T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: .....(...)
ÜYE: .....(...)
ÜYE: .....(...)
KATİP: .....(...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 01/10/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ........
VEKİLİ: Av.....
İSTİNAF EDEN DAVALI : 1- ........
: 2- ........
VEKİLİ: Av.....
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 15/10/2025
YAZIM TARİHİ: 16/10/2025
Davacı tarafından, davalılar aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 01/10/2024 tarihinde tesis edilen karara karşı, davacı ile davalı şirketin istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ........ . Şti. arasında 01.11.2015 tarihli Hak ve Alacak Devri (Temlik) Sözleşmesi imzalandığını, temlik sözleşmesinin ........ . Şti. ile davalılar arasında 2013 yılında akdedilmiş bayilik bağlantı sözleşmesi ile satış sözleşmelerinden kaynaklanan hak ve alacakların devrini içerdiğini, davalı şirketin, finansal açıdan sıkıntıya düşmesi sebebiyle iflasın ertelenmesi kararı aldığını, üretimi durdurduğunu ve iflas erteleme kararının korunmasından beş yıl faydalanmak suretiyle sözleşmelere konu seramikleri ve iadesi gereken çekleri ........ Ltd. Şti.'ne teslim etmediğini, mezkur sözleşmelerin yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçındığını, ........ Ltd.Şti.'nin davalılarla yapmış olduğu Bayilik Bağlantı Sözleşmesi ve Satış Sözleşmelerine ilişkin tüm hak ve alacaklarını 01.11.2015 tarihli temlik sözleşmesiyle müvekkili şirkete devrettiğini, davalı şirketin finansal tüm sorunlarını çözerek üretime başlamış olmasına rağmen taraflar arasında yapılan görüşmelerde bugün-yarın teslim yapılacak denilmek suretiyle müvekkili şirketin oyalandığından bahisle; fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla davanın HMK madde 107 hükmü gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığından, karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesi mümkün olduğunda alacak kalemlerinin arttırılacağından davanın kabulüne, temlik sözleşmesi ile bayilik bağlantı sözleşmesi ve satış sözleşmelerine istinaden dava dilekçesinin ekindeki Ek-1 liste malzeme satış şartları uyarınca müvekkili şirkete temlik edilen 33192 m² 41*41 ebatında seramik alacağının davalılar tarafından müştereken ve müteselsilen müvekkili şirkete aynen teslimine, 41*41 ebatında seramik alacağının aynen tesliminin mümkün olmaması durumunda, 33192 m² 41*41 ebatında seramiğin dava tarihindeki rayiç bedelinin tam ve kesin olarak tespitinden sonra HMK 107 hükmü gereğince ileride artırılmak kaydıyla şimdilik asgari 1.000,00 TL'sinin ihtar tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bayilik bağlantı sözleşmesinin 2. maddesi uyarınca ön ödeme amacıyla davalılara teslim edilmiş 2.338.972,47 TL tutarındaki çeklerden iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen çeklerin bedeli olan 520.000,00 TL alacağın tam ve kesin olarak tespitinden sonra HMK.107 hükmü gereğince ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik asgari 1.000,00 TL'sinin iade tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, iadesi gerekirken iade edilmeyen çekler sebebiyle bankanın çek hamiline ödemekle yükümlü olduğu çek zorunlu karşılığı bedeli olan 50.000,00 TL alacağın tam ve kesin olarak tespitinden sonra HMK 107 hükmü gereğince ileride artırılmak kaydıyla şimdilik asgari 500,00 TL'sinin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 343,00 TL ihtarname giderinin dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı taraf 20/08/2024 (harç yatırma) tarihli ıslah dilekçesiyle; 33192 m² 41*41 ebatlı seramik alacağına (davalı ........, 14344 m² seramik alacağından sorumludur, ciro piriminden kaynaklanan 18848 m² seramik alacağından sorumlu değildir.) ilişkin 1.000,00 TL olarak talep ettiği miktarı 928.376,00 TL artırmak suretiyle 929.376,00 TL'ye, 1.000,00 TL iade çek alacağı talebini 519.000,00 TL artırarak 520.000,00 TL'ye, 500,00 TL çek zorunlu karşılığı alacağı talebini 26.670,00 TL artırarak 27.170,00 TL'ye çıkarmıştır.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından açılan işbu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, işbu davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan talepler için davanın tarafların bir yetki sözleşmesi yapmışlarsa bu sözleşme ile yetkili kılınan yerde açılacağını, böyle bir yetki sözleşmesi yok ise davanın, kural olarak davalının ikametgâh Mahkemesinde açılacağını, müvekkillerinin yerleşim yeri Bilecek ili Söğüt ilçesi olup yetkili mahkemenin Söğüt Mahkemeleri olduğunu, husumet itirazlarının bulunduğunu, alacağın dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, davacı şirketin 6100 sayılı kanunun 194/1 ve 119/1-e maddelerinde düzenlenen somutlaştırma yükünü yerine getirmediğini, müvekkili şirket ile dava dışı ........ . Şti. arasında müvekkili şirket tarafından üretilen seramiklerin satışına ilişkin ticari münasebet bulunduğunu, ticari ilişkinin kapsamının, müvekkili şirketin sahip olduğu veya olabileceği markalar altında üretilen veya müvekkili şirket tarafından tedarik edilerek pazarlanan veya ileride pazara sürülecek olan ürünlerin, dava dışı ........ tarafından bayi sıfatı ile toptan satışı ve müvekkili şirketin sahip olduğu markaların kullanılması ile ilgili esaslar ve hukuki ilişkiler olduğunu, dava dışı ........ Şti. tarafından müvekkili şirkete öncelikle ileri vadeli çekler keşide edilerek verildiğini, akabinde müvekkili şirket tarafından dava dışı ........'e mal teslim edilmeye başlandığını, dava dışı ........ ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin bozulmasının da ........ tarafından keşide edilen çeklerin karşılıksız çıkmasından kaynaklandığını, bu karşılıksız çek tutarlarının nasıl ........'den alındıkları tarihte müvekkili şirket kayıtlarına borç olarak işlendiyse karşılıksız çıktıkları tarihte ise ........'in kayıtlarına borç olarak işlendiğini, dava dışı ........ tarafından keşide edilen veya cirolanan çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı müvekkili şirket aleyhine icra takipleri yapıldığını, müvekkili şirketin alacaklılar ile anlaşarak, çek bedellerini faizleri ve tüm ferileri ile birlikte yapılandırarak ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı şirketin iade edilmediğini iddia ettiği çeklerin iade edilmemesinin sebebinin, çeklerin karşılıksız kalması nedeniyle icra takibine konu edilmesinden kaynaklandığını, icra dairelerinde yer alan çeklerin müvekkili şirket tarafından alacaklılara ödeme yapılarak teslim alındığını ve davacı şirkete iade edildiğini, halen ödemesi devam eden dosyaların mevcut olduğunu, bu dosyalara ilişkin ödemelerin de tamamlandıktan sonra ilgili çekler iade alınarak davacı şirkete teslim edileceğini, davacı şirket tarafından müvekkili şirkete Konya... Noterliği'nin ..... yevmiye numaralı 08/06/2021 tarihli ihtarnamesi gönderildiğini, taraflarınca Söğüt Noterliği'nin 01806 yevmiye numaralı 01/072021 tarihli ihtarnamesi ile cevap verildiğini, davacı şirkete ihtarnamede belirtildiği gibi bir borçlarının bulunmadığını, ön ödeme amacıyla müvekkili şirkete teslim edilen 2.338,972,47 TL tutarındaki çeklerden iade edilmesi gerekirken iade edilmeyen 2.234.972,47 TL tutarında çek olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafından ödemesi yapılmayan çeklerin davacıya iade edildiğini, iade edilemeyen çeklerin ise karşılıksız işlemi yapıldığından icra takibine konu edildiğini, icra dosyalarına ilişkin ödemelerin tamamlanıp ilgili icra dairelerinden çeklerin alınarak davacıya iade edileceğinin bildirildiğini, ihtarnameye cevap verildiği tarih itibariyle iade edilmeyen 840.000,00 TL bedelli çek olduğu belirtilmiş olsa da dava aşamasına kadarki süreçte birtakım çeklerin icra dairelerinden teslim alınarak davacıya iade edildiğini, davacının alacak iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, ........ tarafından keşide edilen ve karşılıksız çıkan çeklerin icra takibine konu edilmesi sonrasında müvekkili şirket tarafından ödeme yapılması sonucunda müvekkili şirketin ciddi boyutta maddi zarara uğradığını, işbu ödemelere ilişkin rücu haklarını saklı tuttuklarından bahisle; davanın öncelikle usule ilişkin itirazları dikkate alınarak usulden reddine; aksi kanaatte olması halinde ise esastan reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ".....Mahkememiz dosyasının sözleşmeler konusunda Borçlar Hukuku Nit. Hes.uzmanı Doç.Dr........., inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi ........ ve SMMM bilirkişisi Prof.Dr.........'ya tevdi edilerek; Davalı ve dava dışı Yapser firmasının ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucu sunulan rapordaki kayıtlar, dosya içerisinde bulunan banka kayıtları, sözleşmeler, hesap mutabakatı, alacağın temliki sözleşmesi, noter ihtarnameleri de değerlendirİlmek suretiyle, ayrıca tarafların dosya içerisinde raporlara yönelik beyan ve itirazları da değerlendirilerek davacının seramik talebi ve talep edebileceği miktar ile talep edebileceği seramik miktarının dava tarihindeki ve 30.07.2021 tarihindeki değeri tespit edilerek davacının her bir talebi yönünden ayrı ayrı değerlendirme yapılarak rapor düzenlemelerinin istenildiği, Borçlar Hukuku Nit. Hes.uzmanı Doç.Dr........., inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi ........ ve SMMM bilirkişisi Prof.Dr......... tarafından düzenlenen 19.03.2024 tarihli bilirkişi heyet raporunda; Davacı alacağının 04.10.2021 dava tarihi itibariyle 39.730,00 m2 x 31,00 TL/m2=1.231.630,00 TL olduğunun bildirildiği, mahkemenin davacı talebine göre hesap yapılması yönünde kanaati hasıl olursa; Davacının ödemelerden kalan alacak bedeli ve cirodan kalan alacak bedeline mukabil 14.344,00 TL m2 + 18.848,00 m2 = 33.192,00 m2 seramik alacağının bulunduğu, 04.10.2021 dava tarihi itibariyle sözleşmede yer alan 41*41 cm ebatlarındaki sırlı porselen özelliğindeki seramiklerin serbest piyasa fiyatlarına göre m2 rayiç bedelinin KDV hariç olmak üzere 31,00 TL/m2 olacağının, bu tespite göre davacı alacağının 04.10.2021 dava tarihi itibariyle 33.192,00 m2 * 31,00 TL/m2=1.028.952,00 olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Mahkememiz dosyasının kök rapor düzenleyen sözleşmeler konusunda Borçlar Hukuku Nit. Hes.uzmanı Doç.Dr........., inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi ........ ve SMMM bilirkişisi Prof.Dr.........'ya tevdi edilerek; Tarafların itirazlarının değerlendirilmesi ve daha önceki ara kararda belirtildiği üzere ihtarnamede belirtilen sürenin sona erdiği tarih olan 30.07.2021 tarihi itibariyle de fayansların değerlerinin tespit edilmesi bunun yanında davacı tarafın talepleri arasında bulunan çek garanti bedeli ve ihtarname giderlerine yönelik hesaplamanın yapılarak ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, Borçlar Hukuku Nit. Hes.uzmanı Doç.Dr. ........, inşaat bilirkişisi İnşaat Mühendisi ........ ve SMMM bilirkişisi Prof.Dr. ........ tarafından düzenlenen 20.05.2024 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda; Seramik alacağının değerinin 929.376,00 TL, davacı tarafın talepleri arasında bulunan çek garanti bedeli ve ihtarname giderlerine ilişkin olarak, Söğüt Asliye Hukuk Mahkemesi yoluyla alınan 08.05.2023 havale tarihli bilirkişi raporunda, çek tazminatları ile ilgili 27.170,00 TL tespitinin bulunduğunun bildirildiği görülmüştür.
Davacının iade edilmeyen çeklere yönelik talebinin davadan sonra çekler davacıya iade edildiğinden konusuz kalması nedeniyle bu yönde karar verilmesine yer olmadığına, ancak dava tarihi itibariyle davacı haklı olduğundan davacı lehine yargılama giderleri ile vekalet ücretini takdirine, davacının 29.390 m2 41x41 ebatında seramik alacağının davalı .........ve Tic.Aş. tarafından davacıya aynen teslimine, aynen teslimin mümkün olmaması halinde 822.920,00 TL 'nin 30/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ......... ve Tic. Aş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının 27.170,00 TL çek zorunlu karşılığı alacağının dava tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalı ......... ve Tic. Aş.'den alınarak davacıya verilmesine,
Davacının ihtarname alacağına yönelik talebinin ise yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden bu talebin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesinin gerektiği, davacının davalı .........ve Tic. Aş.'ye yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine,
Davalı ........'ın ise taraflar arasındaki sözleşmede kefil olarak imzasının bulunduğu, sözleşmenin tarafı olmadığı gibi TBK'nun 581.vd.eden maddeleri gereğince bu davalıya böyle bir talebin yöneltilemeyeceği, geçerli bir kefaletin bulunmadığı ve bu davalının pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı, husumet itirazının taraflarca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi ileri sürülmese bile re'sen dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla davacının davalı ........ hakkındaki talebinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir...." gerekçesiyle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; davacının iade edilmeyen çeklere yönelik talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, davacının 29.390 m2 41x41 ebatında seramik alacağının davalı .........ve Tic.Aş. tarafından davacıya aynen teslimine, aynen teslimin mümkün olmaması halinde 822.920,00 TL 'nin 30/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek AVANS faizi ile birlikte davalı ......... ve Tic. Aş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının 27.170,00 TL çek zorunlu karşılığı alacağının dava tarihi olan 04/10/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalı ......... ve Tic. Aş.'den alınarak davacıya verilmesine, davacının ihtarname alacağına yönelik talebinin yargılama giderleri kapsamında değerlendirilmesine, davacının davalı .........ve Tic. Aş.'ye yönelik fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacı tarafından davalı ........ hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirkete ait fabrikanın kapanmadığını ve davalı şirketin seramik üretimine devam ettiğini, yani seramik alacağının aynen teslimine dair hukuki ya da fiili bir imkansızlık bulunmadığını, yüksek mahkemenin yerleşiklik kazanmış içtihatları uyarınca da aynen tesliminin mümkün olmaması durumu ilamın infazı aşamasında icra dairesi tarafından değerlendirilmesi gerektiğini, yerel mahkemenin "Davacının 29.390 m² 41x41 ebatında seramik alacağının davalı ......... ve Tic. A.Ş. tarafından davacıya aynen teslimine" dair ifadesine sehven ilave edilen "aynen teslimin mümkün olmaması halinde 822.920,00 TL'nin 30/07/2021 tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalı ......... ve Tic. A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine" ifadesinin kaldırılması gerektiğini, yerel mahkeme dosya kapsamındaki belgeler ve dinlenilen tanıkların beyanları ve bilirkişi raporlarıyla sabit olmasına rağmen 2011 yılı ciro primi alacağına ilişkin taleplerinin sehven reddine karar verildiğini, davalı şirket ile dava dışı ........ Ltd. Şti. ile davalılar arasında 2013 yılında akdedilmiş bayilik bağlantı sözleşmesinin özellikle 7.maddesinin metni incelendiğinde şirket yetkilileri "iş bu sözleşmeyi müşterek borçlu ve şirket yetkilisi olarak imzalayan gerçek/tüzel kişiler" ifadesine istinaden sözleşmeyi müşterek borçlu sıfatıyla imzaladıklarını, bu sebeple sayın mahkemenin TBK'nın 581 ve devamı kefalet hükümlerine istinaden geçerli bir kefaletin bulunmadığı ve pasif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı ........ yönünden talebin reddine karar vermiş olmasının hatalı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talepleri doğrultusunda karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde sundukları zamanaşımı define ilişkin itirazlarının 17/01/2023 tarihli celsede gerekçesi açıklanmaksızın reddedildiğini, hükmün bu yönüyle usul ve yasaya aykırı olduğunu, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacının talep etmiş olduğu seramik alacağının teslim tarihinde borç muaccel hale geldiğini, davacının iddiasına göre 2013 yılında teslim edilmesi gereken seramik alacağının dava tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığının açıkça ortada olduğunu, dava dışı ........ Ltd. Şti. tarafından keşide edilen veya cirolanan çeklerin karşılıksız çıkmasından dolayı müvekkili şirket aleyhine de icra takipleri yapıldığını, davacı tarafın dosyaya sunmuş olduğu sözleşmelerde görüleceği üzere yapılan ciroya oranla prim ödeneceği hususunda anlaşma bulunmadığını, işbu satış sirküleri ve davacı tarafından dosyaya sunulan cari hesap mutabakatı başlıklı belge müvekkili şirketin imza yetkilisi olmayan kişilerce imzalanarak dava dışı ........'e verilmiş bir belge olduğunu, müvekkil şirketin bu hususta herhangi bir hukuki sorumluluğu bulunmadığını, yetkisiz temsilcilerin şahsi sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davacının iddialarının kabulüne esas teşkil edecek delillerine yer verilmediğini, kısmen kabul kararı verilmesinin ayrıntılı hukuki gerekçesinin açıklanmadığını, salt bilirkişi raporu ve davacının talebi esas alınarak itirazlarına ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme kararın Anayasa'nın 141.maddesinde yer alan gerekçeli karar hakkının ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, kararının müvekkili şirket aleyhine olan kısımlarının istinaf incelemesi sonucunda kaldırılmasına, aksi takdirde düzeltilmesine ve talepleri doğrultusunda söz konusu davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 01.11.2015 tarihli hak ve alacak devri (temlik) sözleşmesinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının alacağını temlik aldığı ........ . Şti. ile davalı arasında imzalanan bayilik sözleşmesinde ciro prim alacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığı, ciro prim alacağının Ocak/2012 satış sirküleriyle kararlaştırıldığı, ayrıca 29/10/2011- 01/12/2011 - 12/01/2012 ve 04/04/2012 tarihli satış sözleşmelerinde ciro priminin ödeneceğinin belirtildiği, davalının Ocak/2012 satış sirkülerindeki ve mutabakat belgesindeki imzaların şirket yetkilisine ait olmadığını beyan ettiği, bu nedenle satış sirküleri, mutabakat belgesi ve satış sözleşmelerindeki imzaları bulunan kişilerin davalı şirketi temsile yetkili olup olmadıkları, ticari mümessil ve ya ticari vekil olup olmadıklarının belirlenmesi, bu kişilerin yaptıkları işlemlerin davalı şirketi bağlayıp bağlamayacağının değerlendirilmesi, Ocak/2012 başlıklı satış sirkülerinin diğer bayilere bildirilip bildirilmediği, bu bayilere ciro prim alacağının ödenip ödenmediğinin belirlenmesi, alacağını temlik eden ........ Şti. ile davalı şirket arasında ciro prim alacağına ilişkin bir teamülün olup olmadığının belirlenmesi, satış sirkülerinde bayinin şahsi çekinin karşılıksız çıkması halinde ciro priminin verilmeyeceğinin kararlaştırıldığı, davalının alacağını temlik eden ........ Şti.'nin çeklerinin karşılıksız kaldığını, bu nedenle hakkında icra takibi yapıldığını beyan ettiğinden 29/10/2011- 01/12/2011 - 12/01/2012 ve 04/04/2012 tarihli satış sözleşmeleri uyarınca verilen çeklerin karşılıksız çıkıp çıkmadığı, bankalardan ve davalının bildirdiği icra dosyalarıda getirtilerek araştırma yapılması ve alacağını temlik eden ........ Şti.'nin ciro prim alacağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi , ayrıca kabulü göre de gerekçe de davalının ........' ın geçerli bir kefaletinin bulunmadığının belirlenmesine rağmen bu davalı hakkındaki davanın esastan reddi gerekirken pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından davacı ile davalı şirketin istinaf başvuru taleplerinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde inceleme ve değerlendirme yapılmak ve sonucunda karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ile davalı .........Tic.A.Ş'nin istinaf başvuru taleplerinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/10/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 14.517,41 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6-İstinaf başvurusunda bulunan davacı ile davalı şirket tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
7-Konya .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyası üzerinden tehiri icra talebi ile ilgili İİK'nın 36/5 maddesi gereğince yatırılan teminatın yatırana iadesine,
8-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 15/10/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
.....