T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2023
NUMARASI : Esas - Karar
İSTİNAF EDEN DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ... -
İSTİNAF EDEN DAVALI :
VEKİLLERİ : Av. ... - [
Av. ... -
Av. ... -
DAVA : İtirazın İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 24/10/2024
YAZIM TARİHİ : 31/10/2024
Davacı tarafından, davalı aleyhine Konya . Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... esas sayılı dosyası ile açılan itirazın iptali davasında 14/11/2023 tarihinde tesis edilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurmaları üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendi;
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı şirketin müvekkil şirketten yaptığı alımlardan kaynaklı düzenlenen faturalardan kaynaklı yapılmış ödemeler sonrası davalının bakiye 138.972,89 TL borcu kaldığını, alacağın tahsili için Konya .. İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibine geçildiğini, davalı tarafça haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini ve davalı tarafça halen ödeme yapılmadığını, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek; davalının icra takibine yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesin karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan ticari faaliyet neticesinde, müvekkili şirketin borcuna istinaden, şirket çalışanı ... ile davacı şirket çalışanı ... arasında .... plakalı aracın alış satış işlemlerine ilişkin vekalet ilişkisi kurulduğunu, akabinde de davacı şirket çalışanı ... araç satışını gerçekleştirerek 350.000,00 TL'yi müvekkili şirketin borcuna saydığını ve 2021 yılından devreden borç bakiyesinin 138.972,89 TL olarak kaldığını, borç bakiyesi kapsamında davacı şirket ile müvekkili şirket yetkilisinin yapmış olduğu görüşmeler neticesinde 50.000,00 TL daha davacı şirkete ödeme yapıldığını, sonrasında ise mail order ile 11.02.2022 tarihinde 4.000,00, 15.02.2022 tarihinde 5.000,00 TL ve 17.02.2022 tarihinde 1.000,00 TL müvekkili şirketin hesabından davacı şirketin hesabına havale işlemi gerçekleştirildiğini, davacı şirkete yapılan ödemeler doğrultusunda borç bakiyesinin 78.972,89 TL olarak güncellendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; davacı ve davalının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde davalının davacıya borçlu olduğu tespit edildiği, tüm dosya muhtevası birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda izah edilen nedenlerle, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları dikkate alınarak; Davanın kısmen kabulü ile Konya .. İcra müdürlüğünün .... esas sayılı takibine davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 79.392,49 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerektiği, alacak likit ve muayyen olduğundan hükmedilen miktarlar üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, Konya .. İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyasındaki takibin 79.392,49 TL üzerinden devamına, toplam takip talebi olan 138.973 TL'nin %20 si üzerinden hesaplanan 27.794,60 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından, müvekkili şirketin hesabına, icra takibine itiraz edilmesinden sonra bir kısım ödeme yapıldığının anlaşıldığını, davalı şirketin, müvekkili şirkete takip ve itiraz tarihinde 138.973 TL borcu bulunduğunun, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, ancak dava tarihi itibarıyla bakiye borcun 79.392,49 TL olduğunun tespit edildiğini, takip ve takibe itiraz tarihlerinden sonra, dava tarihinden önce yapılan ödemelerin değerlendirmesinin icra dosyasındaki asıl alacak ve ferilere göre ayrı ayrı yapılması gerekirken yerel mahkeme tarafından yalnızca takibin bakiye borç olduğu tespit edilen 79.392,49 TL üzerinden devamına karar verildiğini, kararın bu yönüyle hatalı olduğunu, davada kurulan hükümle icra dosyasındaki asıl alacak miktarı değişse dahi, icra dosyasında asıl alacağın ferileri olan vekalet ücreti ve icra takip giderleri, takip yapıldığı esnada 138.973,00 TL olan borç üzerinden hesaplamış olup bu hesaplamaların değişmemesi gerektiğini, takip yapıldığı esnada 138.973 TL'lik borç bulunduğunu, bu borç üzerinden icra giderleri yapıldığı ve vekil olarak bu borç üzerinden vekalet ücretine hak kazanıldığını, bu bağlamda, icra dosyasındaki alacak kalemleri için ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, icra dosyasındaki alacak kalemleri için ayrı ayrı hüküm kurularak; icra dosyasındaki asıl alacağın bakiye borç üzerinden devamına, icra takibi yapıldığı esnada takip miktarınca borcun bulunduğu sabit olduğundan, icra dosyasında asıl alacağın ferileri olan yargılama giderleri ve icra vekalet ücretinin takip miktarı 138.973,00 TL'lik borç üzerinden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu asıl alacak miktarı olan 138.972,89 TL üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedildiğini, ancak icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, hiçbir türlü inkarın kabul edilmesi anlamına gelmemekle birlikte, alacağın likit olduğunun kabul edildiği ve icra inkar tazminatına hükmedildiği durumlarda takibe konu asıl alacak miktarı üzerinden değil, kısmen kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiğini belirterek; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, aksi kanaatte olunması halinde hiçbir türlü inkarın kabul edilmesi anlamına gelmemekle birlikte icra inkar tazminatının takibe konu asıl alacak miktarı üzerinden değil kısmen kabul edilen asıl alacak tutarı üzerinden hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. Maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı taraf, icra takibinin dayanağı olan 10 adet fatura nedeniyle davalıdan 138.973,00 TL alacaklı olduğunu, davalının alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini talep etmekte, davalı taraf ise 2021 yılından devreden borç bakiyesinin 138.972,89 TL olduğunu, bu borcun 60.000,00 TL'sinin dava tarihinden önce davalıya ödendiğini beyan ederek davanın reddini talep etmektedir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davalı tarafın, dava tarihi itibariyle davacıya 78.972,89 TL borçlu olduğunu beyan ettiği, davalı tarafa ait ticari defterler üzerinden yapılan bilirkişi incelemesinde ise davalının davacıya 79.392,49 TL borçlu olduğu tespit edildiği, mahkemece de 79.392,49 TL alacak yönünden takibin devamına hükmedildiği, taraflarca mahkemece hükmedilen alacak miktarına yönelik herhangi bir istinaf nedeni ile sürülmediği, davacının tarafın; vekalet ücreti ve icra takip giderlerinin takip yapıldığı esnada 138.973,00 TL olan borç üzerinden hesaplanması gerektiğini, asıl alacak yönünden bakiye borç miktarı üzerinden, icra vekalet ücreti ve icra giderleri yönünden 138.973,00 TL'lik borç miktarı üzerinden takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, yalnızca bakiye borç üzerinden takibin devamına karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek istinaf talebinde bulunduğu, davalı tarafın ise alacağın likit olmadığını, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, alacağın likit olduğu kabul edilse bile kabul edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, icra takibindeki asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre mahkemece hükmedilen alacağın miktarı hususunda herhangi bir uyuşmazlık bulunmamakta olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı ve icra inkar tazminatı yargılama giderleri ile ücreti vekaletin icra takibinde talep edilen asıl alacak üzerinden mi, yoksa davada kabul edilen alacak üzerinden mi belirlenmesi gerektiği noktalarında toplanmaktadır.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre icra takibinden sonra dava tarihinden önce yapılan ödemeler ile ilgili davacının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Ancak bakiye kalan alacak ve fer'ileri ile ilgili dava açılabilir. Dava açıldıktan sonra yapılan ödemeler ise icra müdürü tarafından infaz sırasında dikkate alınır. Dava konusu somut olayda, icra takibi ile talep edilen alacak miktarının 138.973,00 TL olduğu, bu miktarın 59.580,51 TL'sinin icra takibinden sonra ve davadan önce ödendiği sabit olup davacının 59.580,51 TL alacak yönünden dava açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Hukuki yarar dava şartı olduğundan ve resen gözetilmesi gerektiğinden mahkemece bu miktar yönünden davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi ve reddedilen miktar üzerinden davalı lehine AAÜT'nin 7/2.maddesi gözetilerek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 59.580,51 TL yönünden esastan red kararı verilmesi ve davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olmamıştır.
Davalı taraf, cevap dilekçesinde davacıya 2021 yılından devreden 138.972,89 TL olduğunu beyan etmiştir. Davalının bu beyanına göre dava konusu alacak miktarının bilinebilir, hesap edilebilir, belirlenebilir yani likit alacak niteliğinde olduğu kuşkusuzdur. Bu nedenle davalı vekilinin alacağın belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği, alacağın likit olmadığı yönündeki istinaf talebi yerinde görülmemiştir. Ancak, itirazın iptali davalarında icra inkar tazminatı ve vekalet ücretine alacağın tümü üzerinden değil itirazın iptali davasında kabul edilecek miktar üzerinden hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu husus gözetilerek icra inkar tazminatına kabul edilen alacak miktarı yönünden hükmedilmesi gerekirken, hükmün gerekçesinde hükmedilen miktar üzerinden hesaplandığı belirtildiği halde hükümde icra takibinden talep edilen alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerektiği, ancak mahkemece yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1/b.2 maddesi gereğince davanın esası hakkında yeniden hüküm kurularak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi ve kabul edilen alacak miktarı yönünden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A) Taraf vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile; Konya .. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 14/11/2023 tarih, .... Esas - .... Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.355,83 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
-İstinaf başvurusunda bulunan davalı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı, 10,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.179,40 TL istinaf yargılama giderlerinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
B) İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına,
C) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 maddesi gereğince davacı talebi ile ilgili YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA,
1- Davanın KISMEN KABULÜ ile; davalının Konya . İcra Dairesi'nin 2... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 79.392,49 TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2- Asıl alacağın %20'si oranında hesap edilen 15.878,50 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Alınması gereken 5.423,30 TL harçtan, peşin alınan 1.678,45 TL'nin mahsubu ile bakiye 3.744,85 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafça yatırılan 1.678,45 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5- Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T gereğince taktir edilen 30.000,00 TL ücret-i vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar nazara alınarak karar tarihinde yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 7/2. maddesi gereğince taktir edilen 9.533,00 TL ücret-i vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7- Davacı tarafça yapılan 80,70 TL başvuru harcı, 2.320,00 TL bilirkişi ücreti, 190,50 TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 2.591,20 TL yargılama giderinin kabul ve red oranları nazara alınarak 1.480,30 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
8- Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL yargılama giderinin kabul ve red oranlarına göre 891,20 TL'sinin davalıdan, 668,80 TL'sinin davacıdan tahsili ile tahsili ile hazineye irad kaydına,
9- Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 333 ve HMKGAT'nin 5/1. maddeleri gereğince yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının gider avansını yatıran tarafa iadesine,
E) İlk derece mahkemesince 25/01/2024 tarihinde yazılan harç tahsil müzekkerelerinin bila infaz iadesinin ilk derece mahkemesince istenmesine,
F) Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesi tarafından tebliğe çıkarılmasına,
G) Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak karar verildi.
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Katip ...
e-imzalıdır