T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 15/05/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
DAVACI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
İSTİNAF EDEN
DAVALI-TEMLİK ALA: 1- ...
VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
DAVALI-TEMLİK EDEN: 2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 17/04/2025
YAZIM TARİHİ: 22/04/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 15/05/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalı-temlik alanın istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldıktan sonra müvekkilinin takip dayanağı olan 10/03/2018 tanzim tarihli 15/04/2019 vade tarihli ve 320.000 Dolar bedelli bonodan haberdar olduğunu, müvekkilinin Konya 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/202 esas sayılı dosyası ile imzaya itiraz ettiğini, ancak imzanın müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalar sonucu şirket işlerinde kullanılmak için ve ihtiyaca göre üzeri daha sonra doldurulmak suretiyle bankalara verilmek üzere şirket merkezine bırakılan imzalı boş A4 kağıdının davalı ... tarafından ele geçirilip uzun süre saklandığını, maddi olarak paraya ihtiyacı olduğu zamanda ise davalının diğer davalı ... ile işbirliği yaparak üzeri sonradan Lazejet yazıcı ile doldurulmak suretiyle bono haline getirildiğini ve işleme konulduğunun anlaşıldığını, Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduğunu, bu nedenle Konya....İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyasında takip dayanağı olan 320.000 Dolar bedelli bononun sahte olarak tanzim edilmiş olması nedeniyle iş bu bonodan dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalıların kötüniyetli olması ve vadeden sonra ciro edilmesi nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı Temlik Eden ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2019 yılı Aralık ayı öncesinde tarafları tanımadığını, aynı iş merkezinde komşusu ve tanıdığı olan avukat ...... 'ın, kendisine tanıdığı bir sigorta şirketinin hissesinin satılık olduğunu, ........ ve ........ isimli bu iki sigorta şirketinden birinin % 50'sine tarihten altı ay önce iki milyon teklif geldiğini, şu anda iki şirketin % 50 ortaklık hissesinin 2 milyona verileceğini, iki şirketin halen aylık net 50-60 bin TL kazancının olduğunu, kendisinin maddi gücünün tek başına almaya yeterli olmadığını, birlikte bu işe ortak olabileceklerini söylemesi üzerine davalı ... ile oğlu ...... 'le tanıştırıldığını, görüşmeler sonucunda iki şirketin % 50 kar payı ortaklığı için 20.12.2019 tarihli sözleşme düzenlendiğini ve 2 milyon TL'nin bir kısmı döviz, bir kısmı TL olarak ... ve ...... 'e verildiğini, Avukat ...... 'ın, ilk etapta kendisinin ortak olduğunun bilinmesini istemediğinden, sözleşmeye tanık sıfatıyla imza koyduğunu, davalı ... ve oğlu ...... 'den, kendilerine şirket kar ortaklığı karşılığı ödenen para dövize çevrilmek suretiyle 340.000 Dolar bedelli bir bono alındığını, yine bu bonoyla birlikte, davalı ...'in eski şirket ortağı davacı ...'ın kendisine şirket ortaklık tasfiyesi karşılığı verdiğini söylediği 320.000 Dolar bedelli bono da arkası ...'e ciro ettirilmek suretiyle güvence olarak alındığını, bu senedin, normal matbu bir senet olmaması, kağıt üzerine bilgisayar çıktısı şeklinde olması ve vade tarihinin 15.04.2019 tarihi olması davalı ... ve oğlu ...... 'a sorulduğunda; senet keşidecisi ile aynı zamanda teyze çocukları olduklarını, senedin bu haliyle kendisine verildiğini, akrabalık bağından dolayı tahsil için zorlamadıklarını, zaten hisse devirlerinden yıllar sonra böyle bir senet alabildiklerini, ancak senet keşidecisinin maddi durumunun çok iyi olduğunu, en kötü ihtimalle paranın bu senetten tahsil edilebileceğini söylediklerini, daha sonra pandemi döneminin başlaması, bu iki şirketin vaat ettikleri iş bağlantılarını yapamamaları ve şirket cirolarının düştüğünün söylenmesi üzerine ortaklıktan ve hisse devrinden vazgeçip paranın iadesi talep edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine de müvekkili tarafından güvence olarak verilen bono, yine verilen parada ve kar payı ortaklığında hissedar olan avukat ...... 'a tahsil etmesi için ciro edilerek verildiğini, daha sonra, müvekkili ve diğer davalı ... hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulması, akabinde ceza davası açılması üzerine, işbu dava konusu senedin davacı ve diğer davalı ... arasında ihtilaflı olduğunu öğrenen müvekkilinin, bu ihtilafın tarafı olmak istememiş ve 05.04.2021 tarihli protokol ile kar payı ortaklığı için ödenen 2 milyon TL karşılığı 340.000 Doların 1/2'sinin müvekkiline, 1/2'sinin ...... 'a 15.08.2021 tarihine kadar ödeneceği, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının ...'e temlik edileceğinin kararlaştırıldığını ve aynı gün icra dosyasının temlik edildiğini, müvekkilinin, dava konusu senedi ve takip alacağını diğer davalı senet lehtarı ...'e temlik etmiş olduğundan, pasif davalı ehliyetinin de bulunmadığını, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü şahıs konumunda olup, keşideci ile senet lehtarı arasındaki ihtilafları bilmesinin mümkün olmadığını, nitekim, senedin keşideci ile lehtar arasında ihtilaflı olduğunun öğrenilmesi üzerine de, bu ihtilafın tarafı olmak istemediğini ve senedi, senet lehtarına temlik ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Temlik Alan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile müvekkilinin yıllarca aynı şirketlerde ortak olarak ticaret yaptığını, hisse devirlerinin yapıldığını, gerek bu hisse devirlerinden, gerek şirketlerin ticaretinden elde edilen kazançlardan ve gerekse aralarındaki para alışverişlerinden, davacı ...'in müvekkiline borcunun oluştuğunu, taraflar arasında herhangi bir mal veya hizmet alım - satımı bulunmadığını, taraflar, aralarındaki borç- alacak ilişkisini tasfiye ettiklerini, artık herhangi bir mal veya hizmet alım satımının kalmadığını, tasfiye sonucu "şu miktar nakit paranın, şuna ödenmesi" şeklinde, davacının davalıya "nakden" para ödemesinin kararlaştırıldığını, bunun üzerinden uzunca bir süre geçtikten sonra, davacının "nakit para borcunu" ödememesi üzerine, dava konusu senedin düzenlendiğini, taraflar arasındaki nakit para alınıp verilmesine dair yapılan sözleşme gereği, senede de nakden yazılmış olup, senedin talil edilmediğini, aksi düşünülse bile; "iki taraflı talil" halinde, ispat yükünün yer değiştirmeyeceğini, davacı "açığa imzalı boş kağıdın senet haline getirildiğini" iddia ederek, senet metnindeki nakden kaydını talil ettiğini, müvekkilinin senedin ihdas nedenini talil ettiği düşünülse bile, davacı ...'in de bahsi geçen talili sebebiyle, iki taraflı talil söz konusu olduğundan, ispat yükünün yer değiştirmesinin de söz konusu olamayacağını, bu nedenle ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının icra takibine konu bonoya dayalı olarak borçlu olmadığını, hukuken kabul edilebilir yeterlilik ve nitelikteki "yazılı belge" ile ispat etmesi gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dava, "menfi tespit" davasıdır.
Somut olayda ; davacı taraf, Konya.... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takibine dayanak teşkil eden 320.000 ABD doları bedelli bononun, davacının kendi şirket işlerinde kullanmak üzere imzalayıp boş olarak bıraktığı A4 kağıdının, davalılardan ... ve ... tarafından ele geçirilip, bono haline getirilmek suretiyle işleme konulduğunu, bu bonodan dolayı davacının davalılara borçlu olmadığını beyan ederek, menfi tespit talebinde bulunulmuştur.
Dava konusu bonoya ilişkin Konya.... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takibinin incelenmesinde; davalılardan ... tarafından, bu bonoya dayalı olarak, 17/07/2020 tarihinde, 2.197.632 TL. senet bedeli, 470.353,45 TL. takip tarihine kadar işlemiş faiz 6.592,90 TL. komisyon ücreti, 755 TL. ihtiyati haciz ücreti ve 153,30 TL. ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 2.675.486,65 TL. üzerinden davacı ... ile diğer davalı ... aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlattığı anlaşılmıştır.
Takip alacaklısı davalı ..., 05/04/2021 tarihli alacağın devir ve temliki sözleşmesiyle, bu icra takibine dayanak teşkil eden alacağının tamamını ve fer'ilerini diğer davalı ...'e devir ve temlik etmiş, temlikname icra dosyasına ve dosyamıza sunulmuştur.
Davalılardan ...'un takip konusu alacağını diğer davalıya temlik etmesi üzerine, davacı tarafa 6100 s. HMK'nin 125. maddesi gereğince seçim hakkı sorulmuş, davacı vekili 10/11/2022 tarihli dilekçesiyle, davalılardan ...'a karşı açılan davadan vazgeçerek davayı diğer davalı ve aynı zamanda temlik alan ... yönünden takip ettiklerini beyan etmiştir.
Davacının seçim hakkını bu şekilde kullanması üzerine, davalılardan ... davalı olmaktan çıkartılmış ancak, yargılama giderlerinden sorumluluk yönünden gerekçeli karar başlığında önceki davalı olarak gösterilmiştir.
Konya.... Ağır Ceza Mahkemesinin 09/03/2023 gün ve ... E. ... K. sayılı, 15/11/2023 tarihinde kesinleşen ilamının incelenmesinde; dava ve takip konusu 320.000 ABD doları bedelli bonodaki sahtecilik ve dolandırıcılık eylemleri nedeniyle davalı ...'in mahkumiyetine, önceki davalı ...'un dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından beraatine karar verildiği ve kararın kesinleştiği belirlenmiştir.
6098 s. TBK'nin 74. maddesine göre de, "Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir.
Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hâkimini bağlamaz.
Davalı ... hakkında dava ve takip konusu bonodan dolayı ceza mahkemesi ilamı ile resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından dolayı mahkumiyet kararı verilmesi ve ceza mahkemesi ilamının kesinleşmiş olması, 6098 s. TBK'nin 74. maddesi gereğince de ceza mahkemesinin ilamının hukuk hakimi için bağlayıcı olması karşısında davacının dava ve takip konusu bonodan ve takipten dolayı davalı ...'e borçlu olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacı, takibin de iptalini istemiş, talep yerinde görülerek takibin de iptaline karar vermek gerekmiştir.
Davacı, fer'i nitelikte tazminat talebinde de bulunmuştur. Dava konusu takibin sadece haksız olmakla kalmayıp, ceza mahkemesi ilamı içeriğine göre kötüniyetli olarak da yapıldığı (kötü niyetli görülen davalı ...'in takip konusu alacağı temlik alıp, takibi sürdürdüğü) anlaşıldığından, takip konusu alacağın toplamının %20'si oranında fer'i nitelikte tazminatın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Yine davanın kabulünün zorunlu sonucu olarak 2004 s. İİK'nin 72/5. maddesi gereğince takibin davacı yönünden derhal durdurulmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar 6100 s. HMK.'nin 125/1-a maddesine göre, "(1) Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:
a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde dava davacı lehine sonuçlanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur" ise de;
Bu dava sadece ...'a karşı açılmış ve temlik sonucu ...'e karşı yürütülmüş bir dava olmayıp, ... ile birlikte ...'e karşı açılmış bir menfi tespit davasıdır. ... hakkında da Ceza Mahkemesinde mahkumiyet değil, beraat kararı verilmiştir.
Önceki davalı ...'un davalı olmaktan çıkıp bu davada sadece ...'in davalı olarak kaldığı belirlendiğinden ve davacıya karşı yargılama giderlerinden sorumluluk yönünden 6100 s. HMK.'nin 125/1-a maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından, yargılama giderlerinden sadece davalı ...'in sorumlu olduğu sonucuna varılmış ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle, davanın kabulüne, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı takibine dayanak teşkil eden düzenleyeni: ..., lehtarı: ... olan, 10/03/2018 düzenleme, 15/04/2019 vade tarihli ve 320.000 ABD doları bedelli bonodan dolayı davacı ...'ın temlik de alan davalı ...'e borçlu olmadığının tespitine, Konya.... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takibinin karar kesinleştiğinde davacı ... yönünden iptaline, takip toplamı 2.675.486,65 TL'nin %20'si olan 535.097,33 TL fer'i nitelikteki tazminatın davalı (temlik de alan) ...'den alınarak davacı ...'a verilmesine, Konya.... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı takibinin davacı ... yönünden derhal durdurulmasına, 03/05/2023 gün ve ... E. sayılı ara kararı ile teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbirin karar kesinleşinceye kadar devamına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı Temlik Alan ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istediğini, 09.03.2021 dava tarihi itibariyle bahsi geçen icra takip dosyası alacaklısının davalı ... olduğunu, hatta takibe konu bono lehtarının da davalı ... olduğunu, dolayısıyla işbu davanın alacaklı ...'a yöneltilmesi gerektiğini, 09.03.2021 dava tarihi itibariyle, dava konusu icra takip dosyasının tarafı olmayan ve bu nedenle de dava tarihi itibariyle davacıdan alacaklı olmayan müvekkiline dava tarihi itibariyle husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davalı ...'un işbu davaya konu Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takibine dayalı alacağını, 09.03.2021 dava tarihinden sonra 05.04.2021 tarihinde müvekkiline devrettiğini, 18.05.2022 tarihli duruşmada verilen ara kararı üzerine, davacı vekili tarafından ibraz edilen 10.11.2022 tarihli dilekçeyle, HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca davacının, devreden ... aleyhine açtığı davasından vazgeçerek, dava konusunu devralan diğer davalı ... yönünden davasına devam ettiğini bildirdiğini, HMK'nın 125/1-a maddesi uyarınca, davanın davacı lehine sonuçlanması halinde, dava konusunu devreden ve devralanın, yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olacağını, ancak, dava tarihi itibariyle icra dosyası alacaklısı olmayan, hatta takibe konu bononun lehtarı veya cirantası bile olmayan müvekkiline davacının borçlu olup olmadığının HMK'nın 125/1-a maddesine dayanılarak araştırılması veya bu hususun ispat edilip edilmemesi, işbu menfi tespit davasının, yargılama giderleri dışındaki kısımlar yönünden herhangi bir öneminin bulunmadığını, Konya.... Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı kesinleşen kararıyla, alacaklı - lehtar - davalı ...'un hem sahtecilik, hem de dolandırıcılık suçundan beraatine karar verildiği gözetildiğinde, davacının dava konusu bonodaki alacaklı/ lehtar (davalı) ...'a borçlu olmadığını, hukuken kabul edilebilir nitelikte herhangi bir yazılı belge ile ispat edemediğini, davanın davacı lehine sonuçlanması mümkün olmadığından, HMK'nın 125/1-a maddesinin 2. cümlesi uyarınca müvekkilinin yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Ankara Kriminal Polis Laboratuvarı Uzmanlık Raporundaki tespitlerin tamamen tahmin ve varsayımlardan olduğunu, davacının davalıya borçlu olmadığının delili olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının hangi sebeple, hangi tarihte, boş bir kağıt imzalayıp şirketinde bıraktığını ve davalının da nasıl ve ne şekilde bu belgeyi ele geçirdiği hususunda beyanının bulunmadığını, davacı ile müvekkili ve çocukları arasındaki şirketlerin devirlerine ilişkin bilgi ve belgeler, hukuki ve ticari ilişkiler hep birlikte değerlendirildiğinde, müvekkilinin haksız ve kötüniyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, aksi düşünülse bile; icra takip dosyası alacaklısının davalı ... olduğu, davacı aleyhine yapılan takibin davalı ... tarafından açıldığı, yargılama devam ederken dava konusu alacağın davalı ... tarafından müvekkiline temlik edildiğini, davacının ise davalı alacaklı İsmail hakkındaki davasından vazgeçtiğini, her davanın açıldığı tarihteki durum ve koşullara göre değerlendirilip karara bağlanması gerektiğini, temlik alan müvekkilinin HMK. madde 125'e göre sadece yargılama giderlerinden sorumlu tutulabileceği ve icra inkar tazminatının "yargılama gideri" niteliğinde olmadığı hususları gözetildiğinde, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit istemine ilişkindir.
Davalı ... kararı adli yardım talepli olarak istinaf etmiş olduğundan öncelikle davalı ...'in adli yardım talebinin incelenmesi gerekmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334 vd. maddeleri gereğince, adli yardım talebinde bulunan kimsenin, kendisiyle ailesini geçindirmek bakımından önemli bir zarurete düşürmeksizin davanın gerektirdiği giderleri ödemekten kısmen veya tamamen acz içinde bulunduğunu ve dava veya savunmasında belirtilen taleplerin açıkça dayanaktan yoksun olmadığını ispat etmesi gerekir. Aynı Yasa'nın 336/2 maddesine göre de talepte bulunan kişi, iddiasının özeti ile birlikte iddiasını dayandıracağı delilleri ve yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri mahkemeye sunmak zorundadır.
Somut olayda davalı ... tarafından istinaf dilekçesi ekinde sunulan mali durumuna ilişkin belgeler dikkate alındığında davalı ...'in adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek istinaf incelemesi yapılmıştır.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacının keşidecisi, davalı ...'in lehtarı, davalı ...'un da hamili olduğu 10/03/2018 keşide, 15/04/2019 vade tarihli 320.000,00 USD bedelli bonoya dayalı olarak davalı ... tarafından davacı ve diğer davalı aleyhine 17/07/2020 tarihinde Konya.... İcra Müdürlüğü'nün .... E. Sayılı dosyası ile 2.197.632 TL asıl alacak, 470.353,45 TL işlemiş faiz, 6.592,90 TL komisyon , 755,00 TL ihtiyati haciz ücreti ve 153,30 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 2.675.486,65 TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip alacaklısı davalı ...'un, 05/04/2021 tarihli alacağın devir ve temliki sözleşmesiyle, bu icra takibine dayanak teşkil eden alacağının tamamını ve fer'ilerini diğer davalı ...'e devir ve temlik ettiği, dava konusu bonoyla ilgili olarak davalılar hakkında Konya....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kamu davası açıldığı, Ağır Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, sanık ...'ın suça konu senedin katılan tarafından kendisine verildiğine dair beyanı, sanık ...'ın suça konu senedi cirolayarak sanık ...'e verdiğine dair beyanı, diğer sanık ...'in suça konu senedin sanık ... tarafından cirolanarak kendisine verildiğine dair beyanı, tanık ...... ve tanık ...... 'ın suça konu senedin sanık ... tarafından sanık ...'e verildiğine dair beyanları, dosyada mevcut uzmanlık raporunda suça konu senetteki katılana ait imzanın başka bir belgeden kesilerek yazıcı yardımıyla oluşturulduğunun tespit edilmiş olması, suça konu senedin tanzim tarihinden evvel sanık ... ile katılan arasında bir iletişimin bulunmaması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, suça konu senedin sanık ... tarafından sahte olarak oluşturulduğu ve bu sahte senet vasıtasıyla sanık ...'ın kendisine menfaat temin ettiği kabul edilerek davalı ...'in resmi belgede sahtecilik suçundan hapis cezası ile nitelikli dolandırıcılık suçundan ise hapis ve para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, diğer sanık ...'un ise üzerine atılı suçlardan delil yetersizliği nedeniyle beraatine karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Konya Bölge Adliye Mahkemesi..... Ceza Dairesi'nin 15/11/2023 tarih, ... Esas-... Karar sayılı istinaf kararı ile sanık ... hakkında verilen berat kararlarına ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı yapılan istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verildiği, sanık ... hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen mahkumiyet kararının ise kaldırılarak sanık ...'in bu suçtan delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen mahkumiyet kararının 15/11/2023 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Davacı keşidecinin, dava konusu bonoda lehtar olan ve yargılama esnasında da icra dosya alacağını temlik alan davalı ... aleyhine de eldeki menfi tespit davasını açmasında hukuki yararı bulunmaktadır.
Bilindiği üzere Ceza ve Hukuk Mahkemeleri kararları arasındaki ilişkiyi düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 74. (818 sayılı BK 53) maddesi hükmü hukuk hakimini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararı karşısında maddi hukuk bakımından kural olarak bağımsız kılmaktadır. Ancak hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir. Her mahkumiyet kararı o eylemin hukuka aykırılığını tespit etmesi bakımından hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Ceza hakiminin saptadığı maddi olaylar ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı ve davalı tarafından işlenmiş olup olmadığı hukuk hakimini bağlar. Dava konusu somut olayda Konya....Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas- ... Karar sayılı kararı ile davalı ... tarafından dava konusu bononun sahte olarak oluşturulduğu yönündeki tespit maddi olaya ilişkin tespit olup bu tespit hukuk hakimini bağlayıcı niteliktedir. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 72/5 maddesinde ''Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırşa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.'' hükmü düzenlenmiştir.
Anılan yasal düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için alacaklının takip yapmasında haksız olması yanında kötüniyetli olması da gerekmektedir.
Bu kapsamda, davalı ...'in kesinleşen ceza mahkemesi kararı ile dava konusu bonoyu sahte olarak oluşturduğunun sabit olması, dava konusu bonoya dayalı icra dosya alacağını temlik alarak takibe devam etmesi nedeniyle dava konusu takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılmakla mahkemece davalı ... aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde de herhangi bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davalı ... tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalı ...'in istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı ...'in istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Davalı ... tarafından başlangıçta yatırılması gereken ancak adli yardım talebinden dolayı yatırılmayan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile alınması gereken 182.762,49 TL istinaf karar harcının davalı ...'den tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına,
5- Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 17/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...