T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 29/04/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN
DAVACILAR: 1- ...
2- ...
VEKİLİ: Av. ...
...'ın mirasçıları;
DAVALILAR: 1- ...
2- ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 25/03/2025
YAZIM TARİHİ: 28/03/2025
Davacılar tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 29/04/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacıların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı ...'ın davalı üzerine kayıtlı ...... isimli işletmenin devri konusunda 120.000,00 TL bedelle anlaştıklarını, sözlü olarak yapılan bu anlaşmaya karşılık davalı ...'a 25/12/2022 düzenleme 15/01/2023 vade tarihli 120.000,00 TL bedelli senedi teminat olarak verdiklerini, senedin vade tarihi gelmeden davalıya 03/01/2023 tarihinde 120.000,00 TL ödemenin elden yapıldığını, aynı gün Konya...Noterliği 03/01/2023 tarih ... yevmiye no'lu İşletme Devri Sözleşmesi ile ...... isimli işletmenin devrinin gerçekleştiğini, senet bedeli ödenmesine rağmen, senedin davalı tarafından imha ettiği gerekçesi ile müvekkillerine verilmediğini, senette belirtilen vade tarihinin üzerinden yaklaşık 6 ay geçtikten sonra senedi imha ettiğini ifade eden davalının 10/07/2023 tarihinde Konya....Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyası ile müvekkillerinin malları yönünden ihtiyati haciz kararı aldırdığını ve 12/07/2023 tarihinde Konya.... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasıyla senedi icraya koyduğunu, davalının Konya...Noterliği 03/01/2023 tarih ... yevmiye no'lu İşletme Devri Sözleşmesinde ''Devir bedelini nakten ve tamamen aldım. Başka bir alacağımın kalmadığını beyan ve kabul ederim.'' şeklinde beyanda bulunduğunu, müvekkillerinin davalıya herhangi bir şekilde borcu bulunmadığını ileri sürerek Konya.... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasından müvekkillerin borçlu olmadığının tespitine ve takiplerin iptaline, davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına ve alacağın % 10'u oranında para cezasına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının iddialarını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, senedin teminat senedi olduğu ve senet bedelinin elden ödendiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, işletme devir sözleşmesinde devir bedelinin 5.000,00 TL olduğunun belirtildiğini, sözleşmede dava konusu senetten bahsedilmediğini savunarak davanın reddi ile davacılar aleyhine %20 tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "...Somut olayımızda; davacılar teminat senedi (bono) olduğunu, Yargıtay kararlarına ve yasal düzenlemelere göre yazılı delil ile ispat edememişlerdir.
Dava konusu miktarında ödendiği yazılı delille ispat edilememiştir.
Davacı ... avalist olduğundan borçlunun temel ilişkiye dayalı savunmaları da hukuken ileri sürmesi mümkün değildir. Tüm bu hususlar, dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacıların davasının ayrı ayrı reddine Mahkememizce oluşan kanaatle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir...." şeklindeki gerekçeyle, davanın davalılar aleyhine açtığı menfi tespit (istirdat) davasının ayrı ayrı reddine, davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu edilen borcun ödendiğinin noter devir sözleşmesindeki davalı beyanı ile görüleceğini, borcun ödendiğinin yazılı belge ile ispat edildiğini, davalının beyanları karşısında; noterde düzenlenen devir sözleşmesinde davaya konu edilen senetten bahsedilmemesinin devir bedelinin düşük gösterilmesinden kaynaklandığını, kimi zaman taşınmaz devirlerinde ve bir takım noter işlemlerinde işlemin ve taşınmazın tapu harç ve masrafların düşük çıkmasını sağlamak amacıyla taşınmaz değerinin esas değerden düşük gösterildiğini, senedin düzenlenme tarihinin işletmenin devrinden hemen öncesine denk gelmesi ve düzenlenme tarihi ile vade tarihi arasında senetler açısından bakıldığında 3 haftalık kısa bir süre bulunmasının müvekkilinin ödemeyi kısa süre içerisinde yapacağına ilişkin en büyük delil olduğunu, müvekkilinin senedin henüz vade tarihi dahi gelmeden işletmenin devredildiği gün anlaşılan 120.000,00 TL'yi elden ödeyerek davalının da her ne kadar 12 gün sonra senedin vade tarihi gelecekse de başka bir alacağının kalmadığını noter işletme devri sözleşmesinde belirttiğini, borç ilişkisinin ispat külfetinin davalı üzerinde olduğunu, ayrıca mahkemece her iki davacı müvekkili aleyhine tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretlerine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Menfi tespit ve istirdat davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir. Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bononun teminat bonosu olduğu, ödendiği veya bedelsiz kaldığı yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 2018/2939 E., 2019/4786 K. sayılı- 2017/3521 E., 2019/1844 K. sayılı kararları).
Dava konusu somut olayda davacılar, dava konusu senedin işletme devri karşılığında düzenlendiğini, işletme devrinin 03/01/2023 tarihinde gerçekleştirildiğini ve aynı gün davalıya elden ödeme yapıldığını iddia etmektedirler. Buna göre ispat yükü davacılarda olup davacıların senedin bedelinin ödendiği yönündeki iddialarını yazılı delille ispatlaması gerekir. Davacılar iddialarını ispatlayacak yazılı delil sunmamışlardır. Dosyada mevcut 03/01/2023 tarihli işletme devir sözleşmesinde dava konusu senede ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davacıların iddialarını ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Her ne kadar karar başlığında yargılama sırasında vefat eden davalı ...'ın ismi yazılmışsa da, davalı vekili karar tarihinden önce 28/12/2023 tarihli dilekçesiyle mirasçılık belgesi ve mirasçılar ... ve ...'ın vekaletnamesini sunduğundan taraf teşkili tamamlanmış olup karar başlığına murisin adının yazılması ilk derece mahkemesince her zaman düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan mahkemece yapılan hataya işaret edilmekle yetinilmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacıların istinaf başvuru taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 1.230,80 TL harçtan, peşin alınan 855,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 375,60 TL karar ve ilam harcının davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4.maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 25/03/2025 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...