T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: ...
KARAR NO: ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN: ... (...)
ÜYE: ... (...)
ÜYE: ... (...)
KATİP: ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 01/04/2026
NUMARASI: ... Esas
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
İSTİNAF EDEN
KARŞI TARAF DAVALI: ...
VEKİLİ: Av. ...
TALEP: İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ: 14/05/2026
YAZIM TARİHİ: 18/05/2026
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 01/04/2026 tarihinde tesis edilen ara karara, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin bu takibi tesadüfen öğrendiğini, Karaman İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas- ... Karar sayılı dosyasından takip dayanağı bononun daha evvel zamanaşımına uğradığı yönünde karar alındığını, alacaklının İİK'nın 33/a-II maddesi uyarınca genel mahkemelerde dava açmadığını, bu nedenle ilamın zamanaşımına uğradığı hususunun kesin hüküm teşkil ettiğini, aynı alacağın ilamsız takibe konu edilmesinin veya başka bir takip yolu ile takip edilmesinin mümkün olmadığını, davalının kesinleşen icranın geri bırakılması kararına rağmen aynı senedi ilamsız takibe konu ettiğini, müvekkilinin gıyabında ve usulsüz tebligat yapılmak suretiyle takibin kesinleştiğini, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, takip konusu senet bono vasfını yitirdiğinden ispat külfetinin davalıya ait olduğunu ileri sürerek, takibin dava sonuna kadar durdurulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ : Mahkemece "...İcra takibinden sonra Mahkememizde Menfi Tespit davası açılmıştır.
“İİK’nun 72.maddesinin 3. Fıkrası uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına değil, tedbir yoluyla ancak icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir.”
İİK m.72,3,c.2 hükmüne göre gösterilecek bu teminat da HMK m.87 ve m.392/1 hükümlerine göre gösterilir.
Görüldüğü gibi, Kanun, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında yalnız (icra takibinin son safhası olan) paraların paylaştırılması (paranın alacaklıya ödenmesi) safhasının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı verilebileceğini kabul etmektedir. Çünkü madde 72,3,c 2'deki “icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmesi” takibin son paraların paylaştırılması ödenmesi safhasını oluşturur Mahkeme takibin daha önceki safhalarının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez (m.72,3,c.1).Buna göre mahkeme borçluya ödeme emri gönderilmemesi icra Mahkemesi'nin itirazın kaldırılması talebini incelemesi (ertelemesi) boşluğunun mallarının haczi edilmemesi ve haczedilmiş mallarının satılmaması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez.
Menfi tespit davasına bakan mahkeme icra takibinin son safhasından (parayı icra veznesine yatırmadan) önce (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere) gösterilecek teminat karşılığında) icra veznesine giderek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı verebilirse de, böyle bir ihtiyati tedbir kararı, icra takibinin daha önceki safhalarını (borçlunun mallarının haczedilmesini ve satışını önlemez.
İcra takibinin son sahfasından önce, mahkemeden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı almış olan borçlu, mallarının, haczedilmesini ve satılmasını önlemek için, (takip giderleri ve faizleri ile birlikte, m.138,2) alacağı karşılayacak parayı nakit olarak icra dairesine ödeyebilir. Bu halde borçlunun malları haczedilemez, haczedilmiş idi ise haciz kalkar, yani borçlunun malları satılamaz.
İcra takibinin son safhasına(para icra veznesine girinceye kadar) menfi tespit davası açmamış olan borçlu (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında)icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi (ödenmemesi)için önce mahkemeden İhtiyadi Tedbir kararı alabilir ondan sonra süresi(HMK 397/1) içinde mahkemede menfi tespit davası açabilir. Bu halde de menfi tespit davasının sonuçlanmasına kadar icra veznesindeki para alacaklıya ödenmez." (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, 2013).
Somut olayda; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibi, Karaman icra Mahkemesinin kararına göre İİK 71, 33/a-1 maddesi gereği icranın gieri bırakılması kararı verilmiştir. Diğer taraftan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki dayanak bonoya ilişkin bu kerre .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamı ile ilamsız icra takibine ( genel haciz yolu) geçilmiştir. Tüm bu açıklamalardan sonra; her ne kadar icra takibinden sonra icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de ortada mükerrer olduğu anlaşılan takip olduğundan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre durdurulmasına..." gerekçesiyle, talebin kabulü ile, davacı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki takibin, takibe geçilen miktar olan 1.299.438,56 TL'nin % 15’i oranındaki 194.915,78TL nakdi teminatın veya kesin ve süresiz, kayıtsız şartsız banka teminat mektubunun mahkemeye ibrazı halinde tedbiren tamamen durdurulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, takibin mükerrer olmadığını, kambiyo takibi hakkının zamanaşımına uğrayarak düşmesi ve fakat temel borç ilişkisinden kaynaklanan alacak hakkının kendisinin zamanaşımına uğramamış olması nedeniyle genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, icranın geri bırakılması kararının yanlış değerlendirildiğini, takip sonrası ihtiyati tedbir ile icra takibinin durdurulamayacağını, teminat miktarının az olduğunu, borç miktarının yüzde yüz on beşi oranında teminat yatırılması gerektiğini, yetkili mahkemenin davalının yerleşim yeri olan Karaman Mahkemeleri olduğunu ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...ihtiyati tedbire itiraz eden vekil, İhtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak itirazların kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
“İİK’nun 72.maddesinin 3. Fıkrası uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin durdurulmasına değil, tedbir yoluyla ancak icra veznesine yatan paranın alacaklıya verilmemesine karar verilebilir.”
İİK m.72,3,c.2 hükmüne göre gösterilecek bu teminat da HMK m.87 ve m.392/1 hükümlerine göre gösterilir.
Görüldüğü gibi, Kanun, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında yalnız (icra takibinin son safhası olan) paraların paylaştırılması (paranın alacaklıya ödenmesi) safhasının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı verilebileceğini kabul etmektedir. Çünkü madde 72,3,c 2'deki “icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmesi” takibin son paraların paylaştırılması ödenmesi safhasını oluşturur Mahkeme takibin daha önceki safhalarının durdurulması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez (m.72,3,c.1).Buna göre mahkeme borçluya ödeme emri gönderilmemesi icra Mahkemesi'nin itirazın kaldırılması talebini incelemesi (ertelemesi) boşluğunun mallarının haczi edilmemesi ve haczedilmiş mallarının satılmaması için İhtiyadi Tedbir kararı veremez.
Menfi tespit davasına bakan mahkeme icra takibinin son safhasından (parayı icra veznesine yatırmadan) önce (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere) gösterilecek teminat karşılığında) icra veznesine giderek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı verebilirse de, böyle bir ihtiyati tedbir kararı, icra takibinin daha önceki safhalarını (borçlunun mallarının haczedilmesini ve satışını önlemez.
İcra takibinin son sahfasından önce, mahkemeden icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi hakkında İhtiyadi Tedbir kararı almış olan borçlu, mallarının, haczedilmesini ve satılmasını önlemek için, (takip giderleri ve faizleri ile birlikte, m.138,2) alacağı karşılayacak parayı nakit olarak icra dairesine ödeyebilir. Bu halde borçlunun malları haczedilemez, haczedilmiş idi ise haciz kalkar, yani borçlunun malları satılamaz.
İcra takibinin son safhasına(para icra veznesine girinceye kadar) menfi tespit davası açmamış olan borçlu (alacağın yüzde 15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında)icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi (ödenmemesi)için önce mahkemeden İhtiyadi Tedbir kararı alabilir ondan sonra süresi(HMK 397/1) içinde mahkemede menfi tespit davası açabilir. Bu halde de menfi tespit davasının sonuçlanmasına kadar icra veznesindeki para alacaklıya ödenmez." (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, İkinci Baskı, 2013).
Teminat yönünden; HMK 84 - 89 teminat ile ilgili düzenlemeler mevcuttur. Teminat miktarı Mahkemenin takdirindedir. Mahkememiz karar ve uygulamalarına göre teminat miktarında herhangi bir eksiklik yoktur.
Mahkemenin yetkisi yönünden Menfi Tespit davasında, genel kural geçerli olmakla birlikte icra takibinin yapıldığı yerde de Menfi Tespit davası açılabilir. Zira icra takibi Konya İcra Dairesinde yapılmıştır.
Somut olayda; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibi, Karaman icra Mahkemesinin kararına göre İİK 71, 33/a-1 maddesi gereği icranın geri bırakılması kararı verilmiştir. Diğer taraftan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki dayanak bonoya ilişkin bu kerre .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı ilamı ile ilamsız icra takibine ( genel haciz yolu) geçilmiştir. Tüm bu açıklamalardan sonra; her ne kadar icra takibinden sonra icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de ortada mükerrer olduğu anlaşılan takip olduğundan .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinin dosya kapsamı, mevcut delil durumuna göre durdurulmasına yönelik kaldırma talebinin reddine..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine, teminata yönelik itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı taraf davalı vekili, itiraz dilekçesini tekrarla, takibin mükerrer olmadığını, temel ilişkiden kaynaklı alacağın zamanaşımına uğramamış olması nedeniyle genel haciz yoluyla takip başlatıldığını, icranın geri bırakılması kararının doğru değerlendirilmesi gerektiğini, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, takip sonrası ihtiyati tedbir ile icra takibinin durdurulamayacağını, bu konuda açık kanun hükmünün uygulanması gerektiğini, teminat oranının içtihada aykırı şekilde belirlendiğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Talep, ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde '' Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır. '' hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 390. maddesinde de '' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' düzenlemesi bulunmaktadır.
2004 sayılı İİK'nın 72/3 maddesinde de '' İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir. '' hükmü yer almaktadır.
Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Her ne kadar mahkemece mükerrer takip bulunduğundan bahisle tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş ise de, mükerrer takip bulunmadığı gibi, İİK'nın 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilmeyeceğinden, karşı taraf davalı vekilinin itirazının kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmediğinden, karşı taraf davalı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına ve aşağıda yazılı şekilde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A)Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin KABULÜ ile; .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/04/2026 tarih, ... Esas sayılı ARA KARARININ KALDIRILMASINA,
1-İstinaf başvurusunda bulunan karşı taraf davalı tarafından yatırılan 732,00 TL istinaf karar harcının talep halinde iadesine,
2-Karşı taraf davalının istinaf başvurusu ile ilgili yaptığı yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince davanın esası ile ilgili kurulacak hükümde değerlendirilmesine,
B)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince ihtiyati tedbir talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
-Karşı taraf davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının kabulü ile, .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/02/2026 tarih, ... Esas sayılı İHTİYATİ TEDBİR KARARININ KALDIRILMASINA,
C)Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4. maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
D)Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 14/05/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır
...