Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa atılı suçun uzlaşma kapsamında bulunduğu gerekçesiyle dosyanın soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu'na gönderildiği, sanığın uzlaşma teklifini kabul ettiği, müştekiye ise Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosu aracılığıyla uzlaşma teklifini içerir tebligat çıkarıldığı, ancak bu tebligatın dönüşü beklenmeden yasada öngörülen 50 günlük uzlaştırma süresinin tamamlandığı gerekçesiyle uzlaştırma görüşmelerinin sonlandırılarak uzlaşmanın sağlanamadığına dair rapor düzenlenmiş olduğu, uzlaştırma yönetmeliğinin 17. Maddesinde düzenlenen sürelerin hak düşürücü süre olmayıp düzenleyici nitelikte süreler olduğu, sanıktan kaynaklanmayan bir sebeple sanığın uzlaşma hakkını kullanmasının engellenmesinin hukuka uygun olmadığı, usulüne uygun olmayan uzlaştırma raporuna dayanılarak dava şartı olan uzlaştırma işlemleri yerine getirilmeden yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanığın istinaf iddiaları bu itibarla yerinde görülmekle,
Hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-f maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunana ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 284/1, 286/1. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere 31/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)