T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/04/2024
NUMARASI: ... Esas - ... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI: ......
VEKİLİ: Av...
DAVALI: ...
TASFİYE MEMURU: ......
KAYYIM ADAYI: ......
DAVA: Kooperatifin Dağılması İstemli
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 08/07/2025
YAZIM TARİHİ: 11/07/2025
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan kooperatifin dağılması istemli davada 24/04/2024 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı Sınırlı Sorumlu ...... Tarımsal Kalkınma Kooperatifinin, 02.02.1990 tarihinde tescil edildiğini ve 13.02.1990 tarihli 2464 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde kuruluş ilanı yayımlanarak faaliyetine başladığını, davalı kooperatifin, en son olağan genel kurul toplantısını 20.06.2014 tarihinde yaptığını, bu tarihten sonra olağan genel kurul toplantısı yapılmadığını, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu gereğince kooperatifin üç yıl olağan genel kurulunu yapmaması halinde dağılacağı hükmüne amir olduğunu, her ne kadar davalı kooperatif, üç yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmaması nedeniyle dağılmış olsa da bu durumun kooperatifin tasfiye edilip sicilden silindiği anlamına gelmediğini beyan ederek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine, kooperatife tasfiye heyeti atanmasına, 659 sayılı KHK (R.G.: 02.11.2011)‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idare lehine vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Mahkememizce yapılan yargılama ve değerlendirmede; davalı kooperatifin SGK ve vergi dairesine herhangi bir borcunun olmadığı tespit edilmiş ise de genel kurul toplantılarının yapılamadığı, kooperatifte yönetim ve organ boşluklarının oluştuğu artık kooperatifin amacına ulaşmasının mümkün olmadığı, kooperatifin feshi dışında başka bir seçeneğin de olmadığı, tüzel kişiyi yaşatma ana ilkesinin dosyamıza gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığı, yani Kooperatifler Kanunun 81/1-6 ve 7. ve kooperatif ana sözleşmesinin 110/f ve g maddelerinde belirtilen muhik sebeplerin var olduğu anlaşıldığından davalı kooperatifin feshine ve hükmün kesinleşmesi ile birlikte şirkete tasfiye memuru atanmasına ve böylelikle davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki hükmün kurulması gerekmiştir." gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünün .... sırasında kayıtlı davalı .... Kooperatifi'nin 1163 sayılı kooperatifiler yasasının 81/1-6 ve 7 maddeleri gereğince ve kooperatifin ana sözleşmesinin 110/f ve g maddeleri gereğince münfesih olduğunun tespitine ve tasfiyesine, davalı kooperatifin tasfiye işlemlerinin gerçekleştirmek üzere SMMM ......'i resen tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye memuruna emek ve mesaisi karşılığı olmak üzere 20.000,00 TL ücret takdirine, tasfiye memuru ücretini tasfiye işlemleri tamamlandığında mahkemece ödenmesine, davacı vekiline 20.000,00 TL tasfiye memuru ücreti ile 25.000,00 TL tasfiye giderini yatırmak üzere kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde tasfiye memuru ücreti ile tasfiye gideri yatırılmadığı takdirde kararımızın infaz edilemeyeceğinin ihtaratına (ihtarat yapıldı), karar kesinleştiğinde tasfiye memurunun mahkememizce tutulacak tutanak ile göreve başlatılmasına, tasfiye memurunun yapacağı tasfiye giderlerinin belgelendirildiğinde tasfiye memuruna mahkemece ödenmesine, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye giderlerinin davalı kooperatifin tasfiyesi sırasında yargılama giderleri ile birlikte öncelikle varsa davalı kooperatifin mal varlığından karşılanarak davacı tarafa ödenmesine, karar kesinleştiğinde bir suretinin Konya Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretini müvekkili Bakanlığın ödemesine hükmedilmişse de kararın bu yönüyle eksik inceleme sonucu tesis edildiğini, dosya münderecatına göre usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının tasfiye masrafı ve tasfiye memuru için takdir edilen ücretin müvekkili Bakanlık tarafından ödenmesine hükmedilmesi yönünden kaldırılmasına, 659 sayılı KHK (R.G.: 02.11.2011)‘nın 6/2 ve 14/1 maddeleri gereğince yargılama giderleri ve idare lehine vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ile tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut olayda davacı bakanlık tarafından, davalı kooperatifin 3 yıl üst üste olağan genel kurul toplantısını yapmadığı belirtilerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davacı bakanlığın talebi kabul edilerek davalı kooperatifin münfesih olduğunun tespitine ve tasfiye memuru atanmasına karar verildiği, ayrıca tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, tasfiye memuru ücreti ile tasfiye masraflarının davalı kooperatifin tasfiyesi sırasında yargılama giderleri ile birlikte öncelikle varsa davalı kooperatifin mal varlığından karşılanarak davacı tarafa ödenmesine karar verildiği, davacı bakanlık tarafından tasfiye memuru ücretinin ve tasfiye masraflarının kendileri tarafından karşılanması kararının hatalı olduğu beyan edilerek bu yönde istinaf talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (Kapatılan) 23.Hukuk Dairesi'nin 2016/8614 Esas-2020/326 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, tasfiye iş ve işlemleri için gerekli masraflar ile tasfiye memuru ücretleri, ilgili kooperatifin malvarlığından karşılanması gerekli bedeller olup, ancak kooperatifin malvarlığının bulunmaması ve tasfiye talep eden kurum tarafından bu hususun bilinmesi halinde tasfiye talep eden kuruma yüklenebilecektir. Bu sebeple mahkemece, davalı kooperatifin mal varlığı bulunup bulunmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmadan tasfiye masrafları ve tasfiye memuru ücretinin ileride davalı kooperatiften alınmak kaydıyla dahi olsa davacı bakanlık tarafından karşılanmasına karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu sebeple davalı kooperatifin mal varlığı bulunup bulunmadığı hususunda davalı kooperatifin defterleri de incelenmek suretiyle yeterli araştırma yapıldıktan sonra tasfiye masrafları ve tasfiye memuru ücreti konusunda karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmadığından davacının istinaf başvuru talebinin kabulü ile HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/04/2024 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı harçtan muaf olduğundan harç ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 08/07/2025 tarihinde oy çokluğu ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır
(muhalif)
...
MUHALEFET ŞERHİ: Dava, kooperatifin münfesih olduğunun tespiti ile tasfiye memuru atanması istemine ilişkindir.
Dava dosyası incelendiğinde; davalı ...... kooperatifinin ticaret sicil memurluğunca resen 02/09/2013 tarihli işlem sonucu TTK'nın geçici 7. Maddesi gereğince sicilden terkin edildiği, bilahare şirketin son yöneticileri ...... ve ...... tarafından Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine 24/03/2015 tarihindeki talep üzerine yapılan yargılama sonucunda, Hadim Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas ... karar sayılı, 06/10/2015 tarihli kararla ek tasfiyenin yapılması için davalı kooperatifin ihyasını ve yeniden ticaret siciline tesciline ve tasfiye memuru olarak davacı ......'nin tasfiye memuru olarak atanmasına karar verildiği, kararın Konya Ticaret Sicil Müdürlüğünce gerekli idari işlemler yapılması sonucunda 02/11/2020 tarihinde Ticaret Sicil Memurluğunca; " tasfiye memurluğuna ... kimlik nolu KONYA/TAŞKENT adresinde ikamet eden ...... tescil tarihinden itibaren aksi karar alınana kadar tasfiye memuru olarak atanmıştır...."şeklinde tescil işleminin yeniden gerçekleştiği, dava tarihinde, davalı kooperatifin halen ticaret sicilde faal bir şirket olmasına rağmen davacı bakanlığın yeniden davalı kooperatifin münfesih sayılmasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin iş bu davayı açtığı anlaşılmıştır.
Davacı Bakanlığın, davalı kooperatif üzerinde yasadan kaynaklanan denetim yetkisinin bulunduğu tartışmasızdır. Yukarıda tespit edilen bilgilere göre 2020 yılında davacı tarafça ek tasfiye işlemleri gerçekleştirilmesi için ticaret sicil memurluğuna tescil edilen davalı kooperatifin tasfiye işlemlerinin tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmamışsa tasfiye işlemlerine devam edilip edilmediği, devam ediliyorsa tasfiyenin gecikme sebepleri araştırılmadan ayrıca başkaca yasal bir gerekçe gösterilmeden iş bu davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığı, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararının dava şartı yokluğu sebebiyle resen kaldırılmasına, HMK'nın 353/1.b.2 maddesi gereğince talebin usulden reddine yönelik yeniden hüküm kurulması gerektiği kanaatinde olduğumdan;
Sayın çoğunluğun; istinaf talebinin kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının ilk derece mahkemesine iadesine yönelik görüşüne katılmıyorum.
Başkan ...
e-imzalıdır