Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın tecavüzde bulunduğu mera parselinin boyutu ve suç kastının yoğunluğuna göre alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılması gerekirken, temel cezanın alt sınırdan tayini ve sanık hakkında Köy Tüzel Kişiliğine Ait veya Köylünün Ortak Yararlanmasındaki Taşınmazlara Tecavüz suçundan verilen mahkumiyet hükmünde, TCK'nın 154/2. maddesi gereğince temel hapis cezasının yanında gün adli para cezasına hükmedilmemesi aleyhe istinaf olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul edilerek, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ile derecesinin takdir kılındığı, sanığın savunmalarının inandırıcı gerekçelerle red edildiği anlaşılmakla, incelenen tüm dosya içeriğine göre verilen hükümde eleştiriler dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanığın; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, suç işleme kastının olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişen istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin istinaf başvurusunda bulunana ilk derece mahkemesi tarafından tebliğine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. *(¤¤)