T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/10/2023
NUMARASI : Esas - Karar
DAVACI : ... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
TASFİYE MEMURU : 1 -... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ... - [
İSTİNAF EDEN
TASFİYE MEMURLARI 2 -... - (T.C Kimlik No: ...)
3 -... - (T.C Kimlik No: ...)
VEKİLİ : Av. ...
DAVA : Alacak (Kooperatif Üyeliğinin Sona Ermesi Nedeniyle)
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 18/10/2024
YAZIM TARİHİ : 23/10/2024
Davacı tarafından davalı aleyhine Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan alacak davasında 17/10/2023 tarihinde tesis edilen davanın kabulüne ilişkin karara karşı tasfiye memurları ... ve ...'nın istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, alacaklı olduğu .... ve ... adlı şahıslara ait iki adet daireyi davalı kooperatiften devraldığını, devralınan dairelerden ....'e ait olanının ...parsel 3. Blok A Giriş 5 Katlı binanın 1. Kat 4 nolu daire, ...'e ait olanının ise .. parsel tip . sol giriş 4 katlı binanın 2. Kat 5 nolu daire olduğunu, söz konusu dairelerin noter huzurunda çekilişi yapıldığını, şahısların davalı kooperatife devir dilekçeleri vermesinden sonra davacının iki adet dilekçe ile davalı kooperatife başvurarak üyelik kaydının yapılmasını istediğini, başvurular üzerine kooperatif karar defterinin 35 nolu sayfasına 12.02.2008 tarihinde gerekli kayıtların yapılarak davacının kooperatif üyeliğe kabul edildiğini, daha sonra davacının, ....'den devraldığı .... parsel .. Blok A Giriş 5 Katlı binanın 1. Kat 4 nolu daire hissesinin tamamını .... oğlu 1945 doğumlu ....'a devrettiğini, buna ilişkin dilekçesini davalı kooperatife verdiğini, karar defterine hisse devrinin yazıldığını, bu daireye ilişkin davacının herhangi bir talebi bulunmadığını, işbu alacak davasını açmanın ön koşulu tasfiye edilmiş bulunan ... Konut Yapı Kooperatifinin ihyası olduğundan Konya.. Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E. Sayılı dosyası ile kooperatifin ihyası davası açıldığını, dava ....K. sayısı ile 19.12.2013 tarihinde karara çıktığını, anılan kararın kesinleştiğini, davacıya ait olan, tapuda Konya ili Meram İlçesi ... mahallesi, .. pafta, .. ada, .. parselde kayıtlı,... Mah. ...Sok. ... Sitesi D Blok 24/5 Meram/KONYA adresinde bulunan dairenin ... adlı şahsa satıldığını, ... adlı şahsın ise daireyi .... adlı kişiden aldığını, ....'e herhangi bir devir dilekçesi olmamasına rağmen daireyi verenlerin ise kooperatif yetkilileri olduğunu, davalı kooperatifin kusurunun söz konusu olduğunu ileri sürerek Konya İli Meram ilçesi .... mahallesi, .. pafta,... ada, .. parselde kayıtlı, ... Mah. ... Sok. ... Sitesi D Blok 24/5 Meram/Konya adresinde bulunan dairenin davacı adına tescilline, tescilin mümkün olmaması halinde daire bedelinin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kooperatiften üyelik almasına ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğunu, o yıllarda kooperatif yönetim kurulu üyelerinden ...'in ekonomik anlamda sıkıntılı olduğunu, ...'in üyeliğini davacıya devrettiğine dair bir dilekçe ile davalının kooperatif üyeliğine girme isteği taşıyan iki dilekçe getirdiğini ve bu kişinin isteği üzerine kendi adına olan üyelikleri davacıya devreder şekilde karar alındığını, bu işlemler sırasında davacının kooperatife başvurmadığını, dilekçe getirmediğini, ...'in getirdiği dilekçe ile davacının imza örneklerinin birbirine uymadığını, bu hususta imzaların mukayese edilmesi gerektiğini, ... ve iş ortağı ....'in yaşamış oldukları ekonomik sıkıntılar sebebiyle muvazaalı olarak hisse devri yaptıklarını, kooperatif üyelik devralma ve devir dilekçesi suretleri incelendiği zaman çıplak gözle bile bu dilekçelerdeki imzalar ile davacının dosyaya sunulan avukat vekaletindeki imzaların birbirine benzemediği de açıkça görüleceğini, dolayısıyla davacının kooperatifte gerçekte üyeliği hiçbir zaman olmadığını, davacının savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını ve kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karara çıktığını, davacının üyelik devir tarihinden itibaren geçen 5 yıl içinde hiçbir hak talebinde bulunmadığını, kooperatifteki üyelik iş ve işlemleri ile bu zamana kadar davacının ilgilenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... mahkememizce SMMM ..., Gayrimenkul Değerlendirme Uzmanı ...., İnşaat Mühendisi ...'ten rapor alındığı, daha sonra Kooperatifler E. Başmüfettişi Kooperatifler Hukuku Uzmanı Bilirkişi ....'den rapor alındığı, alınan her iki rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için SMMM Öğretim Üyesi Prof. Dr. ....'dan rapor alındığı, alınan rapora göre; ortaklığa kabul yönetim kurulu kararı ile gerçekleşeceğinden, kooperatif yönetim kurulunun 12.02.2008 tarih ve 35 nolu kararı ile davacının üyeliği gerçekleştirildiğini, davacının üyelikten çıkarıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı, yönünde tespitte bulunulduğu, alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli olduğu, alınan bilirkişi raporları doğrultusunda, davacının kooperatif üyeliğinin bulunduğu, kooperatiften çıkarıldığına ilişkin bir delilin ise bulunmadığı, davacının üye olması nedeniyle üyelik karşılığı daireyi talep etmesinin mümkün olduğu, ancak dava konusu yapılan Konya ili Meram ilçesi ... Mahallesi ...ada .. parsel 5 nolu bağımsız bölüm üzerinde S.S. .... Konut Yapı Kooperatifi lehine 11.03.2009 tarihinde kat mülkiyeti tesis edildiği, 22.03.2010 tarihinde de ferdileşme sebebiyle .... adına, 22.03.2010 tarihinde de satış yolu ile .... adına tescil yapıldığı anlaşılmakla, davalı tarafın söz konusu bağımsız bölümü devir borcunu yerine getiremeyeceğinin anlaşıldığı, mahkememizce bilirkişiden alınan rapora göre davaya konu bağımsız bölümün değerinin; 240.000 TL olduğu yönünde tespitte bulunulduğu, toplanan deliler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının bağımsız bölümün tespit edilen değerini, davalıdan isteyebileceği kanaatine varılmış, davacı vekilinin talebi ile bağlı kalınarak davacının davasının kabulüne karar verilmiş..." gerekçesiyle; davacının davasının kabulü ile 123.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: Tasfiye memurları ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davada taraf teşkili sağlanmadığını, Türk Ticaret Kanunu ve Kooperatifler Kanununa göre fesih edilerek hükmi şahsiyetini sona erdiren S. S. ....Konut Yapı Kooperatifinin ihyasına dair karar TTK 547/2. Maddesine aykırı ve hatalı olup, bu karar ile yargılamaya başlanmasının mümkün olmadığı halde mahkemenin bu yöndeki itirazlarını gözardı ettiğini, feshedilen Kooperatifin ihyasına karar verildiğini ancak Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... esas, .... karar sayılı ihya kararında kooperatifin ihyasına karar verilmekle birlikte yasal temsilcisinin belirlenmediğini, ihya sürecinde kooperatifin kimler tarafından temsil edileceği belirlenmediği ve kararda bu yönde bir hüküm bulunmadığı için davada taraf olan kooperatifin temsil edilemediğini, bu davada mahkemenin kendiliğinden kooperatife temsilci belirleme ve taraf göstererek tebliğ yapma hakkı olmadığını, yapılan işlemlerin usulsüz olduğunu, müvekkillerinin davalı ... temsil hususunda görev ve yetkileri olmadığını, davcının eksik ve hatalı kararı tavzih ettirmesi veya yasaya uygun yeniden bir karar almasından sonra davaya devam edilmesi gerektiği halde bu eksik ve hatalı karar ile davaya devam edilerek taraf teşkili sağlanmadan karar tesisinin hatalı olduğunu, mahkeme kararının infazının da mümkün olmadığını, mahkemenin takdir ettiği veya edeceği tutarın ödenmesi bakımından, üyelerden para ve aidat toplamak, ödemeyenler bakımından yasal süreç başlatabilmek için tasfiye memuru olduğu iddia edilen müvekkillerinin bir yetkisi olmadığını, müvekkillerinin her ne kadar fesih öncesi kooperatifin tasfiye memuru olarak görev yapmış iseler de ihyaya dair kararda müvekkilleri bakımından bir görevlendirme söz konusu olmadığını, mahkemenin yargılama sürecinde davacıya payını muvazaalı olarak devir eden .....'ın yönetim kurulu üyesi olduğunu, üyelik devrine dair dilekçeyi kooperatif kayıtlarından çaldığını yok ettiğini ve yine davacı tarafından davaya konu üyeliğin davacı tarafından devir edilmesi sebebiyle alınan kooperatif yönetim kurulu kararını çizerek iptal ettiğini göz ardı ettiğini, "davacının üyelikten çıkarıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı yönünde tespitte bulunulduğu " gerekçesiyle verilen kararın hatalı olduğunu, Davacı ...' ın dava konusu ettiği payını ....' e devrine dair 21.06.2008 tarihli karar bulunduğunu, üyeliğini ve bu üyeliğe isabet eden daire payını devir eden davacının kooperatifte bir hakkı ve payı bulunmadığını, bilirkişi ... tarafından verilen bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora yönelik itirazlarının değerlendirilmediğini, dosyaya rapor sunan son bilirkişi ...'nın önceki iki rapor arasındaki çelişkiyi gidermek ve iki raporu da ayrı ayrı irdelemek yerine kooperatifler kanunu bakımından işlem yapılmadığını beyan ederek hatalı bir görüş ortaya koyduğunu, davacının kendisinden aidat istenmediği ve kooperatiften ihraç edilmediği bu yönüyle davacının kooperatif üyesi olduğunun rapor edildiğini, dosyaya sundukları yönetim kurulu kararı ile üyeliği devir edilen davacının bu devir tarihinden sonra aidat borçlusu olmasının mümkün olamayacağı gibi devir edilen üyelikten dolayı kooperatiften ihracının da söz konusu olmayacağını, dosyaya bu rapora yönelik olarak yaptıkları itirazın hiç göz önünde bulundurulmadığını, Davacının üyelik devir aldığını iddia ettiği 02.03.2008 tarihinden sonra da kooperatifin aidat ve yükümlülüklerinin devam ettiğini, bu yükümlülüklerin üyelik payını gerçekten devir alan .... tarafından yerine getirildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talebi ile istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Kooperatif üyeliği nedeniyle tapu iptali ve tescil, bu talep kabul edilmediğinde rayiç bedelin tahsili talebine ilişkindir.
İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, davalı kooperatif üyesi olan ...'den üyelik haklarını devralarak davalı kooperatife üye olduğunu, davacıya verilmesi gereken taşınmazın tapu kaydının verilmediğini ileri sürerek davacıya verilmesi gereken taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, bu talep kabul edilmediğinde taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini talep etmekte, davalı taraf ise davacının kooperatif üyesi olmadığını, davacının üyeliğine ilişkin işlemlerin muvazaalı olduğunu, davacının kooperatife karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmediğini savunarak davanın reddini talep etmektedir.
1-Davalı taraf, davalı kooperatifin ihyasına karar verilmişse de kooperatifin kim tarafından temsil edileceğinin belirlenmediğini, bu nedenle kooperatifin son tasfiye memurlarına husumet yöneltilemeyeceğini ileri sürmekte ise de ihyası sağlandığında tasfiye haline geri dönen kooperatifi 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98. maddesi yollamasıyla 6102 sayılı TTK'nın 539/3. maddesi uyarınca davalarda temsil yetkisi tasfiye memurlarına ait olup (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 2014/1762 Esas, 2014/5710 Karar sayılı ilamı) davanın davalı kooperatifin son tasfiye memurlarına yöneltilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır. Bu nedenle davalının taraf teşkilinin sağlanmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
2-Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre davalı kooperatif yönetim kurulunun 12.02.2008 tarih ve 35 nolu kararı ile kooperatif üyelerinden ...'in hissesini davacı ...’a devretme isteğinin oybirliği ile kabul edildiği, ...’ın kooperatif üyeliğine kabulüne ve ortaklar pay defterine üyelik kaydının yapılmasına oybirliği ile karar verildiği hususu davalı kooperatif kayıtları ile sabit olduğundan davacının davalı kooperatif üyesi olduğunun kabulü gerekir. Her ne kadar davalı taraf, davacıya hissesini devreden ...'in hissesini davalıya devrettikten sonra davacı ... adına imzalı dilekçe getirerek aynı hissenin ....'e devrini sağladığını, ...'in davacı adına getirdiği dilekçenin yine ... tarafından alınarak ortadan kaybedildiğini savunmakta ise de, davacı adına davalı kooperatife verildiği ileri sürülen hisse devrine ilişkin dilekçenin varlığı davalı tarafça ispat edilemediğinden davacıya hissesini devreden ...'in, davalı kooperatife karşı muvazaalı olarak gerçekleştirdiği iddia edilen işlemlerin davacıya karşı ileri sürülmesi mümkün değildir. Bu nedenle davalı tarafın davacının hissesini ....'e devrettiği, bu nedenle kooperatif üyesi olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir.
3- Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre 1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesi gereği eşitlik ilkesi gereği üyeler arasında kooperatifin üyelere eşit davranma yükümlülüğü vardır. Davacı tapu iptal ve tescil, devredilecek tapu bulunmaması halinde ise daire karşılığı güncel değer üzerinden tazminat ödenmesini talep ettiğine göre, davacıya da eşitlik ilkesi gereği öncelikle devredilecek tapu bulunması halinde tapu verilmesi, devredilecek taşınmaz bulunmaması halinde ise, tazminat istemi, çıkma iradesi olarak değerlendirilerek taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri üzerinden hesaplama yapılarak, bu tarih itibariyle güncel borç mahsup edilerek tazminata karar verilmesi gerekmektedir. Dava konusu somut olayda davalı taraf, davacının kooperatif hissesini devraldığı tarihten sonra herhangi bir ödeme yapmadığını, davacının ödemesi gereken aidatların hisseyi davacıdan devralmış gözüken .... tarafından ödendiğini savunmuş, davacı taraf ta davalı kooperatifin şeklen amacına ulaştığını, bu nedenle aidat ödeme yükümlülüğünün olmadığını beyan etmiştir. Tarafların bu beyanlarına göre davacının dava konusu hisseyi satın aldığı tarihten sonra davalı kooperatife herhangi bir ödeme yapmadığı hususu her iki tarafın da kabulündedir. Dava dışı .... tarafından yapıldığı ileri sürülen ödemelerin davacının aidat yükümlülüğünü ortadan kaldırması sözkonusu olmayacağından eşitlik ilkesi gereğince davacının devir tarihinden sonra ödemesi gereken aidat bulunup bulunmadığının tespiti ve varsa davacı tarafından ödenmesi gereken aidat borcunun tazminattan mahsubu gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı kooperatif ortağı ...’ın söz konusu ortaklık sebebiyle davalı kooperatife ana para ve gecikme faizi borcu olduğuna dair itibar edilebilir somut bir belge bulunmadığı yönünde görüş belirtilmiş ise de; davacı tarafından ödenmesi gerektiği halde dava dışı .... tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bulunup bulunmadığı hususunda değerlendirme yapılmamıştır. Mahkemece bu hususta daha önce rapor hazırlayan bilirkişiden ek rapor alınarak veya başka bir bilirkişiden yeniden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle tasfiye memurlarının istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-a.6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Tasfiye Memurları ... ve ...'nın istinaf taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/10/2023 tarih, ... Esas - ... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
2-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3- İstinaf başvurusunda bulunan tasfiye memurları ... ve ... tarafından ayrı ayrı yatırılan 2.100,53'er TL istinaf karar harcının talep halinde bu tasfiye memurlarına iadesine,
4- İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
5- İstinaf başvurusunda bulunan tasfiye memurları tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4 maddesi gereğince; kararın tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır