T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2024
NUMARASI: ... Esas ... Karar
DAVACI: ......
VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI: ......
VEKİLLERİ: Av. ... Av. ...
DAVA: Alacak
Birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. ... K.sayılı dava dosyası
DAVACI: ......
VEKİLLERİ: Av. ... & Av. ...
İSTİNAF EDEN DAVALI: ......
VEKİLLERİ: Av. ... & Av. ...
DAVA: Alacak
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 23/06/2025
YAZIM TARİHİ: 24/06/2025
Davacı-birleşen dosya davacısı tarafından davalı-birleşen dosya davalısı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas ve Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları ile açılan alacak davasında 03/09/2024 tarihinde tesis edilen asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin karara karşı, davalı-birleşen dosya davalısının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında düzenlenen 04.07.2012 tarihli sözleşme ile davalı şirkete ait Konya İli Meram İlçesi ...pafta.... ada ve...parselde tapuya kayıtlı gayrimenkul üzerinde sözleşmeye ekli proje kapsamında yapılacak olan 460 dairenin, müvekkili şirket tarafından üçüncü şahıslara pazarlama ve satışının üstlenildiğini, davalı şirket tarafından inşaat alanında kurulan satış ofisinden sonra müvekkili tarafından anılan konulu sözleşme çerçevesinde sözleşmedeki görev tanımı ile uyumlu olarak sözleşmeden kaynaklı proje kapsamında konutların (...... Konutları) satış ve pazarlama işlemine başlanıldığını, sözleşmede satış ofisinin dairelerin satış durumana göre kurulumundan itibaren 3 yıllık faaliyet süresi öngörülmesine, dairelerin satış durumuna göre sürenin 6 ay daha uzatılmasının ve satış ofisinin faaliyet süresinin satış durumuna göre taraflarca mutabakatla tespit edilmesinin kararlaştırılmasına rağmen, müvekkili şirket elemanlarının son yıllarda sözleşmeden kaynaklı edimlerinin eksiksiz ifasının eş söyleyişle satış ve pazarlama işinin davalı şirketin ortaklık yapısından kaynaklı uyuşmazlık nedeniyle eylemli olarak engellemeye çalışıldığını, sözleşme konusu konutların teslim tarihi davalı tarafından 31.12.2015 olarak belirlenmiş olmasına rağmen, davacı müvekkili şirket tarafından satışı ve pazarlaması yapılan dairelerin teslimatları 2017 yılına gelindiğinde dahi yapılmaya devam edildiğini, bu bağlamda sözleşmeye konu tüm konutların tapusunun da alındığını, sözleşme kapsamında müvekkili şirketin satış ve pazarlama kaynaklı toplam hak ediş tutarından davalı tarafından müvekkili şirkete 06.07.2015 tarihli fatura kapsamında ödenen miktarın 1.724.190,00 TL olduğunu, son tahlilde işbu sözleşme kapsamında salt 279 konuta ilişkin olarak müvekkili şirketin satış ve pazarlamadan kaynaklı bakiye alacağı ve davalının temerrütünden kaynaklı faiz alacağının ödenmediğini, davalı şirkete yönelik Ankara ...Noterliği aracılığı ile gönderilen 14.06.2019 tarih ve ... no'lu ihtarnameden sonuç alınamadığını, davalının ihtarname cevabı ile istemlerinin reddedildiğini, sözleşme ilişkisi ve davaya dayanak sözleşme içeriğinin kesinleştiğini, alacağın tahsili için davalı borçluyla birçok kez irtibat kurulmasına rağmen davalı tarafından borcun ifasına yanaşılmadığından bahisle; 04.07.2012 tarihli sözleşme kapsamında müvekkiline ödenmeyen alacaktan fazlaya ilişkin alacak ve faize ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 301.000,00 TL'lik kısmının KDV'si ile birlikte ihtarname tebliğ tarihi ve verilen atıfet mahli de gözetilerek davalının temerrüt tarihi olan 23.06.2019 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının açmış olduğu iş bu davanın kabulünün mümkün olmadığını, davacının bahse konu sözleşme şartlarına uygun hareket etmediğini, bahsi geçen konut projesi ...... Konutları'nın Konya’da yapılan en büyük ve önemli konut projelerinden bir tanesi olduğunu, davacının deneyimine güvenilerek projenin tüm yetki ve sorumluluğunun kendisine bırakıldığını, inşaatın tamamının yapılmasının, organize edilmesinin, taşeronların bulunmasının, fiyatlarının tespiti v.s. tüm yapım sürecinden davacının sorumluluğuna bırakıldığını, sözleşmenin ilgili maddelerinde bu iş düzenlendiği gibi uygulamada da bu şekilde devam ettiğini, bu kapsamda aynı projede yapılacak konutların da davacı tarafından yapılması hususunda ikinci bir sözleşme daha yapıldığını, yani yapılacak işin bir bütün olarak değerlendirildiğini, müvekkili şirketin bu işi bir bütün olarak düşündüğünü, yapım işlerini de satım işlerini de aynı şirkete verdiğini, buradaki amacın her iki işin birbirine paralel olarak ilerlemesi olduğunu, kısaca ifade etmek gerekirse satımdan gelen parayla projenin finanse edilmesi, satıma uygun olarak da yapım işinin tamamlanması olarak ifade edilebileceğini, ancak davacının, bu süreci yönetemediğini, gerek satım, gerekse yapım işinde üstlendiği görevleri yapmamış olması nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını, yapım işi ile ilgili olarak da alacaklı olduğu iddiası ile Konya....Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, öncelikle birbirleriyle hukuki ve fiili irtibatlı olması sebebiyle her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, ...... Konutları projesinin konsept olarak önemli ve başarılı bir proje olup esasında satışı kolay bir proje olduğunu, müvekkil ve ortaklarının kendi çevresindeki insanlara satış yapıldığını, bu satışlarda davacının katkısının sınırlı oranda olduğunu, bunun yanı sıra yapılan satışların sözleşmede belirlenin miktarların çok altında kaldığının, satışların süresinde ve beklenen şekilde yapılmaması ve davacının yapımdan kaynaklanan edimlerini süresinde ve tam olarak yerine getirmemesinden kaynaklanan sorunlarda eklenince projenin tesliminin geciktiğini, projenin yapımını da üstlenen davacı şirketin edimlerini yerine getirmediği için projedeki konutların tesliminin geciktiğini, satışta yapmış olduğu hatalar ve taahhütler nedeniyle müvekkilinin zor durumda kaldığını, davacının, halen satış işlemine devam ettiğini iddia etmekte ise de çok uzun zamandır satış işlemi yapmadığı gibi böyle bir yetkisi de bulunmadığını, sözleşmeye göre böyle bir yetkisi ve hakkının kalmadığını, görevini yerine getirmediği gibi müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının da bulunmadığını, çok uzun zamandır satış işlemlerinin müvekkili tarafından yapıldığını, davacının, üstlendiği işi tam ve eksiksiz yerine getirmediği gibi işi yarım bırakıp gittiğini, sözleşme şartlarına göre düzenlenmiş bir hakediş raporu ve müvekkili tarafından imzalanmış bir hakkediş raporunun bulunmadığını, sözleşmedeki sürenin bitiminden yaklaşık 4 yıl geçtikten sonra edimleri yerine getirmemiş olmasına rağmen alacağı olduğu iddiası ile dava açtığını, davacının vadesi gelmiş bir alacağının bulunmadığını, davacının açmış olduğu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu, müvekkilinin büyük oranda zarara uğratıldığını, müvekkilinin davacıya muaccel olmuş bir borcunun bulunmadığından bahisle davanın reddini talep etmiştir.
Birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dava dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında imzalanan teknik müşavirlik sözleşmesi gereğince davalı şirketin yapımını üstlendiği konut projesinin mevzuata uygun olarak yapılması için lazım gelen kontrol denetim ve teknik müşavirlik işlerinin müvekkili tarafından yapılacağının kararlaştırıldığı, işin ilerleme durumlarının müvekilli tarafından sürekli olarak davalı şirkete bildirildiğini, müvekkilinin tüm edimleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini, tüm bu nedenlerle davalının üzerine kayıtlı menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının tüm alacağımızı karşılayacak miktarının tensiple ihtiyaten haczine, 04/07/2012 tarihli teknik müşavirlik sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarından fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 301.000,00 TL nin temürret tarihi olan 23/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafın üstlendiği görevin sadece müvaşirlik hizmeti olmayıp inşaatın tamamının yapımını üstlendiğini, sözü geçen konut projesinin Konya' nın ün büyük ve en önemli konut projelerinden birisi olduğunu, projenin tüm yetki ve sormululuğu deneyimine güvenilinen davacıya bırakıldığını, imzalanan ikinci sözleşme ile yapılan konutların satışının da davacı tarafından yapılacağının kararlaştırıldığını, davacının görevlerini tam olarak yapamaması nedeniyle müvekkilini zarara uğrattığını, davacı tarafın satım işi ile ilgili olarak da alacaklı olduğu iddiası ile Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, öncelikle işbu dava dosyasının Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesinin dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacının inşaat ve kontrol işlerini tam yerine getirmemesi nedeniyle inşaatta eksik işlerin olduğu, eksik işlerin giderilmesi için müvekkilinin maliyetlere katlanmak zorunda kaldığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı-birleşen dosya davacısı 19/11/2021 (harç yatırma) tarihli ıslah dilekçesiyle; asıl dosyada talep miktarını; 408.858,50 TL arttırarak 709.858,50-TL’ye; birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında talep miktarını 5.098.136,03 TL arttırarak 5.399.136,03-TL’ye çıkarmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Ana dava yönünden yapılan değerlendirmede; Taraflar arasında 04/07/2012 tarihli pazarlama ve satış sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 2. Maddesinde işin konusunun iş sahibi tarafından yapımı üstlenilen Konya ili Meram İlçesi ...pafta.... ada ve...parselde tapuya kayıtlı gayrimenkul üzerinde ekli projeye göre yapılacak olan yaklaşık 460 adet dairenin ...... tarafından pazarlama ve satışına ilişkin şarları içerir şeklinde belirlendiği, sözleşmenin 6. Maddesinde ücrete ilişkin inşaat alanında satışı yapılan daireler için nakit tahsil edilen bedelin %1,5'i, iş sahibi tarafından her ay ...'ya ödenecektir. Fatura ücrete esas aya müteakip ayın 5. İş gününe kadar kesilir ve 10. İş gününe kadar iş sahibine tebliğ edilir. Faturanın iş sahibine tebliğinden itibaren 20 gün içerisinde o aya ait ücret ...'ya ödenir şeklinde düzenlendiği, taraflar arasında yapılan sözleşmenin tellalık(simsarlık sözleşmesi olduğu, tellalık sözleşmesinin 6098 sayılı TBK'nun 520.ve devam eden maddelerinde düzenlendiği, TBK'nun 520.maddesinde;" Simsarlık sözleşmesi, simsarın taraflar arasında bir sözleşme kurulması imkânının hazırlanmasını veya kurulmasına aracılık etmeyi üstlendiği ve bu sözleşmenin kurulması hâlinde ücrete hak kazandığı sözleşmedir. Simsarlık sözleşmesine, kural olarak vekâlete ilişkin hükümler uygulanır. Taşınmazlar konusundaki simsarlık sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz." şeklinde, TBK'nun 521.maddesinde; " Simsar, ancak yaptığı faaliyet sonucunda sözleşme kurulursa ücrete hak kazanır. Simsarın faaliyeti sonucunda kurulan sözleşme geciktirici koşula bağlanmışsa ücret, koşulun gerçekleşmesi hâlinde ödenir. Simsarlık sözleşmesinde simsarın yapacağı giderlerin kendisine ödeneceği kararlaştırılmışsa, simsarın faaliyeti sözleşmenin kurulmasıyla sonuçlanmamış olsa bile giderleri ödenir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı,.......
Birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dava dosyasından yapılan değerlendirmede; Taraflar arasında 04/07/2012 tarihli Teknik Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 3. Maddesinde sözleşmenin konusunun ...... tarafından arsa üzerine yapılması planlanan konut projesi inşaatlarına ait her türlü inşaat işinin (kaba,ince işler, çevre düzenleme işleri, peysaj işleri vs. Her türlü iş) ilim,fen ve sanat kurallarına, proje, proje detaylarına, mevzuata ulusal ve uluslararası standartlara uygun olarak yapılması için lazım gelen kontrol, denetim ve teknik müşavirlik işlerinin ve hizmetlerinin müşavir tarafından yapılmasına/ yerine getirilmesine ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir. Sözleşme kapsamında yaklaşık 460 adet daire ve sosyal tesisleri inşa edilecektir. şeklinde belirlendiği, sözleşmenin 4. Maddesinde müşavirin görevlerinin belirlendiği, sözleşmenin 13. Maddesinde hakedişler ve ödemelerin Ek "hakedişler ve Ödemelerde" belirleneceğinin düzenlendiği, Taraflar arasında yapılan 04/07/2012 tarihli Teknik Müşavirlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu, (Yargıtay 23.Hukuk Dairesi'nin 20.01.2014 ve 2013/7373 Es. 2014/278 Kar. Sayılı ilamında benzer şekilde kabul edilmiştir.) Eser sözleşmesine ilişkin düzenlemelerin 6098 sayılı TBK'nun 470. Vd.eden maddelerinde düzenlendiği, TBK.nun 470. maddesinde;" Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, işsahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir." şeklinde, TBK'nun 471. maddesinde; "Yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır. Yüklenici, meydana getirilecek eseri doğrudan doğruya kendisi yapmak veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak, eserin meydana getirilmesinde yüklenicinin kişisel özellikleri önem taşımıyorsa, işi başkasına da yaptırabilir. Aksine âdet veya anlaşma olmadıkça yüklenici, eserin meydana getirilmesi için kullanılacak olan araç ve gereçleri kendisi sağlamak zorundadır." şeklinde, TBK'nun 473. maddesinde; "Yüklenicinin işe zamanında başlamaması veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirmesi ya da işsahibine yüklenemeyecek bir sebeple ortaya çıkan gecikme yüzünden bütün tahminlere göre yüklenicinin işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği açıkça anlaşılırsa, işsahibi teslim için belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir. Meydana getirilmesi sırasında, eserin yüklenicinin kusuru yüzünden ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak meydana getirileceği açıkça görülüyorsa, işsahibi bunu önlemek üzere vereceği veya verdireceği uygun bir süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir." şeklinde, TBK'nun 479/1. maddesinde; "İşsahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur" şeklinde düzenlemeler yapıldığı, mahkememiz heyeti ile birlikte mahallinde mali müşavir, inşaat mühendisi ve sözleşme konusunda uzman bilirkişi eşliğinde keşif yapıldığı, tarafların ticari defterlerinin incelendiği, inşaat bilirkişisi inşaat mühendisi ......, SMMM ...... ve Sözleşme Konusunda Uzman bilirkişi Av. ...... tarafından düzenlenen 02.08.2021 havale tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı tarafın uyuşmazlık dönemlerine ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, 2013-2019 yılları arasında davalı tarafa 3.483.898,86 TL tutarında fatura düzenlendiğini, 3.552.190,66 TL tutarında tahsilat yaptığı, dava tarihi itibariyle davacı ... şirketinin davalı tarafa 68.291,80 TL tutarında borçlu olduğunun, davalı tarafın uyuşmazlık dönemlerine ait ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde; ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunu, dava tarihi itibariyle davacı taraftan 281.780,50 TL tutarında alacaklı olduğunu, Konya İli Meram İlçesi Büyükkovanağızı Mahallesi ...pafta.... ada...parsel üzerinde yapılan ...... Konutları inşaatının toplam maliyetlerinin KDV hariçi 247.404.911,72 TL olarak yer aldığını, taraflar arasında yapılmış olan 04.07.2012 tarihli teknik müşavirlik hizmetleri sözleşmesinin hükümlerine göre; üzerinden davacı tarafa prim hesaplanacak inşaat maliyeti tutarının KDV dahil 114.675.091,04 TL olduğunun,%5 prim hesaplanmasına esas inşaat maliyeti:114.675.091,04 TL, Prim Payı %5:5.733.754,55 TL, Prim KDV'si:1.032.075,82 TL, Prim Tutarı:6.765.830,37 TL, 06.07.2015 tarihinde tahsil edilen bedel:1.366.694,34 TL, bakiye ...... A.Ş. İnşaat Maliyeti Prim Payı:5.399.136,03 TL, ödemeler/tahsilatlar düşüldükten sonra dava tarihi itibariyle davacının davalı taraftan inşaat maliyetleri üzerinden hesaplanan prim tutarından 5.399.136,03 TL alacaklı olduğunun bildirildiği, bilirkişi heyet raporunun ayrıntılı ve denetime elverişli olması nedeniyle mahkememizce hükme esas kabul edildiği, davacı tarafın davayı ıslah ettiği ve 19.11.2021 tarihinde ıslah harcını mahkemeler veznesine yatırdığı, davalı tarafın ıslah edilen kısma karşı zamanaşımı def'inin TBK'nun 147/6.maddesi kapsamında yerinde olmadığı,(Yargıtay 15.Hukuk Dairesi'nin13.10.2016 tarih ve 2016/3788 Es.2016/4247 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) davacının davalı şirketten sözleşme gereğince 5.399.136,03 TL bakiye alacağının bulunduğu, davacı tarafından Ankara...Noterliğinin 14/06/2019 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarname içeriğine göre 7 iş günü içerisinde ödemenin yapılmasının talep edildiği, ihtarnamenin davalı şirkete 15/06/2019 tarihinde tebliğ edildiği, 26/06/2019 tarihinde temerrüdün gerçekleştiği, her iki tarafın ticaret şirketi olması nedeniyle talep gibi alacağa avans faizi uygulanması gerektiği, yine ıslah edilen kısma ilişkin temerrüt faizinin de davalının temerrüdünün dava yada ıslah ile değil, davadan önce gönderilmiş olan noter ihtarnamesi ile gerçekleştiği, bu nedenle ıslah edilen kısma da faizin temerrüt tarihinden itibaren uygulanması gerektiği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2021 tarih ve 2019/1159 Es. 2021/1325 Kar. sayılı ilamı benzer doğrultudadır) anlaşılmakla ana dava ile mahkememiz dosyası ile birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..." gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile; 709.858,50 TL alacağın temerrüt tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Konya....Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/12/2019 tarih ve ... E. ... K. sayılı dosyasından açılan davanın kabulü ile; 5.399.136,03 TL alacağın temerrüt tarihi olan 26/06/2019 tarihinden itibaren değişen oranlarda işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı-birleşen dosya davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının daha önce de taraflarınca istinaf edildiğini, kararın kaldırıldığını, ancak mahkemece aynı karar verildiğini, kararın yerinde olmadığını, gerek asıl dava gerekse birleşen dava yönünden hükme esas alınan bilirkişi raporunun yerinde olmadığını, itirazlarına rağmen yeni bir rapor alınmadığını, bilirkişi raporunda inşaat maliyetine yönelik tespitlerin nasıl yapıldığının denetime elverişli olarak açıklanmadığını, mahkemece taraflar arasındaki yapım sözleşmesinin eser sözleşmesi olduğuna yönelik hüküm kurulduğunu, ancak eserin tam ve eksiksiz olarak tamamlanmadığını, tamamlanıp müvekkile teslim edilmiş bir iş bulunmadığını, davacı işini eksik bırakmak suretiyle inşaatın yapım işlerini bıraktığını, davacının çalışanı olan şantiye şefi ......'ın müvekkile haber etmeden işten ayrıldığını, davacının inşaattaki gecikmeyi kabul ettiğini, bunun müvekkilinden kaynaklandığını iddia etmiş ise de bunu ispatlar herhangi bir delil ileri süremediğini, davacının görevini yerine getirmemesinden dolayı taşeron firmaları kontrol etmesi nedeniyle oluşan eksik ve ayıplı işlerin müvekkili tarafından tamamlandığını, bu eksik ve ayıplı işler için yapılan harcamalar davacının yaptığı işler kapsamında inşaat maliyetine dahil edildiğini, bu durum hatalı olduğu gibi, bu işlerin düzeltilmesi için yapılan harcamaların davacının yaptığı işler için belirlenen inşaat maliyetinden düşülmesi gerekirken bunun yapılmadığını, inşaat maliyetine dahil edilen bazı ödeme ve miktarlar yanlış olup müvekkilinin kayıtları ile karşılaştırma yapılmadığı için fazla belirlendiğini, ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... firmaları başta olmak üzere birçok hesapta müvekkil kayıtları ile farklılıklar oluştuğunu, inşaatta yapılan işlerin maliyet hesaplamasında bazı mükerrer kayıtlar bulunduğunu, bunlarında müvekkil kayıtları ile karşılaştırılması gerektiğini, inşaatta yapılan işlerin maliyetini sadece davacı tarafından sunulan kayıtlar üzerinden yapıldığı ve müvekkil kayıtları ile karşılaştırma yapılmadığı için davacının yapım aşamasında bulunmadığı sadece inşaat bütçesinde bulunan bir kısım bedellerde hesaplamaya dahil edildiğini, SGK kayıtları dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, inşaat maliyetine yönelik alacak tespiti yapılırken davacının talebinin aşıldığını, davacının satış hedefleri gerçekleşmediği için çalışma düzeninin bozulduğunu, davacının inşaat işlerini bitirmediğinden satılan dairelerin müşterilere teslimi geciktiği için müvekkilinin zarara uğradığını, dairelerden satıldığı belirtildiği halde herhangi bir bedel ödenmemiş daireler yani gerçekte satış işlemi gerçekleşmemiş daireler bulunmakta olup bu durumda bunlardan herhangi bir prim alması söz konusu olmadığı halde bunlar içinde prim hesaplaması yapılmasının yerinde olmadığını, müvekkilin ortaklarına satıldığı belirtilen daireler için hesaplama yapılmış olmasının yerinde olmadığını, müvekkilin iş karşılığı barter olarak vermiş olduğu daireler için de prim hesaplaması yapılmasının yerinde olmadığını, satışa yönelik prim hesaplamasında dairelerin KDV dahil satış bedelline göre prim hesaplaması yapılmış olup bunun yerinde olmadığı gibi daire satın alan müşterilerin bir kısmına KDV iadesi yapılmak suretiyle dairelerin satım fiyatlarının değiştiğini, buna rağmen bu bedeller üzerinden prim hesaplaması yapılmasının yerinde olmadığını, daire satışına yönelik prim alacak tespiti yapılırken davacının talebinin aşıldığını, davacı tarafından dosyaya sunulan taraflarca imzalanmış sözleşmesinin süresinin dolduğunu, davacı, sorumluluklarını ve yükümlülüklerini yerine getirmemiş olmasına rağmen müvekkilinden alacaklı olduğuna yönelik tespitlerin yerinde olmadığını, davacının ıslah dilekçesi vermesinde usule uyulmadığı gibi dava ve ıslah tarihi itibariyle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını beyanla asıl ve birleşen davanın ortadan kaldırılmasına, davacının taleplerinin tamamen reddine, eksik incelemenin tamamlanarak itirazları doğrultusunda hüküm kurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; asıl ve birleşen dosyada alacak istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355.maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklara ve gerekçe içeriğine göre, mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığın somut olayın özelliklerine uygun olarak belirlendiği, yargılamanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen usullere uygun olarak yürütüldüğü, taraflarca gösterilen hükme etki edecek delillerin usulüne uygun olarak toplandığı, dairemizin kaldırma kararı üzerinde alının bilirkişi raporunda tarafların itirazlarının tek tek değerlendirildiği, buna göre mahkemece asıl ve birleşen davada davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davalı- birleşen dosya davalısı tarafından ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı, mahkemece delillerin takdirinde ve yasa kurallarının olaya uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediği, asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı-birleşen dosya davalısının asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b-1 maddesi uyarınca esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı-birleşen dosya davalısının asıl ve birleşen dosyaya yönelik istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Asıl ve birleşen dosya yönünden alınması gereken 417.305,41 TL harçtan peşin alınan 104.326,35 TL harcın mahsubu ile bakiye 312.979,06 TL karar ve ilam harcının davalı-birleşen dosya davalısından tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinafa başvuran davalı-birleşen dosya davalısı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,
6- Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 23/06/2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
(Muhalif)
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...
MUHALEFET ŞERHİ: Dava; asıl ve birleşen dosyada alacak istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde; gerek alınan rapora ve gerekse dairemiz kaldırma kararından sonra alınan ek rapora yönelik davalının, davaya konu inşaat yapım işi ve dairelerin satım işi ile ilgili bilirkişi raporuna yönelik inşaat yapım işi ile ilgili 8 başlık ve daire satımı ile ilgili 7 başlık halinde itirazlarda bulunduğu ve farklı bir heyetten rapor alınmasını talep ettiği,
Taraflar arasındaki ihtilafın kapsamlı olması ve itirazların Hakimlik mesleğinin uzmanlığı ile cevaplandırılabilecek mahiyette olmaması nazara alınarak itirazlar doğrultusunda yeni bir heyetten rapor alınmadan ve gerekçe gösterilmeden rapor doğrultusunda hüküm tesisi eksik incelemeye dayalı olduğu, yeni bir heyetten rapor alındıktan sonra delillerin esastan değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun davalının ayrıntılı itiraz ettiği bilirkişi raporuna dayalı ilk derece mahkemesi değerlendirilmesi sonucu verilen karara karşı istinaf talebinin esastan reddine yönelik görüşüne katılmıyorum.
Başkan ...
e-imzalıdır