(5271 S. K. m. 280)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu'nun 09/10/2012 tarihli 2011/8 - 335 Esas ve 2012/1804 Karar sayılı kararında ve Yargıtay 11. Ceza Dairesi'nin 25/12/2017 tarih, 2017/5189 Esas - 2017/9258 Karar sayılı vb. kararlarında açıklandığı üzere, sahtecilik suçunun oluşabilmesi için belgenin nesnel olarak çok sayıda kişiyi aldatacak nitelikte olması ve yapılan sahteciliğin ilk bakışta basit bir kontrolle fark edilmeyecek olması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, belge konusunda uzman olanların detaylı incelemesi sonucunda belirlenen ayrıntılara ilişkin farklılıkların aldatma yeteneğinin bulunmadığı anlamına gelmeyeceği gözetilerek, ilk derece mahkemesi tarafından kovuşturma aşamasında incelenmeyen,
Suça konu Motorlu Araç Trafik Belgesi, Motorlu Araç Tescil Belgesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.05.2017 tarihli uzmanlık raporunda; suça konu Motorlu Araç Trafik Belgesi, Motorlu Araç Tescil Belgesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesinin külliyen sahte olarak üretildiklerinin, külliyen sahteliklerinin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle bu belgelerin aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirtilmesi, suça konu Motorlu Araç Trafik Belgesi, Motorlu Araç Tescil Belgesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi aslı üzerinde heyetimizce bizzat yapılan gözlemde; bu belgelerde bulunması gereken tüm yasal unsurları taşıdıkları, belgeler üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı izi vs. dikkat çekici bir durum olmadığı, suça konu Motorlu Araç Trafik Belgesi, Motorlu Araç Tescil Belgesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi belgelerinin bu haliyle sahte olduğunun ilk bakışta basit bir kontrol ile fark edilmesinin mümkün olmadığının, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun,
Yine suça konu sahte plakalar üzerinde Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 25.04.2017 tarihli uzmanlık raporunda; 34 VH 02.. harf ve rakamlarından oluşan plakalar üzerinde yasal olarak bulunması gereken plaka basım işlemini gerçekleştiren kuruluş olan T.Ş.O.F.'a ait soğuk mühürlerin sahte olduğu, plakalar üzerindeki "T.Ş.O.F Ankara 34 5" içerikli mühürlerin sahteliğinin ilk nazarda ve kolaylıkla dikkati çekmeyeceği cihetle bu plakaların aldatma kabiliyeti bulunduğunun belirtilmesi, suça konu 34 VH 02.. sayılı plaka asılları üzerinde heyetimizce bizzat yapılan gözlemde; bu plakalarda bulunması gereken tüm yasal unsurları taşıdıkları, plakalar üzerinde herhangi bir silinti, kazıntı izi vs. dikkat çekici bir durum olmadığı, plakalar üzerinde yasal olarak bulunması gereken T.Ş.O.F. soğuk mühürlerinin mevcut olduğu, suça konu plakaların bu haliyle sahte olduğunun ilk bakışta basit bir kontrol ile fark edilmesinin mümkün olmadığının, aldatma kabiliyetinin bulunduğunun anlaşılması karşısında,
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle red edilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın verdiği istinaf dilekçesinde sebep bildirmediği istinaf talebi yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunana ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 01.04.2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)