T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:
KARAR NO:
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/03/2024
NUMARASI: Esas - Karar
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
İSTİNAF EDEN DAVALI: 1- ......
VEKİLLERİ: Av.
Av.
: 2-
DAVA: Menfi Tespit
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 09/09/2024
YAZIM TARİHİ: 09/09/2024
Davacı tarafından davalılar aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 21/03/2024 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı, davalı ...... Yönetim A.Ş'nin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında Konya ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosya üzerinden asıl alacak olarak 201.245 TL üzerinden icra işlemi başlatıldığını, uygulanan faiz oranının ise %100 olarak belirlendiğini, uygulanan fahiş faiz oranı ile birlikte şuanki borç miktarının 1.545.000 TL'ye ulaştığını, müvekkiline hesap kat ihtarının usulüne uygun yapılmadığını, bu nedenle müvekkiline temerrüt faizi uygulanamayacağını, kredi sözleşmesinden doğan alacaklar ödenmediğinde temerrüt oluşabilmesi için hesabın kat edilmesi gerektiğini, müvekkiline hesap kat ihtarı usulüne uygun tebliğ edilmediğinden alacağın muaccel olmadığı icra takibi ile muaccel olmuş olsada takip dosyası içinde yasal olarak düzenlenmiş bir takip talebi ve icra ödeme emri bulunmadığından bu minvalde temerrüt faiz uygulanamayacağından dolayı fahiş faiz uygulandığını, Genel Kredi Sözleşmelerinde uygulanan faiz oranı kullandırılan kredide uygulanan akdi faizin %50 fazlası olması gerekirken davalı banka %100 temerrüt faizi uygulaması hukuka uygun olmadığını, kat tarihinden takip tarihine kadar ayakta olan sözleşmede tarafların kararlaştırdığı faizin uygulanacağında kuşku bulunmadığını, söz konusu senet kambiyo vasfını yitirdiğinden ticari temerrüt faizi yerine temerrüt tarihi olan takip tarihinden itibaren yasal faiz olan yıllık %9 oranında faiz talep edilmesi gerektiğini, bu nedenle faizin türüne itiraz ettiklerini, diğer yandan taraflar arasında temerrüt faiz oranı belirlenmediğinden davalı bankanın uyguladığı faiz oranının fahiş olduğunu, bu nedenlerden dolayı davalı bankanın hesap kat ihtarı yapmadan temerrüt faizi işletemeyeceği ve takip tarihi itibarıyla temerrüt olgusu oluşsa bile bu minvaldee taraflar arasında temerrüt faizi kararlaştırılmadığından dolayı takip dayanağı borca akdi faiz uygulanmak suretiyle yasal ve kanuni borcun belirlenmesi ve tüm belge ve bilgilerin davalı bankanın nezdinde olması borcun belirlenmesi teknik inceleme gerektiğini, şimdilik 520.000 TL tutarında borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ...... Yönetim A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ..... Mak. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ....Bank A.Ş. arasında 19.01.2016 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalandığını, davacı .....'ın işbu sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, temlik eden banka ile borçlular arasında akdedilen sözleşme hükümlerinin ihlal edilmesi sebebi ile borçlulara Kahramanmaraş . Noterliği'nin 31/03/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek kredi hesabının kat edildiğini, dava dışı takip borçlusu ......Döküm İnş. Mak. San. ve Tic.Ltd.Şti.’nin kredi borcunu ödememesi nedeniyle Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D.İş Esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve Konya .İcra Müdürlüğü’nün ... E. (Eski Kapatılan Konya ..İcra Müdürlüğü ... E.) sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin kesinleştiğini, dosya alacağının Beykoz ..Noterliği’nin ... yevmiye nolu Devrolunan Tahsili Geçmiş Alacaklar İçin Devir Beyannamesi ile müvekkili tarafından devralındığını, davacının arabuluculuğa başvurmadan davayı açtığını, davacının 520.000,00 TL üzerinden kısmi dava ikame ettiğini, ancak yerleşik içtihatlar uyarınca menfi tespit davalarının kısmi dava açılmasının mümkün olmadığını, davacıya dava değeri tam açıklattırılarak bu miktar üzerinden harçların tamamlatılması gerektiğini, davacının temerrüde düştüğünü, alacağın muaccel hale geldiğini, davacı borçlu ile temlik eden banka arasında akdedilen genel kredi sözleşmesi/leri gereğince hesaplanan temerrüt faiz oranının usul ve yasaya uygun olduğunu, bu sebeplerle davanın reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötü niyet, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .... Bank A.Ş.'ye dava dilekçesinin tebliğ edildiği, ancak cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "....Mahkememizce yargılamaya esas alınan bilirkişi raporlarında ayrıntıları açıklanan hususlar ile davacının dava dilekçesi ve talep açıklama dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; düzenlenen bilirkişi raporundaki takip tarihine göre talep edilebilecek işlemiş faiz oranı davaya konu icra takip talebindeki belirtilen işlemiş faiz miktarından mahsubu ile davacının Konya .. İcra Dairesinin 2... E sayılı dosyasında işlemiş faiz yönünden takip tarihi itibariyle, davalı ...... Yönetim A.Ş.'ne 10.207,03 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir....." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalı ... Bank'a karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacının Konya ... İcra Dairesinin ... E sayılı dosyasında işlemiş faiz yönünden takip tarihi itibariyle davalı ...... Yönetim A.Ş'ne 10.207,03 TL borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ...... Yönetim A.Ş vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ileride artırılmak üzere şimdilik 520.000,00 TL üzerinden kısmi dava ikame ettiğini, ancak yerleşik içtihatlar uyarınca menfi tespit davalarının kısmi dava açılması mümkün olmayıp; dolayısıyla ıslah yolu ile müddeabihin artırılamayacağının açık olduğunu, hesap kat ihtarnamesine yasada belirtilen süre içerisinde itiraz edilmemiş olması sebebi ile hesap kat ihtarı kesinleşmiş olup; davacı ancak borcu ödedikten sonra bir dava açabileceğini, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu hatalı tespitler içermekte olup; bilirkişi tarafından taraflar arasındaki sözleşme hükümleri dikkate alınmadan temerrüt faizi hesaplaması yapıldığını, mahkemece reddedilen kısım üzerinden lehlerine tazminata hükmedilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla yerel mahkemece verilen "davanın kısmen kabulüne" ilişkin kararın kaldırılarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.
Her ne kadar ilk derece mahkemesince verilen karara karşı yukarıda yazılı gerekçelerle davalı ...... Yönetim A.Ş. tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de; davalı vekilinin Uyap üzerinden e-imzalı olarak gönderdiği 26/08/2024 tarihli dilekçesi ile istinaf talebinden feragat ettiğini bildirdiği, davalı vekilinin vekaletnamesinde kanun yollarından feragat yetkisi bulunduğu ve dosyanın henüz karara bağlanmadığı anlaşıldığından; HMK'nın 349/2 maddesi gereğince davalının istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Davaya son veren taraf işlemleri olan feragat, kabul ve sulh, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ilâ 315. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Tasarruf ilkesinin bir sonucu olarak davaya son veren taraf işlemleri hüküm kesinleşinceye kadar yapılabilir. Bir başka ifade ile taraflar davayı kabul ederek ya da davadan feragat ederek veya sulh sözleşmesi yaparak yargılamanın her aşamasında ve hatta kanun yollarında herhangi bir hükme gerek kalmaksızın davayı sona erdirebilirler. Ancak bu işlemler vekil tarafından yapılacaksa vekilin vekâletnamesinde özel yetkinin bulunması gerekir (HMK m. 74).
Davadan feragat, davayı kabul ve sulh, içerikleri itibariyle birer maddi hukuk işlemi olmakla birlikte, yapılış şekli itibariyle birer usulü işlemdir. Bu nedenle söz konusu işlemler bir taraftan maddi hukuk anlamında uygulama imkânı bulan iradeyi bozan hâllere dayanılarak iptal edilebilirken, diğer taraftan kesin hüküm gibi sonuç doğurmaktadır.
Davadan feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (HMK m. 307). Davadan feragat eden davacı, bununla dava dilekçesinin talep sonucu bölümünde istemiş olduğu haktan kısmen veya tamamen vazgeçer. Feragat, davayı kesin olarak sonuçlandıran bir hukuki neden olup, yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Davacı vekilince verilen 26/08/2024 tarihli dilekçenin, davadan feragat dilekçesi olduğu, davaya konu nizanın tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri türden olduğu, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan ve kanun yollarından feragate ilişkin özel bir kısım bulunduğu, HMK'nın 310. maddesi gereğince karar kesinleşinceye kadar davadan feragat mümkün olduğundan ve feragat dilekçesinin verildiği tarih itibariyle henüz davalı ...... Yönetim A.Ş'nin istinafı esastan incelenip karara bağlanmadığından; davacının feragat beyanı nazara alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurularak feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Davalı ...... Yönetim A.Ş'nin istinaf başvuru talebinin feragat nedeniyle REDDİNE,
1-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı ...... Yönetim A.Ş. harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
B) Davacının davadan feragat beyanı nazara alınarak, Konya ..Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/03/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 9.054,71 TL'den alınması gereken 427,60 TL harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 8.627,11 TL'nin karar kesinleşince ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ...... Yönetim A.Ş. davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 80.229,80 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansının yatıran tarafa iadesine,
C) İlk derece mahkemesince davalıdan tahsiline karar verilen bakiye karar harcı ile ilgili düzenlenen 27/05/2024 tarihli harç tahsil müzekkeresinin bila infaz iadesinin istenmesine, iade işleminin İlk derece mahkemesince yapılmasına,
D) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
E) Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 09/09/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Üye
e-imzalıdır
Katip
e-imzalıdır