T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ....
KARAR NO: ....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KONYA ....ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 23/07/2025
NUMARASI: ... Esas
İSTİNAF EDEN DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...
VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 17/09/2025
YAZIM TARİHİ: 17/09/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 23/07/2025 tarihinde tesis edilen ara karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: Davacı vekili 21/07/2025 tarihli talep dilekçesinde özetle; dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporu ile takibe konu senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, rapora karşı itiraz süreçlerinin tamamlandığını imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleştiğini, her ne kadar mahkeme icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilmişse de söz konusu tedbir kararının tam olarak müvekkilini korumadığını ve imzası kendisine ait olmadığı kesin olan bir senet olmasına rağmen yatırılan teminat sebebiyle müvekkilinin mağdur durumda kaldığını beyan ederek mahkemece bu mağduriyet ile HMK 209 ve 389. maddelerindeki yasal şartların mevcut olduğu göz önünde bulundurularak ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile ayrıca teminatsız olarak icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN 23/07/2025 TARİHLİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...İİK.'nın 72/3. maddesi gereğince, "İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir."
Her ne kadar davacı tarafça icra takibinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, icra takibi başlatıldıktan sonra açılan menfi tespit davalarında İİK'nın 72/3. maddesi gereğince takibin durdurulamayacak olması dikkate alınarak söz konusu tedbir talebinin reddi gerekmiştir.
İİK'nun 72.maddesi gereğince, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinden davacının icra takibinin durdurulması yönündeki tedbir talebinin reddine dair verilen kararın değiştirilmesi yönündeki talebin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle, davacı tarafın 21/07/2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, rapora karşı itiraz süreçlerinin tamamlandığını ve imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleştiğini, soruşturma dosyasının bekletici mesele yapılması sebebiyle de tahkikatın devam ettiğini, her ne kadar mahkemece icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilmişse de söz konusu tedbir kararının tam olarak müvekkilini korumadığını ve imzası kendisine ait olmadığı kesin olan bir senet olmasına rağmen yatırılan teminat sebebiyle müvekkilinin mağdur durumda kaldığını, senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleşmesi üzerine yerel mahkemeden 21.07.2025 tarihinde tedbir talebinde bulunduklarını, ancak mahkemece menfi tespit davalarında durdurma tedbiri verilemeyeceğinden bahisle taleplerinin reddedildiğini, verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar red kararına karşı itiraz yolu açık denilmişse de reddedilen tedbir taleplerine ilişkin istinaf kanun yoluna başvurulabileceğinden söz konusu karara karşı istinaf talebinde bulunduklarını, dava dilekçelerinde müvekkilinin böyle bir evrakı düzenlemesinin mümkün olmadığını, noter huzurunda dahi imza atamayacağını, senedin sahte olarak düzenlendiğini, müvekkilinin sağlık durumundan faydalanılarak müvekkilinin eşi .......'ın arkadaşı ....... vasıtası ile tanıştığı davalı ile birlikte hareket ederek takibin oluşturulduğunu, tebliğin yapıldığını ve müvekkilinin tebligattan haberdar olmasının önüne geçildiğini, mevcut enflasyon düşünüldüğünde hiç kimsenin 10.000.000,00 TL bedelli senede ilişkin icra takibi yapmak için vadeden itibaren iki yıl beklemeyeceğini, alacaklının vekiline çıkarttığı vekaletname ile takip tarihinin aynı olduğunu, senedin geçmiş tarihli düzenlenerek senede gerçek bir senet görüntüsü verilmeye çalışıldığını, gerçek bir alacaklının alacağını tahsil etmek amacıyla müvekkilinin bütün mal varlığına haciz koyması gerekirken ısrarla ilk olarak müvekkilinin banka hesaplarına haciz konulduğunu ve müvekkilinin parasının bulunduğu Kuveyttürk Katılım Bankasına birden fazla haciz yazısı yazılmaya çalışıldığını, müvekkili hiç bir yere gidememesine rağmen eşi tarafından tebligatın müvekkilinden habersiz alındığını beyan ederek dava açıtıklarını ve suç duyurusunda bulunulduğunu, gelinen aşamada yerel mahkemece senet üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespit edildiğini, rapora karşı itiraz süreçlerinin tamamlandığını ve imzanın müvekkiline ait olmadığının kesinleştiğini ve suç duyurusu yapılan dosyanın neticesinin beklenilmesine karar verildiğini, HMK'nın yazı veya imza inkârının sonucu başlıklı 209. maddesinin somut olaya uygulanması gerekirken mahkemece takipten sonra açılan menfi tespit davalarında ancak paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebileceğinden bahisle tedbir taleplerinin reddedilmesinin müvekkilinin mağdur edilmesine yol açacağını beyan ederek ilk derece mahkemesince verilen ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda, davalı tarafından davacı aleyhine Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 10.000.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlatıldığı, davacının bonodaki imzaya itiraz ederek eldeki menfi tespit davasını açtığını, davacının eldeki davayı açmadan önce 25/12/2023 tarihinde Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... D. İş Esas sayılı dosyasında Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin teminatsız olarak durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep ettiği, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2023 tarih, ... D. İş Esas- ... D.İş Karar sayılı kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; takdiren teminatsız olarak Konya .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nedeniyle icra dosyasındaki takibin olduğu yerde tamamen durdurulmasına karar verildiği, davalı vekilinin bu tedbir kararına 27/12/2023 tarihinde Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne dilekçe göndermek suretiyle itiraz ettiği bu arada davacının 15/01/2024 tarihinde eldeki esasa ilişkin davasını açtığı, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itirazı 24/01/2024 tarihinde duruşma açarak değerlendirdiği ve 24/01/2024 tarihinde verilen ek karar ile muteriz vekillerinin ihtiyati tedbire ve teminata itirazlarının ayrı ayrı reddine karar verdiği, daha sonra davalı vekilinin 30/01/2024 havale tarihli dilekçesi üzerine ilk derece mahkemesinin esasa ilişkin eldeki davada 21/02/2024 tarihli ara karar ile Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararını kaldırdığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından ilk derece mahkemesinin 21/02/2024 tarihli ara kararının istinaf edilmesi üzerine dairemizin 13/06/2024 tarihli ...Esas - ... Karar sayılı kararı ile; "....6100 sayılı HMK'nın 390/1. maddesi gereğince , ihtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Aynı kanunun 394/2. maddesi gereğince de esas hakkında dava açıldıktan sonra, ihtiyati tedbire itiraz hakkında, bu davaya bakan mahkemece karar verilir. Yine aynı kanunun 397/4.maddesi gereğince ihtiyati tedbir dosyası, asıl dava dosyasının eki sayılır.
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde; Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itirazı değerlendirdiği 24/01/2024 tarihinde esas hakkındaki dava Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış durumdadır ve esasen Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'de davanın açıldığından haberdardır. Bu sebeple kanun gereği artık ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazı Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin değerlendirmesi gerekeceğinden Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin itirazın değerlendirilmesi için değişik iş dosyasını Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'ne göndermesi gerekmekte olup, ihtiyati tedbire konu değişik dosyası, asıl dava dosyasının ekidir. Ancak Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi değişik iş dosyasını göndermeyerek itirazı kendi değerlendirmiş ve itirazın reddine karar vermiştir. Ortada Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nce itirazla ilgili verilmiş bir karar bulunmakta olup, bu karar istinafa tabi bir karardır. Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi, Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itiraz hakkında verdiği karar hakkında değerlendirme yapamayacağını, bu kararın ancak istinaf kanun yoluna konu edilebileceğini belirtmesine rağmen Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbir kararını kaldırmıştır.
Bu sebeple Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itiraz hakkında verdiği kararın istinafa tabi olması, ihtiyati tedbir dosyasının asıl dava dosyasının eki sayılması gözetildiğinde davalı vekilinin Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasına verdiği 30/01/2024 havale tarihli tedbir kararının kaldırılması talepli dilekçesinin, Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ek kararının istinafı mahiyetinde olduğu gözetilerek davalı tarafa istinaf harçlarını yatırması hususunda muhtıra tebliğ edilmesi, harçların yatırılması durumunda dilekçenin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/01/2024 tarihli ek kararının istinaf incelemesi için dosyanın dairemize gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.3 maddesi gereğince; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine..." şeklinde karar verildiği, dairemiz kaldırma kararından sonra ilk derece mahkemesince davalıya istinaf harçlarını yatırması hususunda muhtıra tebliği edildiği, davalının istinaf harçlarını yatırmaması üzere istinaf harçları yatırılmadığından HMK 344. maddesi gereğine davalının istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda davalının , Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ek kararını istinaf etmediği sonucuna varılmıştır. Konya ....İcra Müdürlüğü'nce de 18/11/2024 tarihinde alınan karar ile, gelinen aşamada Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... D. İş Esas sayılı dosyası ile 25.12.2023 tarihinde verilen icra takibinin teminatsız bir şekilde olduğu yerde durdurulmasına şeklindeki tedbir kararının istinaf kaldırma kararı ile verildiği tarih itibari ile geçerli hale geldiği ve kesinleştiği yönünde karar alınmış, icra takibinin tedbiren durdurulması yönündeki Konya ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/12/2023 tarih, ... D. İş Esas- ... D.İş Karar sayılı kararı gereğince icra müdürlüğü tarafından icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda icra takibi zaten durmuş vaziyette olduğu için davacı tarafından tekrar icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmesinde hukuki yarar bulunmamaktadır.
Bu sebeple davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken değişik gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde olmadığından kamu düzenine aykırılık nedeniyle davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince yeniden karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/07/2025 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 615,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
2- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
B) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1- Davacının ihtiyati tedbir talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle REDDİNE,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/09/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
....