Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilerek, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ile derecesinin takdir kılındığı, sanığın savunmalarının inandırıcı gerekçelerle red edildiği anlaşılmakla, incelenen tüm dosya içeriğine göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafinin, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişen istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunana ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere, üye Harun ESEN'in muhalefeti ile OY ÇOKLUĞUYLA karar verildi. 11/02/2020
MUHALEFET ŞERHİ: Sanık Fatma Akarsu'nun, Fatma Gültekin adına kayıtlı 1814 ada 1 parseldeki arsa niteliğindeki taşınmazı mülk sahibi ile aralarındaki isim ve kimlik bilgileri benzerliğinden faydalanarak 03/03/2014 tarihinde emlakçı vasıtasıyla ve iyi niyetli olarak Adem Dilercan'dan 500 TL kapora alarak 129.000 TL'ye Adem Dilercan'a satmak istediği, tapudaki satış işlemleri esnasında sanığın taşınmaz sahibi olmadığı anlaşıldığından eylemin teşebbüs aşamasında kalması şeklinde gerçekleşen olayda; her ne kadar 15/08/2014 tarihli iddianame kapsamında Adem Dilercan'ın da suça iştirak ettiğinden bahisle hakkında kamu davası açılmış ise de, yapılan yargılama sonucunda Adem Dilercan'ın beraat ettiği, diğer sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi şeklindeki yargılama safahati de gözetildiğinde,
Dosya kapsamına göre; diğer sanıklarla hiçbir bağlantısı bulunmayan tamamen iyi niyeti ile suça konu taşınmazı kapora vererek ve fiyatta anlaşarak satın almak isteyen Adem Dilercan'ın, sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs suçunun mağduru olduğu, iddianamede Adem Dilercan'ın suç mağduru olarak gösterilmemesi nedeniyle 17/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın suç mağduru olan Adem Dilercan'a tebliği gerektiği, dosya içeriğine göre Adem Dilercan'a mağdur sıfatıyla gerekçeli karar tebligatının yapılmadığı, bu sebeple 17/12/2014 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın kesinleşmediği, bu şekilde CMK'nın 231/11. Maddesindeki denetim süresinin başlamadığından, hükmün açıklanmasının da mümkün olmadığı cihetle, sanık Fatma Akarsu hakkındaki yerel mahkeme kararının kaldırılarak, hükmün açıklanmasına yer olmadığına kararı verilmesi gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun esastan red görüşüne muhalifim.(¤¤)