T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .....
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : .....
KARAR NO : .....
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..... (......)
ÜYE : ..... (......)
ÜYE : ..... (......)
KATİP : ..... (......)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/02/2024
NUMARASI : ...... Esas - ...... Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...... ..... Mak. İml. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. .....
DAVALI : ......
VEKİLİ : Av. .....
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
YAZIM TARİHİ : 09/12/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... esas sayılı dosyası ile açılan menfi tespit davasında 29/02/2024 tarihinde tesis edilen davanın reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirketteki payının tamamını devreden dava dışı ...... ile ve davalı ......'ın fikir ve eylem birliği içinde; 15.12.2019 tanzim, 15.04.2020 vade tarihli 40.000,00 TL., 15.12.2019 tanzim, 15.05.2020 vade tarihli 50.000,00 TL. bedelli, 15.12.2019 tanzim, 15.06.2020 vade tarihli 75.000,00 TL. bedelli ve 15.12.2019 tanzim, 15.07.2020 vade tarihli 75.000,00 TL. bedelli olmak üzere toplam 4 adet sıralı bonoyu düzenlediklerini, bonoların borçlusu kısmına davacı şirketin kaşesi basılmış ve bonolar davacı şirketi temsilen dava dışı ...... tarafından imzalandığını, davalının davacı şirket aleyhine; 15.12.2019 tanzim, 15.04.2020 vade tarihli 40.000,00 TL. bedelli (işbu davaya konu olmayan) bonoya dayalı olarak, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi yaptığını, 15.12.2019 tanzim, 15.05.2020 vade tarihli 50.000,00 TL. bedelli, 15.12.2019 tanzim, 15.06.2020 vade tarihli 75.000,00 TL. bedelli ve 15.12.2019 tanzim, 15.07.2020 vade tarihli 75.000,00 TL bedelli 3 adet bono dayalı olarak ta, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo takibi yaptığını, bu takip dosyasından da davacı şirketin tüm malları ile hak ve alacakları haczedildiğini, ancak davacı şirketin, icra takibine konu bonolar nedeniyle davalıya herhangi bir borcunun olmadığını, davalı ...... ile davacı şirketteki tüm payını devrederek davacı şirketle ilgisi kalmayan davacı şirketin önceki yetkilisi ......'ün fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek sanki davacı şirketin davalıya borcu varmış ve şirketin yetkilisi olduğu dönemde düzenlenmiş gibi, dava konusu bonolara eski bir düzenleme tarihi (15.12.2019) yazılmasını sağlamak suretiyle, davacı şirketi (yakın arkadaşı, ticari ve hukuki ilişkisi ile akrabalığı olan) davalı ......'a borçlandırmaya çalıştıklarını, davacı şirket ve yetkilisi ...... ile davalı ...... arasında; para, mal veya hizmet alış verişi yahut hukuki veya ticari en küçük bir ilişki, hatta tanışıklıklarının bile olmadığını, öte yandan, icra takibine konu bonoların düzenleme tarihi olan 15.12.2019 davacı şirketin kuruluşunun Ticaret Sicili Gazetesinde yayınlandığını, eş söyleyişle davacı şirketin kuruluşunun üçüncü şahıslara duyurulduğu tarih ise (bir gün sonrası) 16.12.2019 tarihi olduğunu dolayısıyla, davacı şirketin kurulduğu henüz Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmemişken, davacı şirketin ......'tan, iptal edilen 40.000,00 TL'lik bono bedeli ile birlikte toplam 240.000,00 TL gibi bir mal, hizmet veya para almasının söz konusu olmadığını, bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalı ...... ile dava konusu senetleri davacı şirket adına imzalayan ...... arasında yakın akrabalık ve dostluk ilişkisi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası nedeniyle davalı ...... aleyhine Konya.... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne ..... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın mahkemece kabul edildiğini, ayrıca Konya.... İcra Müdürlüğü'nün ...... E. sayılı dosyasında düzenlenen 18.03.2022 tarihli sıra cetveli nedeniyle davacı şirketten alacaklı olan ...... tarafından davalı aleyhine sıra cetveline itiraz davası açıldığını, bu davada davacının alacağının muvazaalı olduğunun tespit edildiğini ileri sürerek müvekkili şirketin davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin davacı yönünden iptaline, asıl alacak olan 200.000,00 TL'nin % 20'sinden az olmamak üzere takdir olunacak tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu senetlerin tanzim edildiği tarihte şirket yetkilisi olan ...... tarafından tanzim edildiğini, davalının şirket yetkilisi ......'ü tanımadığını, şirketin kuruluş aşamasında işyerine almayı düşündüğü Laser Kesim Makinesini alabilmek için yardım etmesini, şirketin tam olarak faaliyete geçtiği vakitte şirkete ortak yapacağını vaat ederek davalıdan borç para aldığını, ayrıca davalıdan alınan paranın takibe konu olan senetten kat be kat fazla olduğunu, davalı şirket kurulduktan sonra defalarca kendisinin şirkete yapılacak ortaklığını sorduğunda ise şuanda diğer bir ortağının olduğunu, diğer ortağın buna yanaşmadığını, ......'den hibe alacaklarını ve alınacak olan hibe desteğinin ödenmesinden sonra parayı iade edeceklerini beyan ederek davalıyı oyaladığını, ödenecek olan senedin vadesi gelmeden şirkette hissesini diğer ortağı olan ......'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, ...... şirketteki hisselerini ......'e devrettiğini davalıdan gizlediğini, parayı iade etmemek için her defasında başka bir hikaye bulunduğunu, ......'den gelecek olan hibenin halen yatmadığını, yatması halinde aldıkları paraları iade edeceklerini , paranın yatmaması halinde şirketten hisse vereceklerini, bunu da kabul etmezse yapacakları kardan pay vermeyi teklif ettiklerini ancak bunlardan hiçbirini yerine getiremediklerini ve neticesinde de davalıdan aldıkları paraların iade edilmediği gibi nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, kötü niyetli davacının asıl alacağın %20'inden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ; İlk derece mahkemesince; dava konusu bonoların her birinin keşide tarihi 15/12/2019 olup, bononun keşide tarihinde bonoyu şirket adına imzalayan dava dışı ......'ün davacı şirketin ortağı ve münferiden temsile yetkili müdürü olduğunun sabit olduğu, dosyada mevcut ticaret sicil kayıtlarına göre davacı şirketin ticaret siciline 09/12/2019 tarihinde tescil edildiği, tescil ilanının 16/12/2019 tarihli ticaret sicil gazetesi ile yapıldığı, bu sebeple bononun keşide tarihi olan 15/12/2019 tarihinde davacı şirketin kuruluşu tamamlanmış bir şirket olduğu, bonoların davacı şirketin yetkilisi tarafından düzenlendiği, bonoların TTK'da düzenlenen kambiyo senetlerine ilişkin hükümlere uygun düzenlendiği, davalının bonoda lehtar olduğu, kambiyo senetlerinin davacının ticari defterine kaydedilmemiş olmasının onları hükümden düşürmeyeceği, bu durumda davacının bonoya karşı iddialarını HMK'nın 201. maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerektiği, yazılı bir delil ibraz etmeyen davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, ihtiyati tedbir kararının infaz edilmemesi nedeniyle İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilemeyeceği gerekçesiyle de davacı aleyhine İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca tazminata hükmedilmesine yer olmadığına, davacı aleyhine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ; Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla İlk derece mahkemesi kararının hem eksik inceleme ve araştırmaya dayalı, hem de usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme gerekçesinde yer alan davacı şirket yetkilisinin temsil yetkisinin kısıtlanıp kısıtlanmadığına ilişkin değerlendirmelerin dava ile ilgisi olmadığını, mahkemece davacının talebinin hangi nedene dayalı olduğunun anlaşılmadığını veya yanlış anlaşıldığını, bonoların düzenlendiği tarih itibariyle bonoları imzalayan ......'ün tüm yetkilerinin sona erdiğini, bu nedenle davacı şirketin bonolardan sorumlu olmadığını, bonoları imzalayan ......'ün şahsi sorumluluğunun sözkonusu olduğunu, davacı şirket ve yetkilisi ...... ile davalı ...... arasında herhangi bir para, mal veya hizmet alış verişinin yahut hukuki veya ticari en küçük bir ilişkinin bulunmadığı, hatta tanışıklıklarının bile olmadığı hususlarının bizzat davalının ikrarıyla, dosyaya toplanılan tüm deliller ve özellikle ilk derece mahkemesi tarafından aldırılan 20.12.2023 tarihli bilirkişi raporu kapsamıyla sabit olduğunu, ayrıca alacağın muvazaalı olduğunun Konya.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyası ile görülen sıra cetveline itiraz davasında verilen karar ile de sabit olduğunu, mahkemece davalının savunması doğrultusunda davacı şirketin hangi tarihte hibe destekli Laser Kesim Makinesi almak için müracaatta bulunduğunun, davacı şirkete hangi tarihte hibe desteği verildiğinin ......'den sorulması ve tespit edilecek tarihler ile dava konusu bonoların düzenleme tarihleri karşılaştırılmak suretiyle, davalının savunmasının doğru olmadığının tespit edilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu bonolarda nakten kaydı bulunduğunu, davalının, Laser Kesim Makinesi alınması ve davacı şirkete ortak olunması amacıyla, dava konusu bonoları aldığını savunması karşısında, senet metninin talil edildiğini, bu nedenle ispat yükünün yer değiştirdiğini, dolayısıyla davalının alacaklı olduğunu ispat etmesi gerektiğini, öte yandan 27.04.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 332 Sayılı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği uyarınca; taraflar arasındaki tahsilat ve ödemelerin, banka veya özel finans kurumu yahut PTT aracılığı ile yapılması zorunlu olduğunu, davalının davacı şirkete böyle bir ödemesi olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve resen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı, dava konusu bonoların gerçek bir borç nedeniyle düzenlenmediğini, bonoların davalı ile davacı şirketin önceki yetkilisi ...... tarafından davacı şirketi borçlandırmak amacıyla eski tarihli olarak düzenlendiğini ileri sürerek bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep etmekte, davalı ise senetlerin şirkete borç olarak verilen borç nedeniyle düzenlendiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmektedir.
Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklıdadır. Ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükü yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşer. Kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğundan borçlu olunmadığının ispat yükümlülüğü davacı borçluya aittir. Karine olarak bir kambiyo senedinin mevcut bir borcun ifası veya itfası amacıyla verildiği kabul edilir.Kambiyo senetleri birer ödeme aracıdır. Borçlu, bono nedeniyle borçlu olmadığı yönündeki iddiasını yazılı delil ile ispatlamalıdır. Bu konuda tanık dinletilmesi de mümkün değildir. Dava konusu somut olayda davacı, dava konusu bonoların gerçek bir borç nedeniyle düzenlenmediği, bonoların davalı ile davacı şirketin önceki yetkilisi ...... tarafından davacı şirketi borçlandırmak amacıyla eski tarihli olarak düzenlendiği yönündeki iddiasını ispatlayacak yazılı bir delil sunmamıştır. Ayrıca, davalı bonoların borç verilen para karşılığında düzenlendiği yönündeki savunması, bonolar üzerindeki "nakten" kaydına uygun olup bonoların talil edilmesi sözkonusu değildir. Yine, kişinin kendi muvazaasına dayanması mümkün olmadığından dava dışı üçüncü şahıs tarafından davalı aleyhine açılan sıra cetveline itiraz davasında verilen alacağın muvazaalı olduğu yönündeki kararın davacı tarafından davalıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.1. maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,
2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
4- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5- Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince; kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
6- Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 05/12/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ......
e-imzalıdır
Üye ......
e-imzalıdır
Üye ......
e-imzalıdır
Katip ......
e-imzalıdır
.....