaki imzaların davalı ...'a ait olduğu anlaşıldıktan sonra davalının kaçacak yeri kalmadığını ve tüm bu kambiyo evrakına Konya .. Noterliğinin 10.09.2008 tarih ve ... yevmiyeli vekaletnamesi ile verilen yetkiye dayanarak imza attığını iddia ettiğini, ancak bu iddianın da sırf ceza soruşturmasından kurtulmaya yönelik olduğunu, davalının müvekkilinin zararının gidermeye yanaşmaması sebebiyle Konya .. İcra Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyasıyla takibi başlatıldığını, davalının, borcu olduğunu bildiği halde takibe haksız olarak itiraz ederek takibi durdurduğunu ileri sürerek davalı borçlunun icra takibindeki yetkiye yönelik itirazının reddini, davalı borçlunun, icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun % 20 den aşağı olmamak üzere icra-inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın usulden reddi gerektiğini, dava konusu bonodan kaynaklı alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının taraf olma sıfatı bulunmadığını, zira senedin meşru hamili olmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davanın esastan da reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dışı ...'in (davacının abisi) dolayısıyla da alacağı temlik almış görünen davacının, ne davalıdan ne de dava dışı diğer borçlu şirketten her hangi bir alacağı olmadığını, çünkü aralarında hiçbir ticari alış veriş olmadığını, iddia edildiği gibi alacağı varsa bunun ispat edilmesi gerektiğini, taraflar arasında alacak - borç ilişkisi olmadığı için davacıya veya abisine ciro edilip verilen bono olmadığını, dava konusu bonoların arkasındaki “..... Metal Ltd. Şti."ne ait kaşe üzerindeki imzaların bankaya verilmek üzere atılan “tahsil amaçlı cirolar” olduğunu, ne alacaklı ne de dava dilekçesinde geçen ve bonoda cirosu olan abisi meşru hamil olmadığını, şöyle ki 30.08.2013 vade tarihli bono; 21/02/2013 tarihinde Şirketin İş Bankası Karatay San. Şubesinde bulunan ........ nolu hesabına, 14.09 2013 vade tarihli bono ise; 26/08/2013 tarihinde şirket sahibi olan müteveffa adına kayıtlı yine İş Bankası Karatay San. Şubesinde bulunan ....... numaralı hesabına tahsil cirosu yapılarak teslim edildiğini, bonoların arkasında.... Metal Ltd. Şti. Adına atılan tek bir imza olduğunu ve bu imzanın da bankaya verilirken atılan tahsil cirosu olduğunu, ne davalının ne de şirket adına başka ciro olmadığını, bononun arka yüzündeki şirket kaşesinden sonra Banka kaşesinin varlığının bu bonoların bankaya tahsil amaçlı verildiğinin ispatı olduğunu, ayrıca ilgili bankadan sorulabileceğini, iddia edildiği gibi bonoların, davacının abisine borca karşılık ciro edilip verildiğini, kabul anlamına gelmemekle bonoların bankaya tahsil amaçlı verildiği banka kayıtları ve ödememe protestosu ile tartışmasız sabit olduğuna göre bonoların davacının abisine vadeden sonra verildi demek olduğunu, vadeden sonra ciro edilip verildiyse de ayrıca (bankaya verilirken atılan cironun dışında ve bankanın kaşesinden sonra) ...'a verilirken davalı veya şirket tarafından "temlik cirosu"nun olması gerektiğini, davalının, Bonoların vadesinin 30.08.2013 ve 14.09.2013 olamasına rağmen durdurulan ilk takip tarihi 03.02.2014 olduğunu, hem alacağına karşılık protesto olduğunu, bonoyu alacağına mahsuben alacak hem de aylarca bekleyecek olmasının mahkemeyi yanıltmaya çalıştığının ve haksız kazanç sağlamaya çalıştığının göstergesi olduğunu, bu durumun bile mahkemeyi yanıltmaya çalıştıklarının ve haksız kazanç sağlamaya çalıştırlarının açıkça göstergesi olduğunu, davalı ...'ın şahsi cirosu olmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun da olmadığını, davalının şahsen borçlandırılması ve davalı gösterilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, bonolardaki müvekkiline ait imzaların sadece ve sadece şirket kaşesi üzerindeki imzalar olduğunu ve bu imzaların şirket adına vekaleten atılan imzalar olduğunu, dava konusu bonoların hiç bir yerinde davalının adı soyadı (...) yazılı olmadığını ve kendi adına atılmış hiç bir imza olmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak davanın öncelikle Zamanaşımı ve Taraf sıfatı yokluğu nedeni ie usulden reddine, bu talep kabul edilmediğinde esas yönünden reddine karar verilmesini, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince "... NETİCE: Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, icra dosyaları, bilirkişi raporu, ilgili ceza dosyası, ceza dosyasındaki davalı ikrarı, Yüksek Mahkeme ilamları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;
(a) Davalının imza yetkisi olmadığı halde dava dışı.... ... Ltd. Şti adına bonoları imza ettiği, dava dışı şirket tarafından bono altında bulunan imzaların şirket yetkilisi .....'e ait olmadığı iddiasıyla imzaya itiraz ettiği, 30/08/2013 Ödeme Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono açısından T.C. Konya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının T.C. Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin 12/06/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla 13/09/2013 Ödeme Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono açısından T.C. Konya ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasının T.C. Konya .. İcra Hukuk Mahkemesinin 12/06/2014 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamıyla imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle takibin dava dışı şirket açısından durmasına karar verildiği, kararların temyiz incelemesinden geçerek onandığı ve kesinleştiği,
(b) T.C. Konya .. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamına konu dosyanın 06/07/2021 Tarihli (2) nolu duruşma zaptının incelenmesinde davalının "senet altında bulunan ve şirket adına atılan imzaların kendisine ait olduğunu ikrar ettiği ve bu imzaları şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletnameye istinaden attığını" ikrar ettiği, yukarıda detayı verilen T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 02/05/2017 Tarih ve .... Esas.... Karar sayılı ilamı, T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 02/05/2017 Tarih ve .... Esas-.....Karar sayılı ilamı, T.C. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 27/03/2013 Tarih ve .... Esas-...Karar sayılı ilamı ve T.C. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28/01/2016 Tarih ve... Esas-... Karar sayılı ilamı gereğince davalının ikrarının iş bu dava dosyasında kesin delil mahiyetinde olduğu ve davalının ikrarıyla bağlı olduğu, nitekim davalının imzalar yönüyle bir itirazının bulunmadığı,
(c) Dava dışı şirket yetkilisi tarafından davalı adına tanzim edilen T.C. Konya .. Noterliğinin 10/09/2008 Tarih ve ...Yevmiye Nolu Vekaletnamesinin İncelenmesinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 504/3 maddesi gereğince davalının kambiyo taahhüdünde bulunabileceğine ilişkin açık bir yetkilendirmenin olmadığı, yukarıda detayı verilen T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22/06/2016 Tarih ve 2014/12-1091 Esas-2016/847 Karar sayılı ilamı da emsal alındığında 6102 Sayılı TTK'nın 778/2-(e) maddesi uyarınca bono hakkında da TTK’nın 678-679. Maddeleri gereğince davalının ödenmeyen bono bedelleri açısından şahsi sorumluluğu olduğu,
(ç) 04/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda 30/08/2013 vade tarihli 20.000,00 TL bedelle senet yönünden 30/08/2013 tarihinden 19/08/2021 tarihine kadar 3095 Sayılı yasanın 2/2 Maddesi gereğince işleyecek faiz miktarı 21.098,22 TL olarak hesaplandığından, ödeme emrinde 30/08/2013 vade tarihli senet yönünden talep edilen 21.143,15 TL faiz miktarından 44,93 TL kısmın dışlanması ile faiz miktarının 21.098,22 TL olarak düzeltilmesi gerektiği, 10/09/2013 vade tarihli 20.000,00 TL bedelle senet yönünden 10/09/2013 tarihinden 19/08/2021 tarihine kadar 3095 Sayılı yasanın 2/2 Maddesi gereğince işleyecek faiz miktarı 21.015,34 TL olarak hesaplandığından, ödeme emrinde 10/09/2013 vade tarihli senet yönünden talep edilen 21.060,27 TL faiz miktarından 44,93 TL kısmın dışlanması ile faiz miktarının 21.015,34 TL olarak düzeltilmesi gerektiği anlaşılmakla,
(d) Davacı ...'un davasının kısmen kabulü ile T.C. Konya .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin (30/08/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono + 13/09/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono olmak üzere) alacak aslı 40.000,00 TL ile takip öncesi işlemiş faiz (30/08/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono yönüyle 21.098,22 TL + 13/09/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono yönüyle 21.015,34 TL olmak üzere) toplam 82.113,56 TL üzerinden devamında, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesi hususunda Mahkememizde vicdani kanaat hasıl olmuştur.
(9) İCRA-İNKAR TAZMİNATI AÇSINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE: T.C. Konya .. Asliye Ceza Mahkemesinin 07/04/2022 Tarih ve ... Esas-... Karar sayılı ilamına konu dosyanın 06/07/2021 Tarihli (2) nolu duruşma zaptının incelenmesinde davalının "senet altında bulunan ve şirket adına atılan imzaların kendisine ait olduğunu ikrar ettiği ve bu imzaları şirket yetkilisi tarafından verilen vekaletnameye istinaden attığını" ikrar ettiği, Dava dışı şirket yetkilisi tarafından davalı adına tanzim edilen T.C. Konya ... Noterliğinin 10/09/2008 Tarih ve ... Yevmiye Nolu Vekaletnamesinin İncelenmesinde 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunumuzun 504/3 maddesi gereğince davalının kambiyo taahhüdünde bulunabileceğine ilişkin açık bir yetkilendirmenin olmadığı, alacağın likit olduğu, davalı(borçlunun) takibe itirazında haksız olduğu anlaşılmakla 2004 Sayılı Kanunun 67/2. Maddesi gereğince T.C. Konya.. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasında Mahkememizin kabulü ve itirazın iptali davası sonucu tespit edilen asıl borç miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 16.422,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
(10) DAVALININ BİR KISIM İDDİALARININ KARŞILANMASI AÇISINDAN YAPILAN DEĞERLENDİRMEDE:
(a) Davacının Meşru Hamil Olup Olmadığı Açısından Yapılan Değerlendirmede:
(aa) Keşidecisinin ...., keşide yerinin Selçuklu/Konya, keşide tarihinin 13/02/2013, ödeme tarihinin 30/08/2013, bedelinin 20.000,00 TL, lehtarı ve 1. Cirantasının ...... Mak., 2. Cirantasının.... Metal Doğalgaz Sis. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, 3. Cirantasının ... olduğu, ... tarafından "...'a ödeyiniz" denilerek bononun ciro edildiği ve yetkili son hamilin davacı ... olduğu, davalının bono üzerinden doğrudan bir cirosunun bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddeleri gereğince şeklen yapılan incelemede bonoların kambiyo vasfına haiz olduğu,
(bb) Keşidecisinin...., kefilinin ...., keşide yerinin Karatay/Konya, keşide tarihinin 03/05/2013, ödeme tarihinin 13/09/2013, bedelinin 20.000,00 TL, lehtarı ve 1. Cirantasının ... Sis. İnş. Taah. San. Tic. Ltd. Şti, 3. Cirantasının ... olduğu, ... tarafından "...'a ödeyiniz" denilerek bononun ciro edildiği ve yetkili son hamilin davacı ... olduğu, davalının bono üzerinden doğrudan bir cirosunun bulunmadığı, 6102 Sayılı TTK'nın 776 ve devamı maddeleri gereğince şeklen yapılan incelemede bonoların kambiyo vasfına haiz olduğu ve davacının her iki bono yönüyle meşru hamil olduğu anlaşılmıştır.
(b) Zamanaşımı Defi Açısından Yapılan Değerlendirmede: Her ne kadar davalı tarafından dava konusu bonolardan doğan alacağın zamanaşımına uğradığı iddia edilerek zamanaşımı defi ileri sürülmüş ise de davalının sorumluluğunun hukuki dayanağının 6098 Sayılı TBK'nın 504/3 ve 6102 Sayılı TTK'nın 778/2-(e) maddesi uyarınca bono hakkında da TTK’nın 678-679. Maddelerinden kaynaklandığı, hukuki niteliğinin ise sözleşme öncesi "Culpa İn Contrahendo" sorumluluğuna dair olduğu, bu sebeple sözleşmeden doğan sorumluluk hükümlerinin kıyasen uygulanacağını, 6098 Sayılı TBK'nın 146/1 maddesindeki amir kanun hükmü gereğince davalının sorumluluğunun 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, buradan hareketle dava konusu bonoların vade tarihi, davalının ceza dosyasında imzaların kendisine ait olduğuna dair 06/07/2021 tarihli ikrarı(6098 Sayılı TBK'nın 154/1 maddesi gereğince zamanaşımını kesen sebep olması ve adı geçen kanunun 156/1 maddesi gereğince yeni 10 yıllık sürenin başlangıcı), davacı tarafından başlatılan icra takip tarihi de nazara alındığında 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığına kanaat edilmekle davalının bu yöndeki define Mahkememizce itibar edilmemiş ve mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hükümler tesis edilmiştir. ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Konya .. İcra Müdürlüğünün 2... Esas sayılı icra dosyasında davalı(borçlu) tarafından yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin (30/08/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono + 13/09/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono olmak üzere) alacak aslı 40.000,00 TL ile takip öncesi işlemiş faiz (30/08/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono yönüyle 21.098,22 TL + 13/09/2013 Vade Tarihli ve 20.000,00 TL bedelli bono yönüyle 21.015,34 TL olmak üzere) toplam 82.113,56 TL üzerinden devamında, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, 16.422,71 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece icra inkar tazminatının düşük belirlendiğini, 05/12/2023 tarihli dilekçeleri ile %1400 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin likit alacak nedeniyle paranın değerini kaybetmesine dayalı zararı olduğunu, davaya konu senetlerin vade tarihlerinde 2023 yılında 1 USD'nın 2,03 TL bugün ise 28,93 TL olduğunu, dolar kurunun 14 kattan fazla arttığını, yine altın fiyatının da 20 kattan fazla arttığını, müvekkilinin zararının bir nebze giderilmesi adına %1400 icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, davacının senetlerin meşru hamili olmadığını, bu nedenle davanın sıfat yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu karar verildiğini, mahkemece, bonoların arkasındaki ciroların devir cirosu olmadığı, banka kaşesinin neden bulunduğu, protesto ettirenin kim olduğu, vadeden sonra ciro edildiyse temlik cirosunun olup olmadığı, bunun içinde temlik sözleşmesinin olup olmadığı hususları irdelenmeden, gerekli incelemeler ve araştırmalar yapılmadan, itirazları dikkate alınmadan karar verildiğini, taraflar arasında hiçbir ticari alışveriş olmadığını, alacak borç ilişkisi olmadığı için davacıya veya abisine ciro edilip verilen bono olmadığını, dava konusu bonoların arkasındaki "..... Metal Ltd. Şti."ne ait kaşe üzerindeki imzaların bankaya verilmek üzere "tahsil amaçlı ciro olduğunu, davalının şahsi cirosu olmadığını, dolayısıyla sorumluluğunun da olmadığını, davalının şahsen borçlandırılması ve davalı gösterilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ait imzaların sadece şirket kaşesi üzerindeki imzalar olduğunu, davacının kötüniyetli olarak yargılamayı, mahkemeyi yanılttığını, itiraz ve defileri ileri sürmelerine mani olmak için bonoların ... adına değil de 3. Şahıs gibi gösterilen ... adına işleme konulduğunu, ikisinin kardeş olduğunu alacaklının iyiniyetli 3. Şahıs olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı, dava konusu iki adet bonoda yer alan.... Metal Ltd.Şti adına atılan imzaların davalı tarafından atıldığını, adı geçen şirketi temsile yetkili olmayan davalının senet borçlarından şahsen sorumlu olduğunu ileri sürerek senetlerden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptalini talep etmekte, davalı ise davanın zamanaşımına uğradığını, davacının senetlerin meşru hamili olmadığını, dava konusu senetlerdeki imzanın.... Metal Ltd. Şti adına tahsil cirosu olarak atıldığını, şahsi sorumluluğun sözkonusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davacının yetkisiz temsilden kaynaklanan şahsi sorumluğuna dayalı olarak icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.
TTK’nın 778. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bonolarda da uygulanması gereken aynı Kanun’un 678. Maddesinde yer alan “Temsile yetkili olmadığı hâlde bir kişinin temsilcisi sıfatıyla bir poliçeye imzasını koyan kişi, o poliçeden dolayı bizzat sorumludur; bu poliçeyi ödediği takdirde, temsil olunduğu kabul edilen kişinin haiz olabileceği haklara sahip olur. Yetkisini aşan temsilci için de hüküm böyledir.” düzenlemesi gereğince yetkisi bulunmadığı halde kambiyo senedini keşideci veya ciranta olarak imzalayan kimse, o senetten dolayı bizzat sorumlu olur. Bu sorumluluk kambiyo hukukundan doğan ve onun koşullarına tabi bir sorumluluktur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2015/13009 Esas, 2017/2269 Karar sayılı ve 2020/3113 Esas, 2021/3145 Karar sayılı ilamları) Öte yandan davacı, davalı ile aralarında sözleşme ilişkisi bulunduğu yönünde herhangi bir iddia ileri sürmemekte, bonoların dava dışı ... tarafından alacağına karşılık olarak.... Metal Ltd.Şti'den alındığını, ...'un da kendi borcuna karşılık davacıya ciro edildiğini beyan etmektedir. Buna göre dava konusu somut olayda TBK 146. Maddesinde düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması mümkün olmayıp davalının zamanaşımı itirazın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen kambiyo senedine ilişkin zamanaşımı sürelerine ilişkin hükümler esas alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Türk Ticaret Kanunu'nun 778. Maddesi yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanması gereken 749. Maddesinde
"(1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.
(3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar." düzenlemesi bulunmaktadır. Dava konusu somut olayda davalı, dava konusu senetlerde ciranta konumunda olup senetlerin hamili olan davacının, ciranta konumundaki davalıya karşı ileri süreceği istemler senedin vade tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresine tabi olup icra takip tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur. Mahkemece bu husus gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu gösteren herhangi bir delil bulunmadığından davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
B) Davalının istinaf talebinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.402,30 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
- İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
C) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın REDDİNE,
2- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3- Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 272,08 TL harcın mahsubu ile bakiye 155,52 TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
5- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince taktir edilen 17.900,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6- Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7- Davalı tarafça yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
E) İlk derece mahkemesince 23/02/2024 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkeresinin bila ikmal iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,
F) Konya.. İcra Dairesinin .... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırlan teminatın yatırana iadesine,
G) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
H) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 26/09/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır