T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 30/12/2024
NUMARASI: ...... Esas
İSTİNAF EDEN VE
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN
DAVACILAR: 1-...
2-...
3-...
4-...
5-...
6-...
VEKİLLERİ: Av. ... & Av. ...
KARŞI TARAF DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ... & Av. ...
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
YAZIM TARİHİ: 28/02/2025
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 30/12/2024 tarihinde tesis edilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirket sermayesinin %18,28’ine denk gelen toplam 5.573 adet paya sahip olduklarını, davalı şirketin yönetim kurulunun, ..., ... ve ......’dan oluştuğunu, davalı şirketin Türkiye’nin en büyük un üreticilerinden biri olan ...... Fabrikası A.Ş.’de %54,48 oranında pay sahip olduklarını, 05.06.2024 tarihinde davalı şirketin 2023 yılına ait ertelenen olağan genel kurul toplantısının gerçekleştirildiğini ancak, genel kurulda alınan 3,4,5,8 ve 9 no'lu kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptal edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalı şirkete tebdiren temsil kayyımı atamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...6100 s. HMK.'nın 389/1. maddesine göre, "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."
6100 s. HMK.nın 390/3. maddesine göre ise; "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır."
Somut olayda; her ne kadar davacı taraf, davalı şirkete temsil kayyımı atanmasını istemiş ise de, dava dilekçesinde davacıların davalı şirkette ortak olduğu bildirilmiş ancak, davacıların davalı şirket yöneticisi olduğuna dair herhangi bir beyan ve delil sunulmamıştır.
Temsil kayyımı atanması, menfaat çatışmasının söz konusu olduğu hallerde düşünülebilecek bir husus olduğundan ve mevcut delil durumuna göre davacılar ile davalı şirket arasında (davalı şirketin yönetiminde yer almak gibi bir nedenle) menfaat çatışması görülmediğinden, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar, 6102 s. TTK'nin 449. maddesi gereğince, ihtiyati tedbir kararı vermeden önce davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınması yasal zorunluluk ise de, bu husus genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması yönünden verilecek tedbirler için bir zorunluluk olup, denetim kayyımı tayini için böyle bir zorunluluk bulunmadığından, davalı şirket yönetim kurulunun bu konudaki görüşünün alınması gerekli görülmemiş ve dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu ve oluşan vicdani kanaat ile...." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, müvekkillerinin şirket yöneticisi olması gibi bir zorunluluğunun bulunmadığını, mahkemenin menfaat çatışmasına dair değerlendirmesinin eksik ve hatalı olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin, davalı şirkete temsil kayyımı tayini yönünde iken mahkemece denetim kayyımı tayini olarak algılandığını, eksik ve hatalı inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, HMK'nın 389. ve 390. maddelerinde belirtilen ihtiyati tedbir talebinin kabulü için gerekli yasal şartların oluşmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince tedbir talebinin reddine karar verilmesinde sonucu itibariyle herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 27/02/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
R.T