T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: .....
KARAR NO: .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
ÜYE: ..... (...)
KATİP: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 05/12/2024
NUMARASI: ... Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI: .......
VEKİLİ: Av......
İSTİNAF EDEN
KARŞI TARAF DAVALI: .....
VEKİLLERİ: Av..... & Av.....
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
YAZIM TARİHİ: 28/02/2025
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 05/12/2024 tarihinde tesis edilen karara yönelik karşı taraf davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, dava ve talep dilekçesi ile, müvekkili şirkete ait aboneliklere ilişkin 30.06.2024 tarihine kadar abonelik sözleşmesi olmasına ve müvekkili şirket hakkında Konya.... ATM'nin ... E. sayılı dosyası ile konkordato kararı verilmiş olup, konkordato sürecinde sözleşmelerin feshedilemeyeceği belirtilmesine rağmen sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini, sözleşmenin feshedilmesinden dolayı da en yüksek bedelden fatura yansıtıldığını ileri sürerek, sözleşmenin feshi yoluyla elektrik enerjisinin kesilmesi işleminin tedbir ile durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
6100 s. HMK.nun 390. maddesine göre, "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
6100 s. HMK.nun 391. maddesine göre de, "(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir."
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile görülen dava ile davacının konkordato başvurusu bulunmaktadır. Davacı gıda sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup elektrik kesimi halinde ürün temin edemeyeceği gibi ürünlerinin bozulma ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
2004 sayılı İİK'nun 296. Maddesinde; "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (Ek cümle:9/6/2021-7327/4 md.) Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır." şeklinde düzenleme yapıldığı görüldüğünden;
Kanunda "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır" düzenlemesi nedeniyle halen görülmekte olan Konkordato dosyası dikkate alınarak davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davacı şirketin elektrik aboneliğine ilişkin ... ve ... tesisat nolu elektrik enerjisinin kesilme işleminin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına karar verilmiştir
İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, davacının müvekkili şirketten serbest tüketici sıfatıyla elektrik satın almakta iken konkordato kapsamında olmayan bir borcunu ödememesi sebebiyle serbest tüketicilikten çıkarıldığını ve 01.12.2023 tarihinden itibaren son kaynak tedariği kapsamında elektrik kullanmaya başladığını, elektrik hizmeti sunumunda herhangi bir kesinti yapılmadığını ve elektrik satımına devam edildiğini sadece yönetmelik gereği davacının elektriği alış şeklinde, niteliğinde bir değişiklik yapıldığını, müvekkilinin davacının perakende satış sözleşmesini feshetmediğini, yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...6100 Sayılı Kanunun 389/1. Maddesinde;
"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." amir hükmü yer almaktadır.
6100 s. HMK.nun 390. maddesine göre, "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
6100 s. HMK.nun 391. maddesine göre de, "(1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir."
Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Esas sayılı dosya ile görülen dava ile davacının konkordato başvurusu bulunmaktadır. Davacı gıda sektöründe faaliyet gösteren bir firma olup elektriklerinin kesilmesi halinde ürün temin edemeyeceği gibi, ürünlerinin bozulma ihtimali kuvvetle muhtemeldir.
2004 sayılı İİK'nun 296. Maddesinde; "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır. Bu sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümler, borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda uygulanmaz. Sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşme, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemez. (Ek cümle:9/6/2021-7327/4 md.) Bu fıkra kapsamında geçici ve kesin mühlet süresince devam eden sözleşmeler nedeniyle borçlanılan edimler karşılıklı olarak ifa edilir.
Borçlu, tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen aşırı külfetli sürekli borç ilişkilerini, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin izniyle herhangi bir zamanda sona erecek şekilde feshedebilir. Bu çerçevede ödenmesi gereken tazminat, konkordato projesine tabi olur. Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır." şeklinde düzenleme yapıldığı görüldüğünden;
Kanunda "Sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın, borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerin devamı esastır" düzenlemesinin yer alması nedeniyle, halen görülmekte olan Konkordato dosyası dikkate alınarak, ihtiyati tedbire itirazın reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili itiraz dilekçelerini tekrarla, davacıya elektrik hizmeti sunumunda herhangi bir kesinti yapılmadığını sadece yönetmelik gereği davacının elektriği alış şeklinde, niteliğinde değişiklik yapıldığını, müvekkilinin davacının sözleşmesini feshetmediğini, yapılan işlemin usul ve yasaya uygun olduğunu, somut olayda ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır.
HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Aynı Yasa'nın 394. maddesinde de'' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389. ve 390. madde koşullarının oluştuğu, talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlandığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....