Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri de “doğrudan doğruyalık yani vasıtasızlık” olup, yargılamanın yüze karşı olması, savunma hakkının kısıtlanmaması ve cezanın bireyselleştirilmesi ilkelerinin doğal bir sonucu olarak sanığın duruşmada hazır bulunması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararları ile uyum gösteren Özel Daire kararlarında açıklandığı üzere; mahkemeye gelmemiş olan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı temel kuraldır. Bu nedenle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 193/1. maddesinde “kanunun ayrık tuttuğu haller” saklı tutularak, “sanık olmaksızın yargılama olmaz” genel kuralına yer verilmiş ve sonra istisnaları aynı Kanunun 193/2, 194, 195, 196/1-5, 200, 204. maddelerinde gösterilmiştir. CMK'nın 196/4. maddesindeki düzenlemeye göre ayrıca görüntülü ve sesli iletişim tekniği (SEGBİS) kullanılarak sanığın sorgusunun yapılabilmesi ve duruşmalara katılması olanaklı kılınmıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 12.11.2013 gün ve 1442 Esas - 451 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere "mahkemede hazır bulunmayan sanık hakkında duruşma yapılamayacağı, duruşmada hazır bulunmanın sanık açısında bir yükümlülük olmakla birlikte, öncelikle kendisi açısından bir hak olduğu" kabul edilmiştir.
Hükmün açıklandığı 25/06/2019 tarihli son duruşma tarihinde ceza infaz kurumunda bulunan sanığa gerekçeli kararın ceza infaz kurumunda tebliğ edilmesi, sanık Ömer Maviş tarafından cezaevinden istinaf dilekçesi gönderilmesi nedeniyle, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan araştırmada, UYAP kayıtlarından tespit edildiği üzere, hükmün açıklandığı son duruşma tarihinde Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunması nedeniyle kendiliğinden duruşmaya gelme olanağı bulunmayan sanık Ömer Maviş'in savunmasının alındığı duruşmada kendisine duruşmalardan bağışık tutulma hakkının hatırlatılmadığı, ayrıca sanığın duruşmadan bağışık tutulmaya dair bir talebi de bulunmadığı halde, duruşmalardan bağışık tutulma talebi olmayan ve mahkumiyet kararı da cezaevinde tebliğ olunan sanığın, hükmün açıklandığı son oturumda SEGBİS vasıtasıyla usulüne uygun olarak hazır bulundurulması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla 5271 Sayılı C.M.K.'nun 193/1, 196/2 ve 289/1-e maddelerine açıkça aykırı davranılması,
Kabule göre de;
Sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının TCK'nın 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre cezalandırılmasına karar verilirken, adli sicil kaydındaki sabıka kayıtlarında gözüken ve tekerrüre esas alınan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2013/177 Esas - 2013/225 Karar sayılı ilamında birden fazla hüküm bulunduğu halde, hangi hükmün tekerrürre esas alındığının belirtilmemesi,
Tekerrüre esas alınan ilam ile bu ilama ilişkin kesinleşme şerhinin ve infaz bilgilerinin temin edilerek denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
Yapıldığı iddia edilen sahtecilikte aldatma yeteneğinin bulunup bulunmadığının takdir ve tayininin, istinaf incelemesinde dairemize ait olması dikkate alınarak, suça konu nüfus cüzdanı aslının, C.Başsavcılığı emanet memurluğundan temin edilerek denetime olanak verecek şekilde dosya içerisinde bulundurulmaması,
Sanığın savunmaları ve düzenlenen tutanaklar dikkate alınarak, suça konu sahte olduğu belirtilen nüfus cüzdanı kriminal laboratuvara veya adli tıp kurumuna gönderilerek, suça konu nüfus cüzdanının külliyen sahte olarak oluşturulup oluşturulmadığı, orijinal olup olmadığı, orijinal ise üzerinde fotoğraf değişikliği yapılıp yapılmadığı hususlarında kriminal uzmanlık raporu veya adli tıp raporu aldırılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Hukuka aykırı olduğundan,
Sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle, sair yönleri incelenmeyen sanık Ömer Maviş ile ilgili mahkumiyet hükümünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 289/1-e ve 280/1-b maddeleri uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunanlara ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1 ve 286/1 maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 24/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)