T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 11/06/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av....
İHBAR OLUNAN: ......
VEKİLİ: Av....
DAVA: Kooperatif Üyeliğinin Tespiti
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 10/07/2025
YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatif üyeliğinin tespiti davasında 11/06/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davalının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya İli, Çumra İlçesi, ...... Mahallesinde yaklaşık on yıldır toplamda 75 dönüm (bir çiftçi dönümü=2500 m2) tarlası ve kiralayarak ektiği tarlalarla birlikte toplamda 200 dönüme yakın tarla ekerek çiftçilik yaptığını, müvekkilinin çiftçilik yaptığı süreçte defalarca davalı Kooperatiften su aldığını, davalı kooperatif başkanı ve yetkililerinin, müvekkilinin defalarca sözlü üye olmak istediğini iletmesine rağmen müvekkilini üye kabul etmediklerini, bunun üzerine müvekkilinin 09.12.2022 tarihinde yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, davalı kooperatifin, kooperatif sulama sahasından toplulaştırma işlemi geçtiğinden dolayı asıl tapular gelmeden üye yapmadıkları gerekçesiyle müvekkilini ortaklığa almadığını, davalı kooperatif başkanının da çiftçilik yaptığını ve müvekkilinin tarlalarından bazıları ile tarla komşusu olduğunu ve bu tarlaları müvekkilinin kullandığını bildiğini, kendince bir sebep üreterek müvekkilini ortaklığa kabulden kaçındığını, müvekkilinin kooperatife üye olma şartlarını sağladığını, yönetim kurulunun anasözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamayacağını, davalı kooperatifin kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yaptığını, davalı kooperatif yönetim kurulu üyeleri ve başkanı hiçbir sebep olmamasına ve anasözleşmede belirtilen şartları taşımasına rağmen müvekkilini ortaklığa kabul etmediklerini, müvekkilinin Çumra Cumhuriyet Başsavcılığına görevi kötüye kullanmaktan şikayette bulunduğunu, soruşturmanın devam ettiğini, davalı kooperatif yönetim kurulu başkanının, müvekkili ile husumetinin bulunduğunu, müvekkilinin 2022-2023 yılı çiftçilik sezonunda 200 dönüm tarla ektiğini ve tahmini 700.000 - 800.000 TL civarında su parası ödediğini, müvekkilinin Tarımsal Sulama Amaçlı Su Kullanım Hizmet Bedelinin Desteklenmesine İlişkin Uygulama Tebliği'nden yararlanabilmesi için Kooperatife üye olması ve 15.10.2023 tarihine kadar desteklemeden yararlanabilmek için dilekçe ile Kooperatife başvuru yapması gerektiğini beyan ederek müvekkilinin davalı kooperatife üyeliğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, süresinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Yukarıda yapılan açıklamalar, amir kanun hükümleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; 1163 Sayılı Kooperatif Kanunun 8/son maddesindeki amir kanun hükmü gereğince "Kamu kaynaklarından desteklenen kredilere kefil olan kooperatifler ile kamu kaynaklı tarımsal desteklemelere aracılık yapan kooperatiflerde, yönetim kurulu anasözleşmede belirtilen şartları taşıyanları ortaklığa kabulden kaçınamayacağının" hükme bağlandığı, davalı kooperatifin bu nitelikte bir kooperatif olduğu, yukarıda özeti verilen 12/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere davacının, dava tarihi itibariyle kooperatife üye olma şartlarını taşıdığı, her ne kadar davalı tarafından toplulaştırma işleminden bahisle davacının üyeliğinin kabul edilmediği ve toplulaştırma işleminin kesinleşmesinin gerektiği ifade edilmiş ise de gerek kooperatif ana sözleşmesinin 13. maddesi gerekse de 1163 Sayılı Kanunun 15/2 ve 16/1 maddesi nazara alındığında davacının kooperatife üye olma şartlarını sonradan kaybetmesi halinde her zaman ortaklıktan çıkarılabileceği, "toplulaştırma işleminin kesinleşmesinin" beklenilmesinin davacının üyelikten kaynaklanan haklarının kullanılmasına engel olacağı ve davacı açısından hak kaybına sebebiyet vereceği değerlendirilmekle davacının davasının kabulü ile davacı ......'ın, davalı ...... Kooperatifi üyesi olduğunun tespitine dair Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü olarak aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının davalı ...... Kooperatifi üyesi olduğunun tespitine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının müvekkili kooperatife 09/12/2022 tarihinde üyelik başvurusunda bulunduğunu ve müvekkili kooperatifin de kanun gereğince müracaat edenlerin anasözleşmede gösterilen ortaklık şartlarını taşıyıp taşımadıklarını araştırmak zorunda olduğunu, halihazırda davacının da arazilerinin yer aldığı Konya İli, Çumra İlçesi, ...... Mahallesi havzasında geniş bir toplulaştırma işleminin devam ettiğini, tapuların net bir şekilde belirlenemediğini ve Kooperatif Ana Sözleşmesi'nin Ortaklık Şartları başlıklı 8. maddesinin (3). fıkrasında belirtilen "Ekli haritada gösterilen alan içinde kendi veya eşi adına tapulu arazi sahibi olmak ve arazi üzerinde bizzat tarım üretimi yapmak veya kiracı yahut ortakçı vasıtasıyla yaptırmak " şartının davacı ve davacı gibi bir çok ortak olmayan isteyen adaylarda toplulaştırma işlemi bitene kadar değerlendirmeye alamadıkları gerekçesiyle davacının başvurusunu reddettiklerini, alınan kararın tamamen kooperatif ana sözleşmesinin üyelik şartının halihazırda davacıda mevcut olmayışından kaynaklı olarak alınan bir yönetim kurulu kararı olduğunu, müvekkili kooperatif tarafından üyelik başvurusunda bulunan ...... isimli şahsa da davacı da olduğu gibi "Toplulaştırma askı süreci bitmediğinden dolayı Devlet Su İşleri tarafından sulama sahamızın haritası ve yeni parsel numaralı tapular verilemiyor. Bu sebepten ötürü kooperatif üye kaydı yapamıyoruz " şeklinde kooperatif yetkililerince noter onaylı cevap verildiğini, müvekkili kooperatifin, üyelik başvurusu yapan herkese genel, objektif ve gerekçeli açıklama yaparak "askı süresince-geçici olarak" üye kaydı almadıklarını belirttiğini, kooperatif yeniden üye başvuruları almaya başlayana dek saha çevresinde arazisi bulunan çiftçilerin sulama ihtiyaçlarını bu şekilde sırayla karşıladıklarını, mahkemece davacı lehine kurulan karar sonrasında, kooperatifin, kendisine üye olmak isteyen herkesi ana esaslarına aykırı olduğu halde üye yapmak zorunda, toplulaştırmayı bekleme durumunu ortadan kaldırmak ve üyeler arasında kargaşaya mahal verme gibi bir çok olumsuz durumla karşı karşıya kaldığını, davacının, kooperatif havzasında yer alan arazilere toplulaştırma gelmeden 2020 yılından önce kooperatife ne sözlü ne de yazılı olarak üyelik başvurusunda bulunmadığını, davacının işbu davayı açmasında gözettiği hukuki yararları kooperatif üyesi olmadan da gerçekleştiği için hukuki yarar yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacının babası ...'ın müvekkili kooperatifte aktif üyelik kaydının bulunduğunu, bu nedenle hem babası adına hem de üye olmamasına rağmen kendisi adına su aldığını, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kooperatif üyeliğinin tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacının kooperatif üyeliğine kabul talebinin, davalı kooperatif tarafından sulama sahasında toplulaştırma işlemi yapıldığından ve toplulaştırma işlemi henüz sonuçlanmadığı için yeni oluşacak parseller belli olmadığından reddedildiği anlaşılmaktadır.
Kooperatif ortağı olma hususunda "açık kapı ilkesi" geçerlidir. Kanunda ve anasözleşmede yer alan şartları taşıyan herkes başkaca bir sınırlama bulunmaması halinde kooperatif ortağı olma hakkına sahiptir.Kooperatif Yönetim Kurulunun ise başvuru tarihinde kanundaki ve ana sözleşmedeki üyelik şartlarının bulunup bulunmadığını inceleme ve şartları taşıyanların taleplerini kabul etme veya şartları taşımayanların taleplerini reddetme; ortaklığa kabul sonrasında ise şartları taşımadıklarını tespit ettiği ortakları ortaklıktan çıkarma yetki ve görevi vardır.
Bu açıklamalardan sonra tekrar somut olaya dönüldüğünde, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının kanundaki ve ana sözleşmedeki üyelik şartlarını taşıdığı, henüz sonuçlanmayan toplulaştırma işlemi gerekçe gösterilerek davacının üyelik talebinin reddedilemeyeceği, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunduğu bu sebeple ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davalı tarafından ileri sürülen istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davalının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL karar ve ilam harcının davaLıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinafa başvuran davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin dairemiz tarafından yapılmasına,
6-Kararın temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine 10/07/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
...