T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 04/03/2025
NUMARASI: ... Esas
DAVACI: ........
VEKİLİ: Av......
İSTİNAF EDEN DAVALI: ........
VEKİLİ: Av......
TALEP :İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 08/05/2025
YAZIM TARİHİ: 09/05/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan ticari şirket davasında 04/03/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, 12.03.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, 09.07.2012 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin ortaklığından ve müdürlüğünden ayrıldığını, 04.12.2014 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davalı şirketin ortağı ve müdürü olduğunu, 17.05.2012 tarihinde yapılan toplantı neticesinde müvekkilinin ortaklar kurulu kararı ile (........, ........) 30 yıllığına yeniden şirket müdürü olduğunu, 21.10.2024 tarihinde yapılan toplantı neticesinde müvekkiline davet mektubu tebliğ edilmeden, ortaklar kurulu kararı ile atanan müvekkilinin ortaklar kurulu çoğunluk kararı alınmadan müdürlükten azline karar verildiğini, müvekkilinin, şirketin müdürü olmasına rağmen müdürler kurulu başkanının dava dışı ........'ın şirketin %50 hissedarı olduğunu, bu bağlamda dava dışı ilgili şahsın, dürüstlük kuralına aykırı bir şekilde, davalı şirkette istediği gibi hareket edebilmek amacıyla müvekkilinin bilgisi olmadan genel kurul kararı aldığını, müvekkilinin de ortağı ve müdürü olduğu şirkette genel kurul yapılabilmesi yönünde bir karar bulunmadığını, müvekkiline TTK'nın 414 maddesinde belirtildiği gibi davet mektubunun da tebliğ edilmediğini, 21.10.2024 tarihli genel kurul kararının yokluğunun tespiti, aksi kanaat hasıl olması durumunda iptalinin gerektiğini, bunun yanı sıra ticaret sicil kayıtları ve ticaret odası kayıtları da incelendiği zaman ortaklar kurulu kararı ile şirket müdürü - yönetim ve temsile ilişkin olarak atanan müvekkilinin TTK'nın 220 maddesi gereğince aykırı olarak görevden alındığını, müvekkiline, genel kurul toplantısının olduğuna ilişkin herhangi bir şekilde iadeli taahhütlü mektup gelmediğini, bunun yanı sıra yine emredici nitelikte bir hüküm olan TTK'nın 624/2 maddesi gereği her ne kadar başkan müdür toplantıya çağırma yetkisine haiz ise de müdürler kurulunun buna ilişkin aldığı bir karar bulunmadığını, azil ve atama işleminin hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, dürüstlük kuralına aykırılığın da bir iptal olduğunu beyan ederek 21.10.2024 tarihli davalı şirket merkezinde usule aykırı olarak alınan genel kurul kararları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 28/01/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Tüm dosya ve genel kurul kararları hep birlikte değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, davacı tarafça davalı aleyhine açılan davada davalı şirketin 21.10.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve alınan kararların iptali istendiğinden 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 622. maddesi yollaması ile 6102 sayılı TTK'nın 449.maddesinde düzenlenen" genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir" şekline düzenlendiği, (Yargıtay 11.HD. ... Es. ... Kar. sayılı ve Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin ... Es. ... Kar. Sayılı, Konya Bölge Adliye Mahkemesi.....Hukuk Dairesi'nin 31/12/2021 tarih ve ... Es. ... Kar. Sayılı ilamlarının aynı doğrultuda olduğu), mevcut delil durumu ve dosya kapsamı göz önünde bulundurularak ilerde telafisi güç muhtemel zararların önlenebilmesi içi davacının tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, HMK'nın 389. ve devam eden maddeleri gereğince ihtiyati tedbire konu; davalı ........ Şirketi'nin 21.10.2024 tarihli Genel Kurul Kararının 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ: Davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; müvekkilİ şirketin 21.10.2024 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığını, bu toplantıda yeni müdürlerin atanması, müdürlere ödenecek ücretin belirlenmesi ve TTK'nın 395 ve 396 maddeleri kapsamında izinlerin verilmesi gibi rutin kararların alındığını, toplantı gündeminin belirlenmesi, çağrı ve ilanların yapılması, iadeli taahhütlü mektupların gönderilmesi işlemlerinin Müdürler Kurulu Başkanı ........ tarafından yapıldığını, genel kurul toplantısının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edildiğini, genel kurul toplantı çağrısının, davacının adresine iadeli taahhütlü mektupla yapıldığını, ortak ve eski müdürler kurulu üyesi olan davacının TTK'nın 446. maddesine göre işbu davayı açamayacağını, ihtiyati tedbir talep edemeyeceğini, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, davacı ortağın, ortaklık haklarına halel gelmediğini, hukuka uygun olarak tertip edilen genel kurul tarafından, TTK m. 630'a göre "sadece müdürlük görevinden" alındığını, ortaklık haklarının devam ettiğini, müdürler kurulu üyeliğinin, hayatı boyunca sürecek bir kazanılmış hak olmadığını, gündemde olmasa bile, genel kurul müdürü veya müdürlerinin herhangi bir sebep göstermek mecburiyeti olmaksızın görevden alabileceğini, HMK'nın 390/3. maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu, ancak davacının dilekçelerinde ne tür bir zarara uğradığının açıklanmadığını, herhangi bir zararının bulunmadığını, ihtiyati tedbir için aranan yaklaşık ispat koşulunun sağlanmadığını, davacının, genel kurul kararlarının icrası ile ortaya çıkabilecek bir zararından bahsetmediğini, telafisi zor ya da imkansız bir durum veya zararın söz konusu olmadığını, genel kurul toplantısında alınan kararların icrai olmadığını, ortak ve eski müdürler kurulu üyesi olan davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, genel kurulda dürüstlük kuralına aykırı bir karar alınmadığını, mahkemece davanın esasını çözer mahiyette bir ihtiyati tedbir kararı verildiğini beyan ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 04/03/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden mahkememiz dosyasına sunulan 13.01.2025 tevzi tarihli dava dilekçesinde; 21.10.2024 tarihli genel kurul kararının yokluğunun tespiti aksi kanaat hasıl olması durumunda iptalinin gerektiğini, bu nedenlerle 21.10.2024 tarihli genel kurul kararının uygulanmamasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, mahkememizce davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilerek 28.01.2025 tarihinde kabulüne karar verildiği, davalı vekilinin ihtiyati tedbire itiraz ederek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep ettiği, mevcut delil durum ve tüm dosya kapsamına göre; Davalı vekilinin mahkememizin 28.01.2025 tarih ve ... Esas sayılı ihtiyati tedbir kararına itirazının; Mahkememizce verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, davalının itirazının reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen itirazlarının reddine ilişkin ara kararda herhangi bir gerekçeye yer verilmediğini, davacının, dilekçesinde ihtiyati tedbiri niçin istediğini belirtmediğini, ne tür bir zararının olacağından bahsetmediğini, iddialarını somutlaştıramadığını, ne tür bir zarara uğradığı belli olmayan davacının gecikmesinde sakınca bulunan bir menfaat ihlalinin de bulunmadığını, buna rağmen mahkemece davacının yargılama sonucunda elde edilmesini beklediği sonuçların ara karar ile hüküm altına alındığını, ihtiyati tedbirin şartlarının oluşmadığını, davanın esasını çözer mahiyette bir ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacının, genel kurul kararlarının icrası ile ortaya çıkabilecek bir zararından bahsetmediğini, telafisi zor ya da imkansız bir durum veya zararın söz konusu olmadığını, genel kurul toplantısında alınan kararların icrai olmadığını, ortak ve eski müdürler kurulu üyesi olan davacının işbu davayı açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, genel kurulda dürüstlük kuralına aykırı bir karar alınmadığını, mahkemece usule ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, ortak ve müdürler kurulu eski üyesi olan ........'in, TTK'nın 446 maddesine göre işbu davayı açamayacağını, ihtiyati tedbir talep edemeyeceğini, davacının bir zararı olmadığı gibi, genel kurulda sermaye artırımı, ek ödeme veya yan ödeme gibi bir külfet getiren karar alınmadığını, verilen ara kararın davanın açılış amacının yargılama yapılmaksızın elde edilmesi olduğunu beyan ederek mahkemece verilen ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine dair kararın kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
HMK'nın 389. maddesinde ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
HMK'nın 390. maddesinde ''İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir talebinin kabulü için HMK'nın 389. ve 390. madde koşullarının oluşmadığı, davacı tarafça yaklaşık ispatın sağlanmadığı, kaldı ki yargılama sırasında durum ve koşulların değişmesi halinde mahkemece HMK'nın 396. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, bu itibarla, mahkemece ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden davalının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/03/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
2-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından taraflara ücret-i vekalet taktirine yer olmadığına,
3-Davalının istinaf başvurusu ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA
- Davalının ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulü ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
.....